Eğitim

Ekmeğin Fethi – Pyotr Kropotkin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Ekmeğin Fethi – Pyotr Kropotkin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Ekmeğin Fethi kimin eseri? Ekmeğin Fethi kitabının yazarı kimdir? Ekmeğin Fethi konusu ve anafikri nedir? Ekmeğin Fethi kitabı ne konu alıyor? Ekmeğin Fethi PDF indirme linki var mı? Ekmeğin Fethi kitabının yazarı Pyotr Kropotkin kimdir? İşte Ekmeğin Fethi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Pyotr Kropotkin

Çevirmen: Mazlum Beyhan

Orijinal Adı: The Conquest of Bread

Yayın Evi: Agora Kitaplığı

İSBN: 9786051032665

Sayfa Sayısı: 256


Ekmeğin Fethi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Daha ilkin “Modern Bilim ve Anarşi” adlı kitabını yayınladığımız 19. yüzyılın en mühim anarşist simalarından Kropotkin’in bu kitabı, insanlığın kurtuluşu için savaşım ederken her şeyden ilkin asla kimsenin aç kalmamasını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor ve “İlle de ekmek! Devrim ekmek kullanmadan olmaz!” diyor…


Ekmeğin Fethi Alıntıları – Sözleri

  • Milyonlarca ailenin kümes benzer biçimde derme çatma barakalarda, yalnızca ekmek yiyerek ayakta kalma mücadelesi verdiği bir seviye bu !
  • ” Zenginlerin varlığı nereden geliyor?” diye sorulmuyor insanlara. Birilerinin zenginliğinin,birilerinin yoksulluğuyla mümkün bulunduğunu idrak etmek için uzun incelemeler hayata geçirmeye gerek yok . Yoksulun olmadığı yerde, onları sömüren varlıklı de yok anlama gelir. Ancak halkın yoksulluğundan doğar zenginlik.
  • Kentler artık birbirini tanımayan,birbirlerinin sırtından varlıklı olmak haricinde ortak hiçbir şeyleri olmayan rastgele insanların toplandıkları bayağı yerlerdir. Eski Yunan’da ya da Ortaçağ ‘da olduğu benzer biçimde,orada yaşayan insanların ortak yurdu olma haricinde niteliği kalmamıştır kentlerin. Öyleki ya, internasyonal spekülasyonlarla uğraşan bir bankerin ve bir yapınak işçisinin iyi mi ortak yurdu olabilir ki?
  • Üretim araçlarının hususi ellerde bulunması hem adaletsizliktir,hem de yararsız. Herkesin her şeye ihtiyacı olduğundan her şey her insana aittir.
  • Kuşkusuz şu anda yüz binlerce insan ekmeğe, yakacağa, giysiye, başını sokacak bir dama muhtaçken lüks denilen şey resmen bir suçtur; şundan dolayı bunun var olabilmesi için işçi evlatlarının açlıktan ölmesi gerekir.
  • İşçi aç olduğundan bugün “özgür antak kalma”isminde olan feodal koşullarda çalışmaya boyun eğmektedir, şundan dolayı başka bir halde yaşamını sürdürebilmesi olanaksızdır,burada boyun eğdiği koşullardan daha iyisini başka bir yerde bulabilmesi olanaksızdır. Her şey ya patronların ya toprak sahiplerinin, işçiye kalansa ya onların dayattığı koşullara boyun eğmek ya da açlıktan ölmek!..
  • Evet, her şey herkesindir!
  • Gerçekten de, beşikten mezara dek yoksulluk, yoksunluk ve yarınına güvensizlik içinde yaşayacağını evvelinde bilen bir işçi için bu insanı körelten, kütleştiren çalışmanın ne benzer biçimde bir garip yanı olabilir? Her sabahleyin çok önemli bir işçi kitlesinin tekrardan o hazin işlerinin başına geçtiklerini görünce, insan ister istemez onlardaki irade gücüne, işlerine duydukları inanca, kurulmuş bir makine benzer biçimde her gün yoksul bir yaşamı sürdürme alışkanlıklarına şaşıp kalıyor. Bu öyleki bir yaşam ki, ne yarınlara ümit var, ne kendisi, ne de hatta hiç olmazsa evlatları için düşünen insanoğlu arasına girebilme umudu var… kendisi bir yana bari evlatları tabiatın nimetlerinden yararlanabilseler, bir avuç azınlığın yararlandığı bilimin, sanatın güzelliklerinden, zenginliklerinden yararlanabilseler!


Ekmeğin Fethi İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Ilk olarak Kropotkin’in anarşizmi (yada anarko komünizm düşüncesi) hakkında bir iki şey açıklayalım. Bu tip bir yaklaşım devletçi sosyalizme ve kolektivistlere karşı çıkar. Kolektivistler ve öteki türevler için haklı olduğu ve olmadığı noktalara kitapta denk gelirsiniz fakat devletçi sosyalizm konusu kapsamıyla büyük bir meseledir.
Burada her iki taraf da devrim olmasını ister, hedefler aynıdır fakat ilkeler ve izlenecek yollarda ayrılırlar. Lenin’in açıklamalarından ve yoldaşlarıyla beraber gerçekleştirdiği devrimden de yola çıkarak komünizme giden aşamada devletin gerekliliği mecburi bir şart oluyor.
Birden komünizmin ortaya çıkması ve küresel boyutlara erişmesi hakikaten de ütopyacı bir düşüncedir. İnsanların bunu hiçbir şey yokmuşçasına kabul etmesi beklenebilir mi? (Kropotkin bile tüm toplumu aynı paydada eşitleyemeyeceğimizi söylüyor.) Hem aslına bakarsanız devrim olduğu vakit bastırılması çabaları da bunu göstermiyor mu? Aslında Kropotkin kurulan komünlerin varlığını sürdürmesi için bazı yollar göstermekte fakat paracı sisteme iyi mi korunacağını ve onu iyi mi yıkacağını söylememekte. Bunu söyleyememesinin sebebi bu şekilde bir yolun anarşizm yada anarko komünist düşüncede olmamasında yatıyor.
Kısacası sosyalizmi komünizme geçiş için bir aşama olarak kabul etmek devrimi korumakla beraber onu küreselleştirmede anarşizm ve anarko komünizm fikrinden daha iyidir. Şu sebeple burada izlenecek bir yol vardır.
Kitapta Kropotkin’in ütopist düşüncelerini belli bölümlerde görmüş olacaksınız. Ayrıca bu ütopist yaklaşımları dipnotlarda da okuyacaksınız. Bunun haricinde kitapta Kropotkin {hiç de} dikkat edilmeyecek şeyler söylememiş. Bu yararlı yanları aldığınız vakit kitapta anarko komünist fikir ve ütopik fikirler kalmakta.
17 başlığın her biri -sonuncu başlık birazcık hesaplarla dolu- iyiydi. Ilk olarak insanoğlunun tarih süresince kaydettiği ilerlemeler, haiz olduğumuz zenginlikler, veriliyor: “Zenginliğimiz”, “Herkes İçin Feraf”
Daha sonrasında devrim olduğu vakit halkın yaşamının iyi mi sağlanacağı üstünde şekilleniyor: “Konut”, “Giysi”, “Yollar ve Araçlar”, “Tarım”, …
Bunların haricinde kitapta karşı çıkılan düşünceler ve itirazlar ele alınıyor, devrim sonrası kamulaştırma ve zoralım uygulamalarından bahsediyor, üretimin planlanması ve ziraat üstünde çeşitli incelemeler yapılıyor.
Kropotkin ilk başlıklarda oldukça iyi ve çeşitli örneklemeler ve yinelemeler yapmış. Başlıklar 10’ar 15’er sayfalarda açıklanıyor, tercüme Mazlum Beyhan’a ilişik. Başlıklarda birkaç tane iyi söz de var…
Dağınık ve tamamlanmamış olan bu incelemeyi de pat diye bitiriyorum ve alıntılara bakmanızı öneriyorum. İyi okumalar. (Batuhan)

Gerçekten oldukca hoş bir kitap. Anarko-Komünizmi merak eden, aklında bu ideoloji hakkında sual işaretleri olan birisinin kesinlikle okuması ihtiyaç duyulan bir kitap. Ayrıca, Kapitalizmin yanı sıra Anarko-Kolektivizmide eleştiriyor. Dilide ağır değil. Mutlaka okuyun. (Osman Tarık Nur)

yazar/i10082 kitap/kitap–30052
Peter Kropotkinin bu eseri liberal ve kapitalistlerin bir oldukca argümanına emprik verilere dayanaraktan sağlam cevaplar vermesi bakımından Anarşist Komünizm dışı sol görüşler için bile kullanılabilecek argümanlar dan oluşuyor. Toplumsal yaşamı ve işçi sınıfının da durumunu elinden geldiğince açıklamaya çalışan Kropotkin kendi tecrübelerinden yararlanarak da işçi sınıfı için rahat emek harcama koşullarının ve ihtiyaca bakılırsa üretimin mümkün olabileceğini kanıtlamaya çalışmıştır. Kitabın içinde Bakunin ve Proudhoun hakkında da bir eleştirisi bulunmaktadır. Okuyucuya bir oldukca şey katacağına inandığım bu kitap sol görüşlü her insana yarar elde edecektir. (Uygar Keskin)


Ekmeğin Fethi PDF indirme linki var mı?


Pyotr Kropotkin – Ekmeğin Fethi kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Ekmeğin Fethi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Pyotr Kropotkin Kimdir?

Hayatı

9 Aralık 1842’da Moskova’da hayata merhaba dedi. Babası Prens Aleksei Kropotkin; anası ise Yekaterina Nikolaevna’dır. 1846’da anneleri veremden ölünce, Peter ve kardeşleri daha katı olan babaları tarafınca büyütülür.

Kropotkin Ağustos 1857’de onbeş yaşlarındayken St. Petersburg’daki Pages Taburuna katılır. Bu taburda çoğunluğu asil sınıfından 150 genç eğitim görmektedir. Kropotkin derslik arkadaşları ile ilişkilerini geliştirmekte zorlanır; taburdan ayrılmış olduğu 1862’ye kadar zamanının büyük bir bölümünü kitap okumaya, mektup yazmaya ve mecmua çıkarmaya ayırır.

Pages Taburu mezunlarının Rus ordusunda istedikleri yerde göreve gitme hakları bulunmaktaydı. 1862’de mezun olan Kropotkin iseSibirya’yı tercih etti. Böylece on yıl sürecek bir gezginlik periyodu başlamış oldu. Sibirya’da almış olduğu görevler Kropotkin’de hükümete karşı bir hayalkırıklığı oluşmasına niçin oldu.

1864’de işinden çekilme etmeyi düşündüğü bir sırada, kendisine Mançurya’nın coğrafik araştırmasına iştirak etmesi teklif edildi. Teklifi kabul eden Kropotkin 1865 senesinde kendisini tamamen bu coğrafi araştırmaya adadı.

Kropotkin 1867 Nisan’da nihayet ordudan ayrıldı; ve Irkutsk’u terk ederek St. Petersburg’a döndü. Burada Merkezi İstatistik Komitesi’nde çalışmaya başladı. Bir taraftan da Coğrafya Topluluğu için yapmış olduğu çalışmalara devam ediyordu. Üniversiteye kayıt yaptırdı, fakat mali problemler yüzünden mezun olamadı. 1868-1870 yıllarında zamanını tamamiyle coğrafya çalışmalarına ayırdı.

1871 Sonbaharında babası ölür. Aynı yıl Kropotkin kamu görevlerinden ayrılır. İmparatorluk Coğrafya Topluluğu ona sekreterlik görevi teklif eder. Bu onun yaşındaki birisi için büyük bir onur sayılan bir görevdir; sadece Kropotkin orada yapacağı kariyeri boşa geçirilmiş olarak değerlendirerek, teklifi reddeder.

Anarşizmle tanışma

1871 Paris Komünü’nün tesiri ile işçi hareketlerine olan ilgisi artar; işçi hareketleri hakkında daha oldukca şey öğrenmek için yurtdışına gezi etmeye karar verir. 1872 Şubat’ta Rusya’dan ayrılarak İsviçre’ye hareket eder. Zürih’e varır varmaz derhal Enternasyonal’in mahalli şubesine üye olur. Ancak bir süre sonrasında daha köktencilik olan Jura Federasyonu’nunNeuchatel’deki merkezini ziyaret eder. Buradaki izlenimleriyle anarşizmi benimser.

Kropotkin 1872 Mayıs’ta Rusya’ya döner; nihilistlerin liderliğindeki Chaikovski Çevresi içinde devrimci görüşlerin yayılmasında mühim bir rol üstlenir.

1873 senesinde Peter Kropotkin tutuklanarak hapse atılır; 1876’da İngiltere’ye kaçar. Burada kısa bir süre kaldıktan sonrasında İsviçre’ye giderek Jura Federasyonuna katılır. 1877’de Paris’e gider; burada toplumcu hareketin başlatılmasına katkıda bulunur. 1878’de İsviçre’ye döner; Jura federasyonunun devrimci gazetesi Le Révolté’ye yazılar yazar.

1881’de, Çar II. Alexander’ın suikaste uğramasından kısa bir süre sonrasında Kropotkin İsviçre’den sınırdışı edilir. Thonon (Savoy)’da kısa bir süre kaldıktan sonrasında Londra’ya gider. Burada bir yıl kadar kaldıktan sonrasında 1882’nin sonlarına doğru yeniden Thonon’a döner. Burada Fransız hükümeti tarafınca tutuklanır. Lyon’da meydana getirilen duruşmada Enternasyonal üyesi olduğu sebebi öne sürülerek beş yıl hapis cezasına çarptırılır. 1886’da özgür bırakılınca Londra’ya yerleşir. Aynı yıl Sibirya’ya sürgün edilen kardeşi Alexander intihar eder.

1890larda zamanının çoğunu yazmakla geçirir; kitaplarında anarşist-komünizmi teorisini geliştirmeye çalışır. 1897’de Kanada ve ABD’yi ziyaret eder. Amerikan dergisi Atlantic Monthly anılarını basmayı kabul eder.

1901-1909 yılları aralığında daha oldukca Rusça yazılar yazar. 1905 devriminin başarısızlığa düşmesi hayal kırıklığına uğramasına neden olur.

Savaş ve Devrim

1909’de İsviçre’ye döner; Lena altın madenlerinde 270 işçinin katledilmesi vakasının gündeme getirilmesi için çalışır. Ancak bu çabaları I. Dünya Savaşı ile kesintiye uğrar. I. Dünya Savaşı esnasında işçi sınıfına karşı en büyük tehdit olarak görmüş olduğu Alman emperyalizmine karşı devletler arası ittifakı destekleyen bir tavır alır. Bu tavrı birçok şahıs tarafınca sert şekilde eleştirilir; Errico Malatesta benzer biçimde pek oldukca anarşist bu zamanda Kropotkin’den uzaklaşır. Bu tavır en net biçimiyle Onaltılar Manifestosunda görülebilir. 1917’de Petrograd’a gider; burada Aleksandr Kerenski hükümetine yardımlarda bulunur. Ancak Bolşeviklerin iktidara gelmesiyle bu çabaları da biter. Pyotr Kropotkin 8 Şubat 1921’de ölür.Bolşevik önder Lenin’in kişisel izni ile Novodevichy mezarlığında anarşistler tarafınca büyük bir cenaze töreni düzenlenir. Bu, anarşistlerin kitlesel olarak Rusya’daki son biraraya gelişi olur.


Pyotr Kropotkin Kitapları – Eserleri

  • Anarşi
  • Anarşist Ahlak
  • Karşılıklı Yardımlaşma
  • Ekmeğin Fethi
  • Modern Bilim ve Anarşi
  • Tarlalar Fabrikalar ve Atölyeler : Yarın
  • Bir Devrimcinin Anıları
  • Bilim ve Anarşizm
  • Etik
  • Bir İsyancının Sözleri
  • Anarşizm
  • Bir Devrimcinin Anıları 2
  • Bir Devrimcinin Anıları 1
  • Etika
  • Rus Edebiyatında İdealler ve Gerçeklik
  • Devrimin Ruhu
  • Rus Edebiyatı Üstüne 1
  • Rus Edebiyatı Üstüne 2


Pyotr Kropotkin Alıntıları – Sözleri

  • Puşkin, Lomonosoff’u kendisi için başlı başına bir üniversite olarak nitelendirmiştir ve bu mevzuda oldukça haklıdır; Lomonosoff birbirinden bağımsız pek oldukca alanda emekler yapmıştır. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)
  • Evladı için yiyecek ve barınak arayan bir anne pek zarif eşyalarla ve oburlara özgü yiyeceklerle dolu dükkanların önünden geçtiğinde; göz kamaştırıcı ve küstah bir lüks en iğrenç sefaletle yan yana sergilendiğinde; varlıklı bir insanın köpeğine ve atına, anneleri yeraltında ya da imalathanelerde acınacak bir ücret alan milyonlarca çocuktan oldukca daha iyi bakıldığında; asil bir bayanın ”mütavazi” gece giysilerinden her birine sekiz aylık ya da bir senelik insan emeği harcandığında; kişisel masraflardaki artış ”üst sınıfların”ın açıkça itiraf edilmiş amacı olduğunda ve para kazanmanın namuslu ve namussuz yolları arasından net bir fark çizilemediğinde normal olarak artık o vakit, şimdi, bu durumu korumanın tek yolu zor olsa gerek; polis ordusu, yargıçlar ve cellatlar lüzumlu birer kurum olur. (Anarşi)
  • Rus şairlere ritmik şiirleri kabul ettirmeyi başarmış ve kurallarını o zamandan beri örnek alınır kılmıştır. Esasta bu, Rus halk şiirinin tek naturel gelişim aşamasıdır. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)
  • Doğa, Darwinciler tarafınca üstünde bitmek bilmez bir yaşam mücadelesinden ve zayıfların en kuvvetli, en süratli ve en kurnazlar tarafınca yok edilmesinden başka bir şeyin olmadığı bir cenk alanı olarak sunuldu: İnsanın doğadan çıkarabileceği tek ders; kötülüktü. (Etik)
  • Ben acıyı lokalize ediyorum, fakat acı hissi benim için yalnızca zamanda var oluyor. Onun aslı kavranamaz. (Bir Devrimcinin Anıları)
  • …mutlak içtenlik, nihilizmin en ayırtedici özelliğidir. Nihilizm bu içtenlik adına, varoluşlarını aklın doğrulamayacağı körinançları, önyargıları, alışkanlıkları, gelenekleri toptan yadsıdı ve başkalarının da yadsımasını istedi. (Bir Devrimcinin Anıları)
  • Evlatlarımızın gerçek şeyleri kendilerinin yapmasını sağlamak yerine bu tarz şeyleri grafik sunumlar kanalıyla incelemeye
    zorlayarak, en kıymetli zamanlarını ziyan etmeye zorluyoruz; onları kafasında yersiz endişeler yaratıyoruz; onları öğrenme şekillerinin en kötüsüne alıştırıyoruz; bağımsız düşünceyi dalındayken koparıp atıyoruz; ve öğrettiklerimiz içinde
    gerçek informasyon aktarmayı nadiren başarıyoruz. Yüzeysellik, papağan benzer biçimde tekrarlama, zihinsel kölelik ve atalet eğitim yöntemimizin birer sonucudur. Çocuklarımıza iyi mi öğrenileceğini öğretmiyoruz. (Tarlalar Fabrikalar ve Atölyeler : Yarın)
  • Ve Batı Avrupa’da kurulmuş Orta Çağ Üniversitelerinde geliştiği şekliyle bilimler arasından bir denge kurmadılar. Bir kibir alameti olarak değelendirilen doğayı tanıma arzusu kilise tarafınca şiddetle kınandı. Tüm şiirler günahtı, kronikler canlı karakterlerini yitirdi ve büyüyen devletin başarılarından bahseden kuru bir sayım sıralaması ya da mahalli piskoposlar ve manastırların yöneticileri hakkından önemsiz detaylar bildiren metinden derekesine düştü. (Rus Edebiyatında İdealler ve Gerçeklik)
  • Zhukovsky genel olarak insan doğasının en iyi yönlerine hitap etti. Ancak şiirleri özgürlük ve vatanseverlik duygularını harekete geçirecek çağrılardan tamamen yoksundu. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)
  • “Iyelik hırsızlıktır !” (Anarşi)
  • 1223’te gerçekleşen Moğol istilası tüm genç uygarlığı yok etti ve bu durum Rusya’yı tamamıyla yeni bağlantılar bulmaya yöneltti. Cenup orta Rusya’nın şehirleri yakılıp yıkıldı. İçinde hâlâ mukim bir halk bulunan ve ilmin merkezi olan Kiev, dağınık yerleşim konumuna dürüşülmüştü ve izleyen iki yüz yıl süresince tarih sayfasında tamamıyla görünmez olmuştu. Büyük şehirlerin tüm halkları Moğollar tarafınca tutsak alınmıştı, bu istilaya başkaldıranlar ise öldürülmüştü. Rusya’nın talihsizliğini daha da derinleştirmek gayesi ile Türkler, kısa bir süre sonrasında Moğolları izlemişler ve Balkan yarımadasını işgal etmişlerdi ve 15. yüzyılın sonlarına doğru Sırbistan ve Bulgaristan isminde bilimi Rusya’ya getirmekle görevli iki ülke Osmanlının egemenliği altına girmişti. Tüm Rus yaşamı derin bir dönüşüm geçirmişti. (Rus Edebiyatında İdealler ve Gerçeklik)
  • Vergi, zenginin zenginliğini artırma aracıdır. (Modern Bilim ve Anarşi)
  • Gerçekten verimli olmak için, yaşam,hem zekâ,hem Duygu, hem de irade dahilinde düzenlenmiş olmalıdır. Ancak o vakit,her yöndeki bu verimlilik yaşam olur : Yaşam adına layık tek şey budur.. (Anarşist Ahlak)
  • Stirner’in emek vermesi, devlete ve -devlet komünizminin başarıya erişmesi durumunda kurulacak olan- yeni tiranlığa karşı bir hiddet çığlığıdır . (Modern Bilim ve Anarşi)
  • Zaman kaybı, mevcut eğitimimizin en mühim özelliğidir. Bizlere bir yığın gereksiz şey öğretilmekle kalmayıp, öğretilen mühim şeyler için de olabildiğince fazla vakit harcanmakta. Mevcut eğitim yöntemlerimiz eğitimli bir insandan beklenen başarıların oldukca sınırı olan olduğu bir zamandan kalmadır; bu yöntemler, bilimin eski sınırlarının böylesine genişlemesi sonucu uzmanlara aktarılması ihtiyaç duyulan informasyon çok önemli şekilde arttığı halde, kullanılmaya devam edilmektedir. Okullardaki aşırı baskının sebebi bu olduğu benzer biçimde, hem mevzuları hem de öğretim yöntemlerini yeni ihtiyaçlara ve şu ana dek bağımsız okullar ve bağımsız öğretmenlerce ortaya konmuş örneklere bakılırsa elden geçirmeye yönelik acil gereksinim da bundan meydana gelmektedir. (Tarlalar Fabrikalar ve Atölyeler : Yarın)
  • “Birey, yalnızca öteki tüm bireyler de özgür olduklarında hakikaten özür olacağını kavrar.” (Anarşizm)
  • Otoritenin olduğu yerde özgürlük yoktur! (Anarşi)
  • “Devlet”ten söz eden kaçınılmaz olarak “savaş”tan söz eder. Bir devlet kuvvetli, komşularından daha kuvvetli olmaya çalışır, çalışmak zorunda; aksi takdirde diğerlerinin elinde bir oyuncak olacaktır. Diğerlerinin zararına zenginleşmek maksadıyla, onlara kendi kurallarını, kendi siyasetini, kendi ticari anlaşmalarını dayatmak gayesiyle ister istemez diğeri devletleri zayıflatmaya, yoksullaştırmaya çalışır. (Bir İsyancının Sözleri)
  • Insanın tabiatın egemeni değil,onun sınırı olan bir parçası bulunduğunu ve bu sınırı olan parçada da tabiat yasalarının geçerli bulunduğunu burada,Sibirya’da anlamış oldu Kropotkin. (Bir Devrimcinin Anıları 1)
  • I. Petro’nun gerçek edebiyata olan ilgisi oldukca sınırlıydı: O, tüm basılı metinlere faydacılık penceresinden bakmıştır; O’nun aslolan amacı Rusçayı deniz seferleri bilgisi, istihkam ve svaş sanatı benzer biçimde gerçek bilimlerin temel unsurlarıyla tanıştırmak olmuştur. Bu nedenle O’nun dönemindeki yazarlar, yazınsal açıdan oldukca azca kıymet taşıyan eserler sunmuştur, dolayısıyla ben de onlardan pek bahsetmeyeceğim. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri