Eğitim

Eros’un Gözyaşları – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Eros’un Gözyaşları – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Eros’un Gözyaşları kimin eseri? Eros’un Gözyaşları kitabının yazarı kimdir? Eros’un Gözyaşları konusu ve anafikri nedir? Eros’un Gözyaşları kitabı ne konu alıyor? Eros’un Gözyaşları PDF indirme linki var mı? Eros’un Gözyaşları kitabının yazarı Georges Bataille kimdir? İşte Eros’un Gözyaşları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Georges Bataille

Çevirmen: M. Mukadder Yakupoğlu

Yayın Evi: Göçebe Yayınları

İSBN: 9789758143301

Sayfa Sayısı: 78


Eros’un Gözyaşları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Eros’un gözyaşları Bataille’ın son kitabı. Bu kitapla beraber Bataile’ın uzun entellektüel, felsefi, erotik ve dinsel yolculuğu tepe noktasına vurur ve biter. Erotizmin felsefesinin yapıldığı bu kitapta varoluşumuzu yönlendiren iki temel vaka olan emek harcama ve erotizm, birbirleriyle olan ilişkileri ve tarih süresince oluşturdukları sentezler vesilesiyle ele alınıyor. Emek verme kanalıyla mümkün hale gelen insan yaşamı iki olayın devamlı baskısı altındadır; erotizm ve ölüm. Her iki vakasında tepe noktası karanlık ve gecedir. Erotizmle ölüm arasındaki derin bağlantı erotizmi ölümle devamlı bir ilişki içinde olmaya zorluyor. Bu düşüncelerden yola çıkan Bataille orgazm ve minik ölüm ile kati ölüm arasındaki bağlantıyı irdeliyor. Bunun için tarihin ilk dönemlerine gidiyor ve Lascaux mağrasında bulunan 15.000 yıl öncesine ilişik bir resimde ilk insanların ölüm ile erotizmi iyi mi aynı düzeyde ele aldıklarını keşfediyor.


Eros’un Gözyaşları Alıntıları – Sözleri

  • İnsanlar di­nin erotizmini reddederek onu yararlı ahlaka indirgemişlerdir …
    Kutsallık hususi durumunu yitiren erotizm iğrenç hale dönüşmüştür.
  • Diyonizos sarhoş bir tanrıdır, tanrısal aslı çılgınlık olan bir tanrıdır. Ama, çılgınlığın kendisi de tanrısal öze haizdir.
    Burada tanrısal, aklın kuralını reddetme anlamına gelmektedir. Dini yasaya, akla bağlama alışkanhğımız vardır. Ama ge­nel olarak dinleri oluşturan şeyi gözönüne alırsak bu ilkeyi red­detmemiz gerekir.
    Kuşkusuz din vardır, hatta bozguncu bir taban üstündedir; yasaların gözleminin dışına çıkar. En azından yönlendirdiği şey aşırılıktır, bu kurban etmedir, esrimenin tepesi olduğu şenliktir.
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik.
  • Kuşkusuz insanoğlu tüm olarak, daima gizlenmek zorundalar fakat insan bilinci – gurur ve alçakgönüllülük içinde, tutkuyla fakat titreme içinde – doruktaki korkunçluğa açılmak zorunda.
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik.
  • Ama aşk sonunda güldürülmüş olduğu oranda kaygı verici değil midir?
  • Ölüm bilinci sebebiyle hayvanla karşı karşıya gelen insan, ondaki erotizm, organların kör güdüsünün yerine istemli bir oyunu, bir hesabı, zevkin hesabını koyduğu seviyede, hayvandan uzaklaşır.
  • Kuşkusuz insan öz olarak çalışan hayvandır. Ama bununla birlikte emek harcamayı oyuna dönüştürmeyi bilmektedir.
  • Bu dünya, kan dökücü kurban etme dünyasıdır.
  • “İnsanlar güçlerinin ucuna sadece iki evrede varırlar. Birincisi zincirden boşalımları evresidir fakat ikincisi de şuur evresidir.

    Bilinçli olmayan insani değildir.”


Eros’un Gözyaşları İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Bataille´e bu yazıları yazdıran vaka 1940´lı yılların sonlarında Lascaux mağarasında bulunan mağara resimleridir.
Mağaralarda resmedilen insanlardan “bildiklerimiz bizlere -hayvanların bilmedikleri şey olan- öleceklerini bildiklerini söylememize olanak vermektedir” diyor yazar. Öleceğini bilmenin ve onun yarattığı arzu üstündeki vurgunun -Bataille bu yazısında derhal asla bahsetmese de- bununla birlikte Freud´un Todestrieb(ing Death Drive) söylediği kavramla örtüştüğü açıktır.
Evet Todestrieb hakikaten de Sartre´ın söylediği şeklinde nesne olmayı arzulama , yaşam öncesi “confort zone” a dönmekle ilgilidir fakat bununla birlikte yaşama, ölümün olumsuzlanmasına tutunmayı da kolaylaştırmaktadır.
Freud´un bu fikri ne Bataille´e ne Sartre´a ne de Camus´ya uzaktır. Bizzat intihar edebileceğini, yaşamını şu an sonlandırabileceğini bilmek, daha doğru bir ifadeyle elimizde hakikaten bir seçeneğin bulunduğunu sanma yanılgısı -ki ölüm asla gerçek anlamıyla bir seçenek olması imkansız, şundan dolayı onun reddidir- bizi ölümü düşünmeye iter.
Lascaux mağarasında bulunan resimlerden birinde avlandığı sırada bağırsakları dışına çıkmış bir büyükbaş vardır. Yerde de erekte olmuş, kuş kafalı (maskeli) bir insan vardır.
Bu fotoğraf Bataille´in dikkatini öyleki çeker ki, bunun üstünden Eros ve Emek verme kavramlarını çevresinde dönen bir düşe dalar adeta. Burada ölüm ve cinsellik karşısındaki çekinme duyguları kolayca iç içe geçerler. Lacancı bir büyük ötekinin karşısında iyi mi davranıcağımızı şaşırmamız gibidir bu. İnsanın elindeki her şeyi, tüm düşsel yapımı feda etmiş olduğu fakat hala ölüm ve erotizm hariç bu üretimlerin haricinde kalan bir diğeri… “İnsan olduğumuz ve ölümün karanlık perspektifi içinde yaşadığımız seviyede erotizmin azgın sertliğini, umutsuz sertliğini biliyoruz (18)”. İlk günah temasının kökeni yazara bakılırsa buradan başka bir yerde olması imkansız!
Emek verme (ve Emek verme)
“Emek verme, kesinlikle insan varlığının özüdür (23)”. Şundan dolayı o “her şeyden ilkin bilginin ve aklın temeli olmuştur”. (24). Ama emek harcama tekrardır, yaşamın, tekrarlanamaz olanın bir tek geleceğe daha kolay ve yalın hale getirilmesi, bir ertelemedir. Tabi Bataille çalışmanın ahlakın kökeni bulunduğunu şundan dolayı insanoğlunun toplumsal evrimi esnasında erotizmin karşısına yerleştiğini düşünüyor (bkz kitaptaki önsöz). Hayvanın cinselliği yalnızca içgüdüsel çalkantısına cevap vermek üzeredir. “Emek verme vesilesiyle izlenen amaca ulaşan insanoğlu genel olarak, bu yanıtın kendileri için olan anlamını ayırdederek saf içgüdüsel yanıttan uzaklaşmışlardır” (24). Aydınlanma öncesinde kiliseden, sonrasında da Kant´tan gelen “kendini denetim etme” düşüncesi, bir nevi emek harcama ideolojisinin düşüncesidir. O denli ki aşağılık naziler toplama kampının kapısına “özgürlük” kelimesini yazabilmişlerdir. Bir yerde bir içiçelik ve bir iç dışalık var. Bataille´in yazısı bu ayrıma ilişkin maalesef pek net bir cevap vermiyor. Mağaranın bulunuşundan 20 Bataille´in bu yazıyı yazısından 7 yıl sonrasında süregelen 68 gençlik hareketlerinin “cinselliğin özgürleştirilmesi ” sloganı buna bir cevap verebilir(miy)di, bir ihtimal…Ama netice Baudrillard “orji sonrası” olarak tanımladığı dünyada doğal olarak ki de beklendiği şeklinde olmadı.
Kitabın mevzusunun fazlasıyla dışına çıkmış bu kısa incelemede söyleyebileceğim pek fazla şey bulunmuyor. İnceleme okuduktan sonrasında kitap okumak pek mantıklı gelmiyor bana. Kitabı okuyup da buraya gelenlere de bir ihtimal birazcık kaynak yada yazıyla ilişkilendirilebilecek araç-gereç vermiş olayım dedim.
iyi okumalar… (Deniz yüzmez)


Eros’un Gözyaşları PDF indirme linki var mı?


Georges Bataille – Eros’un Gözyaşları kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Eros’un Gözyaşları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Georges Bataille Kimdir?

Bataille 1897’de Billom’da hayata merhaba dedi. 1900’de ailesiyle beraber Reims’e taşındı. 1917’den itibaren Paris’te “Ecole des Chartes”de okudu ve arkasından meslek eğitimini yaparken Bibliothèque Nationale de France’de kütüphaneci olarak çalıştı. 1942’ye kadar burada çalışan Bataille, bu tarihten sonrasında yakalandığı tüberküloz sebebiyle kütüphanecilik görevini bıraktı. 1949’da tekrardan Carpentras’da kütüphaneci olarak göreve başladı. Daha sonrasında aynı göreve Orléans’ta devam etti.Documents (1928), Acéphale (1937), Critique (1936) şeklinde etkili dergiler çıkardı. “Collége de sociologie”nin çalışmalarını yönetti. Kimi süre siyasal kimliğiyle öne çıktı, aydınlarla çeşitli gruplar oluşturdu, etkinliklerde bulunmuş oldu. Andre Breton veSartre ile sert polemikleri oldu. 1962’de Paris’te öldü. Kitaplarının tüm basımı 1972’de Foucault’nun desteğiyle gerçekleşti.


Georges Bataille Kitapları – Eserleri

  • Gözün Öyküsü
  • Göğün Mavisi
  • Rahip C.
  • İç Deney
  • Edebiyat ve Fenalık
  • Annem
  • İmkansız
  • Günah Üstüne Tartışma
  • Nietzsche Üstüne
  • Ölü Adam
  • Erotizm
  • Madam Edwarda
  • Din Kuramı
  • Eros’un Gözyaşları
  • Cinsellikten Dinselliğe Erotizm
  • Lanetli Pay
  • Bir Kadavra


Georges Bataille Alıntıları – Sözleri

  • Korkunçtu. Az rastlanır bir soğukkanlılık içinde olmasaydım, bir taş duvarın önündeymişçesine dingin bir halde, bu kin dolu makineleri seyrederek iyi mi ayakta kalabilirdim? Her gürültülü müzik parçası gecenin bir yarısında savaşı ve ölümü çağırmak için meydana getirilen bir büyüydü. Trampet gürültüleri, sonunda kanlı top ateşlerine dönüşmek umuduyla zirve noktasına varmıştı: Uzakta gördüğüm, harp düzeninde dizilmiş bir çocuk ordusuydu. Kımıldamıyorlardı, fakat kendilerinden geçmişlerdi. Görüyordum onları, oldukça uzakta değillerdi benden, ölüme gitme arzusuyla büyülenmişlerdi. Bir gün güneşin altında güle oynaya ilerleyecekleri, arkalarında can çekişenler ve ölüler bırakacakları uçsuz bucaksız tarlaları düşlüyor gibiydiler. (Göğün Mavisi)
  • Yaşamdan oldukça daha acı olan (şundan dolayı yaşamın ölüm kadar kanlı ışıltısı yoktur) bu yükselen katliam dalgasında önemsiz şeylerden, kocakarıların gülünç yakarılarından öte bir şeyler görmek olanaksızdı. Alevlerin ve gök gürültülerinin karıştığı, yanmış kükürt kadar solgun, insanoğlunun soluğunu kesen büyük bir tutuşmaya yazgılı değil miydi her şey? Ansızın bir kahkaha atma isteği başımı döndürmüştü: Bu felaketin karşısında, bir kara gülmece, asla kimsenin bağırmaktan kendini alamadığı zamanlarda ortaya çıkan kasılmalara birlikte rol alan türden bir kara gülmece duygusu içindeydim. Müzik durdu: Yağmur da dinmişti. Yavaş yavaş gara döndüm. Tren harekete hazır durumdaydı. Bir süre peron süresince yürüdükten sonrasında bir kompartımana girdim; tren gecikmeden kalktı. (Göğün Mavisi)
  • Sosyal toplumlarda yansılamak bulaşıcıdır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Yeter ki bir insan resmi -ya da bu şekilde geçinen mülahazalara tamamen boyun eğmeyecek şeklinde olsun, yeter ki kendi yaşamını yerleşik otoritenin yıkımına adayan kişinin çekimine kapılmaya yatkın olsun, rahat ve çıkarlarına
    uygun bir dünya imgesinin onun için elverişli bir yanılsamadan başka bir şey olabileceğini sanmak güçtür. (Lanetli Pay)

  • İlkel insanların gözünde sertlik daima ölümün nedenidir.

    Her süre bir görevli vardır ve daima bir öldürme eylemi vardır.
    Ölümde oluşan güçlerden korunmak ve ondan kaçmak zorundayız.
    Ölünün maruz kalmış olduğu güçlerin bizde (diğerlerinde) de etkin olmasına rıza göstermemeliyiz. (Erotizm)
  • İnsan olmak, hakikati, adaleti istemekle aynı şey değil midir? (Edebiyat ve Fenalık)
  • “Neden yapıyorsun bunu?”
    “Görüyorsun,” dedi, “ben tanrı’yım…” (Madam Edwarda)
  • “Geriye kalan sessizliktir.” (Nietzsche Üstüne)
  • “Adalet’in müzikle uğraşmaya hazır o coşkulu sesini boğmak için sayısal üstünlüklerini ve aptallıklarının enerjisini kullanan alaycı ve ve iğrenç ahmaklar”ı betimler çoğunluk partisinin milletvekilleri. (Edebiyat ve Fenalık)
  • İnsanlar aynı anda iki duygunun esiridirler: uzaklaştıran korku ve saygınlık uyandıran hayranlık. Yasak ve ihlal bu iki zıt duygunun oluşturduğu tepkilerdir: yasak iticidir sadece hayranlık çekicidir ve ihlale götürür. Yasak ve tabu, kutsala bir anlamda karşı çıkar, sadece mukaddes, yarattığı hayranlıkla yasağı çekici kılar; bu bağlamda mukaddes güzelleştirilmiş yasaktır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Varoluş korkum sonunda mutlak egemen oldu. Ölmüş egemenliğim sokakta. Anlaşılamaz – Çevresinde bir gömüt sessizliği – Korkunç bir şeyin beklentisi içinde büzülüp saklanmış — Ama gene de hüznü hiçbir şeye aldırmıyor. (Annem)
  • ”Beni yazmaya zorlayan şey, sanırım, delirme korkusu.” (Nietzsche Üstüne)
  • Artık sınırlarım yok: içimdeki boşlukta gıcırdayan şey, ölmekten başka çıkışı olmayan tüketici bir acıdır… (İmkansız)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Olasılıklar içinde kaybolmuştuk. (Rahip C.)
  • Hepimiz, anlaşılması güç bir maceranın sonunda, bir başımıza ölen varlıklarız; fakat içimizde, yitirilen devamlılığın özlemi var. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • …”İnsan daima ruhunu kurtarabilir,”… (Göğün Mavisi)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Komik! bana ister panteist, ister tanrıtanımaz, ister tanrıcı deyin!… Ama göğe doğru haykırıyorum: “Hiçbir şey bilmiyorum” Ve gülünç bir sesle yineliyorum: (kimi zaman göğe bu şekilde haykırıyorum) “hiçbir şey, mutlak olarak hiçbir şey”. (İç Deney)
  • Diyonizos sarhoş bir tanrıdır, tanrısal aslı çılgınlık olan bir tanrıdır. Ama, çılgınlığın kendisi de tanrısal öze haizdir.
    Burada tanrısal, aklın kuralını reddetme anlamına gelmektedir. Dini yasaya, akla bağlama alışkanhğımız vardır. Ama ge­nel olarak dinleri oluşturan şeyi gözönüne alırsak bu ilkeyi red­detmemiz gerekir.
    Kuşkusuz din vardır, hatta bozguncu bir taban üstündedir; yasaların gözleminin dışına çıkar. En azından yönlendirdiği şey aşırılıktır, bu kurban etmedir, esrimenin tepesi olduğu şenliktir. (Eros’un Gözyaşları)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri