Eğitim

Günün Ötesi – Ali Çolak Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Günün Ötesi – Ali Çolak Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Günün Ötesi kimin eseri? Günün Ötesi kitabının yazarı kimdir? Günün Ötesi konusu ve anafikri nedir? Günün Ötesi kitabı ne konu alıyor? Günün Ötesi PDF indirme linki var mı? Günün Ötesi kitabının yazarı Ali Çolak kimdir? İşte Günün Ötesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Ali Çolak

Yayın Evi: Ötüken Neşriyat

İSBN: 9789754374339

Sayfa Sayısı: 124


Günün Ötesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“… Gece bitiyor ve serin bir yaz şafağı söküyor usulca. Birazdan, büyülü bir eldeğmiş şeklinde birden uyanacak kent. Yeniden başlamanın luğu alıp yürüyecek. Taze bir günün ilk ışıklarıyla dirilecek her şey. İlk kuşlar yuvalarını terk edecek, ilk çocuk ağlayacak, ilk pencere açılacak, ilk ezanlar okunacak, ilk sigara yakılacak, bir fırının tezgahına ilk ekmekler düşecek. Çarşılar gene taze ekmek kokusuyla başlamış olacak güne. Sokaktan sesler geliyor ve taze ekmek kokusu sarıyorsa etrafı, her şeye karşın yaşam sürüyor anlamına gelir. Umutlar sürüyor ve yaşanacak oldukca şey var… Yaşadığımız günler kasvetli, boğucu… Bugün’ün içinde kararıp kalmak istemiyorsak, tekrardan başlamanın müziğine kulak vermeliyiz her sabahleyin. Yarını, doğacak günün ilk ışıklarını hayal etmeliyiz. Hayal oluşturmayı unuttuk mu, yaşamın anlamsızlığı gelir, kuşatır her yanımızı. Oysa umutlar, gün ışıklarını bekleyen salkımlar şeklinde bekliyor bizi. Günün Ötesi aydınlık ve görkemli bir maviliktir…”


Günün Ötesi Alıntıları – Sözleri

  • “Hayatı sevmeyi sadece acı çekerek öğrenebiliriz.” sözü de Dostoyevski’ye aittir.
  • Dağı taşı, kurdu kuşu, cümle yaratılmışı dost bilsek kendimize…
  • Sevdiğini asla söyleyememek ne acıdır!
  • Ey tekrardan başlamanın luğu!..
    Sabah vakti her şey bu luğu duyurmaz mı? Pembe yaz şafağı, yapraklarına pişmemiş düşmüş sarmaşıklar, ilk kuşlar, tek tek yanan ışıklar, oluşturulan ilk pencere, çekilen ilk besmele, uyanan ilk çocuk, kalkan ilk vapur, söylenen ilk şarkı…
  • Ne kadar yalnızsam o denli kuvvetli sayacağım kendimi.
  • “Bu rüzgarı toplayın.”
    İspanyol ozan Hernandez’in bir dizesi.
  • Büyüklerin her şeyi daha iyi bilmiş olduğu bu ülkede, hayata ve sanata ne kadar geç başlıyoruz! Ilkin uzun bir çocukluk biçiliyor payımıza. Bir şeyler yapmamız icap ettiğinin farkına vardığımızda bir de bakıyoruz ki upuzun yılları boşu boşuna geçirmişiz.


Günün Ötesi İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Ali Çolak ile satın alarak tanıştığım ilk eseri. Deneme tarzında yazılmış rahatça okuyacağınız bir kitap. Ali Çolak sevemediği şeyleri cehenneme göndermiş yazılarında yer yer. Bir tecrübe etme yazarı benim için daha duygu yüklü ifadelere haiz olmalı. Ben bu eserde o istediğim tadı bulamadım. Bana oldukca yavan geldi Ali Çolak’ın dili. Basit bir ifade hakim genel olarak. Kalbimden vurulduğum “ne güzel tespit etmiş” diyebildiğim düşünceleri yok. (Gökhan Uzunoğlu)


Günün Ötesi PDF indirme linki var mı?


Ali Çolak – Günün Ötesi kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Günün Ötesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ali Çolak Kimdir?

1965 senesinde Nazilli’de dünyaya geldi. Toygar İlkokulu’nu, Sümer Ortaokulu’nu ve Nazilli Endüstri Meslek Lisesi’ni tamamlamış oldu. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nde başladığı yüksek öğrenimini ikinci sınıfta bıraktı. Daha sonrasında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Kısmı’ne girdi ve 1988 senesinde buradan mezun oldu. Bir süre bir yayınevinde çalıştı. 1989’un Mart ayında dostlarıyla beraber edebiyat dergisi Kırkikindi’yi çıkardı.(3 Sayı) Daha sonrasında Milli Eğitim bakanlığı’na geçerek Mardin’in Savur ilçesinde edebiyat öğretmenliğine belirleme edildi. Burada yarım dönem çalıştıktan sonrasında çekilme etti ve İstanbul’da bir hususi öğretim kurumunda öğretmenliğe başladı. 12 yıl süreyle öğretmenlik ve yöneticilik yapmış oldu.

1989’da, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yeni Türk Edebiyatı Kısmı’nde başladığı yüksek lisans çalışmasını, tezini tamamlamadan bıraktı. Çeşitli edebiyat dergilerinde denemeler yazdı. 1992 senesinde Zaman gazetesinde köşe yazarlığına başladı. Deneme türünde eserler veren ve çeşitli yayınevlerinden çıkmış 10 kitabı bulunan Ali Çolak, 1996 senesinde ‘Günlük Güneşlik Şarkılar’ adlı kitabıyla, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) ‘Yılın Deneme Yazarı’ ödülünü aldı. Ali Çolak, haftada bir yazdığı köşe yazılarının yanı sıra 2001 yılından bu yana Zaman’ın kültür – sanat sayfası editörlüğünü yürütüyor.


Ali Çolak Kitapları – Eserleri

  • Mavisini Yitirmiş Yaşamak
  • Günlük Güneşlik Şarkılar
  • Periyi Uyandırmak
  • İnce Sözler
  • Bilmem Hatırlar mısın?
  • Susarak Konuşalım
  • Yitik Hüzün
  • Söz Işıldağı
  • Günsarısı
  • Günün Ötesi
  • Ozan Dediğin
  • Bir Bahçe Düşü
  • Ama Sözcükleri Götüremezler
  • Bir Ateş Yakmak
  • İslam’a Nazaran Anadolu’da Düğün Adetleri


Ali Çolak Alıntıları – Sözleri

  • ‘Kaçmak’… galiba bugünlerde ruhum en oldukca onunla meşgul. Kendime mi, uzaklara mı, meçhule mi? Ne önemi var… (Yitik Hüzün)
  • ” Bu kentin koynuna girdiğim günden beri
    Cebimde ölümüm
    Avuç avuç dağıtırım insanlara bir türlü tükenmez ölümüm.”
    Alâeddin Özdenören (Bir Bahçe Düşü)
  • ”Aşkın şiddetine direnç edecek ve fakat birbirine değdikçe alev alacak kelimelerimiz yok artık.” (Bir Bahçe Düşü)
  • Dağı taşı, kurdu kuşu, cümle yaratılmışı dost bilsek kendimize… (Günün Ötesi)
  • Delirecekmişim şeklinde hissediyorum. Bu korkulu çağda daha çok yaşamayı sürdüremem. (Periyi Uyandırmak)
  • İnsan çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi türettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme yada kendinin yücelttiği insana tapmak kanalıyla kendine tapmaya çalışmakta kim bilir. Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde.. (Ama Sözcükleri Götüremezler)
  • Oyuncağın kıt olduğu zamanlarda yaşamı sürdürmenin güzel bir yanı var mıydı?
    Bu bir avuntu değilse evet vardı!
    Mecburiyetten, elinden iş gelir çocuklar olmuştuk.
    Çakıyla, testereyle, keserle kendi oyuncağımızı kendimiz yapabiliyorduk.
    Harikulade uçurtmalar yapar uçururduk örneğin…
    Küçücük ellerimizle yaptığımız oyuncakları hiçbir yapınak üretemezdi… (Bir Ateş Yakmak)
  • Yitirdiğinin farkına varmak, kim bilir aramaya adım atmak için ilk adımdır. (Mavisini Yitirmiş Yaşamak)
  • İçinizde bir kıpırtı oluyorsa karlar savrulunca, yüreğiniz kamaşıyorsa, yaşınıza başınıza aldırmayın. Çıkın sokaklara, yürüyün, ıslık çalın, türküler açıklayın… Size birlikte rol alan birileri kesinlikle olacaktır. Hiç kimse yoksa, gece yarısı bir dostunuzu uyandırın, İsmet Hususi’in söylediği şeklinde. Ona kar musikilerinden söz edin. İçinizi beyaz bir şarkı kaplasın sabaha kadar… (İnce Sözler)
  • Çocukluğun cumartesileri, birazcık uyku, tatlı bir tembellik, naz ve en çok da fazla oyun değil midir? Hiç bitmeyecekmiş şeklinde gelen, fakat o denli da acele bitiveren, sabun köpüğü şeklinde uçup giden, ardında ince yorgunluklar, süre dinlemeyen çocukça arzular ve akşam kızıllıklarına doğru yükselen toz bulutları bırakıp giden bolca ışıklı bigün… (Günlük Güneşlik Şarkılar)
  • İnsan insandır ve acılar evrenseldir. (Günsarısı)
  • Onlar hüznü bir ceyiz
    Çileyi ince bir nergis
    Ve gülerken bir dağ silsilesi
    Taşırlar
    Ve acıdan ibarettir
    Kayıtlarımızda anneler (Bir Ateş Yakmak)
  • İnsan bir hatıra oluyor sonucunda (Susarak Konuşalım)
  • Ahmet Haşim’in ‘hastalığı’ ise. Allah affetsin, gene boğazındandır fakat bu düzgüsel bir ‘yiyecek’ tutkusu değildir. Haşim toprak yer! Evet, toprak … Masasının üstünde, mavi bir çanak için-de, kili asla tamamlanmamış etmediğirıi en yakın arkadaşları anlatır. Büyük bir iştah ile yediği bu kili, zamaan süre misafirlerine de ikram etmiş olduğu olmuştur. Hani şu vaktiyle. hamamlarda saça sürülen koyu toprak rengindeki kil yok mu, ozan işte onu çerez şeklinde atıştırır: Üstelik böbrek hastası olduğu ve kumlu şeyler yememesi gerektirme etmiş olduğu halde … Bu vaziyetine tanık olan Abdülhak Şinasi Hisar, onun iştahla yediği toprakta çocukluk günlerinin kokusunu buldu-ğunu anlatır: “Karanlık ve yalnız saatlerinde bu toprağı, ağzına alıp çiğnediği zamanlar, onun kokusunda bir ihtimal çocukluğunun, Dicle’nin geçmiş olduğu mevsimlerde ve en eski gecelerinin titrek, hislerini buluyordu. Haşim, bu kili ağzına alınca bir ihtimal o eski toprakların, gecelerin, sıcakların usaresini bir meme şeklinde emdiğini duyuyor ve ruhuna onların tadının döküldüğünü duyuyordu (Ozan Dediğin)
  • Sevdiğini asla söyleyememek ne acıdır! (Günün Ötesi)
  • Mendil kadar toprağım olsa dünyada
    Bir ağaç dikip de şu şekilde yaslansam
    Dalından bir kazma sapı yapsam bir de ok
    Tabutunu kendi çakmış bahtiyar olsam
    Şaban Abak (Mavisini Yitirmiş Yaşamak)
  • Yeryüzünde hiçbir ses, hiçbir koku ve yaşanmış hiçbir an bütünüyle yok olmaz, silinmez.
    Yeri ve zamanı vardığında, bir itici güç, bir vaka ya da bir çağrışım asla ummadığımız anda fitili ateşler ve onlar, saklandıkları yerlerden, küllerini silkeleyip çıkarlar: hatırlarız! Hatırlayamadıklarımızın ya zamanı gelmemiştir ya da geçmiştir.
    Jorge Semprun, “Her şey kaldı bende her şey!” diyordu. (Bilmem Hatırlar mısın?)
  • Şimdi, var ise yoksa plastik ve mutlu bayanlar sanatı. (Yitik Hüzün)
  • Ağrıya, melâle, kedere tutulmuşlar, huzursuzlar… Hangi çağda, nerede yaşarsa yaşasın, buluyorlar birbirlerini.. (Ama Sözcükleri Götüremezler)
  • Hepimiz ayrı ayrı tutulduk dünyaya
    Denizi görenler deliye döndü
    Gökyüzüne bakışı vardı bir ceylanın
    Tüm ömrümce unutamam… (Susarak Konuşalım)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri