Eğitim

Hayat Hikayem – Helen Keller Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Hayat Hikayem – Helen Keller Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Hayat Hikayem kimin eseri? Hayat Hikayem kitabının yazarı kimdir? Hayat Hikayem konusu ve anafikri nedir? Hayat Hikayem kitabı ne konu alıyor? Hayat Hikayem PDF indirme linki var mı? Hayat Hikayem kitabının yazarı Helen Keller kimdir? İşte Hayat Hikayem kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Helen Keller

Çevirmen: Mehmet Ali Çelikel

Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat

İSBN: 9786059241953

Sayfa Sayısı: 136


Hayat Hikayem Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

1880’de Alabama’nın minik bir nahiyesinde sıhhatli bir bebek olarak doğan ve on dokuz aylıkken geçirdiği alev ateş bir hastalık sonucu görme, işitme ve konuşma yetilerini yitiren Hellen Keller’ın engellerine karşın başardıkları, onu efsanevi bir kişilik hâline getirmiştir. İnanılmaz azmiyle beş dil öğrenen, bisiklet binen, kano ve yelkenli ile gezintiye çıkan, yüzen, satranç oynayan Keller’ın hem düzgüsel daktilo ile hem de körler alfabesi ile yazdığı yaşam hikâyesi de tıpkı kişiliği benzer biçimde efsaneleşmiştir. İlk kez 1903’te piyasaya çıkan Hayat Hikâyem tam 50 dile çevrilerek bir klasik hâlini almıştır. Hayat Hikâyem, “HER MÜCADELEYİ bir ZAFERE dönüştürebilseydiniz neler olurdu?” diye sorarak yaşam hikâyesini anlatmaya başlamış olan Hellen Keller’ın azim, sabır ve özveri dolu öyküsü.

“Başka insanlardan değişik olduğumu ne süre anladım, hatırlamıyorum. Fakat öğretmenimin gelmesinden ilkin biliyordum bunu. Annem ya da dostlarım bir şey istediklerinde benim benzer biçimde işaretler kullanmıyorlar, ağızlarıyla konuşuyorlardı. Kimi süre söyleşi eden iki kişinin arasına oturur, dudaklarına dokunurdum. Anlayamazdım ve canım sıkılırdı. Ağzımı, amaçsızca onlar benzer biçimde oynatırdım. Kimi süre bu beni o şekilde sinirlendirirdi ki, bitkin düşene kadar bağırır, her yeri tekmelerdim.”

“Öğretmenim bana o şekilde yakındı ki, kendimi ondan ayrı düşünemiyordum. Güzel şeylerden aldığım zevkin ne kadarının doğuştan ne kadarının onun etkisiyle bulunduğunu söyleyebilmem mümkün değil. Onun varlığının kendi varlığımdan ayrılmaz bulunduğunu hissediyordum. Hayatımın ayak sesleri onun adımlarındaydı. En iyi yanlarımın hepsi de ona aitti. Onun şefkatli dokunuşuyla canlanmamış olan hiçbir yeteneğim, hiçbir ilhamım ya da mutluluğum yoktu.”

“Sezar, Büyük İskender, Napolyon, Homeros, Shakespeare ve tüm ölümsüzlerle aynı kulüpte buluşan insan. Bundan bin yıl sonrasında da minimum bugünkü kadar meşhur olmaya devam edecek.”

-Mark Twain-

(Tanıtım Bülteninden)


Hayat Hikayem Alıntıları – Sözleri

  • “Başka insanlardan farklı olduğumu ne zaman anladım,hatırlamıyorum.”
  • “Örneksiz olmanın hiçbir yolu yoktur, emsalsiz doğmadığınız sürece,” der Stevenson
  • “Bilgi;sevgidir,ışıktır,görmektir.”
  • Tanrı’nın her kulunu sevebildiğin kadar sev. İyiliğin getirdikleri, kötülüğün getirdiklerinden çoktur, bunu unutma. İşte o süre cennetin anahtarı elindedir.
  • “Fakat o görüşmenin karanlıktan aydınlığa,yalıtılmış bir hayattan arkadaşlığa,beraberliğe,bilgiye ve sevgiye açılan bir kapı olduğunu bilmiyordum.”
  • Nasıl ki yumuşakçaların sulardan emdikleri özler sırtlarındaki sert kabuklara dönüşüyorsa, insanoğlunun bir araya getirmiş olduğu informasyon parçacıkları da benzer bir değişime maruz kalıyor ve inci benzer biçimde parlayan bilgilere dönüşüyordu.
  • Doğruydu, hala engeller vardı önümde, fakat bu engeller zaman içinde ortadan kaldırılabilirdi.
  • Her öğretmen öğrencisini sınıfa sokabilir fakat her öğretmen
    öğrencisine öğretemez. Talebe, öğrenmenin muhteşem gücünün kendi elinde bulunduğunun ayrımına varmazsa, zevk içinde öğrenmeye de çaba etmez. Talebe öğrenmenin zaferini hissetmelidir ki ders kitaplarının can sıkan tekrarına cesaretle göğüs gerebilsin.
  • Çiçeği, kökü ve çiçeğin sapını tanımlamak, çiçeğin büyümesini öğrenmek mümkün fakat sabahleyin çiğinde yıkanmış taze bir çiçeğin kokusunu sevmek öğrenilemez.
  • Bir çocuğa herhangi bir öğretmen ders verebilir fakat her öğretmen hakkaten öğretemez.


Hayat Hikayem İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Ufak yaştan beri yaşam karşına engeller çıkarmış ve olumsuzluklar yüklemesine karşın herşeye göğüs germiş, dimdik ayakta durmuş ve asla pes etmemiş kuvvetli bir karı. Kendisine fanatik bırakıyor yaşamı. Ve tüm Her şeye karşın yazar olmaktan vazgeçmemiş kusursuz bir yazar. (Mısra)

22:36:): Kitabı bitirmeyi dört gözle bekledim zira engelli olmanın insana derinlikli bir gözlem kabiliyeti kattığına inanıyorum fakat kitaba yansıyan bir derinlik göremedim…
Sosyal ve siyasal görüşünün ona yüklediği anlamlardan bahsetmemiş kitapta…
Bir daha okur muyum hayır, tavsiye eder miyim kesinlikle hayır… (selenkasema)

Helen Keller… Henüz oldukça küçükken görme, işitme ve konuşma yetilerini yitirmiş fakat azmimi ve yaşama sevincini hep içinde saklı tutmuş saygı duyulası insan. Hayatın ona sunmuş olduğu dezavantajlara karşın yabancı diller öğrenen, dezavantajları olmayanlarla aynı eğitimi alan, satranç oynayan, yelkenliyle denize oluşturulan ve daha nicesini meydana getiren, tek kelimeyle bir azimkâr. Tüm bu tarz şeyleri iyi mi yaptığını oldukça güzel açıkladığını belirtirken başarılarında önemi olan insanları unutmayarak ne kadar vefalı olduğuna da dikkat çekmek isterim. Ayrıca kitapta altı çizilecek, üstüne düşünülecek birçok cümle bulunduğunu da belirtmeliyim. Özetle, Helen Keller’ın yaşam öyküsünü kendi ağzından öğrenirken etkilenmemek mümkün değil. (Tayfun)


Hayat Hikayem PDF indirme linki var mı?


Helen Keller – Hayat Hikayem kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Hayat Hikayem PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Helen Keller Kimdir?

ABD’li pedagog ve aktivist.

Bebeklik çağından itibaren kör-sağır ve dilsiz olması, onu pek oldukça meslektaşından ayıran mühim özelliğidir. Engellerine karşın başardıkları, onu efsanevi bir kişilik haline getirmiştir. Beş lisan bilen, bisiklet, kano ve yelkenli ile gezintiye çıkan, yüzen, satranç oynayan Helen Keller, yazdığı makaleler ve bir takım kitapla kendisini engellilere destek olmaya adamıştır. Başta Amerikan Görme Engelliler Vakfı olmak suretiyle oldukça sayıda organizasyonda vazife almış ve görevleri sebebiyle dünyanın pek oldukça yerine gezi etmiştir.17 Haziran 1880 günü Alabama kırsalında minik bir kasabada (Tuscumbia) Yüzbaşı Arthur Henley Keller ve Kate Adams Keller’ın kızı ve sıhhatli bir bebek olarak doğan Helen Keller, on dokuz aylık iken geçirdiği bir alev ateş hastalık sonucu görme, işitme ve konuşma yetilerini yitirdi.

Oldukça huysuz ve bakımı zor bir çocuk haline gelen Helen’in ailesi oldukça zor duruma düşmüştü. Helen 6 yaşlarında ikenCharles Dickens’in Genel Okur için Amerikan Notları adlı eserini okuyan anası Kate Keller, başka bir kör ve sağır çocuk olan Laura Bridgman için yapılanlardan etkilenmişti. Bunun üstüne Baltimore’da bir uzman doktorla görüşmeye gittiğinde Helen’in tekrar asla görme ve duyma yetilerine kavuşamayacağı bilgisi teyit edilmişti sadece tabip, çocuğun eğitilebileceğini, bunun için sağır çocuklarla çalışan bir uzmanla görüşmelerini önerdi.

Böylece Helen’in anne babaları Graham Bell ile temas kurdular. Graham Bell, telefonun icadından sonrasında kendisini sağır evlatları eğitmeye adamıştı. Bell, aileye Perkins Enstitüsü ve Massachusetts Sağırlar Evi ile görüşerek bir öğretmen bulabileceklerini emare. Böylece efsanevi öğretmen Anne Mansfield Sullivan ile tanıştılar. Kendisi de oldukça azca görme kabiliyetine haiz olan ve aynı kurumda eğitim görmüş bulunan Anne Sullivan, Hellen’a okuma – yazmayı, konuşmayı öğretti ve düzgüsel bir eğitim almasını sağlamış oldu.

Helen’in öğrenmeye başlaması, yaşamının ilk on dokuz ayında zihninde yer etmiş “su” sözcüğünden yola çıkarak başladı. Öğretmeni Anne Sullivan, Hellen’i bir su pompasının yanına götürüp elini oraya tutmuş ve derhal arkasından eline “su” sözcüğünü yazmıştı. Bu ilk sözcüğü takip eden birkaç saat içinde Helen, 30 yeni sözcük daha öğrenmeyi başardı. Perkins Enstitüsü, Hellen’in başarılarını kamuoyuna duyurduğunda Helen Keller, tüm dünyada tanınan bir karaktere dönüştü. Gençlik yıllarından arkadaşı Mark Twain, onun ünü hakkında şöyleki dedi:

“ Sezar, Büyük İskender, Napolyon, Homeros, Shakespeare ve tüm ölümsüzlerle aynı kulüpte buluşan insan. Bundan bin yıl sonrasında da minimum bugünkü kadar meşhur olmaya devam edecek. „

—Mark Twain

Helen Keller, 1890’dan itibaren konuşma dersleri almaya başlamıştı; sadece oldukça çabalaması, değişik kişilerle beraber değişik teknikler deneyerek çalışmasına karşın hitabı, Anne Sullivan ve birkaç yakınının anlayabileceği sesler çıkarmak seviyesine gelebildi.

Helen Massachusetts’da körler okulunda, New York’ta sağırlar okulunda okuduktan sonrasında eğitimini Massachusetts’da, Anne Sullivan’la beraber 1896’da gittiği Cambridge School for Young Ladies adlı okulda sürdürdü. 1900’de ise günümüzde Harvard Üniversitesi ile birleşmiş olan, bayanların devam etmiş olduğu Radcliffe Collegeadlı yüksek tahsil kurumuna devam etti. Eğitimi süresince ve yaşamının geri kalanında yanında Anne Sullivan vardı. Bu okuldaki sıkıntılı emek verme, Anne Sullivan’ın gözlerinin daha da bozulmasına yol açmıştı. Helen, 1904 senesinde mezun olduğunda lisans derecesi alan ilk kör-sağır kimse ünvanını kazanmıştır. Resmi eğitimi burada bitse de yaşamı süresince pek oldukça üniversiteden onursal doktora derecesi aldı.

Üniversite eğitimi esnasında Helen, yaşam hikâyesini kaleme aldı. Hem düzgüsel, hem braille daktilosu ile yazdığı bu kitabı 1903’te yayımladı. Başlangıçta oldukça satılmasa da “Hayatımın Öyküsü” adlı bu kitap, sonradan bir klasik haline geldi. Kitaplarının en popüleri olan Hayatımın Öyküsü, 50 dile çevrildi.kili, bu ilk kitabın yayımlanmasını elde eden tanınmış toplumcu eleştirmen John Albert Macy ile oldukça iyi dost oldu. 1905’te John Albert Macy ile evlenen Anne, Anne Sullivan Macy adını aldı. Evlilik, talebe-öğretmen ilişkisini fazla değiştirmedi. Helen artık Macy çifti ile beraber Massachusetts’da yaşamaya başladı. Helen Keller, bu zamanda çevresindeki dünyayı iyi mi algıladığını özetleyen “Yaşadığım Dünya” adlı kitabını yazdı. Sosyalist fikir ile tanışması da aynı dönemde John Macy yardımıyla oldu ve 1909’da Massachusetts Sosyalist Partisi’e üye oldu. 1913’te sosyalizm hakkında makalelerini “Karanlığın İçinden” adlı kitabında topladı ve siyasal eğilimi böylece hepimiz tarafınca öğrenildi.

Helen ve Anne takip eden yılları dünyayı gezip konuşmalar yaparak geçirdiler. Deneyimleri ve inançları hakkında konuşmaları, kalabalıkları oldukça etkilemekte idi. Konuşmalarda, Helen’in sözlerini Anne sözcük sözcük açıklıyor ve sonrasında sual-yanıt kısmına geçiliyordu. Geçimlerini bu konuşmalar ile sağlamakta idiler sadece 1918’ten itibaren talep azalınca, bir vodvil sergilemeye başladılar. Helen’in ilk kez “su” sözcüğünü anladığı anı gösteren bu şov oldukça ilgi çekti. Hollywood’dan film yapma teklifi erişince derhal kabul ettiler ve Hellen’in yaşamını özetleyen bir film çekildi. Ancak Helen, 1919’da meydana getirilen bu filmi asla beğenmedi ve film beklenen maddi kazancı da getirmedi. Helen ve Anne vodvil turneleri ile hayatlarını kazanmaya devam ettiler.

1918’de üçlü New York’a yerleşti. Turneler devam etmekteydi ve kazandıkları hatırı sayılır oranda para Amerikan Görme Engelliler Vakfı’na gelir olmaktaydı. Helen Keller, toplanan bağışlarla kör insanların ailelerinin yaşam koşullarını iyileştirmeye büyük katkıda bulunmuş oldu.

1921’de Helen’in anası Kate yaşamını kaybedince tek yardımcısı olarak Anne kalmıştı. Ne var ki o da aynı yıl hastalığa yakalandı ve 1922’de yaşamış olduğu bronşit yüzünden yalnız fısıldayarak konuşabilir hale geldi. Böylece Helen, sahnede yalnız kaldı. 1914’te onlarla yazman olarak çalışmaya başlamış olan Polly Thomson, Anne’nin rolünü üstlenince bu güçlük aşıldı ve şovları yöntemiyle vakıf için kaynak sağlama işi sürdü. 1931’de İngiltere Kral ve Kraliçesi ile de tanıştılar.

Bu yıllarda Anne Sullivan’ın sağlığı gittikçe kötüleşmekte idi. 1914’ten beri ayrı yaşıyor olmalarına karşın 1932’de John Macy’nin yaşamını kaybetmesi onu daha da sarstı ve 1936’da yaşamını yitirdi. Anne Sullivan’ın ölümünden sonrasında Helen, Polly ile birlikte Connecticut’a yerleşti. II. Dünya Savaşı’ndan sonrasında Helen ve Poly, çalışmalarını yalnız Amerikalı görme engelliler için değil, tüm dünyadaki görme engelliler için sürdürdüler; Japonya, Avustralya, Cenup Amerika, Avrupa veAfrika’ya gittiler. Onlar uzaklardayken evlerinde çıkan bir yangın, Helen’in üstünde çalışmakta olduğu son kitabı “Öğretmen”‘i yok etmişti. Bu kitapta Helen, Anne Sullivan’ı anlatmaktaydı.

Helen Keller

1953 yıllında Helen Keller’in yaşamı hakkında bir belgesel film yapılmış oldu. “The Unconquered” adıyla çekilen film, ondan sonra “Helen Keller in Her Story” adını aldı ve 1955 senesinde “En İyi Uzun Metrajlı Film” branşında Oscar ödülü kazanmıştır[1]. Helen, bu filmden sonrasında tekrardan kitabı “Öğretmen” üstünde çalışmaya başladı ve 1955’te yayımladı.

Polly Thompson, 1957’de geçirdiği kalp kirizinin arkasından tam olarak iyileşemeyerek 1960 senesinde yaşamını yitirdi. Külleri, Washington DC’de Anne Sullivan’ın mezarının yanına gömüldü. Son yıllarında Polly’e bakan hemşire Winnie Corbally, Helen’in yardımcılığı görevini üstlendi.

1957’de Mucize İşçi adlı drama ilk kez yayınlandı. Çocuk Helen’le yazışma oluşturmayı başaran Anne Sullivan’ı özetleyen bu drama öncelikle ABD’de bir tv oyunu olarak sergilendi. 1959’da bir Broadway oyunu olarak tekrardan yazıldı ve iki yıl süresince oldukça ilgi çekti. 1962’de kendisi hakkında biyografik bir film olan The Miracle Worker çekildi. Bu filmimizde Anne’yi (Anne Bancroft) ve Hellen’i (Patty Duke) canlandıran oyuncular Oscar kazanmıştır.

Ölümü

1961’de ilk kalp krizini yaşayan Helen, toplumsal yaşamdan uzaklaştı. Katıldığı son etkinlik Washington, DC’deki Lions toplantısı oldu. Washington’a bu gidişinde Başkan Kennedy tarafınca da Beyaz Saray’da ağırlandı.

Sosyal yaşamdan uzaklaşsa da Helen Keller unutulmamıştı ve 1964’te ulusun en büyük sivil madalyası olan Özgürlük Madalyası’nı Başkan Johnson’dan aldı. 1 Haziran 1968’de uykusunda iken yaşamını yitirdi. Külleri Anne Sullivan ve Polly Thomson’ın yanına gömüldü.


Helen Keller Kitapları – Eserleri

  • Her Şey Su İle Başladı
  • Hayat Hikayem
  • The Story of My Life
  • The World I Live In
  • Three Days to See


Helen Keller Alıntıları – Sözleri

  • Danışman: Dünya’da kaç okyanus var?
    Michelle: Benim için her su damlası bir okyanustur. (The Story of My Life)
  • “Örneksiz olmanın hiçbir yolu yoktur, emsalsiz doğmadığınız sürece,” der Stevenson (Hayat Hikayem)
  • Çiçeği, kökü ve çiçeğin sapını tanımlamak, çiçeğin büyümesini öğrenmek mümkün fakat sabahleyin çiğinde yıkanmış taze bir çiçeğin kokusunu sevmek öğrenilemez. (Hayat Hikayem)
  • Her öğretmen öğrencisini sınıfa sokabilir fakat her öğretmen
    öğrencisine öğretemez. Talebe, öğrenmenin muhteşem gücünün kendi elinde bulunduğunun ayrımına varmazsa, zevk içinde öğrenmeye de çaba etmez. Talebe öğrenmenin zaferini hissetmelidir ki ders kitaplarının can sıkan tekrarına cesaretle göğüs gerebilsin. (Hayat Hikayem)
  • Tanrı’nın her kulunu sevebildiğin kadar sev. İyiliğin getirdikleri, kötülüğün getirdiklerinden çoktur, bunu unutma. İşte o süre cennetin anahtarı elindedir. (Hayat Hikayem)
  • Bir çocuğa herhangi bir öğretmen ders verebilir fakat her öğretmen hakkaten öğretemez. (Hayat Hikayem)
  • If I had made a man, I should certainly have put the brain and soul in his fingertips. (The World I Live In)
  • Nasıl ki yumuşakçaların sulardan emdikleri özler sırtlarındaki sert kabuklara dönüşüyorsa, insanoğlunun bir araya getirmiş olduğu informasyon parçacıkları da benzer bir değişime maruz kalıyor ve inci benzer biçimde parlayan bilgilere dönüşüyordu. (Hayat Hikayem)
  • Hayattaki en güzel şeyler gözle görülmez
    yada dokunulmaz.
    Onları kalpte sezmek gerekir… (The World I Live In)
  • “Fakat o görüşmenin karanlıktan aydınlığa,yalıtılmış bir hayattan arkadaşlığa,beraberliğe,bilgiye ve sevgiye açılan bir kapı olduğunu bilmiyordum.” (Hayat Hikayem)
  • “Bayan Sullivan ile kuyunun yanındaki hanımelleri ile kaplı eve doğru yürüdük. Birisi su çekiyordu ve öğretmenim elimi soğuk suyun altına tuttu. Elimin biri suyun altındayken, diğer elimin avucuna yavaşça sonra hızlı bir şekilde SU yazdı. Bütün dikkatimi parmaklarının hareketine vererek, kıpırdamadan durdum. Artık S-U işaretinin elimin üzerinden akan soğuk ve harikulade bir şey olduğunu biliyordum. O yaşayan sözcük ruhumu uyandırdı. Ona ışık, umut, neşe ve özgürlük verdi!…” #HerŞeySUileBaşladı (Her Şey Su İle Başladı)
  • When I learned the meaning of “I” and “me” and found that I was something, I began to think. Then consciousness first existed for me. Thus it was not the sense of touch that brought me
    knowledge. It was the awakening of my soul that first rendered my senses their value, their cognizance of objects, names, qualities, and properties. Thought made me conscious of love, joy, and all the emotions. (The World I Live In)
  • “Tanıştığım kişilerin elleri benim için birer karakter aynasıdır. Bazı eller küstahtır, bazıları mutsuz; onların soğuk parmaklarına dokunduğunuzda kuzey fırtınalarına dokunmuş gibi olursunuz. Bazı ellerse içinde güneşi saklar…” (Her Şey Su İle Başladı)
  • “Başka insanlardan farklı olduğumu ne zaman anladım,hatırlamıyorum.” (Hayat Hikayem)
  • Doğruydu, hala engeller vardı önümde, fakat bu engeller zaman içinde ortadan kaldırılabilirdi. (Hayat Hikayem)
  • Küçükken, okumasını öğrenmeden oldukça ilkin dünyadaki her varlığın mutlu olduğuna inanmıştım. Büyük ıztırapların var bulunduğunu öğrendiğim süre oldukça üzülmüştüm fakat şimdi de günler geçtikçe sabırlı ve yürekli olmanın anlamını iyice anlayabiliyorum. İnsanın dünyadan zevk alabilmesi için, yürekli olması ve beklemesini bilmesi gerekiyor. (Her Şey Su İle Başladı)
  • İnsana kitaplar kadar hiçbir kimse arkadaşlık edemez. Bu, bir gerçek. (Her Şey Su İle Başladı)
  • “Başkalarının gözlerindeki ışık benim güneşim,
    Kulaklarındaki müzik senfonim,
    ve dudaklarındaki gülümseme mutluluğum.
    Bilgi; sevgidir, ışıktır ve görmektir..”
    Helen KELLER
    Bakan körler, işiten sağırlar ve konuşan dilsizlerle dolu olan bu dünyada, o gören bir kör, duyan bir sağır ve kendini ifade edebilen bir dilsizdi… (Her Şey Su İle Başladı)
  • “Kör olmaktan daha fena olan tek şey,
    görebilip de, görüşü olmamaktır…” (Her Şey Su İle Başladı)
  • I sympathized with plants when the flowers were picked, because I thought it hurt them, and that they grieved for their lost blossoms. It was two years before I could be made to believe that my dogs did not understand what I said, and I always apologized to them when I ran into or stepped on them. (The World I Live In)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri