Eğitim

Her Şey Su İle Başladı – Helen Keller Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Her Şey Su İle Başladı – Helen Keller Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Her Şey Su İle Başladı kimin eseri? Her Şey Su İle Başladı kitabının yazarı kimdir? Her Şey Su İle Başladı konusu ve anafikri nedir? Her Şey Su İle Başladı kitabı ne konu alıyor? Her Şey Su İle Başladı PDF indirme linki var mı? Her Şey Su İle Başladı kitabının yazarı Helen Keller kimdir? İşte Her Şey Su İle Başladı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Helen Keller

Çevirmen: İpek van den Born

Orijinal Adı: The Story of My Life

Yayın Evi: Kuraldışı Yayınları

İSBN: 9789752751484

Sayfa Sayısı: 104


Her Şey Su İle Başladı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Helen Keller 1880-1968 yılları aralığında yaşamış Amerikalı bir pedagogdur. Onu öteki pedagoglardan değişik kılan şey neredeyse doğuştan diyebileceğimiz kör, sağır ve dilsiz olmasıydı. O, insan beyninin gücünün de canlı bir örneği. Yaşamının ilk on dokuz ayında zihninde yer etmiş tek bir sözcükten, “su” sözcüğünden yola çıkarak başardığı her şey (İngilizce, Almanca, Fransızca, Latince ve Rusça konuşabiliyordu) beynin, kullanıldığı taktirde ne muhteşem kapasitesi bulunduğunu gösteren bir mucizenin ifadesi. Bakan körler, işiten sağırlar ve konuşan dilsizlerle dolu olan bir dünyada o gören bir kör, duyan bir sağır ve kendini ifade edebilen bir dilsizdi. Helen Keller, yaşamı parmak uçlarıyla keşfetti…

Azmiyle, yaptıklarıyla ve yarattıklarıyla milyonlarca insan için esin deposu ve başarı örneği oldu. Onun yaşam hikâyesini okuduğunuzda, “zor” yaşamınızı kolaylaştırma gücünün kendinizde bulunduğunu da keşfedeceksiniz. Tıpkı Helen Keller benzer biçimde.


Her Şey Su İle Başladı Alıntıları – Sözleri

  • “Kör olmaktan daha fena olan tek şey,
    görebilip de, görüşü olmamaktır…”
  • “Hiç kalın bir sisin içinde bulundunuz mu?…”
  • “Bayan Sullivan ile kuyunun yanındaki hanımelleri ile kaplı eve doğru yürüdük. Birisi su çekiyordu ve öğretmenim elimi soğuk suyun altına tuttu. Elimin biri suyun altındayken, diğer elimin avucuna yavaşça sonra hızlı bir şekilde SU yazdı. Bütün dikkatimi parmaklarının hareketine vererek, kıpırdamadan durdum. Artık S-U işaretinin elimin üzerinden akan soğuk ve harikulade bir şey olduğunu biliyordum. O yaşayan sözcük ruhumu uyandırdı. Ona ışık, umut, neşe ve özgürlük verdi!…” #HerŞeySUileBaşladı
  • Küçükken, okumasını öğrenmeden fazlaca ilkin dünyadaki her varlığın mutlu olduğuna inanmıştım. Büyük ıztırapların var bulunduğunu öğrendiğim süre fazlaca üzülmüştüm fakat şimdi de günler geçtikçe sabırlı ve yürekli olmanın anlamını iyice anlayabiliyorum. İnsanın dünyadan zevk alabilmesi için, yürekli olması ve beklemesini bilmesi gerekiyor.
  • “Sevgi, güneş ortaya çıkmadan ilkin gökyüzünde olan bulutlar benzer biçimde bir şeydir’, dedi.
    Bulutlara dokunamazsın fakat yağmura dokunabilir ve çiçeklerin sıcak bir günün sonunda su içerken ne kadar mutlu bulunduğunu bilirsin.
    Sevgiye de dokunamazsın, fakat her şeyi iyi mi güzelleştirdiğini bilirsin…”
  • “Başkalarının gözlerindeki ışık benim güneşim,
    Kulaklarındaki müzik senfonim,
    ve dudaklarındaki gülümseme mutluluğum.
    Bilgi; sevgidir, ışıktır ve görmektir..”
    Helen KELLER
    Bakan körler, işiten sağırlar ve konuşan dilsizlerle dolu olan bu dünyada, o gören bir kör, duyan bir sağır ve kendini ifade edebilen bir dilsizdi…
  • “Yazı yazmak, bulmaca çözmeye benzer; aklımızda bir resim vardır ve yaptığımızın o resme benzemesine isteriz. Kimi zaman yazdığımız sözcükler yerine uymaz ya da sığmaz ama biz yine de denemeye devam ederiz. Çünkü bizden önce başarmış olanlar vardır ve bizim de pes etmeye niyetimiz yoktur…”
  • Aklım, hevesime denk olarak o süre anlamadığı halde o denli fazlaca şeyi kaydetmiş ki…
  • “Tanıştığım kişilerin elleri benim için birer karakter aynasıdır. Bazı eller küstahtır, bazıları mutsuz; onların soğuk parmaklarına dokunduğunuzda kuzey fırtınalarına dokunmuş gibi olursunuz. Bazı ellerse içinde güneşi saklar…”
  • İnsana kitaplar kadar hiçbir kimse arkadaşlık edemez. Bu, bir gerçek.


Her Şey Su İle Başladı İncelemesi – Kişisel Yorumlar

KARANLIK DÜNYASI AYDINLANAN BİR KADININ HİKAYESİ…: Katıldığım İşaret Dili Tercümanlığı eğitiminde yazar/i10259 ‘in filminin bir fragmanını izlerken fazlaca etkilenmiştim. Bu kitap onun yazdığı, kendi yaşam hikayesinin anlatıldığı kısacık bir öykü..
19 Aylıkken geçirdiği bir hastalık sonucu görme-işitme-konuşma kabiliyetini kaybeder Helen. İstediği şeyleri kelimelere dökemediği için de hırçın bir çocukluk geçirir. Akıl hastanesine yatırılması istenir. Ta ki annesinin son bir talih olarak hususi öğrencilere eğitim veren bir kurumdan bir öğretmen gönderilmesini rica edene kadar. 7 Yaşındayken hayatına giren, kısmen kendisi benzer biçimde kör olan bu öğretmen yardımıyla Helen’in yaşamı değişmiş olur. Öğretmeni Anne Sullivan, Helen’in avucuna yazmaya dayalı bir İşaret Dili gerçekleştirir. Helen’in bir elini akan suyun altına yerleştirip, öteki eline S-U diye heceler öğretmeni. Öğretmeninin sabrı yardımıyla Helen sözcükler ve nesneler arasındaki uyumu yakalamayı, kontakt oluşturmayı öğrenir. Bu emek verme yardımıyla ek olarak İngilizce, Almanca, Fransızca, Latince ve Rusça konuşmayı öğrenir. 5 Dil bilen, bisiklet devam eden, gezi eden, yüzen, satranç oynayan Helen, yazdığı makaleler ve kitaplarla ve sonrasında pedagog olarak yaşamını engellilere destek olmaya adar..
Helen, beynimizin tam anlamıyla kullanıldığı takdirde mucizeler yaratabileceğimizin göstergesidir. Onun yaşam öyküsünü okuduğunuzda ‘zor’ yaşamınızı kolaylaştırma gücünün aslına bakarsak kendinizde bulunduğunu anlayacaksınız.
Yaşamı adeta bir kahramanlık efsanesi.
Sadece ‘SU’ diyebilen bir insanoğlunun başardıklarını okuduğunuzda emin olun sizde fanatik kalacaksınız. Tüm zorluklara karşın hayata karışmayı öğrenmiş bu azimli kadının öyküsünü okumanızı fazlaca isterim… (Funda Usta)

Gerçek yaşanmış mükkemmel bir yaşam hikayesi. Hayatı süresince önünde engeli olan Helen asla bir halde pes etmez. Hatta asla bir halde önünde engel olmayan bir insana gore fazlaca şey başarmış .
Hayatın ona sunmuş olduğu kötülüklere karşın pes etmemiş .Bence her insanoğlunun bi kere okuması ihtiyaç duyulan bi kitap. (Medine)

Eğer bu yaşamdan bıkmışsanız, her şeyin üstünüze geldiğini düşünüyorsanız, kendinize güveninizi sıfırlamışsanız; bu görkemli insanoğlunun, görkemli yaşam öyküsünü okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. (A.A.Y.)


Her Şey Su İle Başladı PDF indirme linki var mı?


Helen Keller – Her Şey Su İle Başladı kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de Her Şey Su İle Başladı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Helen Keller Kimdir?

ABD’li pedagog ve aktivist.

Bebeklik çağından itibaren kör-sağır ve dilsiz olması, onu pek fazlaca meslektaşından ayıran mühim özelliğidir. Engellerine karşın başardıkları, onu efsanevi bir kişilik haline getirmiştir. Beş lisan bilen, bisiklet, kano ve yelkenli ile gezintiye çıkan, yüzen, satranç oynayan Helen Keller, yazdığı makaleler ve bir takım kitapla kendisini engellilere destek olmaya adamıştır. Başta Amerikan Görme Engelliler Vakfı olmak suretiyle fazlaca sayıda organizasyonda vazife almış ve görevleri sebebiyle dünyanın pek fazlaca yerine gezi etmiştir.17 Haziran 1880 günü Alabama kırsalında ufak bir kasabada (Tuscumbia) Yüzbaşı Arthur Henley Keller ve Kate Adams Keller’ın kızı ve sıhhatli bir bebek olarak doğan Helen Keller, on dokuz aylık iken geçirdiği bir yakıcı hastalık sonucu görme, işitme ve konuşma yetilerini yitirdi.

Oldukça huysuz ve bakımı zor bir çocuk haline gelen Helen’in ailesi fazlaca zor duruma düşmüştü. Helen 6 yaşlarında ikenCharles Dickens’in Genel Okur için Amerikan Notları adlı eserini okuyan anası Kate Keller, başka bir kör ve sağır çocuk olan Laura Bridgman için yapılanlardan etkilenmişti. Bunun üstüne Baltimore’da bir uzman doktorla görüşmeye gittiğinde Helen’in tekrar asla görme ve duyma yetilerine kavuşamayacağı bilgisi teyit edilmişti sadece tabip, çocuğun eğitilebileceğini, bunun için sağır çocuklarla çalışan bir uzmanla görüşmelerini önerdi.

Böylece Helen’in anne babaları Graham Bell ile temas kurdular. Graham Bell, telefonun icadından sonrasında kendisini sağır evlatları eğitmeye adamıştı. Bell, aileye Perkins Enstitüsü ve Massachusetts Sağırlar Evi ile görüşerek bir öğretmen bulabileceklerini emare. Böylece efsanevi öğretmen Anne Mansfield Sullivan ile tanıştılar. Kendisi de fazlaca azca görme kabiliyetine haiz olan ve aynı kurumda eğitim görmüş bulunan Anne Sullivan, Hellen’a okuma – yazmayı, konuşmayı öğretti ve düzgüsel bir eğitim almasını sağlamış oldu.

Helen’in öğrenmeye başlaması, yaşamının ilk on dokuz ayında zihninde yer etmiş “su” sözcüğünden yola çıkarak başladı. Öğretmeni Anne Sullivan, Hellen’i bir su pompasının yanına götürüp elini oraya tutmuş ve derhal peşinden eline “su” sözcüğünü yazmıştı. Bu ilk sözcüğü takip eden birkaç saat içinde Helen, 30 yeni sözcük daha öğrenmeyi başardı. Perkins Enstitüsü, Hellen’in başarılarını kamuoyuna duyurduğunda Helen Keller, tüm dünyada tanınan bir karaktere dönüştü. Gençlik yıllarından arkadaşı Mark Twain, onun ünü hakkında şu şekilde dedi:

“ Sezar, Büyük İskender, Napolyon, Homeros, Shakespeare ve tüm ölümsüzlerle aynı kulüpte buluşan insan. Bundan bin yıl sonrasında da minimum bugünkü kadar meşhur olmaya devam edecek. „

—Mark Twain

Helen Keller, 1890’dan itibaren konuşma dersleri almaya başlamıştı; sadece fazlaca çabalaması, değişik kişilerle beraber değişik teknikler deneyerek çalışmasına karşın hitabı, Anne Sullivan ve birkaç yakınının anlayabileceği sesler çıkarmak seviyesine gelebildi.

Helen Massachusetts’da körler okulunda, New York’ta sağırlar okulunda okuduktan sonrasında eğitimini Massachusetts’da, Anne Sullivan’la beraber 1896’da gittiği Cambridge School for Young Ladies adlı okulda sürdürdü. 1900’de ise günümüzde Harvard Üniversitesi ile birleşmiş olan, hanımefendilerin devam etmiş olduğu Radcliffe Collegeadlı yüksek tahsil kurumuna devam etti. Eğitimi süresince ve yaşamının geri kalanında yanında Anne Sullivan vardı. Bu okuldaki sıkıntılı emek verme, Anne Sullivan’ın gözlerinin daha da bozulmasına yol açmıştı. Helen, 1904 senesinde mezun olduğunda lisans derecesi alan ilk kör-sağır kimse ünvanını kazanmıştır. Resmi eğitimi burada bitse de yaşamı süresince pek fazlaca üniversiteden onursal doktora derecesi aldı.

Üniversite eğitimi esnasında Helen, yaşam hikâyesini kaleme aldı. Hem düzgüsel, hem braille daktilosu ile yazdığı bu kitabı 1903’te yayımladı. Başlangıçta fazlaca satılmasa da “Hayatımın Öyküsü” adlı bu kitap, sonradan bir klasik haline geldi. Kitaplarının en popüleri olan Hayatımın Öyküsü, 50 dile çevrildi.kili, bu ilk kitabın yayımlanmasını elde eden tanınmış toplumcu eleştirmen John Albert Macy ile fazlaca iyi dost oldu. 1905’te John Albert Macy ile evlenen Anne, Anne Sullivan Macy adını aldı. Evlilik, talebe-öğretmen ilişkisini fazla değiştirmedi. Helen artık Macy çifti ile beraber Massachusetts’da yaşamaya başladı. Helen Keller, bu zamanda çevresindeki dünyayı iyi mi algıladığını özetleyen “Yaşadığım Dünya” adlı kitabını yazdı. Sosyalist fikir ile tanışması da aynı dönemde John Macy yardımıyla oldu ve 1909’da Massachusetts Sosyalist Partisi’e üye oldu. 1913’te sosyalizm ile alakalı makalelerini “Karanlığın İçinden” adlı kitabında topladı ve siyasal eğilimi böylece hepimiz tarafınca öğrenildi.

Helen ve Anne takip eden yılları dünyayı gezip konuşmalar yaparak geçirdiler. Deneyimleri ve inançları ile alakalı konuşmaları, kalabalıkları fazlaca etkilemekte idi. Konuşmalarda, Helen’in sözlerini Anne sözcük sözcük açıklıyor ve sonrasında sual-yanıt kısmına geçiliyordu. Geçimlerini bu konuşmalar ile sağlamakta idiler sadece 1918’ten itibaren talep azalınca, bir vodvil sergilemeye başladılar. Helen’in ilk kere “su” sözcüğünü anladığı anı gösteren bu gosteri fazlaca ilgi çekti. Hollywood’dan film yapma teklifi ulaşınca derhal kabul ettiler ve Hellen’in yaşamını özetleyen bir film çekildi. Ancak Helen, 1919’da meydana getirilen bu filmi asla beğenmedi ve film beklenen maddi kazancı da getirmedi. Helen ve Anne vodvil turneleri ile hayatlarını kazanmaya devam ettiler.

1918’de üçlü New York’a yerleşti. Turneler devam etmekteydi ve kazandıkları hatırı sayılır oranda para Amerikan Görme Engelliler Vakfı’na gelir olmaktaydı. Helen Keller, toplanan bağışlarla kör insanların ailelerinin yaşam koşullarını iyileştirmeye büyük katkıda bulunmuş oldu.

1921’de Helen’in anası Kate yaşamını kaybedince tek yardımcısı olarak Anne kalmıştı. Ne var ki o da aynı yıl hastalığa yakalandı ve 1922’de yaşamış olduğu bronşit yüzünden bir tek fısıldayarak konuşabilir hale geldi. Böylece Helen, sahnede yalnız kaldı. 1914’te onlarla yazman olarak çalışmaya süregelen Polly Thomson, Anne’nin rolünü üstlenince bu güçlük aşıldı ve şovları yöntemiyle vakıf için kaynak sağlama işi sürdü. 1931’de İngiltere Kral ve Kraliçesi ile de tanıştılar.

Bu yıllarda Anne Sullivan’ın sağlığı gittikçe kötüleşmekte idi. 1914’ten beri ayrı yaşıyor olmalarına karşın 1932’de John Macy’nin yaşamını kaybetmesi onu daha da sarstı ve 1936’da yaşamını yitirdi. Anne Sullivan’ın ölümünden sonrasında Helen, Polly ile birlikte Connecticut’a yerleşti. II. Dünya Savaşı’ndan sonrasında Helen ve Poly, çalışmalarını bir tek Amerikalı görme engelliler için değil, tüm dünyadaki görme engelliler için sürdürdüler; Japonya, Avustralya, Cenup Amerika, Avrupa veAfrika’ya gittiler. Onlar uzaklardayken evlerinde çıkan bir yangın, Helen’in üstünde çalışmakta olduğu son kitabı “Öğretmen”‘i yok etmişti. Bu kitapta Helen, Anne Sullivan’ı anlatmaktaydı.

Helen Keller

1953 yıllında Helen Keller’in yaşamı hakkında bir belgesel film yapılmış oldu. “The Unconquered” adıyla çekilen film, sonrasında “Helen Keller in Her Story” adını aldı ve 1955 senesinde “En İyi Uzun Metrajlı Film” branşında Oscar ödülü kazanmıştır[1]. Helen, bu filmden sonrasında tekrardan kitabı “Öğretmen” üstünde çalışmaya başladı ve 1955’te yayımladı.

Polly Thompson, 1957’de geçirdiği kalp kirizinin peşinden tam olarak iyileşemeyerek 1960 senesinde yaşamını yitirdi. Külleri, Washington DC’de Anne Sullivan’ın mezarının yanına gömüldü. Son yıllarında Polly’e bakan hemşire Winnie Corbally, Helen’in yardımcılığı görevini üstlendi.

1957’de Mucize İşçi adlı drama ilk kere yayınlandı. Çocuk Helen’le kontakt oluşturmayı başaran Anne Sullivan’ı özetleyen bu drama öncelikle ABD’de bir tv oyunu olarak sergilendi. 1959’da bir Broadway oyunu olarak tekrardan yazıldı ve iki yıl süresince fazlaca ilgi çekti. 1962’de kendisi hakkında biyografik bir film olan The Miracle Worker çekildi. Bu filmimizde Anne’yi (Anne Bancroft) ve Hellen’i (Patty Duke) canlandıran oyuncular Oscar kazanmıştır.

Ölümü

1961’de ilk kalp krizini yaşayan Helen, toplumsal yaşamdan uzaklaştı. Katıldığı son etkinlik Washington, DC’deki Lions toplantısı oldu. Washington’a bu gidişinde Başkan Kennedy tarafınca da Beyaz Saray’da ağırlandı.

Sosyal yaşamdan uzaklaşsa da Helen Keller unutulmamıştı ve 1964’te ulusun en büyük sivil madalyası olan Özgürlük Madalyası’nı Başkan Johnson’dan aldı. 1 Haziran 1968’de uykusunda iken yaşamını yitirdi. Külleri Anne Sullivan ve Polly Thomson’ın yanına gömüldü.


Helen Keller Kitapları – Eserleri

  • Her Şey Su İle Başladı
  • Hayat Hikayem
  • The Story of My Life
  • The World I Live In
  • Three Days to See


Helen Keller Alıntıları – Sözleri

  • Danışman: Dünya’da kaç okyanus var?
    Michelle: Benim için her su damlası bir okyanustur. (The Story of My Life)
  • “Örneksiz olmanın hiçbir yolu yoktur, emsalsiz doğmadığınız sürece,” der Stevenson (Hayat Hikayem)
  • Çiçeği, kökü ve çiçeğin sapını tanımlamak, çiçeğin büyümesini öğrenmek mümkün fakat sabahleyin çiğinde yıkanmış taze bir çiçeğin kokusunu sevmek öğrenilemez. (Hayat Hikayem)
  • Her öğretmen öğrencisini sınıfa sokabilir fakat her öğretmen
    öğrencisine öğretemez. Talebe, öğrenmenin muhteşem gücünün kendi elinde bulunduğunun ayrımına varmazsa, zevk içinde öğrenmeye de çaba etmez. Talebe öğrenmenin zaferini hissetmelidir ki ders kitaplarının bunaltıcı tekrarına cesaretle göğüs gerebilsin. (Hayat Hikayem)
  • Tanrı’nın her kulunu sevebildiğin kadar sev. İyiliğin getirdikleri, kötülüğün getirdiklerinden çoktur, bunu unutma. İşte o süre cennetin anahtarı elindedir. (Hayat Hikayem)
  • Bir çocuğa herhangi bir öğretmen ders verebilir fakat her öğretmen hakkaten öğretemez. (Hayat Hikayem)
  • If I had made a man, I should certainly have put the brain and soul in his fingertips. (The World I Live In)
  • Nasıl ki yumuşakçaların sulardan emdikleri özler sırtlarındaki sert kabuklara dönüşüyorsa, insanoğlunun bir araya getirmiş olduğu informasyon parçacıkları da benzer bir değişime maruz kalıyor ve inci benzer biçimde parlayan bilgilere dönüşüyordu. (Hayat Hikayem)
  • Hayattaki en güzel şeyler gözle görülmez
    yada dokunulmaz.
    Onları kalpte duymak gerekir… (The World I Live In)
  • “Fakat o görüşmenin karanlıktan aydınlığa,yalıtılmış bir hayattan arkadaşlığa,beraberliğe,bilgiye ve sevgiye açılan bir kapı olduğunu bilmiyordum.” (Hayat Hikayem)
  • “Bayan Sullivan ile kuyunun yanındaki hanımelleri ile kaplı eve doğru yürüdük. Birisi su çekiyordu ve öğretmenim elimi soğuk suyun altına tuttu. Elimin biri suyun altındayken, diğer elimin avucuna yavaşça sonra hızlı bir şekilde SU yazdı. Bütün dikkatimi parmaklarının hareketine vererek, kıpırdamadan durdum. Artık S-U işaretinin elimin üzerinden akan soğuk ve harikulade bir şey olduğunu biliyordum. O yaşayan sözcük ruhumu uyandırdı. Ona ışık, umut, neşe ve özgürlük verdi!…” #HerŞeySUileBaşladı (Her Şey Su İle Başladı)
  • When I learned the meaning of “I” and “me” and found that I was something, I began to think. Then consciousness first existed for me. Thus it was not the sense of touch that brought me
    knowledge. It was the awakening of my soul that first rendered my senses their value, their cognizance of objects, names, qualities, and properties. Thought made me conscious of love, joy, and all the emotions. (The World I Live In)
  • “Tanıştığım kişilerin elleri benim için birer karakter aynasıdır. Bazı eller küstahtır, bazıları mutsuz; onların soğuk parmaklarına dokunduğunuzda kuzey fırtınalarına dokunmuş gibi olursunuz. Bazı ellerse içinde güneşi saklar…” (Her Şey Su İle Başladı)
  • “Başka insanlardan farklı olduğumu ne zaman anladım,hatırlamıyorum.” (Hayat Hikayem)
  • Doğruydu, hala engeller vardı önümde, fakat bu engeller zaman içinde ortadan kaldırılabilirdi. (Hayat Hikayem)
  • Küçükken, okumasını öğrenmeden fazlaca ilkin dünyadaki her varlığın mutlu olduğuna inanmıştım. Büyük ıztırapların var bulunduğunu öğrendiğim süre fazlaca üzülmüştüm fakat şimdi de günler geçtikçe sabırlı ve yürekli olmanın anlamını iyice anlayabiliyorum. İnsanın dünyadan zevk alabilmesi için, yürekli olması ve beklemesini bilmesi gerekiyor. (Her Şey Su İle Başladı)
  • İnsana kitaplar kadar hiçbir kimse arkadaşlık edemez. Bu, bir gerçek. (Her Şey Su İle Başladı)
  • “Başkalarının gözlerindeki ışık benim güneşim,
    Kulaklarındaki müzik senfonim,
    ve dudaklarındaki gülümseme mutluluğum.
    Bilgi; sevgidir, ışıktır ve görmektir..”
    Helen KELLER
    Bakan körler, işiten sağırlar ve konuşan dilsizlerle dolu olan bu dünyada, o gören bir kör, duyan bir sağır ve kendini ifade edebilen bir dilsizdi… (Her Şey Su İle Başladı)
  • “Kör olmaktan daha fena olan tek şey,
    görebilip de, görüşü olmamaktır…” (Her Şey Su İle Başladı)
  • I sympathized with plants when the flowers were picked, because I thought it hurt them, and that they grieved for their lost blossoms. It was two years before I could be made to believe that my dogs did not understand what I said, and I always apologized to them when I ran into or stepped on them. (The World I Live In)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
En güvenilir bahis siteleri viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri