Eğitim

Nuri Bilge Ceylan Sineması – Bülent Diken Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Nuri Bilge Ceylan Sineması – Bülent Diken Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Nuri Bilge Ceylan Sineması kimin eseri? Nuri Bilge Ceylan Sineması kitabının yazarı kimdir? Nuri Bilge Ceylan Sineması konusu ve anafikri nedir? Nuri Bilge Ceylan Sineması kitabı ne konu alıyor? Nuri Bilge Ceylan Sineması PDF indirme linki var mı? Nuri Bilge Ceylan Sineması kitabının yazarı Bülent Diken kimdir? İşte Nuri Bilge Ceylan Sineması kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Bülent Diken

Yazar: Craig Hammond

Yazar: Graeme Gilloch

Çevirmen: Nüvit Bingöl

Yayın Evi: Metis Yayıncılık

İSBN: 9786053161288

Sayfa Sayısı: 216


Nuri Bilge Ceylan Sineması Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İÇERİK TANITIMI: Nuri Bilge Ceylan, sinemaseverler kadar eleştirmenlerin de övgüsünü alan filmleriyle internasyonal başarı kazanmıştır ve yirmi birinci yüzyılın en emsalsiz ve provokatif sinemacılarından biri olarak kendini kabul ettirdi. Buna karşın film ve medya araştırmacılarının Ceylan’ın filmlerinin kendine özgü üslubunu, havasını ve temalarını keşfetme girişimleri sınırı olan kaldı, Ceylan sinemasının temaları hemen hemen kapsamlı bir sosyolojik ve eleştirel düşüncenin konusu olmadı.

Üç yazar, tartışmacı bir diyalog içinde beraber yazdıkları kitapta buna girişiyorlar: Ceylan’ın filmlerine ayırt edici hususi durumunu veren “diyalektik etkileşim anları”nı, paradoks ve çelişkileri çözmeye değil, öykünmek ederek pekiştirmeye çalışıyorlar. Ceylan sinemasında süreklilik gösteren beş temel temanın izini takip ediyorlar: yersiz yurtsuzluk, nostalji, göç ve yer değişiklik yapma benzer biçimde tikel vakit ve mekân biçimlenimleri; süregiden bir hiçlik ve yokluk duygusu; yas, melankoli ve can sıkıntısı; metropoliten modernlik; ulusötesilik. Böylece Ceylan sinemasını filizlenmekte olan bir “Yeni Türk Sineması” bağlamında ele almak yerine, bu filmleri klasik Avrupa (bilhassa Fransız, Alman ve Rus) düşüncesi, edebiyatı ve filmleriyle desteklenen ulusötesi bir bağlama yerleştiriyorlar.

Sosyologlar, kültür kuramcıları, fakat daha önemlisi sinemaseverler için; Nuri Bilge Ceylan’ın bundan sonrasında yapacağı filmleri, o emsalsiz hayal enerjisini heyecanla bekleyenler için bu kitap.


Nuri Bilge Ceylan Sineması Alıntıları – Sözleri

  • “Üşümesin diye üstünü örttüğünüz birinin cenazesine katılmadan dünyayı anlayamazsınız”
  • “Üşümesin diye üstünü örtüğünüz birinin cenazesine katılmadan dünyayı anlayamazsınız”
  • Nuri Bilge Ceylan şunu demiş: “Mütevazılık falan hiçbir zaman gerçek bir üst değer olamamıştır bizde. Bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar, hissedersiniz…”
  • Biri ölür üzülmezsiniz, sonrasında sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu kalbinize oturur…


Nuri Bilge Ceylan Sineması İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Nuri Bilge Ceylan Sineması – Türkiyeli Bir Sinemacının Küresel Hayal Gücü
Bir Nuri Bilge Ceylan hayranı olarak kitabı çıkmış olduğu benzer biçimde edindim. Kitabın yazarlarından Bülent Diken’i Doğu-Batı dergisi için hususi hazırlanan Sinema Tutkusu serisinin ikinci kitabındaki Kış Uykusu filmi üstüne yazdığı incelemeyle tanımıştım. Filmi derinlemesine inceleyen şahane bir yazıydı. Bu kitapta da yönetmenin tüm filmlerinin belli bir çatı altında incelemesi yapılmış. Ve gene doyurucu, her satırı informasyon veren bir yaratı ortaya çıkmış.
Bölüm bölüm incelemeye başlamış olalım.
GİRİŞ
Filmler incelenirken izlenen yollar ve kavramların açıklamasının yer almış olduğu bu bölüm es geçilmemeli.
Filmlerin analizi için beş temel tema seçilmiş. Bunlar:
1-Yersiz yurtsuzluk (…)
2-Devamlı bir ‘yokluk’ duygusu (…)
3- (…) yas, melankoli ve can sıkıntısı (…)
4-Yerinden edilmiş “sürgünler” ve dışlanmışlar(…)
5-Uluslararası bir bakışla incelemek
1-İMOGALARIN KÖKENİ-AÇILAN KOZA
Analizlere yönetmenin kısa filmiyle başlanılıyor. Bulut Dörtlemesi adında olan (Koza-Kasaba-Mayıs Sıkıntısı-Uzak) serinin ilk filmi Koza; bireysel hafıza, insan faniliği, belirsizlik, yas ve yaşam çerçevesinde çözümleme ediliyor.
Analizde bilhassa Walter Benjamin’in çalışmalarından yararlanılmış. Koza filmini izlemememe karşın film hakkında detaylı açıklamalarıyla kitabın anlatmak istediği net bi şekilde anladım.
2-KASABAMIZ:KASABA VE MAYIS SIKINTISI’DA SILA HASRETİ
Bölümde yer edinen Koza ve Uzak bağlantıları oldukça aydınlatıcıydı. Bölümün alt bölümlerinden önde gelen ‘Toplanan Bulutlar’da Mayıs sıkıntısı ve Kasaba filmleri arasındaki bağ vurgulanırken, yönetmenin kendi filmini iyi mi yapıbozuma uğrattığı anlatılıyor.
Bölümün en sevdiğim kısmı Uzak filmimizde Mahmut’un Tarkovski’nin Stalker filmini izlediği sahnenin analiziydi.
>
3-UZAK:KIŞ MASALI
Koza hariç öteki tüm filmlerini izlemiş biri olarak benim en sevdiğim filmi ‘Uzak’ olmuştur. Nedenini tam da bilmiyorum. Bazı filmler unutulmuş bir şeylere değiyor ve hafızada kalıcı yer ediyor. Uzak hakkında fazlaca fazla araştırma, eleştiri okudum. O yüzden bu bölüm benim için daha anlamlıydı.
Kitabın başlangıcında değindiği temalar dışına çok da fazla çıkmadan bir çözümleme yapıldığından bazı şeyler yarım kalabiliyor. Zaten bir tek bir filmi üstüne çözümleme yapılsa bu kitabın boyutu kadar her film için kitap yazmak gerekirdi.
Bölümde bilhassa vurgulanan Ceylan’nın mekan tasarımıyla, insan duyguları içinde devamlı zıtlığı tercih etmesi. >>
İki başkarakterin Yusuf ve Mahmut ‘un ortak ve değişik bölgeleri detaylıca vurgulanmış, birbirlerini tesiri(etkilememesi) dahilinde derinlemesine karakter analizleri yapılmıştır.
Filmin görme edimi üstüne bir ansiklopedik bilgiler ihtiva ettiği savı, birçok örnekle desteklenmiş ve iki karakter üstünden ‘cinsiyetçilik’ terimi çözümleme edilmiştir.
>>
4-İKLİMLER VE NİHİLİZM SORUNU: EKSİK MEVSİM
Bence kitabın en iyi kısmı. Bilhassa son zamanlarda Nietzsche okumaları fazlasıyla yaptığımdan dolayı bölüm bana ayrı bir tat verdi. Nietzsche’nin felsefesi filmden örneklerle anlatıldığı için hem filozofu hem de filmi daha iyi anlamamı sağlamış oldu.
Nietzsche’nin etken ve eylemsiz nihilizm tanımlarından yola çıkarak iki başkarakter İsa ve Bahar’ın birer fikir olarak filmimizde iyi mi yer etmiş olduğu, Freud ve Baudrillard benzer biçimde iki büyük dehanın düşüncelerine de yer vererek anlatılıyor.
Nuri Bilge Ceylan’ın edebiyatla ilişkisi Çehov bağlamında anlatılarak, Çehov’un “Aşk Hakkında” adlı öyküsüyle İklimler filmi üstünden karşılaştırma yapılıyor.
5-ÜÇ MAYMUN VE HAYALETSİ DÖRDÜNCÜNÜN UNUTULUŞU
Nietzsche bağlamında film incelemesi bu bölümde de devam ediyor. Üç maymun’u temsil eden karakterler detaylıca çözümleme ediliyor. Bloch’un “Henüz-Değil” öğretisi açıklayıcı bir anlatımla aktarılırken filmin anlatısına katkısı iyi bağlanarak, felsefe teorileri sıkmadan ele alınmış oluyor.
Kapana sıkışmışlığın anlatıldığı İsmail’in eve dönüşünü gösteren sahne incelemesi en sevdiğim kısımlardan biri oldu.
>>
6-BİR ZAMANLAR ANADOLU’DA: ANTE REM, ÖÇ, HİNTERLANT VE DEDEKTİF KİŞİ
Filmlerdeki karakterlerin adları üstünde en fazla durulduğu bölüm. Kenan-Kabil-Habil adları çerçevesinde Eski Ahit referanslarıyla film içinde ilgiler kurulmuştur. Benim açımdan mühim verilerdi bu sebeple filmi izlerken asla o gözle bakmamıştım.
Cemal karakteriyle çağıl insan simgesi, Nusret karakteriyle de gizem ve ümit arayan insan simgesi karşılaştırılmıştır.
Bu bölümde Nietzsche bilhassa Deleuze’un yazdığı Nietzsche ve Felsefe kitabında belirtilen Hınç kavramıyla verilmiş. Cemal ve Nusret içinde geçen uzun bir diyalogla bu kavramlar detaylıca anlatılmıştır.
“Biri sezgiden korkar, öteki soyutlamayı hor görür; birincisi sanata ne kadar uzaksa, ikincisi de akla o kadar mesafelidir: İkisi de yaşama hükmetmeyi arzular: biri yaşamın en büyük felaketleriyle nasıl başa çıkılacağına dair bilgisiyle, bugünün yarınını da düşünerek, ihtiyatlılığı ve düzenliliğiyle, diğeri ise bu felaketleri görmeyen, hayatı ancak güzellik ve görünüm kisvesi altında gerçek addeden bir “coşkulu kahraman” olarak.” (Nietzsche- Şen Bilim )
7-KIŞ UYKUSU: TOPLUMSAL TOPOLOJİ OLARAK KAYBOLUŞ
Filmi izleyenler bilir, filmimizde en mühim kavramlardan biri ‘sınıf’ kavramıdır. Bu kavram çevresinde para, borç ilişkisi filmimizde devamlı işlenir. Bir de din adamının olduğu bölümleride aklımıza getirirsek, kitabın bu bölümünde bizlere destek olacak filazoflar kendiliğinden ortaya çıkar.
Marx veEngel’in meta kavramları, Weber’in kapitalizm ruhuna dair tartışmaları, Benjamin’in din ve kapitalizm üstüne düşüncelerine (kitabın devamlı yapmış olduğu benzer biçimde) filmden örnekler verilerek detaylıca anlatılıyor.
Aydın karakterine odaklanan bir fazlaca incelemenin aksine bölüm daha yan karakterlere Necla, İsmail, İlyas, Hamdi, Nihal karakterlerine odaklanıyor. Bilhassa İsmail’in Necla ile olan diyalog sahnesi detaylıca anlatılmış.
Film hakkında altyazı dergisinin Nuri Bilge Ceylan’la yapmış olduğu enfes röportajı okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Nuri Bilge Ceylan’la Kış Uykusu Üzerine


Kitap bu işte. Baştanbaşa bir beyaz perde ve felsefe ilişkisi üstüne Nuri Bilge Ceylan filmlerinin analizleriyle dolu. Tek tamamlanmamış yanı Avrupa edebiyatı ve felsefesi çerçevesindeki incelemeye Avrupalı yönetmenlerle benzerlik ve farklılıkları da içeren bölümler konulmamış olması.
Ilk olarak kitabı tüm Nuri Bilge Ceylan sevenlere tavsiye ederin. Bunun yanında yönetmen ve filmleri hakkında detaylı informasyon almak isteyenler ile beyaz perde-felsefe-sosyoloji düzleminde okuma yapmak isteyenler de bu kitabı okumalı. (Serkan Mutlu)

Bu kitabi beyaz perde tv sektörüne girince okumuştum ilk başta hiçbir şey anlamadım tamam sanat var zanaat var birazda beceri var fakat bir şey eksikti sanki fakat sonrasında Nuri Bilge Ceylan’ın yaşamını okuduğumda eserlerini izlediğimde birazcık da akıllı demirkubuz atışmasını incelediğimde bambaşka bir hal aldı. Bence Nuri Bilge Ceylan benzer biçimde bir insan Türkiye’ye tekrar gelmeyecek… (Selçuk yıldırım)


Nuri Bilge Ceylan Sineması PDF indirme linki var mı?


Bülent Diken – Nuri Bilge Ceylan Sineması kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de Nuri Bilge Ceylan Sineması PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Bülent Diken Kimdir?

1964 doğumlu. Üniversite öğrenimini Danimarka’da şehir planlaması branşında tamamladı. Halen Lancaster Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğretim üyesi. Araştırma alanları toplumsal kuram, politika felsefesi, beyaz perde, kentleşme ve göçmenlik üstünde yoğunlaşıyor. Başlıca kitapları Strangers, Ambivalence and Social Theory (Yabancılar, Müphemlik ve Sosyal Teori, Ashgate, 1998), The Culture of Exception (İstisna Kültürü, Routledge, 2005, Carsten B. Laustsen ile beraber) ve Nihilism’dir (Nihilizm, Routledge, 2009).


Bülent Diken Kitapları – Eserleri

  • Filmlerle Sosyoloji
  • Nuri Bilge Ceylan Sineması
  • Nihilizm
  • İsyan, Devrim, Eleştiri


Bülent Diken Alıntıları – Sözleri

  • Aslında bağışıklık kaybının sebebi edilgin nihilizm kültürü, edilgin nihilizmin “aşırı koruma” gayreti benzer biçimde görünür; işi olmayan bırakılan “antikorlar”ın içinde yaşadıkları organizmayı hedef alması benzer biçimde, nefrette de “ kendine yönelik saldırganlığa ve bir öz-bağışıklık hastalığına çok benzemektedir. (Nihilizm)
  • Nietzsche de demokrasinin paradoksal bir kavram olduğunu düşünür çünkü demokrasi her zaman, (siyasi olmaktan ziyade) üzerine ahlaki bir adalet talebi kılıfı geçirilmiş mükemmel bir hınç ortamına dönüşebilir. (Nihilizm)
  • Sinemacı ile sosyolog rekabet içindedir, zira ikisi de toplumsal yaşamın temsillerini ortaya koyar. (Filmlerle Sosyoloji)
  • Cüce, “ zamanın kendisi bir döngü “ dediğinde Zerdüşt, “ bunu çok hafife alma “ der. Geri dönen, bizi şimdiki zamanı geçmekte olan bir an olarak düşünmeye, oluş olarak görmeye iten, farktır. Bu anlamda varlık, oluşa karşıt değildir, oluştur. Varolan, mevcut, sadece geçmişle değil, gelecek olanla, gelecekle de bağlantılıdır. (Nihilizm)
  • İçindeki her şeyin zaten yaratılmış olduğu bir dünyada yaratıcı olma imkanı bulunmadığına göre, keder kaçınılmazdır (Nihilizm)
  • “fikir” şimdiki durumumuzu imkânlar prizmasından geçirerek düşünmemizi sağlayan şeydir. Fikir diye bir şey olmasa toplumsal yaşam salt/çıplak tekrara, aynının bitmek bilmeyen Sisyphosçu bir yinelemesine döner. (İsyan, Devrim, Eleştiri)
  • Sinema, başkalarının yaşamlarına katılmayı ve onlarla özdeşleşmeyi mümkün kılar, böylelikle tutucu bir ev kadını film aracılığıyla bir fahişeyle empati kurabilir. (Filmlerle Sosyoloji)
  • Aslında hınç insanı “ bir süreliğine kendini küçültüp boyun eğmeyi “ bilir. Ben kiniğim ama beni çevreleyen toplum benden daha kinik; ben kötüyüm ama sen benden betersin. (Nihilizm)
  • “Kötü olan aslında biziz. Kötülüğe karşı savaş başkalarına kafa tutmak değil, kendimizle ve kendi arzumuzla yüzleşmektir. Bu bakımdan Sineklerin Tanrısı hepimizin içinde örtük bir biçimde bulunan faşizmin öyküsüdür.” (Filmlerle Sosyoloji)
  • Bir bakıma beyaz perde, bir tür toplumsal bilinçdışı işlevi görür. (Filmlerle Sosyoloji)
  • Asıl sorun özgürleşmektir, gidişatın özgürlük olması değil.
    “Özgürlüğün garantisi özgürlüktür.” (İsyan, Devrim, Eleştiri)
  • Film kendi kendine sergileyen, kendi kendine konuşan, kendi hakkındakileri öğrenen bir ideolojidir. (Filmlerle Sosyoloji)
  • Modern cemiyet bir taraftan dizgesel olarak “tutunamayanlar” yaratırken bir taraftan da bu durumu bir yazgı olarak, kişinin kendi hatası olarak resmeder. (Nihilizm)
  • Nuri Bilge Ceylan şunu demiş: “Mütevazılık falan hiçbir zaman gerçek bir üst değer olamamıştır bizde. Bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar, hissedersiniz…” (Nuri Bilge Ceylan Sineması)
  • İnsanın kötülüğe hizmet etmek için ille de psikopat olması gerekmez. Düşünmemek ve vurdumduymazlık yeterlidir. (Filmlerle Sosyoloji)
  • Radikal değişimi hayal edemeyen politika-sonrası bir cemiyet bizimkisi. Siyasetin hiper-siyasete dönüştüğü “tek boyutlu” bir cemiyet. (İsyan, Devrim, Eleştiri)
  • “Üşümesin diye üstünü örtüğünüz birinin cenazesine katılmadan dünyayı anlayamazsınız” (Nuri Bilge Ceylan Sineması)
  • Hiç şüphesiz, beyaz perde bugün toplumsal farklılıklara dair bilgilerin yayılması açısından en mühim alanlardan biri. (Filmlerle Sosyoloji)
  • “…Ebedi hakkaniyet kanunlarına iyi niyetli insanların imgesel denirdi kibirli bir tavırla; biz bu tarz şeyleri görkemli gerçekliklere dönüştürdük. Ahlak eskiden felsefecilerin kitaplarında olurdu, biz onu milletlerin yönetimine soktuk.” (İsyan, Devrim, Eleştiri)
  • Demokrasi tam olarak nedir diye sorulduğunda Deleuze “muhtemelen ben hiç görmedim” diyerek cevap verecektir, tıpkı Anti-Oedipus’taki favori cümlesinde, “Hayır, şimdiye kadar hiç şizofrenik görmedik” söylediği benzer biçimde. (Nihilizm)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri