Eğitim

Sinan – Abidin Dino Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sinan – Abidin Dino Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sinan kimin eseri? Sinan kitabının yazarı kimdir? Sinan konusu ve anafikri nedir? Sinan kitabı ne konu alıyor? Sinan PDF indirme linki var mı? Sinan kitabının yazarı Abidin Dino kimdir? İşte Sinan kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Abidin Dino

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9739750800257

Sayfa Sayısı: 74


Sinan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Tüm dünyada bir deha olarak kabul edilen ve eserleri hayranlık uyandıran Mimar Sinan’ın yaşamı ve sanatı üstüne birçok kitap yazıldı bugüne dek. Ülkemizin yetiştirdiği en mühim ressam ve kültür adamlarından Abidin Dino’nun değindiği “Sinan”, bunlar içinde mühim bir yer tutuyor. Kitap, bununla beraber Dino’nun ressam olmasıyla birlikte emsalsiz bir yazar bulunduğunun da bir kanıtı. Abidin Dino’nun düşsel bir yaşamöyküsü niteliğindeki Sinan’ı, Anadolu topraklarında boy atmış ozanlara, mimarlara, âşıklara büyük ilgi duymuş, yazılarında onları anmış, resimlerinde onlardan devraldığı aslı yansıtmış usta bir sanatçının, bir öteki ustaya selamı…Sinan’ın genişletilmiş bu ikinci baskısında, Abidin Dino’nun metin-dışı resimleri ve Sinan’ın, 1947-48’de Eser dergisinde yayımlanmış ilk iki kısmı kitaba eklendi. “Sinan Dosyası”nın, piyasaya çıkan ilk metinlerle buluşması, Abidin Dino’nun yazarlık çabasını, ondaki kuyumculuğu göstermesi açısından da garip olacaktır.


Sinan Alıntıları – Sözleri

  • Sünnet bile olmamış devşirmelerin, ilkin Hacı Bektaş’ı sonrasında da Hacı Bayram’ı ziyaret etmeleri ne mene bir iş? Aslında pek şaşılacak bir şey yok. Ağırnas’ta, Müslümanlar Hıristiyan “ayazma”larına mum dikiyor, Hıristiyanlarsa Müslüman yatırlarına kurdele bağlıyorlardı.
  • Her toprağın bir isteği, bir doğurma zoru vardır devrine gore. Sanırım mimarlık işte bu isteğin ebeliğini yapmaktır.
  • Kayseri’de taş, bir limanda deniz kadar lüzumlu.
  • İstanbul şehrinin kurtarılışı 1453’te başlamış ve Süleymaniye’nin bittiği güne kadar sürmüştür.
  • Belki Sinan rastlantıya inanmıyordu fakat, tesadüf Sinan’a muhakkak inanmıştı.
  • Adım atmak, bir adım daha atmak, şu demek oluyor ki yürümek, bir sanattır Yayabaşı Ağa’nın söylediğine gore.
  • Cansız taşı diriltmek, uçurtmak, aşka getirmek, gerçek mimar denen adama vergi bir hüner. Cansız taşı, canlı kılmak işte tüm marifet burada.
  • Padişah bile olsa insanoğlu haddini bilmeliydi.
  • Felek, “Yürü yâ kulum!” demeye görsün, devşirmenin başına devlet kuşu bile konabilirdi günün birinde.
  • İznik Gölü deniz değil, denize bir önsöz olsa olsa.


Sinan İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Mimar Sinan’ın hayatından kısa ve öz bilgiler anlatılır.
Hayatını ve yapacağı eserler sinana gözükür fakat daha zamanı vardır.
Süleymaniye camii
Selimiye cami (Ha K eN)

Abidin Dino’nun düşsel öyküsünü yazdığı Mimar Sinan; 81 camii, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra, 17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak suretiyle 375 yapıt yapmıştır.Ayrıca, Edirne ilindeki Selimiye Camisi Dünya Kültür Mirası listesindedir.
Köyden çıkışı,Acemi oğlan olarak olarak ocağa alınışdan,Yeniçerilik yılları kurgusal olarak anlatılmış.Abidin Dino bizi Sinan hayal yaşamına da ortak etmeye çalışıyor.Sinan’ın çevresini idrak etme biçimini,mimarlığa giden yolda edinmiş olduğu kazanımlar anlatılmış.
Duru ve öz bir anlatımla,kısa bir yaşam öyküsü her insana tavsiye ederim… (UnutGan Adam)

Ressam, yazar ve yönetmen olan Abidin Dino’yla tanışmam bu kitapla oldu.
Anlatımı ve betimlemeleri oldukça güçlü ve keyifliydi.
Kitap, adından da anlaşılacağı üzere Mimar Sinan’ın Mimar Sinan olmadan önceleri, yalnız Sinan olduğu yaşamına dair bir düşsel öykü.
Mimar Sinan’a dair bilimsel bir yazın değil bu kitap.
Abidin Dino’nun hayranı olduğu ustanın yaşamına dair kurduğu, çok başarılı aktarılmış bir düş.
Kitabı çok beğendim, sizlere de tavsiye ederim. (Ecem Nur)


Sinan PDF indirme linki var mı?


Abidin Dino – Sinan kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Sinan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Abidin Dino Kimdir?

Divanı Muhasebat Müdürü Rasih Bey ile müzik ve edebiyatla ilgili bir hanım olan Saffet Hanım’ın oğlu olan Abidin, ailenin beşinci evladı idi. Doğduğu yıl ailesi Cenevre’ye, peşinden Fransa’ya yerleştiğinden çocukluğu Avrupa’da geçti.

1925’te ailece İstanbul’a döndü. Robert Kolej’de tahsil görmeye başladı. Ilkin babasının ve peşinden annesinin ölümünden sonrasında sanata olan ilgisinin ağır basması sebebiyle öğrenimini yarıda bıraktı ve ağabeyi ozan Arif Dino’nun desteğiyle fotoğraf, karikatür ve yazı alanında kendini geliştirmeye başladı.lk çizimleri Yarın gazetesinde, ilk yazıları Artist dergisinde 1930’lu yılların başlangıcında yayımlandı. Bu yıllarda Nazım Hikmet’in Sesini Kaybeden Kent (1931) ve Bir Ölü Evi (1932) adlı kitaplarına kapak desenleri de çizdi ve kendini oldukca genç yaşta “ressam” olarak kabul ettirdi. Halkın Dostu Gazetesi’nde piyasaya çıkan Atatürk’ü mevzu alan, çizgilerle süslü röportajı ile Atatürk’ün de takdirini kazandı.

1933 senesinde “D Grubu” adlı sanat grubunun kurucuları içinde yer aldı. Bu grubun amacı, memlekette sanatın gelişmesini ve yayılmasını sağlamak, fikir yanı ağır basan resimler yaparak, batıdaki uygar akımlarla boy ölçüşecek yenilikler getirmekti.Aynı yıl Türkiye’nin Kalbi Ankara isminde belgesel filmi çekmek için Türkiye’ye gelen Sovyetler Birliği’nin meşhur yönetmenlerinden Sergey Yutkeviç bir sergide resimlerini görüp beğendi. Yutkeviç’in filmini izleyen Atatürk, kendisinden bir Türk gencini yetiştirmesine olanak olup olmadığını sormuştu. Böylece Yutkeviç, Dino’dan dekoratör ve ressam olarak çalışmak suretiyle kendisiyle SSCB’ye gelmesini istedi. Dino, 1934 senesinde beyaz perde öğrenimi görmek suretiyle SSCB’ye gitti ve üç yıl kaldı. Üç yıl boyuncaLeningrad’da Eisenstein ve Yutkeviç’in yanında makyajdan dekora, rejiden senaryoya tüm yönleriyle beyaz perde eğitimi aldı. Yutkeviç’in yönettiği Madenciler filmimizde çalıştı. Bu dönemde sol fikirlerle tanıştı. 1937’de II. Dünya Savaşı sebebiyle Sovyetler Birliği tüm yabancı öğrencileri geri gönderince Leningrad’dan ayrılmak mecburiyetinde bırakıldı.

Dino, Sovyetler Birliği’nden sonrasında Londra’ya ve sonrasında da Paris’e gitti. İspanya’daki iç harpte Cumhuriyetçiler safındaki internasyonal gönüllü tugaylar bünyesinde savaşmak için Paris bürosuna başvurduysa da cumhuriyetçiler açıkça yitirmek suretiyle olduğundan kabul edilmedi. 1937’de yerleştiği Paris’te ressam ve dekoratör olarak film çekim çalışmalarında bulunmuş oldu. Gertrude Stein, Tristan Tzara, Eisenstein, Andre Malraux ve Pablo Picasso şeklinde devrin önde gelen sanatçılarıyla dostluklar kurdu.Abidin Dino 1939’da Türkiye’ye döndü, 1941’de dostlarıyla Yeniler Grubu’nu oluşturdu. Grubun açmış olduğu ve Liman çevresindeki balıkçıları mevzu alan sergi, büyük ilgi uyandırdı.

Dino, çizgi ve desenlerin ön plana çıkmış olduğu resimlerinde işçi ve köylü tiplerini emsalsiz bir üslupla işledi. Başlangıçta Picasso’nun tesirinde kalan sanatçı, daha sonraları yapıtlarında emsalsiz ve mahalli bir senteze ulaştı.

Çeşitli dergilerde çizgi ve yazılarıyla halktan yana, gerçekçi bir sanat görüşünü savundu. İlk sayısı 18 Kasım 1938’de çıkan S.E.S (Sanat.Edebiyat.Sosyoloji) adlı derginin çıkmasına büyük katkı veren sanatçı, bu derginin kapanmasından sonrasında pek oldukca başka mecmua çıkardı. Amacı, faşizm ile mücadelede mümkün olduğunca oldukca kişiyi harekete geçirmekti. Türkiye Komünist Partisi’nin mühim üyelerinden birisi oldu.Liman Sergisi’nin açıldığı 1941 senesinde Abidin Dino, siyasal nedenlerle ilkin Mecitaslı’ne (Çorum), sonrasında Adana’ya sürgüne gönderildi. Adana’da Türk Sözü gazetesini yönetti. “Kel” adlı bir oyun yazdı, sadece oyun derhal toplatıldı. Çukurova’nın pamuk işçilerini mevzu alan resimler yapmış oldu ve heykel ile ilgilenmeye başladı. 1943 senesinde yazar ve dilbilimci Güzin Dikel ile evliliğe ilk adımını attı. Sürgün sona erince İstanbul’a döndü.1950’de “Çingeneler” adlı filmin senaristliğini yazdı, senaryo yasaklandı.1952’de yurt dışına çıkış yasağı kalkınca kati olarak Paris’e yerleşti. 1954’ten itbiaren sekiz yıl süresince Paris’teki Mayıs Salonu sergilerine katıldı. Fransa, Cezayir, Amerika şeklinde değişik ülkelerde sergiler açtı. Fransa Plastik Sanatlar Birliği onur başkanlığı New York Dünya Sanat Sergisi danışmanlığı şeklinde görevlerde bulunmuş oldu.

‘İşkence’, ‘Atom Korkusu’, ‘Savaş ve Barış’, ‘Çıplaklar’, ‘Dört Kent’, ‘Dağ-Deniz’ şeklinde birçok yapıtı çeşitli galeri, müze ve koleksiyonlarda yer aldı.

1966’da yönettiği Dünya Futbol Kupası’nı mevzu alan “Gol” adlı belgesel filmle İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi tarafınca yönetmen Robert Joseph Flaherty anısına verilen belgesel film ödülünü aldı.

1968 talebe vakaları esnasında Paris sokaklarında yürüyüşlere, toplantılara katıldı, sokaklardaki etkinlikleri çizdi. Türkiye’deki ilk kişisel sergisini 1969’da açarak Paris çalışmalarının bir bölümünü gösterdi.

1979 senesinde Fransız Plastik Sanatlar Birliği”nin Onursal Başkanlığı’na seçildi, 1989’da Fransız Kültür Bakanlığı’nın Sanat ve Edebiyat Altın Şövalye Nişanı ile ödüllendirildi.

Zaman vakit Türkiye’de kişisel sergiler açan Abidin Dino’nun sergileri içinde “Eller, Parmaklar, Acılar, Acayipler, Tedirginler, Domatesler” başlıklı sergisi (1984, İstanbul) ve “Bu Dünya Sergisi” (1987, İstanbul) vardır. El motiflerinden oluşan heykeli 1993’te Maçka’ya yerleştirildi. Aynı yıl, ‘Biçimden Öte’ ve ‘Acıyı Çizmek’ adlı kitaplarını yayımladı.

1990’da troid kanseri teşhisi konan sanatçı, 7 Aralık 1993 günü Paris’te yaşamını yitirdi. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Aşiyan’daki aile mezarlığında toprağa verildi.


Abidin Dino Kitapları – Eserleri

  • Ölüm mü? Ne Buluş!
  • Nâzım Üzerine
  • Sinan
  • Yeditepe Öyküleri
  • Sensiz Her Şey Renksiz
  • Kısa Hayat Öyküm
  • Eller
  • Pera Palas
  • Abidin Londra’da
  • Adana Yazıları
  • El Yüz
  • Gören Göz İçin Fikret Mualla
  • Kızılbaş Günlerim
  • Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar
  • Ne Güzel Çocukluktu
  • Verese Kel
  • Toplu Yazılar
  • Güzin Dino – Abidin Dino Mektupları
  • Acıyı Çizmek


Abidin Dino Alıntıları – Sözleri

  • “İz bırakmak. Bundan başka ne ki resim yapma dürtüsü?” (Eller)
  • Gelgelelim İstanbul daima, hem evvelinde kestirilemeyen, hem de apansız değişimlere sahne olmuştur… (Pera Palas)
  • Büyükler “çocuk” ister illa, bir de bebeklere problem (dilleri yetse) büyükleri istiyorlar mı bakalım ? (Kısa Hayat Öyküm)
  • Padişah bile olsa insanoğlu haddini bilmeliydi. (Sinan)
  • Ölüm gelip geçtikten sonrasında salt eller kalır aslına uygun. (Eller)
  • İstanbul şehrinin kurtarılışı 1453’te başlamış ve Süleymaniye’nin bittiği güne kadar sürmüştür. (Sinan)
  • Sert ve siyah kirpiklerinden öperim, onlar alnıma değse, isteksizliğim kalmayacak. (Güzin Dino – Abidin Dino Mektupları)
  • Kahve telvesinin vaatlerine güvenerek yaşayan sanatkâr fincan dibinde ki coğrafyadan ümidini kesti.
    Sanat sanat için, sanat kendin için,sanat komşun için cinsinden muskaları bırakıp başımızın çaresine bakalım. (Toplu Yazılar)
  • Felek, “Yürü yâ kulum!” demeye görsün, devşirmenin başına devlet kuşu bile konabilirdi günün birinde. (Sinan)
  • Şairler ölmez.
    Hiç kuşkusuz.
    Ama görmüş olacaksınız, dostluklar da ölmüyor… (Nâzım Üzerine)
  • Yine de ölmekle, dünyadan ayrılmak kadar zordu doğmakla dünyaya alışmak. (Kısa Hayat Öyküm)
  • Saray şeklinde adam, içi dışı bilinmedik cinsten. (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • Dört ayaklı bir mahluk olan atın gözlerine dikkatli baktınız mı asla? Parmaksız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne fotoğraf yapabilir, ne de okşayabilir. Gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden. (Eller)
  • Reis ne bilsin ki hanımefendilerin ve denizin hafızası yok! (Yeditepe Öyküleri)
  • Bedri Rahmi – maazallah – cehenneme gitse, cehennemin bile sevilecek bir tarafını bulur. (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • Sevgimizde aşınma şu şekilde dursun, yepyeni dalbudaklar fışkırmış her taraftan, hangisine bakacağıma şaşırdım, hem de ne güzelleştin! (Sensiz Her Şey Renksiz)
  • Tüm bunların hiçbiri umurumda değil, seninle birlikte bir Sputnik hızı ile dünyayı dolanıyorum durmadan, başka bir şey bilmiyorum. (Sensiz Her Şey Renksiz)
  • Derken denizlerden haber gelir; Uskumru geliyor! “Uskumru geliyor” çığlıklarını işiten hamile hatunlar çocuk düşürür, Rum balıkçılar ıstavroz çıkarır, mi­narelerde müezzinler haykırır, askerler merhaba verir; meyhane müşterileri ayağa kalkar, genelevde faali­yet durur, deniz dibinde iki sıra çurçur, iki sıra kayabalığı heyecanla haykırır: Yaşa, yaşa, bin yaşa! (Yeditepe Öyküleri)
  • Mikelanj’ın Zapata isminde birine yazdığı mektupta söylediği şeklinde: “Ne vakit büyük bir ressam – ki öylesi azca – suni ve düzmece görünen bir iş yapmışsa, bu sahtelik gerçektir; bir yerde daha büyük bir gerçek, yalan olur.” (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • “ey sevgili kardeş, kimi vakit öylesine iyi biliyorum ki istediğimi. hem hayatımda hem resmimde Allah’sız edebilirim, fakat hastalığıma karşın, kendimden büyük olan bir şey var ki onsuz edemem. bu hayatımdır, yaratma gücüm.”
    Van Gogh (Gören Göz İçin Fikret Mualla)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri