Eğitim

Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki – Samuel Noah Kramer Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki – Samuel Noah Kramer Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki kimin eseri? Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki kitabının yazarı kimdir? Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki konusu ve anafikri nedir? Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki kitabı ne konu alıyor? Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki PDF indirme linki var mı? Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki kitabının yazarı Samuel Noah Kramer kimdir? İşte Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Samuel Noah Kramer

Çevirmen: Hamide Koyukan

Orijinal Adı: Myths of Enki, The Crafty God

Yayın Evi: Kabalcı Yayınevi

İSBN: 9789758240333

Sayfa Sayısı: 461


Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki, dünyanın en eski edebiyatından meydana getirilen bir çeviriler kitabıdır. Cenup Mezopotamya’da kurulmuş kadim Sümer Enki’yi, panteonun en yüksek derecesini oluşturan dört tanrı ve tanrıçadan biri olarak kabul ederdi. Sümer’in en mühim mitleri Enki üstünde yoğunlaşmıştır. Enki yaratıcı bir tanrıydı; ana tanrıçayla beraber Sümerlerce malum evrenin büyük kısmına şekil vermiştir. Aynı zamanda bir bolluk figürüydü ve kozmosun tertipli işleyişini elde eden “özler”e ve “kaderler”e hakim olduğu düşünülürdü. Yaratılan her şeyin adını bildirir, yazgıları belirler; kıymetli me’lerin yöneticisi ve dağıtıcısıdır; denizlerin ve ırmakların neşesi ve dehşetidir; ülkenin efendisi ve tüm ülkelerin babasıdır. Hepsinin ötesinde emirleri sorgulanmayandır. Enki, tanrıların oldukça akıllı, her şeyi bilen önderi, bilge bir danışman, kıymetli bir dost ve gönenç ve başarıları için dirimsel her şeyi sağlamış olduğu insanlığın eli açık velinimeti olarak yüceltilmiş ve övülmüştür.

(Arka Kapak)


Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki Alıntıları – Sözleri

  • “Tamahkâr insanla yiyecek yeme
    Aptala söz sarf etme.”
  • Karar vermesi rahat benzer biçimde görünen “en, lugal, nin ve nun” benzer biçimde Sümerce terimleri bizim bildik adam egemen “efendi”, “kral”, “hanım” ve “prens” sözcüklerimizle çevirmek karmaşık bir soruna dönüşmektedir.
    Nin sözcügü sorunludur.Bu sebeple Sümer zamanı bir dönem kadar adam ve hanım için aynı halde kullanılmıştır.Daha sonrasında yalnızca hanımefendiler için kullanılmış bundan dolayı “Hanım” sadece tanrıça Inanna’nın veziri Ninşubur benzer biçimde adam adlarında kalmıştır.
  • Inanna, sen mahvedilemeyeni mahvettin;
    Sen akıl sır ermeyeni |?| kavradın|?|.
  • Ninhursag Enki’yi vulvasına oturttu:
    “Kardeş neren ağrıyor?”
    “Kafam ağrıyor.”
    “Abu’yu doğurdum senin için.”
    (…)
    “Kardeş neren ağrıyor?”
    “Boğazım ağrıyor.”
    “Nazi’yi doğurdum senin için.”
    (…)
    “Kardeş neren ağrıyor?”
    “Kaburgam ağrıyor.”
    “Ninti’yi doğurdum senin için.”
    “Kardeş neren ağrıyor?”
    “Ag’ım ağrıyor.”
    “Enşag’ı doğurdum senin için.”
    Doğurduğum küçükler için
    Abu bitkilerin kralı olsun
    (…)
    Ninti ayların kraliçesi olsun.
    Enşag Dilmun’un efendisi olsun.
    Ey Enki Baba sana şükürler olsun!
  • “Yüreğinde büyük işler çevirir,
    Yüreği düşmancadır.”
  • Yalnız olan şahıs, kurnaz şahıs, ülkenin anası Nintu’nun önünde,
    Enki, kurnaz şahıs, ülkenin anası Nintu’nun önünde,
    ersuyuyla hendekleri dolduran penisi var,
    meni seliyle sazlığı dolduran penisi var,
    kucağı örten asil örtüyü yırtıp açan penisi var.
    “Bataklıkta kimse yürümesin” dedi yüksek sesle,
    “Bataklıkta kimse yürümesin” dedi Enki.
    An’ın yaşamı üstüne yemin etti.
    Bataklıkta yatana ilişkin olan ersuyu,
    bataklıkta yatana,
    Enki ersuyunu bağlı olduğu Damgalnunna’ya yöneltti
    ersuyunu döl yatağına akıttı, Enki’nin ersuyunu,
    ersuyunu Ninhursag’ın döl yatağına akıtır.
    Bir gün ona bir aydır
    (…)
    dokuz ay ona dokuz aydır, Kadınlık Ayıdır.
    halis yağ benzer biçimde, halis yağ benzer biçimde, kıymetli yağ benzer biçimde
    Ninti, ülkenin anası, halis yağ benzer biçimde, halis benzer biçimde,
    kıymetli yağ benzer biçimde,
    Ninmu’yu doğurdu.
    (…)
    Ninmu ırmağın kıyısına çıkar
    Enki bataklığın haricinde yol alır, yol alır
    Sukkal’ı İsimud’a şu şekilde der:
    “Güzel genç kızı öpeyim mi?
    Güzel Ninmu’yu öpeyim mi?”
    Sukkal’ı İsimud onu yanıtlar:
    “Güzel genç kızı öp
    Güzel Ninmu’yu öp
    Kralım için güçlü bir rüzgar estireceğim
    Kralım için güçlü bir rüzgar estireceğim”
    (…)
  • “Sen, merhametsiz ölüm!
    Seni ondan kim kurtardı?”
  • Enki, soylemesi üzücü fakat, aşağılık kompleksinden muzdaripti.
  • Enki kudretli sözün Tanrı’sıdır, kurnaz ve yaratıcıdır. Tüm öteki Tanrılar kendilerini beladan kurtarmak için kurnaz Tanrı Enki’yi çağırırlar. Tükenmez bir nasihat deposudur Bilge Enki.
    Atra-hasis’te, Tanrılar, yüce Tanrıların oturma bölgeleri olan kentleri kurmakta harcamak zorunda kaldıkları emekten yakınırlar. Enki bir çözüm önerir: “Ana Tanrıça, Tanrıların işlerini yapmak için yeni bir varlık yaratsın.”
    Yeni mahluk insandır. İnsan bir kez biçimlenince çoğalmaya adım atar ve gürültüleri Tanrılar için yeni bir mesele yaratır. Öfkeli Tanrı Enlil, insanoğlunu ilkin veba sonrasında da kıtlıkla yok etme girişiminde bulunur. Enki her seferinde Enlil’in planlarını bozar. Üçüncü girişim tufan göndermek olacaktır ve insanlığı dünya tufanından kurtarmak için Enki’nin hususi bir hilebazlık geliştirmesi gerekecektir.
    Enki kurnazlığı ile kurtarmanın bir yolunu bulur fakat Enlil’in gazabını üstüne çekmiştir. Enki insanoğluyla direkt kontakt kurmamaya bağlıdır fakat dolaylı yoldan bunu yapar. Atrahasis’e bir “kamış duvar” aracılığı ile seslenir, bilge yerine duvarla konuşur:
    Kamış Duvara Nasihat
    Enki ağzını açtı
    Ve kölesine konuştu:
    “Ben ne arıyorum?” dersin.
    Sana mesajım var:
    Dikkatini verdiğinden güvenilir ol!
    Duvar, dinle beni!
    Kamış duvar, her sözüme kulak ver.
    “Bir evi yık – bir vapur inşa et.
    Mal mülk mü? Onlardan nefret et.
    Hayatı kurtar.
    Yaptığın gemi-
    (eni) eşit olsun (boyuna).”
    “Onun üstünü apsu benzer biçimde kapla-
    Böylece güneş içini göremeyecek-
    Üstünü ve altını kapla.
    Halat takımlarını sağlam yap.
    Zifti – güçlendirmek için sertleştir onu.
    Senin üzerine yağmur,
    Sürüyle kuş, bir sepet balık yağdıracağım!”
    Enki’nin öğüdünü seyretmek bir güçtür, şundan dolayı başta yalnızca bir vapur inşa edilmesi değil, bir yaşam biçimi emrediliyormuş benzer biçimde görülür. Suyun altından ve üstünden gelen tüm iyi şeyler Enki’den çıkar. Yalnızca Enki’nin göndereceği yağmur ve bolca kuş ve balık bağlamı harap edilen tufana ilişkin bilgiler verir.
    İronik dizeler zekicedir, şundan dolayı bunlar şehir sakinlerini olacak korkulu olaylardan haber olmaksızın vapur inşa etmeye ikna eder. Enki’nin öğüdü Yalnızca yalanı örter:
    Buğday Sağanağı
    Enki ağzını açtı, şu şekilde diyerek,
    Bana, hizmetkârına, şu şekilde diyerek,
    “Sen, sen onlara şunu söyle:
    Enlil nefret eder benden – benden!
    Sizin kentinizde yaşayamam ben
    ne de Enlil’in olan toprağa çevirebilirim yüzümü.
    Ben apsu’ya ineceğim, efendim Enki ile yaşamak için.
    O sizin üstünüze şans yağmuru yağdıracak-
    Sürüyle kuş, en nadir görülen balıklar,
    Zengin hasat verecektir size.
    Şafakta, ekmek;
    gece – buğday sağanağı – boşaltacak üstünüze.”
    İnsanlığın varoluşuna dair bir temelle -tanrıları çalışmaktan kurtarmak için- başlamış olan öykü, yaratığı veba, kıtlık ve tufanla yok etme girişimlerine odaklanır ve nüfusu düşük tutmak için bir düzenle sonlanmış olur. Kurnaz Enki tarafınca tasarlanmış bir plandır bu. Buradan anlayacağımız şu ki; Enlil insanoğluna felaketler verirken, Enki onlarca kere kurnaz ve bilge planlarıyla, hileleriyle insanlığı Enlil’in gazaplarından ve felaketlerinden kurtarmıştır.
  • Aptala söz sarf etme.


Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Kitabı okuduğunuzda görmüş olacaksınız ki, enki tanrının cemal sıfatına karşılık gelir. Enlil ise celal. Nuha gemiyi yapmasını söyleyen Enkidir. İnsanlığı yoketmeye suya boğmaya çalışan da Enlildir. Gel de çık bu ikiliğin içinden (Jah)


Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki PDF indirme linki var mı?


Samuel Noah Kramer – Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Samuel Noah Kramer Kimdir?

(d. 28 Eylül 1897 Kiev-Rusya, ö. 26 Kasım 1990) dünyanın önde gelen Asur bilimcilerinden ve dünya genelinde tanınmış Sümer ve Sümer dili uzmanı.

1919’da ailesiyle beraber ABD’ye yerleşti; Temple Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nde eğitim görmüş oldu. Sümer dili ve edebiyatı üstüne uzmanlaştığı kariyerine, 1930-31’de Irak’a yapmış olduğu mühim yolculukla adım attı. Bu sırada Sümer tabletlerinin kazı ve çözme çalışmalarını yürüttü. 1950’de Pennsylvania Üniversitesi müzesinin tablet koleksiyonlarından görevli oldu.

Son olarak İsrail’deki Bar-Ilan Üniversitesi bünyesinde kurulan “Asuroloji ve Eski Yakın Doğu Enstitüsüne” Kramer’in adı verilmiştir.


Samuel Noah Kramer Kitapları – Eserleri

  • Tarih Sümer’de Başlar
  • Sümer Mitolojisi
  • Sümerler
  • Mezopotamya Mitolojisi
  • Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki


Samuel Noah Kramer Alıntıları – Sözleri

  • Türkiye Cumhuriyeti’nin sevgili kurucusu ve kahramanı, açık yüzlü, hüzünlü bakışlı Atatürk’ün büyük bir fo­tografı asılı. Bazı açılardan çagımızın en mühim siyasetçilerinden biri
    olan bu dikkate deger insan için söylenecek ve yazılacak daha pek oldukça şey var. Ama gerçekleştirdikleriyle yeni bir çag başlatmış da olsalar benim işim çagdaş “kahramanlar”la degil. Ben Sümerologum ve oldukça uzak geçmişin, çoktan beridir unutulmuş “kahramanlan”dır benim işi m. (Tarih Sümer’de Başlar)
  • Mal mülk uçan serçelerdir, konacak yer bulamazlar. (Sümerler)
  • Bir nedenden dolayı insanı yeryüzünden silmek için tufan çıkmasına karar verilmiştir. Ama en azından bazı tanrılar bu karardan pişmanlık duymuş gibidirler. Buna rağmen, insanoğlunu kurtarmanın yolunu kabul eden büyük bir olasılıkla su-tanrısı Enki’dir. Kitab-ı Mukaddes’teki Nuh’um Sümer karşılığı olan Enki, dindar, tanrı korkusu olan alçakgönüllü kral Ziusudra’ya tanrıların korkulu kararını bildirir ve oldukça büyük bir vapur yapmış olup kendisini kurtarmasını salık verir. Geminin yapılışını ayrıntılarıyla özetleyen uzun pasaj kayıptır; metnimiz tekrardan başladığında tufanın anlatılmasının ortasına gelinmiştir:
    Olağanüstü güçlü tüm fırtınalar, bir olup hücum etti,
    Tufan yeryüzünü kapladı,
    Yedi gün, yedi gece süresince,
    Tufan ülkeyi kasıp kavurdu,
    Koca vapur azametli sulara çarpıp dururken,
    Işığını yere göğe saçan Utu çıktı
    Ziusudra koca geminin bir penceresini açtı,
    Kral Ziusudra,
    Utu’nun önünde bölgelere kapanmış oldu,
    Bir öküz kesti kral, bir koyun kesti.
    Burada gene büyük bir parça kırık; metnimiz tekrardan okunması mümkün hale vardığında, Ziusudra’nın ölümsüzleştirilmesini betimler:
    Kral Ziusudra,
    An ve Enlil’in önünde bölgelere kapanmış oldu;
    Ona tanrılarınki benzer biçimde bir yaşam verdiler,
    Tanrılarınki benzer biçimde sonsuz soluğu onun için yere indirdiler.
    Böylece kral Ziusudra’yı,
    İnsanın ve…nin adının koruyucusunu,
    Geçiş dağında, Dilmun dağında, güneşin doğduğu yere
    Onlar yerleştirdiler.
    Şiirin kalanı okunamamaktadır. (Sümer Mitolojisi)
  • Bir karıya ya da çocuğa bakmayan, boynunda tasma kayışı taşımamıştır. (Sümerler)
  • Sümerler insan ve geleceğine ilişkin rahatlatıcı umutlar taşımıyorlardı. Kuşkusuz, itimat içinde olmayı özlüyorlar, bizim benzer biçimde korkudan, yoksulluktan ve savaştan kurtulmayı diliyorlardı. Ama bu hasret ve dileklerin gelecekte gerçekleşeceğine inanmıyor, tersine, insanların oldukça uzun süre öncesinde kalmış bir geçmişte mutlu yaşadıklarını düşünüyorlardı. (Tarih Sümer’de Başlar)
  • Bir yalan söyle, sonrasında hakikatı söylesen bile yalan sayılır. (Sümerler)
  • Enki kudretli sözün Tanrı’sıdır, kurnaz ve yaratıcıdır. Tüm öteki Tanrılar kendilerini beladan kurtarmak için kurnaz Tanrı Enki’yi çağırırlar. Tükenmez bir nasihat deposudur Bilge Enki.
    Atra-hasis’te, Tanrılar, yüce Tanrıların oturma bölgeleri olan kentleri kurmakta harcamak zorunda kaldıkları emekten yakınırlar. Enki bir çözüm önerir: “Ana Tanrıça, Tanrıların işlerini yapmak için yeni bir varlık yaratsın.”
    Yeni mahluk insandır. İnsan bir kez biçimlenince çoğalmaya adım atar ve gürültüleri Tanrılar için yeni bir mesele yaratır. Öfkeli Tanrı Enlil, insanoğlunu ilkin veba sonrasında da kıtlıkla yok etme girişiminde bulunur. Enki her seferinde Enlil’in planlarını bozar. Üçüncü girişim tufan göndermek olacaktır ve insanlığı dünya tufanından kurtarmak için Enki’nin hususi bir hilebazlık geliştirmesi gerekecektir.
    Enki kurnazlığı ile kurtarmanın bir yolunu bulur fakat Enlil’in gazabını üstüne çekmiştir. Enki insanoğluyla direkt kontakt kurmamaya bağlıdır fakat dolaylı yoldan bunu yapar. Atrahasis’e bir “kamış duvar” aracılığı ile seslenir, bilge yerine duvarla konuşur:
    Kamış Duvara Nasihat
    Enki ağzını açtı
    Ve kölesine konuştu:
    “Ben ne arıyorum?” dersin.
    Sana mesajım var:
    Dikkatini verdiğinden güvenilir ol!
    Duvar, dinle beni!
    Kamış duvar, her sözüme kulak ver.
    “Bir evi yık – bir vapur inşa et.
    Mal mülk mü? Onlardan nefret et.
    Hayatı kurtar.
    Yaptığın gemi-
    (eni) eşit olsun (boyuna).”
    “Onun üstünü apsu benzer biçimde kapla-
    Böylece güneş içini göremeyecek-
    Üstünü ve altını kapla.
    Halat takımlarını sağlam yap.
    Zifti – güçlendirmek için sertleştir onu.
    Senin üzerine yağmur,
    Sürüyle kuş, bir sepet balık yağdıracağım!”
    Enki’nin öğüdünü seyretmek bir güçtür, şundan dolayı başta yalnızca bir vapur inşa edilmesi değil, bir yaşam biçimi emrediliyormuş benzer biçimde görülür. Suyun altından ve üstünden gelen tüm iyi şeyler Enki’den çıkar. Yalnızca Enki’nin göndereceği yağmur ve bolca kuş ve balık bağlamı harap edilen tufana ilişkin bilgiler verir.
    İronik dizeler zekicedir, şundan dolayı bunlar şehir sakinlerini olacak korkulu olaylardan haber olmaksızın vapur inşa etmeye ikna eder. Enki’nin öğüdü Yalnızca yalanı örter:
    Buğday Sağanağı
    Enki ağzını açtı, şu şekilde diyerek,
    Bana, hizmetkârına, şu şekilde diyerek,
    “Sen, sen onlara şunu söyle:
    Enlil nefret eder benden – benden!
    Sizin kentinizde yaşayamam ben
    ne de Enlil’in olan toprağa çevirebilirim yüzümü.
    Ben apsu’ya ineceğim, efendim Enki ile yaşamak için.
    O sizin üstünüze şans yağmuru yağdıracak-
    Sürüyle kuş, en nadir görülen balıklar,
    Zengin hasat verecektir size.
    Şafakta, ekmek;
    gece – buğday sağanağı – boşaltacak üstünüze.”
    İnsanlığın varoluşuna dair bir temelle -tanrıları çalışmaktan kurtarmak için- başlamış olan öykü, yaratığı veba, kıtlık ve tufanla yok etme girişimlerine odaklanır ve nüfusu düşük tutmak için bir düzenle sonlanmış olur. Kurnaz Enki tarafınca tasarlanmış bir plandır bu. Buradan anlayacağımız şu ki; Enlil insanoğluna felaketler verirken, Enki onlarca kere kurnaz ve bilge planlarıyla, hileleriyle insanlığı Enlil’in gazaplarından ve felaketlerinden kurtarmıştır. (Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki)
  • Zenginliğe rastlamak zor olsa gerek, fakat yoksulluk hep bizimledir. (Sümerler)
  • Yunanlılar ve Romalılar, hayvan fablları yazınsal türünün doğuşunu, İÖ altıncı bin yılda Minik Asya’da yaşamış olan Ezop’a bağlarlardı. Buna rağmen, Ezop’a yüklenen fabllardan en azından bir kısmının ondan oldukça ilkin de var olduğu günümüzde bilinmektedir. Her durumda, “Ezopik” türdeki fabllar Ezop doğmadan bin yılı aşkın süre ilkin Sümer’de bulunuyordu. (Tarih Sümer’de Başlar)
  • yaptığımız karşılaştırmalı çözümlemelerden çıkan en garip
    netice, Sümer şiirinin Kitabı Mukaddes’te yer edinen aden öyküsündeki en şaşırtıcı motiflerden birine getirmiş olduğu açıklamadır; bu meşhur pasaj­da “tüm yaşayanların anası” Havva’nın, Adem’ın kaburga kemiğinden yaratıldığı anlatılır – fakat niçin kaburga kemiği? Kitabı Mukaddes’e gore adı aşağı yukarı “yaşatan dişi” anlamına gelen Havva adlı
    kadının yaratılmasında, İbrani öykü anlatıcıları niçin bedenin başka
    bir organını değil de kaburga kemiğini daha uygun bulmuştur? Eğer
    Kitabı Mukaddes’teki aden öyküsünün temelinde Dilmun şiirinin
    gösterdiği türden bir Sümer yazınsal tesiri bulunmuş olduğu varsayımı kabul edilirse, bunun sebebi iyice açıklığa kavuşur; şundan dolayı elimizdeki
    Sümer şiirinde, Enki’nin hasta organlarından biri kaburga kemiğidir.
    Kaburga kemiğine Sümercede ti denir. Bu nedenle Enki’nin kaburga
    kemiğini iyileştirmek için yaratılan tanrıçaya Sümerce Nin-ti, “kaburga kemiği hanımı” adı verilmiştir. Fakat Sümercedeki ti sözcüğü aynı
    zamanda “yaşatmak” anlamını da taşır. Böylece Nin-ti “yaşatan hanım” olmasıyla birlikte “kaburga kemiğinin hanımı” anlamına da gelebilir. Sümer yazınında da bir tür sözcük oyunuyla “kaburga kemiğinin
    hanımı” ile “yaşatan hanım” özdeş hale gelmiştir. Gerçi İbranicede
    “kaburga” ve “yaşatan” sözcükleri içinde hiçbir ortaklık bulunmadığı için sözcük oyunu geçerliliğini elbet yitirmektedir, fakat gene de
    Kitabı Mukaddes’teki aden öyküsüne taşınıp ölümsüzleştirilmiş en
    eski sözcük oyunu bu olmuştur. (Sümerler)
  • Tufan sonrası tekrardan başlayış döneminde, fakat herhalde daha ilkin de, daha yaratılışlarından itibaren insanların yaşamı hem daha uzun hem de daha sağlamdı, normalde ömürleri iki yüzyıllıktı. Ama yaşamları yalnız hayvan yetiştirenlerin yaşamına ve kaynaklarına bağlı olduğu, dolayısıyla yeterince çoğalamadıkları için sayıları yavaş yavaş kaygı verici derecede azaldı. (Mezopotamya Mitolojisi)
  • Enki, soylemesi üzücü fakat, aşağılık kompleksinden muzdaripti. (Sümerlerin Kurnaz Tanrısı Enki)
  • Toprağın dezavantajlarına karşın, Sümer’i gerçek bir Cennet Bahçesi’ne dönüştürdüler ve muhtemelen insanlık tarihindeki ilk en gelişmiş uygarlığı oluşturdular. (Sümerler)
  • Sümer kozmogonik görüşleri şu şekilde özetlenebilir:
    1. Başlangıçta ilksel deniz vardı; Sümerlerin bu denizi öncesiz ve yaratılmamış olarak kabul etmiş olmaları mümkündür.
    2. İlksel deniz birleşik haldeki göğü ve yeri ortaya çıkardı.
    3. Gök ile yer, katı öğeler olarak düşünülmiştü. Bununla beraber, aralarında, ana nitliği genişlemek olan, onlardan çıkan hava öğesi vardı. Böylece gök ile yer genişleyen hava öğesi tarafınca ayrıldı.
    4. Gök ile yerden daha hafifçe ve yoğunluğu oldukça daha azca olan hava, sümerlerce kim bilir havayla aynı maddeden olduğu kabul edilen ayı meydana getirmekte başarı göstermiş oldu. Güneşin aydan doğduğu düşünülüyordu; şu demek oluyor ki, ayın havadan ortaya çıkıp gelişmesi benzer biçimde o da aydan ortaya çıkıp gelişmişti.
    5. Gök ile yer birbirinden ayrıldıktan sonrasında, yeryüzünde nebat, hayvan ve insan yaşamı olanaklı hale geldi; yaşam hava, toprak ve su bileşiminin bir sonucu olarak düşünülmüş benzer biçimde görünmektedir; kuşkusuz güneş de buna dahildi.
    Sümerlerin tanrıbilimsel dile aktarılan bu usçu kavramları şu şekilde tanımlanabilir:
    1. Başlangıçta ilksel denizle kişileştirilen tanrıça Nammu vardı.
    2. Tanrıça Nammu eril gök-tanrısı An ile yer-tanrıçası Ki’yi doğurdu.
    3. An ve Ki’nin birleşmesinden, gök-baba An’ı toprak-ana Ki’den ayıran hava tanrısı Enlil hayata merhaba dedi.
    4. Hava tanrısı Enlil kendini, Sümerlerce tavanı ve duvarlarını koyu lacivert taşı rengi gökyüzünün ve yerini yer yüzeyinin oluşturduğu kabul edilen evinde, zifiri karanlıkta bulur. Ve evinin karanlığını aydınlatması için ay-tanrısı Nanna’ya yaşam verir. Sonra da ay-tanrısı Nanna, babasından daha parlak olan güneş tanrısı Utu’ya yaşam verir.
    5. Bundan sonrasında hava tanrısı Enlil anası yer tanrıçası Ki ile birleşir. Bu birleşme ve Su tanrısı Enki’nin büyük yardımı sonucunda yeryüzünde bitkisel ve hayvansal yaşam yaratılır. (Sümer Mitolojisi)
  • Martu anasına gidip,
    Evde şu şekilde der:
    “Kentimdeki dostlarım kendilerine eş aldılar, Komşularım kendilerine eş aldılar,
    Kentimde arkadaşlarımın içinde evli olmayan Eşi olmayan, evladı olmayan ,
    (Tek) ben kaldım.”
    Konuşmanın devamı anlaşılamamıştır; şu şekilde biter: ’ “Ey anam, bana bir eş al,
    Sana armağanlar getiririm.” (Sümer Mitolojisi)
  • Olağanüstü güçlü tüm fırtınalar, bir olup hücum etti, Tufan yeryüzünü kapladı,
    Yedi gün, yedi gece süresince,
    Tufan ülkeyi kasıp kavurdu,
    Koca vapur azametli sulara çarpıp dururken,
    Işığını yere göğe saçan Utu çıktı.
    Ziusudra koca geminin bir penceresini açtı,
    Kral Ziusudra,
    Utu’nun önünde bölgelere kapanmış oldu,
    Bir öküz kesti kral, bir koyun kesti.
    Kral Ziusudra,
    An ve Enlil’in önünde bölgelere kapanmış oldu;
    Ona tanrılarınki benzer biçimde bir yaşam verdiler,
    Tanrılannki benzer biçimde sonsuz soluğu onun için yere indirdiler.
    Böylece kral Ziusudra’yı,
    insanoğlunun ve …nin adının koruyucusunu,
    Geçiş dağında, Dilmun dağında, güneşin doğduğu yere
    Onlar (An ve Enlil) yerleştirdiler. (Sümer Mitolojisi)
  • Sümerler, Mısırlılardan değişik olarak, melankolik ve güvensiz bir yaşam görüşünü benimsemeye yatkındılar. (Tarih Sümer’de Başlar)
  • Seni suya koysalar suyu kirletirsin, bahçeye koysalar meyveler çürümeye adım atar..! (Tarih Sümer’de Başlar)
  • Büyük tanrılara şu şekilde seslendi ” İnsanların gürültüsü oldukça arttı. Tüm bu patırtı uyutmuyor beni! Emredin de salgın hastalık gelsin.” (Mezopotamya Mitolojisi)
  • Sümerlerin gide­rek Sami kökenli Akadlarca fethedilmesinin bir sonucu olarak, Sü­ merli profesörler malum en eski “sözlükler”i yapmaya girişmiş­ lerdi. Sami fatihler yalnızca Sümer yazısını ödünç almakla kalmadı­ lar, Sümerce konuşma dili olmaktan çıktıktan oldukça sonrasında da üstünde çalışıp yansılamak ettikleri Sümer yazınsal eserleri hazinesine kondular. Bu­ nun için de, Sümerce sözcük ve deyimierin Akadcaya çevrildigi “söz­ lükler”e pedagojik bir gereksinim dogdu. (Tarih Sümer’de Başlar)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri