Eğitim

Tanrı’nın Kırbacı Atilla – William Dietrich Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Tanrı’nın Kırbacı Atilla – William Dietrich Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Tanrı’nın Kırbacı Atilla kimin eseri? Tanrı’nın Kırbacı Atilla kitabının yazarı kimdir? Tanrı’nın Kırbacı Atilla konusu ve anafikri nedir? Tanrı’nın Kırbacı Atilla kitabı ne konu alıyor? Tanrı’nın Kırbacı Atilla PDF indirme linki var mı? Tanrı’nın Kırbacı Atilla kitabının yazarı William Dietrich kimdir? İşte Tanrı’nın Kırbacı Atilla kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: William Dietrich

Çevirmen: Faruk Özdem Yıldırım

Yayın Evi: Panama Yayıncılık

İSBN: 9786054401888

Sayfa Sayısı: 480


Tanrı’nın Kırbacı Atilla Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Her şey gayri meşru bir vakayla adım atar. Batı Roma İmparatoru III. Valentinian’ın kız kardeşi Honoria’nın bir uşakla yatakta basılması, bir skandala niçin olur. Bu düşüncesizliği sebebiyle hapsedilen Honoria, içinde bulunmuş olduğu durumdan kurtuluş umudu olarak dünyanın en korkulan savaşçısı olan Atilla’yı görür. 

Umarsızlık içinde, Hunların Kralı’na elçi göndererek yardımını ister. Bu yardım çağrısını bir evlenme teklifi olarak kabul eden Atilla, başlık parası olarak Roma İmparatorluğu’nun yarısı üstünde hak iddia eder ve böylece cenk makinelerini harekete geçirir.

Hunlarla açık bir savaşın, imparatorluğun mahvına sebep olmasından korkan Romalılar, gizli saklı kapaklı yollar arar. Diplomatik uzlaşma arama kisvesi altında Atilla’nın kampına gönderilmek suretiyle bir elçilik grubu oluşturan Romalı liderler, Atilla’nın cenk beylerinden birini Atilla’yı öldürmesi için bir suikast planının içine çekmeye çalışır. Aşırı istekli bir entelektüel olan Jonas, tarihçi olarak bu elçi grubuna dahil edilir. Ama suikast planı ortaya çıkınca, bir tarihçiden daha fazlası haline gelir. Hunlar tarafınca rehin alınan Jonas, diplomaside haiz olduğu yeteneklerin yanı sıra hayatta kalmak için kılıçla ilgili olarak yeni kabiliyetlere de gereksinim duyduğunu anlamış olur. Ama tek problemi hayatta kalmak değildir. Hun kampında tutsak olan ve Hun savaşçılardan birine verilmesi söz konusu olan Romalı güzel Ilana’yla tanışır. Tek başına kaçma girişimi bir çılgınlık olacaktır. Bir de Ilana’yı kurtarma düşüncesi intihar anlama gelir. Ama yaşamına mal olsa bile, Ilana olmadan kamptan ayrılamayacağının farkındadır. 

Jonas, kaçışını planlarken Roma ile Hunlar içinde olacak muharebede, neyin dirimsel bir ehemmiyet taşıdığını anlamış olur. Şimdi artık bir tek kendi yaşamı söz konusu değildir. Ilana ve imparatorluğu kurtarmak adına Batı medeniyetinin geleceğine karar vermek için karşı karşıya gelecek iki büyük ordunun, tarihteki en büyük savaşına Roma’yı hazırlamak suretiyle bilgiler ve eski bir kılıcı ulaştırmak zorundadır.


Tanrı’nın Kırbacı Atilla Alıntıları – Sözleri

  • Fazlaca fazlasını arzu etmek, yitirme riskini bununla beraber getirir.
  • Umut etmekten korkmak bir korkaklık işaretidir.
  • “Umut etmekten korkmak bir korkaklık işaretidir.”
  • “Bigilas, su yolu kemeri olarak adlandırdığı bir yapıyı da gösterdi. Edeco, Romalıların niçin bir dere kenarında yaşamak yerine nehirler inşa ettiklerini merak etti. Toprak Ana insan gereksinim duyduğu herşeyi vermişti ve Romalılar tüm yaşamlarını mevcud şeylerin kopyasını halletmeye emek harcayarak tüketiyorlardı.”
  • “Kimin dostun kimin düşmanın olduğu mevzusunda asla o denli güvenli olma. Kaderin değişiklik yapma şeklinde bir gücü vardır.”
  • “Genellikle kendi kendilerine gülmek isteyenler en yetenekli kişilerdir.”
  • Her şey,ölüm ve yaşam,bir kelebeğin kanadı kadar rastgele şansa dönüşmüştü.
  • ” Bir Hun’u satın almak öldürmekten daha kolaydır….”
  • “Yeteneksizliğin, erdemden daha çok nefret etmiş olduğu başka bir şey daha yoktur.”
  • Hunlar çocuklarına düşkündüler ve biz, Romalıların çocuklarımıza zamanı ve hitabeti öğrettiğimiz ciddiyetle onlar da çocuklarına biniciliği öğretiyorlardı. Yokluk yaşamın bir parçası olarak kabul ediliyor ve oruçlarla, sudan mahrumiyetle, uzun yüzme seanslarıyla, ateşe dağlanmayla ya da diken batırmayla insanoğlu zorluklara alıştırılıyordu.
  • Güneşin batmış olduğu yere kadar yürümek, şafağın insanlarının kaderinde var.


Tanrı’nın Kırbacı Atilla İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Kitap üslubu dolayısıyla sıkmayan,rahat akan bir kitap. Ancak şöyleki bir mesele var ki içinde doğru olmadığını düşündüğüm bir sürü informasyon var. Bir tarih kitabının daha özenli yazılmış olmasını arzu ederdim.
It is an easy-flowing book that is not boring due to its book style. However, there is a sorun that there is a lot of information in it that I think is not correct. I wish a history book had been written more carefully. (raistlin majere)

D&R’da gezinirken “Tanrı’nın Kırbacı Atilla” adlı kitabın gözüme çarpmasıyla elime alıp arkasını okumam bir oldu. Heyecanlandım ve direkt satın aldım. Herkesin olduğu şeklinde Atilla’nın kudretiyle ilgili kabataslak bir bilgim vardı. Lakin başarılarını, yaşamını ve kudretini detaylı bir halde öğrenmek için can atıyordum.
Kitap görkemli bir zamanı kurgu romanı. İnsanı okurken maceradan maceraya sürüklüyor. Atilla hakkında fazlaca informasyon edinmek de beklenmemeli. Zaten hunların kendi yazıları olmadığı için tarihleri hakkında da fazlaca bir informasyon kayda geçmedi. Gene de Hunlarla ilgili olmasıyla birlikte informasyon edinebiliyorsunuz. Şunu da belirtmek isterim ki Atilla fazlaca acımasız, gaddar lakin iyi bir önder olarak yansıtılmış kitapta. Gerçekte de öyleki değil miydi esasen? Bu durumda okurken kendinizi Batı Roma İmparatorluğunu desteklerken ve Jonas’ın başarıya ulaşmasını beklerken buluyorsunuz. Sonra kendinize gelip ben Türk’üm ve benim atam Atilla, bırak da Hunlar kazansın deyiveriyorsunuz 😀 İşte kitabı okurken bu şekilde çelişkiler içinde oldum. Skilla ah Skilla… Kendinizi onu sevmekten alıkoyamayacaksınız. Daha fazla anlatırsam spoilere girecek o yüzden burada noktalıyorum.
Kitabın sonundaki Tarih Notu kısmını da okumayı atlamayın. Nelerin hayal ürünü nelerin gerçek olduğu yazıyor ve Hunlar hakkında da birazcık daha informasyon veriyor. Okumanızı tavsiye ediyorum, keyifli okumalar temenni ediyorum. (Yasemin)

Game of thrones filmininin kurgusu bu romandan alınmış olmalı hatta neredeyse karakterler bile aynı.Ama kendilerine uyarlamışlar.
Filme, kurguya gereksinim yok. Bence her türkün içinde esasen bir ATİLLA var. (Atilla)


Tanrı’nın Kırbacı Atilla PDF indirme linki var mı?


William Dietrich – Tanrı’nın Kırbacı Atilla kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de Tanrı’nın Kırbacı Atilla PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı William Dietrich Kimdir?

Tarihçi ve tabiat bilimci William Dietrich, Pulitzer Ödülü sahibi bir muhabirdir. Seattle Times gazetesinde makaleler yazan ve Western Washington Üniversitesi’nde ders veren yazarın Scourge of God ve Hadrian’s Wall adlı iki kitabı daha bulunmaktadır.


William Dietrich Kitapları – Eserleri

  • Tanrı’nın Kırbacı Atilla
  • Napolyon’un Piramitleri


William Dietrich Alıntıları – Sözleri

  • “Kimin dostun kimin düşmanın olduğu mevzusunda asla o denli güvenli olma. Kaderin değişiklik yapma şeklinde bir gücü vardır.” (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • Kimse onun (Napolyon) neye inandığını, kendisi de dahil, bilmiyordu fakat Bonapart gene de dinin kitleleri nizama sokma mevzusundaki yararının sağlam bir savunucusuydu.
    “Din fakirleri zenginleri öldürmekten alıkoyan şeydir”
    Napolyon (Napolyon’un Piramitleri)
  • Her şey,ölüm ve yaşam,bir kelebeğin kanadı kadar rastgele şansa dönüşmüştü. (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • “Genellikle kendi kendilerine gülmek isteyenler en yetenekli kişilerdir.” (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • Umut etmekten korkmak bir korkaklık işaretidir. (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • Güneşin batmış olduğu yere kadar yürümek, şafağın insanlarının kaderinde var. (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • “Yeteneksizliğin, erdemden daha çok nefret etmiş olduğu başka bir şey daha yoktur.” (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • “Bigilas, su yolu kemeri olarak adlandırdığı bir yapıyı da gösterdi. Edeco, Romalıların niçin bir dere kenarında yaşamak yerine nehirler inşa ettiklerini merak etti. Toprak Ana insan gereksinim duyduğu herşeyi vermişti ve Romalılar tüm yaşamlarını mevcud şeylerin kopyasını halletmeye emek harcayarak tüketiyorlardı.” (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • “Umut etmekten korkmak bir korkaklık işaretidir.” (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • ” Bir Hun’u satın almak öldürmekten daha kolaydır….” (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • Memluk süvarileri kendini beğenmiş, yürekli adamlardı. Adları “satın alınmış adamlar” anlamına gelen, köle savaşçılardan meydana gelen bu kast, meşhur Salahaddin tarafınca haçlı seferleri esnasında hususi bir koruma gücü olarak oluşturulmuşlardı. Kafkaslardan gelen bu savaşçılar o denli güçlüydüler ki, Mısırı Osmanlı Türkleri için fethetmişlerdi. Cengiz Hanın Moğol kavimlerini ilk yenik eden, asker olarak ölümsüz şöhrete kavuşanlar da bu Mısırlı Memluklardı. (Napolyon’un Piramitleri)
  • Monge: Peki ya devrimin niçin olduğu ateizmle ilgili ne düşünüyorsunuz?
    Napolyon: Başarısız olmaya mahkum bir siyasal görüş ve fazlaca büyük bir hatadır. Tanrının var olup olmadığı mühim değildir. Dini ve hatta batıl inançları, özgürlükle ikileme soktuğunuzda insanların aklında din devamlı özgürlükten üstün gelecektir, bu kadar rahat. (Napolyon’un Piramitleri)
  • Hunlar çocuklarına düşkündüler ve biz, Romalıların çocuklarımıza zamanı ve hitabeti öğrettiğimiz ciddiyetle onlar da çocuklarına biniciliği öğretiyorlardı. Yokluk yaşamın bir parçası olarak kabul ediliyor ve oruçlarla, sudan mahrumiyetle, uzun yüzme seanslarıyla, ateşe dağlanmayla ya da diken batırmayla insanoğlu zorluklara alıştırılıyordu. (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • Fazlaca fazlasını arzu etmek, yitirme riskini bununla beraber getirir. (Tanrı’nın Kırbacı Atilla)
  • İdealizmin fazlaca acele tiranlığa ve kurtarıcıların da hızla diktatörlere dönüşebileceğini unutma. (Napolyon’un Piramitleri)
  • Tüm Hıristiyan inançları ve sembolleri Mısırlı tanrılardan gelir. Diriliş, ölümden sonrasında yaşam, bir tanrı tarafınca hamile bırakılmak, tanrı-oğul-mukaddes ruh, bir insanoğlunun hem insan hem de tanrısal bir şey olabileceği düşüncesi, kurban, meleklerin kanatları, şeytanın tırnakları ve çatallı kuyruğu bile; tüm bunlar İsanızdan binlerce yıl önceye uzanır.
    …Din bir ağaç gibidir. Mısır bu ağacın gövdesidir, diğerleriyse dalları. (Napolyon’un Piramitleri)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri