Eğitim

Tarihte Neler Oldu? – Gordon Childe Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Tarihte Neler Oldu? – Gordon Childe Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Tarihte Neler Oldu? kimin eseri? Tarihte Neler Oldu? kitabının yazarı kimdir? Tarihte Neler Oldu? konusu ve anafikri nedir? Tarihte Neler Oldu? kitabı ne konu alıyor? Tarihte Neler Oldu? PDF indirme linki var mı? Tarihte Neler Oldu? kitabının yazarı Gordon Childe kimdir? İşte Tarihte Neler Oldu? kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Gordon Childe

Çevirmen: Mete Tunçay

Orijinal Adı: What Happened in History

Yayın Evi: Kırmızı Yayınları

İSBN: 9786055411626

Sayfa Sayısı: 424


Tarihte Neler Oldu? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İnsanın akıl yürütmesinin değişik olan yanı, görülen somut durumlardan uzaktaki durumları düşünebilme yolunda, öteki hayvanlardan oldukça oldukça ötelere gidebilmesindedir.

…. Alet bir toplumsal ürün, insan bir toplumsal hayvandır. Dolayısıyla bir ideoloji de besbelli toplumsal bir üründür.

… Bir ideoloji uzun dönemde, varlığını, sadece ekonominin takıntısız, muntazam ve etkin çalışmasını kolaylaştırırsa sürdürebilir. Eğer ideoloji ekonominin işleyişini güçleştirirse, o cemiyet – ve o toplumla beraber ideolojisi – sonunda kesinlikle yıkılacak anlamına gelir.

… İnsan topluluklarının “yalnız ekmekle yaşayamayacakları” açıktır. Fakat eğer, “Tanrının ağzından çıkan her söz”, direkt doğruya ya da dolaylı olarak, bu sözleri mukaddes kabul eden toplumun gelişmesine, biyolojik ve ekonomik refahını artırmaya yaramazsa, o toplumun eninde sonunda Tanrısıyla beraber yok olur. Bir toplumun fikirlerinin uzun dönemde “yanızca maddenin insanların zihnindeki karşıtları ve yankıları” olmasını elde eden, bu naturel ayaklanmadır.


Tarihte Neler Oldu? Alıntıları – Sözleri

  • Yazılı tarih öncesi arkeolojisinin basamaklarından biri, kendini bıraktıkları kalıntılar arasındaki farklılıklarda ortaya koyan çeşitli toplumsal geleneklerin tanımlanmasıdır.
  • İnsanın akıl yürütmesinin değişik olan yanı, görülen somut durumdan uzaktaki durumları düşünebilme yolunda, öteki hayvanlardan oldukça oldukça ötelere gidebilmesindedir. Bu insanı başka canlılardan ayırt edici gelişmede, elbet dilin oldukça büyük yardımları olmuştur.
  • 25.000 yıldan daha eski tarihlerde insanoğlu, bedenlerini boyamaya ve boyunlarına deniz kabuklarından oldukça büyük emek harcanarak yapılmış kolyeler asmaya başladılar. Bugün dünyanın her tarafında, modanın emirlerine uyarak dişlerini söktüren, ayaklarını bağlayan, korselerle bedenlerinin biçimini bozan ya da bedenlerini başka biçimlerde sakatlayan halklar görürüz. Gene bu tür davranışlar yalnızca insan türüne özgü görünüyorlar. Bu davranışlar bir ideolojinin ürünüdürler ve bir ideolojiyi dile getirirler.
  • Akıl yürütme “maddi sınama ve yanılma sürecine başvurmaksızın sorunları çözme yeteneği” olarak tanımlanmıştır. Bir şeyi ellerinizle hayata geçirmeye çalışmak ve kim bilir parmaklarınızı yakmak yerine, onu fikirleri – o iş ile ilgili hareketlerin imgelerini ya da simgelerini – kullanarak kafanızda yaparsınız. İnsandan başka öteki hayvanlar da bu anlamda akıl yürütüyormuş şeklinde davranırlar.
  • Tüm Yunanlılar hakkaten ortak bir Helenizm bilincine sahiptiler. Aynı dilin, aralarında birbirlerinin söylediklerini anlamalarını tümüyle olanaksız kılacak dereceye varmayan farklılıklar olan lehçelerini konuşuyorlardı. Din alanında mahalli mezhep ayrılıklarına karşın, hepsi de Olympos tanrıları Pantheon’unu kabul etmişlerdi.
  • Diğeri hayvanlarda olduğu şeklinde elbet insanoğlunun vasıta gereçlerinin de tümüyle organsal olan bir temeli vardır. Bu iki sözcükle özetlenebilir: eller ve beyin. Bedenlerimize taşımak yükünden kurtulduktan sonrasında ön ayaklarımız, şaşılacak kadar çeşitli incelikte ve kati hareketleri yapabilecek zarif araçlar olma yönünde geliştiler. Elleri denetlemek ve gözlerle ve diğeri duyu organları tarafınca dış dünyadan alınan izlenimlerle Eller içinde bağlantı oluşturmak için, bilhassa karmaşık bir sinir sistemine ve görülmemiş derecede büyük ve karmaşık bir beyine haiz olduk.
  • Doğal iktisat düzeninden yakın zamanlarda ayrılmış olan en eski Yahudi, Yunan ve İtalyan topluluklarında, borçlularla alacaklılar arasındaki mücadeleler, Engels’in söylediği şeklinde bizzat devletin ortaya çıkmasına yol açmamışsa bile, ilk siyasal çatışmaların başlıca sebebi olmuştur.
  • Kent devrimi, aynı şekilde, standartlaştırmaya, genelleştirmeye ve nicelleştirmeye varan bir başka uylaşımı galeyana getirdi, hiç olmazsa güçlendirdi. Yeni iktisat, mal ve hizmet değişimini, malların birçok çeşitlerinin ölçülüp ‘kıymet’ biçilmesi için ortak bir ölçüt istediğine yol açacak kadar arttırmıştı.


Tarihte Neler Oldu? İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Barbarlıktan Uygarlığa: Homosaphiensin barbarlıktan uygarlığa varan yolculuğunu Arkeolojik verilerin ışığında,tarihte neler oldu başlığı altında tezler ile anlatılmış.
Paleolitik dönemden başlayarak Tunç çağına kadar İnsanın yönetim,üretim,din ve bilim mevzusunda gelişimleri bu gelişmenin niçin ve sonuçlarıyla incelenmesi ile karşılaşıyoruz okurken.
Kalkolitik çağ ile beraber maden bulunması (bakır keşfi) ve zanaat işçiliğinin ortaya çıkışı,üretim araçları için bir bakıma yeni bir endüstriyel teknoloji sağlıyor.
Bu değişen teknolojinin elde edilmesi ve ziraat alanında kullanılması için gereksinim olan +Ürün insanoğlunun uygarlık mevzusunda attığı ilk adım sayılabilir.
Bu dönemin getirileri ile beraber barbarların yazıyı kullanımı da mühim bir adım olarak görülebilir.
Tunç çağı ve Roma imparatorluğu hakkında da birkaç birşey yazmak isterim fakat araştırma daha da uzayacaktır.
Şunu söylemeliyim ki bildiğime inandığım şeyleri alt üst etti ve kitaba daha oldukça bağlanmamı sağlamış oldu.
İyi Okumalar.. (Sofyan)

Childe bu kitabında toplumsal evrimi marksist bir bakıç açısıyla ele alıyor. Eski taş devrinden , neolitik, mezolitik toplulukların yaşam şartları tabiat karşısında mücadeleleri ve roma imparatorluğunun çöküşüne kadar geçen süreçte uygarlıkların ortaya çıkış, gelişimlerini ve çöküşlerini ele alıyor. Mezopotamyadaki kent devrimi , sümerlilerin bugün kullandığımız dört işlemi bulmasına, Hammurabi yasalarına, yazının icadından üretim, din, bilim ilişkilerine açıklık getirmiştir. Homa sapiens, homo faber, homo erectus şeklinde kendi kendine yetemeyen ve insanoğlunun tabiat karşısındaki mücadelesi ve ziraat devrimiyle artı ürün bulunması tüm toplumsal, ekonomik, yönetimsel , cinsiyet ilişkilerini belirleyecektir. (HOMO FABER…)


Tarihte Neler Oldu? PDF indirme linki var mı?


Gordon Childe – Tarihte Neler Oldu? kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Tarihte Neler Oldu? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Gordon Childe Kimdir?

Arkeolojiye Marksist bakış açısını getirmiştir. Arkeolojik bulguları tarihsel bütünlük ve gelişim içinde kavrayıp yorumlamaya çalışmış olup, bu anlayışla yazdığı yapıtları, arkeolojik ve tarihsel bulguların sosyalizm açısından değerlendirilmesinde ufuk açan yapıtlar olarak klasikler içinde girmiştir.Gordon Childe 1892 Avustralya’nın Sidney şehrinde hayata merhaba dedi. Sidney ve Oxford üniversitelerini tamamlamıştır. 1925 senesinde arkeoloji teorisi üstüne yazdığı “The Dawn of Europeon Civilization” adlı kitapı onun.süratli bir halde tanınmasını sağlamış oldu İlk kitabında Avrupa yada batı uygarlığının doğuşunda Yakın doğunun görevi ve etkilen üstünde düşüncelerini yansıtmıştır. G.Childe oldukça iyi bir dilbilimci olarak, 1927 senesinde İskoçya’dakiEdinburgh Üniversitesi’nde Arkeoloji profesörü olarak atandı. Bu süreçte Britanya neolitiği üstüne kazı emek harcamaları yürütür. Oldukça iyi bir teorisyen olduğundan arkeolojik kazılarca bulunmuş verileri değerlendirmesi ile hep ön plana çıkmıştır. Nitekim 1928 senesinde yazdığı “The Most Ancient East” adlı kitabı oldukça ilgi görmüştür. Ayrıca Yunanistan, Balkanlar, Irak, Hindistan ve ABD’de kazı birçok çalışmalarına katıldı. Bilhassa Sovyetler Birliğine yapmış olduğu ziyaretlerin kendi arkeolojik kişiliğini geliştirdiğini söyleyebiliriz.

Bilhassa marxist düşünceden etkilendiği ve teorilerini bu etkide geliştirdiği kabul edilir, 1946-1956 yılları aralığında Londra Üniversitesinde Tarih Öncesi Arkeolojisi profesörlüğü ve Arkeoloji Enstitüsü yöneticiliği yapmış oldu. G.Childe’ın en oldukça okunan iki kitabı “Tarihte Neler oldu” {What Happened in History) ve “Kendini Yaratan İnsan” {Men Makes Himself) ‘dır. Edinburgh’dan sonrasında 1956 yılından da emekli olduğu Londra Üniversitesindeki Arkeoloji kısmına dekan olarak atanmıştır. 1957 senesinde Avustralya’ya döndü ve Blue Mountain de intihar etmiştir.

Gordon Childe’ın arkeoloji hayatına katmış olduğu ve en mühim iki teorisi “Neolitik Devrim/Neolithic Revolution” ve “Şehircilik Devrimi/Urban Revolution” dir Bu iki kuram üstüne arkeolojik emekler yapmış ve bunların kayıtlarını tutan ilk kişilerden birisidir ve bu emek harcamaları hala günümüzde de geçerliliğini devam ettirmektedir. Bilhassa Avrupa Dünyasının Neolitikleşme süreci ile ilgili ortaya attığı teoriler devamlı olarak arkeoloji dünyasında tartışılmaktadır. Vaha Teorisi {Oasis hyothesis) olarak malum ve insanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik düzene geçiş sürecini açıklayan teorisi ile neolitik devrimin ortaya çıkışanı açıklayıcı bir model ortaya sermiştir. Ayrıca bu kapsamda “Ex oriente lux” (Doğudan Yükselen Işık), olarak malum söylemiyle batı yada Avrupa uygarlığının köklerinin yakın doğudan batıya doğru göç etmiş olduğu savını ileri sürmüştür. Yine. şehircilik ve devlet oluşumu ile ilgili teoriler ortaya atmıştır. Neolitik Devrim ve Şehircilik devrim kavramları haricinde arkeoloji ve Hint-Avrupa dilleri üstüne emekler yapmış ve bu Hint-Avrupa dillerinde sonrasında Hint-Avrupalıların kökenleri mevzusunda teoriler geliştirmiştir. Bunun sonucu Aryan tezini ortaya koymuştur.

Sonuç olarak, Gordon Childe’in bilhassa Avrupa ve Yakın Doğu prehistoryasına yön veren en mühim kişiler içinde sayıldığı söylenebilir. Özeiiikle Neolitik Devrim ve Şehircilik devrim teorileri prehistorik arkeolojiye yön vermiştir.


Gordon Childe Kitapları – Eserleri

  • Kendini Yaratan İnsan
  • Tarihte Neler Oldu?
  • Geçmişi Bir Araya Getirmek
  • Toplumsal Evrim
  • Aryanlar
  • Doğu’nun Prehistoryası


Gordon Childe Alıntıları – Sözleri

  • Avrupa prehistoryasını doğru dürüst kavramak için, o halde, eski şarkın prehistorik ve protohistorik arkeolojisini tetkikle işe adım atmak gerekiyor. Avrupa prehistoryası, başlangıçlarında, nerede ise, doğu dehasının fetihlerinin taklidi, yada daha iyisi, kabulüdür; bu fetihlerin zamanı bile doğu prehistoryasında bulunurlar.
    Arkeolojik yada antropolojik araştırmalar sahasında, eski şarktan başka hiçbir yerde o denli şaşırtıcı keşifler yapılmamıştır. (Doğu’nun Prehistoryası)
  • Kent devrimi, aynı şekilde, standartlaştırmaya, genelleştirmeye ve nicelleştirmeye varan bir başka uylaşımı galeyana getirdi, hiç olmazsa güçlendirdi. Yeni iktisat, mal ve hizmet değişimini, malların birçok çeşitlerinin ölçülüp ‘kıymet’ biçilmesi için ortak bir ölçüt istediğine yol açacak kadar arttırmıştı. (Tarihte Neler Oldu?)
  • “insan düşünceden nefret ettiği için hemen elinin altındaki açıklamaları kabullenir ve dört elle sarılır.” (Kendini Yaratan İnsan)
  • Tarih öncesi devrimleri daha tarafsızca değerlendirebiliriz bu sebeple sonuçlan bizi şahıs olarak daha azca etkilemiştir. (Kendini Yaratan İnsan)
  • 25.000 yıldan daha eski tarihlerde insanoğlu, bedenlerini boyamaya ve boyunlarına deniz kabuklarından oldukça büyük emek harcanarak yapılmış kolyeler asmaya başladılar. Bugün dünyanın her tarafında, modanın emirlerine uyarak dişlerini söktüren, ayaklarını bağlayan, korselerle bedenlerinin biçimini bozan ya da bedenlerini başka biçimlerde sakatlayan halklar görürüz. Gene bu tür davranışlar yalnızca insan türüne özgü görünüyorlar. Bu davranışlar bir ideolojinin ürünüdürler ve bir ideolojiyi dile getirirler. (Tarihte Neler Oldu?)
  • …Tapınak büyük bankadır; tanrı da ülkenin baş kapitalisti… (Kendini Yaratan İnsan)
  • Neolitik dünya, oraya buraya serpilmiş, ayrık gruplar değil, bir toplumlar dizisi olarak düşünülmelidir. Bunların her biri, tertipli ve sık olmasa da, yinelenen ilişkilerle birbirlerine bağlantılıydı. (Kendini Yaratan İnsan)
  • Arkeologlara nazaran, insanoğlunun dünyada türeyişini yapmış olduğu aletler be­lirler. İnsan, gıda ve barınak edinmek için, fizyolojik donatımındaki eksikleri aletlerle tamamlar. Beyni ve sinir sisteminin sağlamış olduğu el ve göz bağlantısının ince dengesiyle aletleri yapar. İlk aletler anlaşılan tahta, kemik ya da taş parçalarıydı, bu parçalar kırılıp yontularak ele uygun biçime getirilir, azca oldukça sivriltilirdi. Tahtadan yapılanlar çoktan yok olmuşlardır. İlk taş aletler de naturel olarak (don ya da sıcaklar yada ırmak yataklarında yuvarlanarak) parçalananlardan ayırt edile­memiştir. Oysa, ilk Buz Çağının da öncesinden, beceriyle, yontucu, sıyırıcı, kesici aletler olarak biçimlendirilmiş olan sert taş parçalarını arekologlar ayırt edebilmişlerdir. Bu tür aletlerin insan tarafınca biçimlendirilmiş olması bugüne dek tartışılırsa da, bilginlerin çoğunluğunca kabul edilir. (Kendini Yaratan İnsan)
  • Besin toplayan topluluklar, bulabildikleri gıda maddeleriyle sınırlıydılar-av hayvanları, balık, yenilebilir kökler ve böğürtlen şeklinde bitkilerin nüfusu sınırlamış olduğu bir gerçektir. Bu deposu, büyücüler ne derse desin, insan çabası arttıramazdı. Gerçekten de toplama ve avlanma uğraşıları geliştirildikçe, bir noktadan sonrasında gerek av hayvanları, ge­rek gıda bitkilerinin deposu kuruyacaktı. Avcı nüfusun, erişebildiği kaynaklara sayı bakımından uyduğu görülmektedir. Besin kaynağını arttırmak için daha oldukça tohum ekmek, daha geniş alanları ekime açmak gerekir. Beslenecek ağız arttıkça, ekecek el de çoğalır. (Kendini Yaratan İnsan)
  • Gelenek, belirli sınırlar içinde insanı, davranışlarını yönelterek, biçimlendirir, fakat aynı güçte bir başka gerçek de, gelenekleri insanların yaptığıdır. Demek ki, daha da derin bir seziyle, inancımızı yineleyebiliriz: İnsanı, insan meydana getiren, insandır. (Kendini Yaratan İnsan)
  • Eski şarkın bazı kavimleri, Avrupanın bazı bölgelerinin neolitik sakinlerinin ya yakın akrabaları, veya da Avrupayı evvelce iskân etmiş olan paleolitik avcılar ırkının nesilleri idiler. Barbar atalarımızın bu şarklı yeğenleri, bu barbar ataların ruhî hayatları üstüne bizlere bir şey ifşa etmiyecekler midir? Şarkın yazınsal metinlerle şerhedilmiş olan pratikleri, sessiz kalmış bir Avrupanın çağdaş âdetlerini aydınlatamazlar mı? (Doğu’nun Prehistoryası)
  • Bin yıl var yok, İskoçya ve şimal Avrupanın geri kalan kısmı, bilgisizliğin ve barbarlığın karanlıklarına dalmış bulunuyordu. Bin yıl ilkin, karanlık içindeki kıtamız üstünde, Akdeniz’in kıyılarında, yalnız bir kaç nokta tarihin ışığıyle aydınlanmışlardır. Bundan ilkin gelen bin yılda, bu ışıklar birer birer sönüyorlar ve yalnız kahramanlık masallarının fantomlu akisleri Turova’nın ve Tirynth’in kademeli duvarlarını aydınlatıyorlar. (Doğu’nun Prehistoryası)
  • Diğeri hayvanlarda olduğu şeklinde elbet insanoğlunun vasıta gereçlerinin de tümüyle organsal olan bir temeli vardır. Bu iki sözcükle özetlenebilir: eller ve beyin. Bedenlerimize taşımak yükünden kurtulduktan sonrasında ön ayaklarımız, şaşılacak kadar çeşitli incelikte ve kati hareketleri yapabilecek zarif araçlar olma yönünde geliştiler. Elleri denetlemek ve gözlerle ve diğeri duyu organları tarafınca dış dünyadan alınan izlenimlerle Eller içinde bağlantı oluşturmak için, bilhassa karmaşık bir sinir sistemine ve görülmemiş derecede büyük ve karmaşık bir beyine haiz olduk. (Tarihte Neler Oldu?)
  • Doğal iktisat düzeninden yakın zamanlarda ayrılmış olan en eski Yahudi, Yunan ve İtalyan topluluklarında, borçlularla alacaklılar arasındaki mücadeleler, Engels’in söylediği şeklinde bizzat devletin ortaya çıkmasına yol açmamışsa bile, ilk siyasal çatışmaların başlıca sebebi olmuştur. (Tarihte Neler Oldu?)
  • Akıl yürütme “maddi sınama ve yanılma sürecine başvurmaksızın sorunları çözme yeteneği” olarak tanımlanmıştır. Bir şeyi ellerinizle hayata geçirmeye çalışmak ve kim bilir parmaklarınızı yakmak yerine, onu fikirleri – o iş ile ilgili hareketlerin imgelerini ya da simgelerini – kullanarak kafanızda yaparsınız. İnsandan başka öteki hayvanlar da bu anlamda akıl yürütüyormuş şeklinde davranırlar. (Tarihte Neler Oldu?)
  • İnsanlar bilhassa bu dünyaya ne gıdayı güvence altına almak, tehlikeden kaçınmak,vücut ısısını korumak suretiyle bedensel organlarla ne de bu eksikliklerine deva bulacak herhangi bir içgüdüyle doğarlar. (Geçmişi Bir Araya Getirmek)
  • Fransa’nın merkezinde ki bir rengeyiği avcısının mağarasında bulunan bir Akdeniz kabuğu insan tarafınca değiştirilmedigi için bir yaratı değildir. Ama en yakın naturel habitatından birkaç yüz mil uzakta bulunması insan eyleminin bir sonucudur ve bu haliyle arkeolojik bir veridir… (Geçmişi Bir Araya Getirmek)
  • Arkeoloji tek tek icat eden ve yenilikçilerin kimliklerini tespit etme girişiminden vazgeçmiştir fakat meşru bir halde icadı onaylayan, benimseyen ve hayata geçiren toplumu tanımayı umar (Geçmişi Bir Araya Getirmek)
  • “Doğrusunu söylemek gerekirse, ben neyin “yükseliş”, neyin “çöküş” bulunduğunu bir türlü çıkaramadım.” (Kendini Yaratan İnsan)
  • Arkeolojik kaydın belgelediği zenginleştiren düşününce, bireylerin hususi düşünceleri değil bir toplumun tüm üyelerinin paylaşmış olduğu düşüncelerdir.
    Toplum tarafınca reddedilmiş ve gerçekleştirilemez düşünceler arkeolojik kayıttan silinmiştir. Bunların atıl fanteziler ve faydasız düşler olduğu kanıtlanmıştır (Geçmişi Bir Araya Getirmek)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri