Tıp Bayramı Haftası'nda tepkili kutlama! 2 gün iş bırakacaklar... - Webhaberim
Genel

Tıp Bayramı Haftası’nda tepkili kutlama! 2 gün iş bırakacaklar…

Tıp Bayramı Haftası’nda tepkili kutlama! 2 gün iş bırakacaklar… (Sıhhat) işçileri, 14 Mart Tıp Bayramı Haftası’nda “Gelecek Ellerimizde” ve “Emek Bizim Söz Bizim” programı kapsamında Türk Doktorları Birliği’nin çağrısıyla 14-15 Mart’ta bu defa ‘Büyük G(ö)rev’e çıkıyor.

Emeklerinin karşılığını alamadığını, tüketen çalışma şartlarına ve sıhhat alanında yaşanan şiddete tek bir gün dahi tahammüllerinin kalmadığını belirten sıhhat işçileri, “Vazgeçmiyoruz, hakkımız olanı alacağız ve sıhhatte şiddeti durduracağız” diyerek Kadıköy’de toplandı.
Şebnem Korur Fincancı, (Sıhhat) Bakanı Fahrettin Koca’nın 14 Mart Tıp Bayramı Haftası için sıhhat emekçilerine yolladığı mektubuna değindi. Aylardır yürüyüşlerle, forumlarla, nöbetlerle, misyondan vazifeye koşarak arzlarımızı bağırıyoruz. Haklarımız için sürdürdüğümüz çabada, 14 Mart Tıp bayramının, Büyük Beyaz Vazifemizin arifesinde, Büyük Beyaz Buluşmamızı karanlığa inat beyaza kesmiş bir İstanbul’da reelleştiriyoruz bugün” diyen Fincancı, şunları açıkladı:
“(Sıhhat) Bakanı bizlere bayram mektubu yollamış, öğrenmem size de geldi mi? Nasıl bayram mektubuysa artık; “haklarımız, taleplerimiz mevzusunda geliştireceğimiz dilin, tavırdaki üslubun işin tabiatıyla örtüşmesi gerekir.”, demiş.
Hastalarımızı ilgisizlik ettiğimizi ima etmiş, sesimizi duyurma üslubumuzu belirli ki hoşlan.”

tip bayrami haftasinda tepkili kutlama 2 gun is birakacaklar 622ef613a0406

‘NEDEN BU ZAMANA KADAR TÜRKIYE ELEKTRIK KURUMU BİR ADIM ATMADINIZ’

Fincancı, Nazım Hikmet’in ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ şiirini okudu:

“Aylardır mukavemetle sürdürdüğümüz gayretimizin bu büyük buluşmasında Nazım Hikmet’in dediklerine kulak vermeli.
“Giderlerse gitsinler” denip kapı gösterilmiş… Sonra bize mektup yazıp; “Sorunların, aşılması güç değil, aşılması basit sorunlar olduğuna, zorunlu emeğin sarf edildiğine inanmanızı istiyorum.” , diyenlere soralım o zaman: Güç değilse neden bu zamana kadar tek bir adım atmadınız?”

‘14 MART İSYANI İŞARET EDER’

Nazım Hikmet şiirleri okumayı sürdüren Fincancı şöyle devam etti: “Tıp Bayramının ilk kutlandığı günü analım bugün.
Nazım Hikmet’in Kuvayi Ulusala Epopeyi ile devam edelim:
“Ateşi ve hıyaneti baktık
Ve yanan gözlerimizle durduk
Bu dünyanın üzerinde…
…yan gelip ölülerin üzerinde uyuyanlar
Düştüler can kaygusuna
Ve kurtarmak için başlarını ulusun gazabından
Karanlığa karışarak basıp gittiler.
Yaralıydı, bitkindi, fukaraydı halk,
En azılı düvellerle kavga etiyordu fakat,
Kavga Etiyordu, köle olmamak için iki kat,
İki kat cet için”

Evet, 14 Mart başkaldırıya işaret eder, biz mukavemetimizi, birlikte yürüdüğümüz yol dostlarımızı alıp yanımıza, bu bayramı başkaldırımıza boyayacağız.
Osman Küçükosmanoğlu okudu.

Koronavirüs salgınının toplumun sıhhatini tehlikeye attığına noktaya değinen Küçükosmanoğlu, şöyle konuştu:

“Gözetici doktorluğu önceleyen, birinci basamağı kuvvetlendirilmiş, sevk zinciri ile çalışan kamucu bir sıhhat sistemi yerine “daha çok hasta bak, daha çok para kazan” manayı ve performansa bağlı ödeme sistemi ticari firmaya dönüştürülmüş kamu sıhhat müesseseleri bu yükü kaldıramıyor. Salgın dönemi bu ülkede doktorların ve değişik sıhhat çalışanlarının ne kadar değersizleştirildiğini de ortaya çıkarmıştır. Taahhüt edilen özlük hakkı iyileştirmeleri yapılmamış, ortalama doktor ücretleri fakirlik sınırı altına düşmüştür. (Sıhhat)ta şiddet eksilmek bir yana her gün, her an yaşanan rutin vakalar haline gelmiştir.”

‘HEPSİ GİTTİ BİZ KALDIK’

Erdoğan’ın doktorlara yönelik ‘giderlerse gitsinler’ sözlerine tepki gösteren Küçükosmanoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Bugün gelinen evrede doktorlar “Artık bu koşullarda çalışamıyoruz” diyerek istifa ederken; emekli olurken ya da genç doktorlarımız yurtdışına göç ederken bize söylenen “Özel sektör çok veriyormuş, oraya gidiyorlar.
Bizler de üniversiteyi yeni tamamlayan hekimlerimizi istihdam ederiz. Cevabımız açıktır; Tıbbın tarihi yazılmaya başladığından bu yana burada, bu topraklardaydık. Bugün de buradayız.
Biz, topluma adanmış bir işin şerefli azaları olarak emeğimizle, bilgimizle, uzun seneler süren eğitim ve mesleksel deneyimlerimize katlanan birikimimizle insanlara hizmet için çalışıyoruz.
Biz, seneler içinde,
“Hekimleri ağaca bağlayın da kaçmasınlar” diyen devlet başkanlarını da,
“Hekimlerin gözü doymaz” diyen kasaba politikacılarını da,
“Paracı hekimler hengame yapıyor” diyen sıhhat idareyicilerini de baktık/bakıyoruz.
Hepsi gitti, biz kaldık; işimiz ve iş gururumuz kaldı.
Bugün de hiçbir yere sürükleyip gitmiyoruz.
Güçsüzlerin eforu, naçarların devası olmak, vefatla ve hastalıklarla gayret etmek, sıhhat ve şifa dağıtmak için,
Dün, bugün olduğu gibi yarın da burada, bu topraklarda kalacağız.
Ne ülkemizden ne işimizden ne hakkımız olanı istemekten vazgeçeceğiz.
Emeğimizi, mesleğimizi, geleceğimizi karartmaya çalışanlara karşı 14-15 Mart’ta tam şehirlerde, tam sıhhat müesseselerinde G(Ö)REVde olacağız.
Arzlarımızdan vazgeçmiyoruz!
Hakkımız olanı alacağız.

..

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri