Eğitim

Bir Buğday Tanesi – Ngugi Wa Thiongo Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Bir Buğday Tanesi – Ngugi Wa Thiongo Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Bir Buğday Tanesi kimin eseri? Bir Buğday Tanesi kitabının yazarı kimdir? Bir Buğday Tanesi konusu ve anafikri nedir? Bir Buğday Tanesi kitabı ne konu alıyor? Bir Buğday Tanesi PDF indirme linki var mı? Bir Buğday Tanesi kitabının yazarı Ngugi Wa Thiongo kimdir? İşte Bir Buğday Tanesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Ngugi Wa Thiongo

Çevirmen: Gül Korkmaz

Orijinal Adı: A Grain of Wheat

Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları

İSBN: 9789755398471

Sayfa Sayısı: 304


Bir Buğday Tanesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Bugünler için kan döküldü. Barakalarımızdaki lekeler kurbanlık koçlardan akan kanın değil, biz yaşayalım diye ölen oğullarımızın ve kızlarımızın damarlarından akan kanın lekesidir.”

Bir Buğday Tanesi, Kenya’da 1952-1960 yılları aralığında duyuru edilen muhteşem halle birbirine geçen yaşamları anlatırken, Kenya’nın bağımsızlık mücadelesini tarihsel gerçekler ışığında ortaya koyuyor. Cesaret ve korkunun, bağlılık ve ihanetin, beyaz güç ve siyah direnişin karşı karşıya geldiği incelikle örülmüş hikâyelerde kurgu ve gerçeklik el ele yürüyor.

Afrika edebiyatının en mühim isimlerinden Ngugi wa Thiong’o’nun 1967’de yayımlanmış bu romanı, tevkif kamplarına gönderilenleri, beyazadamla savaşmak için ormana gidenleri, OHAL’i, kendi özgürlük mücadelesine ihanet edenleri, sömürüleni, sömüreni, zulümle, yoksullukla ve açlıkla savaşan, hayatta kalmak için direnen halkı anlatırken, 1963’te gelen bağımsızlıkla beraber kazanılanları ve kaybedilenleri de sorguluyor.

“Joseph Conrad’ın bir devrim ve ihanet romanı olan Batılı Gözler Altında’sını model alan Bir Buğday Tanesi, dili, içinde ne olduğu ve vizyonu tarih, mekân, devrim ve terbiye hakkında tereddütler tarafınca şekillenen modernist romanlar sıralamasında yerini alıyor. Bir Buğday Tanesi ek olarak, içeriğindeki ironinin baskınlığıyla hem içselleştirip hem tersyüz eden edebî yüksek modernizm tarzına yakınlığı da dikkat çekici (…) Bir Buğday Tanesi’nin başarısı Ngugi’nin sömürgecilik sonrası Afrika’daki değişiklik politikasını anlatmak için modernist forma ustaca konuşlanışına bağlanabilir.”

-Simon Gikandi, Princeton Üniversitesi, 2008-

(Tanıtım Bülteninden)


Bir Buğday Tanesi Alıntıları – Sözleri

  • “İnsanın kafasını koyup uyuduğu yerden başka bir yeri yoktur. “
  • Size doğrusunu söyleyeyim, buğday tanesi toprağa düşüp ölmedikçe yalnız kalır. Ama ölürse oldukça ürün verir.
  • Kendilerine hayrı dokunanları Tanrı da gözetir, denir servet ve pozisyon sahibi başarı göstermiş insanoğlu için, fakat kendilerine düşen maddi oranı asla çoğaltamadan her gün çalışan ve açlıktan kıvranan binlercesi unutulur.
  • Ölmüş müydü? Elini göğsüne götürdü , kalbinin atışını hissetti ve hayatta bulunduğunu anlamış oldu. O halde niçin Mumbi’nin yüz hatlarını gözünün önüne getiremiyordu?
  • ” (…) Saatiniz yoksa, zamanı asla tahmin edemezsiniz. “
  • Aynı inançta birleşen insanoğlu bombalardan daha güçlüdür.
  • “Hiç unuttun mu ki?”
    “Unutmaya çalışıyorum. Hükümet geçmişi gömmemiz icap ettiğini söylüyor.”
  • ” (…) taş ocağında kendini üstüne bir sürü motif oyulmuş tabureyi düşünürken buldu. Birkaç dakikalık dinlenme arası vardığında hâlâ aynı ruh halindeydi. Gatu’nun yanına oturdu. Gatu’nun yüzü asıktı.
    ‘Ne oldu?’ diye sordu Gikonyo.
    ‘Yok bir şey.’ Gözlerini taş ocağının ötesine, uzaklara dikmişti.
    Bir şey düşünüyor şeklindesin diye ısrar etti Gikonyo, aklında azca ilkin hayal etmiş olduğu motifi döndürürken.
    ‘Artık düşünecek ne kaldı?’
    ‘Özgürlük!’ dedi Gikonyo. “
  • ” Kikulacho Kimo nguoni mwako.”
    (Sizi tüketen şey giysilerinizin içindedir.)
  • “Siyahadamın özgürlüğü adına, seni saygıyla selamlıyorum.”
  • Geçmiş iyi mi da bulaşıcı, her şey tekerrür ediyor diye düşündü; sonraki gün de aynı dün ve ondan önceki gün şeklinde olacaktı.
  • Erkeklerin hiçbir özellikleri yoktu, onlar yalnızca hanımefendilerin heves ve gereksinimlerini karşılamak için vardılar.
  • “ Servetimize kavuşmak için, ona hiçbir varlığın dokunamayacağı cennete gitmeyi beklememizi öğütleyerek sözleri okumaya devam etti. Ama o kendini servetine dünyada kavuştu, bizim dünyamızda!”
  • Halkımız için özgürlüğün şarkısından daha güzel bir şarkı var mı? Doğrusu, bunu oldukça uzun, uykusuz geceler süresince bekledik. Bizden öncekiler, bugün güneşi görmek için yaşayan biz ve hatta yarın doğacak olanlar bu festivale katılmalı.


Bir Buğday Tanesi İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Okuduğum ilk Afrika edebiyatına ilişkin kitap…
Direnişten, özgürlük mücadelesinden ve bağımsızlığından sonrasında Kenya’nın 8 yıl devam eden OHAL sürecindeki hayatları konu alıyor. Olaylardan ziyade tasvirler, şu andan ziyade devamlı geçmişe dönük anlatımlar var. Kitabın içinde kalmakta zorlandım, kimi zaman de karakterleri isimleriyle eşleştirmekte…
Devrimcilerin, hainlerin, sömürenin, arayıştakilerin gerçek ve kurgunun iç içe hikayelerinden oluşuyor.
Karakterlerin kutsallar uğruna insanoğlunun kendini fedasına yönelik savunmaları etkisi altına alan. Direniş sembolü olarak daha oldukça İsa’yı ve Gandhi’yi, İngiliz’den korkmanın öne sürülen nedeni olarak Hitler’i gözler önüne seriyor.
Afrika edebiyatına dair okuma yapma isteğimi arttırdı. Asıl dilinden çevirilmesini dilerdim. (Semanur Konak)

Kenya Edebiyatı
Asla dinlenmeyeceğiz,
Toprağımız olmadan,
Gerçek özgürlüğe ulaşmadan
Kenya siyah halkın ülkesidir”
Kenya nin bağımsızlık mücadelesini ve 8 senelik Ohal sürecini anlattığı Bir Buğday Tanesi yazarın da söylediği şeklinde iç içe gecen yaşamlar ve karakterler okumayı ve hikayeye odaklanmayi zorlastirsa da Afrika Edebiyatını merak edenlere tavsiye edilir. Bu arada okuduğum tüm Afrikalı yazarlar Joseph Conrad ‘ın etkisinden ya da antitezi olmaktan kendini kurtaramiyor sanirim. Latin Amerika Edebiyatınin üstünde Marquez in hayaleti nasil dolaşıyorsa Afrika Edebiyatinda da Conrad ‘ın hayaleti dolaşıyor. (Mehmet Emin Çiçek)

NGUGI WA THIONG’O nun ikinci kitabını okudum. Dili oldukça hoşuma gitti. Bu sebeple anlattıkları Kenya’nın ve tüm ezilen halkların tarihini yansıtıyor. Aradaki Nehir kitabında Kenya ve onun nezdinde tüm ezilenleri; sömürgecilerin, sömürge halkını ne şeklinde taktiklerle sömürdüklerini rahat bir halde kavramamızı sağlayacak şekilde aktarmıştı.
Bir Buğday Tanesi kitabında ise savaşım yada kitaptaki adıyla Hareket’in iyi mi yapıldığını, bu Hareket sonucunda neler bulunduğunu, Hareket esnasında neler bulunduğunu, Harekette kahraman görünenler, aslolan kahramanlar ve ihanetin vicdani rahatsızlığını yaşayanların iç dünyasında neler yaşadıklarını konu alıyor. Kısmet olursa Kenya’lı abimin 3. Kitabını da yakın bir zamanda  okumayı planlıyorum. Sizlerinde; en azından kendini ezilenlerden sayanlar, yada ezilenlerle ezilenlerin, onlar için ve onlarla öfkelenenlerin hoşuna gidecek bir yazarın, hoşa gidecek; hoşuna gitmeyenlerin uğraşlarının boşa gideceğini hissettiren, yaşatan, o ümit ile yaşatan bir kitabı.
Neticesinde ezilen, yok edilen, sömürülen her millet -ki daima başarısız olmuştur bu ezme, sömürme ve yok etme ha bide bölme uğraşları- benim ve her insanın  nezdinde -en azından öyleki olması icap ettiğini düşünüyorum-doğallığın birer harikasıdır.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
hemen hemen elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
https://youtu.be/_QAeE09tJLQ (abdomov21)


Bir Buğday Tanesi PDF indirme linki var mı?


Ngugi Wa Thiongo – Bir Buğday Tanesi kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Bir Buğday Tanesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ngugi Wa Thiongo Kimdir?

İngilizce ve son zamanlarda Giküyü dilinde eserler veren Kenyalı yazar. Sanatçının emek harcamaları içinde romanlar, oyunlar, kısa öyküler, denemeler, eleştiriler ve çocuk öyküleri yer verilmiştir. Sanatçı, Gikuyu dilindeki Mutiiri adlı gazetenin kurucusu ve editörüdür. Bunun yanında Kenya’da kalmış olduğu hapishaneden 1977’de çıktıktan sonrasında sürgüne yollandı. Gittiği Abd’de Yale Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Daha sonraları ise New York Üniversitesi’nde de aynı görevde çalıştı. O şekilde ki bir süre sonrasında bu üniversitede karşılaştırmalı edebiyat ve performans branşında profesörlük düzeyine terfi etti

Kamiti adlı cezaevindeyken, kendine verilen hela kâğıdının üstüne Caitaani mũtharaba-Inĩ (Devil on the Cross) adındaki Gĩkũyũ dilinde verdiği ilk modern romanını yazdı


Ngugi Wa Thiongo Kitapları – Eserleri

  • Aradaki Nehir
  • Bir Buğday Tanesi
  • Kan Çiçekleri
  • Kargalar Büyücüsü
  • Zihni Sömürgeden Azad
  • Öze Dönüş


Ngugi Wa Thiongo Alıntıları – Sözleri

  • Sloganları ya da herhangi bir sağlam dayanağı olmayan deyişleri işine nerede gelirse orada kullanabilirsin. Demokrasi, Özgür Dünya sözleri örnek olarak, tam karşıtlarını ifade etmede kullanılıyorlar. (Kan Çiçekleri)
  • İnsanlar, şehirde ve başka yerlerde, fazlasıyla tok karınlarıyla yiyip içiyor, gülüyor ve sevişiyorlardı. Burada ise açlıktan ve gıdasızlıktan baygınlık geçiriliyordu. (Kan Çiçekleri)
  • Kendilerine hayrı dokunanları Tanrı da gözetir, denir servet ve pozisyon sahibi başarı göstermiş insanoğlu için, fakat kendilerine düşen maddi oranı asla çoğaltamadan her gün çalışan ve açlıktan kıvranan binlercesi unutulur. (Bir Buğday Tanesi)
  • Yalnızca hakikat sizi özgür kılacaktır. (Kargalar Büyücüsü)
  • Düşünceler, sözcükler olmayınca, çıkışı olmayan buğu gibidir. (Kargalar Büyücüsü)
  • Bir kimse yoksulluk ve okumamışlığın dayattığı soyutlama edilmişlikten iyi mi kurtulabilirdi? (Zihni Sömürgeden Azad)
  • Yaşam, bitkilerin, hayvanların ve insanların yararlandığı ortaklaşa bir ırmaktır. (Kargalar Büyücüsü)
  • “Yaşamak, insana asla huzur vermeyen vahşi bir hayvanı arayıp durmanın getirdiği tuhaf boşluktan mi ibaretti?” (Aradaki Nehir)
  • “Baskılanmış bir halk için eğitim her şeye yetmiyor.” (Aradaki Nehir)
  • “Avrupa’dan gelen yabancı kurnazdı. Topraklarını, alın terlerini ve servetlerini almış, onlara da, yanında getirdiği yenilip içilemeyen paranın gerçek servet olduğunu söylemişti!” (Kan Çiçekleri)
  • Hepimiz fahişeyiz; gasp, talan, eşitsizlik ve asaletsizlik üstüne inşa edilmiş bir dünyada, birileri yiyebiliyorken, birilerinin yalnızca ırgatlar şeklinde çalışabildiği; birileri çocuklarını okula gönderebiliyorken, birilerinin gönderemediği; insanoğlu açlıktan kıvranırken ya da kafalarını kilise duvarlarına vurarak açlıklarına son verecek tanrısal bir kurtuluş umarken, bir prensin, bir monarkın, bir işadamının milyarların tepesinde oturabildiği bir dünyada, toprağına bir kez olsun ayak basmamış bir insanın, New York ya da Londra’daki ofisinde oturup ne yiyeceğime, ne içeceğime, ne okuyacağıma, ne düşüneceğime ve ne yapacağıma, sırf yeryüzündeki yoksulların ellerinden alınmış milyarlar yığınının tepesinde oturuyor diye karar verebildiği bir dünyada, artık tamamımız fahişeyiz. Hapishanede insanoğlu olduğu müddetçe ben de hapishanedeyim, aç kalan ve üstü başı olmayan insanoğlu olduğu müddetçe ben de açım, ben de çıplağım. (Kan Çiçekleri)
  • …Dünya yoksulluğunun üstüne dikilmiş o büyük dünya sarayını yıkın ve yeni 1yeryüzünün, yeni 1dünyanın temellerini atın. Yeryüzünde yargı devam eden
    “sefalet içinde saltanat”
    felsefesine son verin… (Öze Dönüş)
  • ” (…) taş ocağında kendini üstüne bir sürü motif oyulmuş tabureyi düşünürken buldu. Birkaç dakikalık dinlenme arası vardığında hâlâ aynı ruh halindeydi. Gatu’nun yanına oturdu. Gatu’nun yüzü asıktı.
    ‘Ne oldu?’ diye sordu Gikonyo.
    ‘Yok bir şey.’ Gözlerini taş ocağının ötesine, uzaklara dikmişti.
    Bir şey düşünüyor şeklindesin diye ısrar etti Gikonyo, aklında azca ilkin hayal etmiş olduğu motifi döndürürken.
    ‘Artık düşünecek ne kaldı?’
    ‘Özgürlük!’ dedi Gikonyo. ” (Bir Buğday Tanesi)
  • …Bugünün dünyasında günden güne genişleyip derinleşen iki yar mevcut: Ilki, ekseriyetle Batılı uluslardan oluşan zengin grupla fukara uluslardan -ağırlıklı olarak Afrika, Asya ve Latin Amerika ulusları- oluşan çoğunluk arasındaki yar… (Öze Dönüş)
  • Erkeklerin hiçbir özellikleri yoktu, onlar yalnızca hanımefendilerin heves ve gereksinimlerini karşılamak için vardılar. (Bir Buğday Tanesi)
  • …Kendine inanma, gücün başlangıcıdır… (Öze Dönüş)
  • Halkımız için özgürlüğün şarkısından daha güzel bir şarkı var mı? Doğrusu, bunu oldukça uzun, uykusuz geceler süresince bekledik. Bizden öncekiler, bugün güneşi görmek için yaşayan biz ve hatta yarın doğacak olanlar bu festivale katılmalı. (Bir Buğday Tanesi)
  • Eğitim; insanların engellerin üstesinden gelmek veya insanoğlu olarak dış dünyanın tabiat yasalarına ilişkin derin bir data edinmek adına, kabiliyet ve kudretlerine güvenmelerini sağlamak şu şekilde dursun, onlara gerçeklik karşısında kabiliyetlerini, acziyetlerini, iş göremezliklerini ve hayatlarına hükmeden şartlara karşı hiçbir şey yapamayacaklarını hissetirme eğilimi içinde bulunmaktadır. Onlar gittikçe kendilerine ve naturel, toplumsal çevrelerine daha çok yabancılaşırlar. (Zihni Sömürgeden Azad)
  • Öğretmenlik asil bir meslekti ve bu mesleği icra edenler şan şöhretle işi olmayan, kendilerini özveriyle hizmet etmeye adamış, tevazu sahibi kimselerdi ki bu tüm yurttaşlar için örnek teşkil etmeliydi. (Kargalar Büyücüsü)
  • İnsan, bir sözcük yada bir eylemin gücüne inanmadığı sürece o sözcük yada eylemden şifa bulamaz. (Kargalar Büyücüsü)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri