Eğitim

Cinsellikten Dinselliğe Erotizm – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Cinsellikten Dinselliğe Erotizm – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Cinsellikten Dinselliğe Erotizm kimin eseri? Cinsellikten Dinselliğe Erotizm kitabının yazarı kimdir? Cinsellikten Dinselliğe Erotizm konusu ve anafikri nedir? Cinsellikten Dinselliğe Erotizm kitabı ne konu alıyor? Cinsellikten Dinselliğe Erotizm PDF indirme linki var mı? Cinsellikten Dinselliğe Erotizm kitabının yazarı Georges Bataille kimdir? İşte Cinsellikten Dinselliğe Erotizm kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Georges Bataille

Çevirmen: Bora Akad

Yayın Evi: Kelebek Yayınları

İSBN: 9789944670278

Sayfa Sayısı: 189


Cinsellikten Dinselliğe Erotizm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bataille bu yapıtında erotizmi tüm boyutlarıyla ele almakta, cinsellikten dinselliğe, doğumdan ölüme kadar her açıdan münakaşaya açmakta, aşksal tutkuyu eni boyu anlatmaya çalışmakta, bir anlamda erotizmin şifrelerini çözmektedir.

İnsanoğlu yalnızca bedenlerin birleşmesinde mi kösnü duyar? Erotizm mutluluk mu getirmektedir, yoksa tam tersi olan acı mı daha ağır basar süre içinde. Ölümle kösnü arasındaki, erotizmle öldürmek arasındaki birlikteliğin boyutu nedir? Tanrıya kurban verme törenlerinde erotizm nerede adım atar, nerede biter?… Bataille tüm bu sorulara cevap ararken insanı tüm tutkularıyla ele almakta, erotizmin verdiği mutluluğu, acıyı, tutkunun boyutlarını irdelerken tarih görüngesinden erotizmin felsefesini yapmaktadır. Bunu yaparken de erotizmi ihtiva ettiği yasaklardan ve hiçe saymalardan yola çıkarak üremeyle, ölümle, dinle , katletmelerle, kurban vermelerle, savaşlarla… İlişkilerini irdelemekte, bizi hıristiyanlığın ilk çağlarına kadar götürmektedir.

Bataille bu yapıtıyla yerleşik yargıların oldukça ötesinde bir ufuk açmakta, asla düşünmediği bir dünyanın kapılarını aralamaktadır.


Cinsellikten Dinselliğe Erotizm Alıntıları – Sözleri

  • Evlilik her şeyden ilkin yasal cinselliğin çerçevesidir.
  • İnsanın, kendi korkularının üstesinden gelmediği sürece, fe­raha çıkacağına inanmıyorum. Ama bu, insanoğlunun, korkulacak asla­ bir şeyinin kalmayacağı ve cinselliğin ve ölümün bir tek yeknesak bir mekaniğin süreçleri olduğu bir dünyaya kavuşacağı anlamına gelmiyor doğal; sadece insanoğlunun, korkularını yenebilece­ğini, korkularına cesurca baş kaldırabileceğini düşünüyorum.
    İnsanın, kendi kendini tanımıyor oluşunun, bugüne değin kendini sınırlayan çelişkisinden kurtuluşunun yolu da, esasen bu başkaldırıdan geçiyor.
  • Özgürlük içinde güçsüzlüğünü de taşır..
  • Bunalımın temelinde bolluk yatar.
  • Hepimiz, anlaşılması güç bir maceranın sonunda, bir başımıza ölen varlıklarız; fakat içimizde, yitirilen devamlılığın özlemi var.
  • Hayat daima, sonlanmış olan bir başka yaşamın çürüyüp toprağa karışmasıyla yeşerir.
  • İnsanlar aynı anda iki duygunun esiridirler: uzaklaştıran korku ve saygınlık uyandıran hayranlık. Yasak ve ihlal bu iki zıt duygunun oluşturduğu tepkilerdir: yasak iticidir sadece hayranlık çekicidir ve ihlale götürür. Yasak ve tabu, kutsala bir anlamda karşı çıkar, sadece mukaddes, yarattığı hayranlıkla yasağı çekici kılar; bu bağlamda mukaddes güzelleştirilmiş yasaktır.
  • Sosyal toplumlarda yansılamak bulaşıcıdır.
  • Baudelaire şu satırları yazdığında hepimiz için geçerli bir gerçeği dile getirmektedir: “Ben açıkça söylüyorum; aşktaki en uç ve tek gerçek haz, fenalık yapabilmektedir..
  • Yaşam, ruhunda aşırılık taşır, müsriftir. Enerjisini ve kaynaklarını sınırsızca harcar ve yarattığını sınırsızca yok eder.


Cinsellikten Dinselliğe Erotizm İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Georges BATAILLE – Erotizm
Okuduğum en aykırı ve en şahane eserlerden biri idi. Farklı ve unutulmaz bir süreç…
20.yüzyılın başlarından ortalarına kadar kendisini Nietzsche’nin izin bir yolda nitelendirse de, bence tamamen değişik ve Nietzsche’den bile daha aykırı ve aşırı bir felsefeyi benimseyebilmiş bir felsefeci bana nazaran Bataille… Bundan dolayı felsefi pornografinin keskin isimlerinden birisidir. Bataille’i Nietzsche ile Foucault ve daha bir oldukça yazar içinde bir bağ olarak görmek en mantıklısı bence. Evet Bataille Nietzsche’nin felsefesini kesinlikle örnek almış fakat bence bir adım ileriye de taşıyabilmiştir. Bataille’nin felsefesini Nietzsche’nin felsefesine denk tutan tek şey aşırılığı ve aykırı duruşu olabilir.
Neden Nietzsche ile bu denli uyum içinde anlattığıma gelirsek, ben her iki yazarı da oldukça seviyorum ve felsefelerini hayatımın neredeyse her alanında kullanıyorum. Her iki isim de benim için oldukça hususi ve Bataille’yi okurken hep Nietzsche kokusu, tadı alıyorum.
Bataille bu yapıtında erotizmi tüm boyutlarıyla ele alıyor, cinsellikten dinselliğe, doğumdan ölüme, neredeyse yasak denecek her mevzuyu oldukça açık şekilde ve kimseyi de rahatsız etmeden!! konu alıyor, münakaşaya açıyor. Aslında erotizmin şifrelerini çözüyor…
Kimse kusura bakmasın fakat bu denli hayatımızda olan bir kavramın bu denli tabulaştırıldığı bir dünyada Bataille bu hislere en güzel ve en keskin tercüman olan kalem bence…
Erotizm bir tek bedenlerin birleşmesi değil, mutluluktur da aslına bakarsak. Özümsemektir yaşamı. Ölümle kösnü arasındaki, erotizmle öldürmek arasındaki birlikteliğin boyutudur. Tanrıya kurban verilme evreleri ve devamındaki süreçleri okumak içler açısı aslına bakarsak. Kaldı ki hepsi yaşamın birer gerçeğidir. Bu yapıt bir oldukça vakası da araştırmaya yönlendiriyor okuyucuyu ki bu en sevdiğim vakadır benim için. Eseri okuyup geçmek yerine durup durup araştırma yapmak mevzular ve vakalar hakkında. Bataille bunu okuyucuya en iyi sunan kalemlerden bana kalırsa
Bataille bence zıtlıkların hakimi. Ve bu zıtlıkları muhteşem başarı göstermiş şekilde kıyaslıyor ve iç içe geçiriyor. ‘’Fenalık iyiliktir’’ diyor örneğin. Sonra dönüyor ‘’Bilgi bilgisizliktir, ölüm yaşamdır, hakikat yalandır’’ diyebiliyor… İster istemez okuyucuyu bir yol ayrımına sürüklüyor, Beyinleri yakıyor ki bu da en sevdiğim durumlardan biridir
Ölüm ve erotizm insan yaşamının sürekliliğini sağlar. Daha Neandertal döneminde insan artık dik durabiliyor, dolayısıyla özgür kalan elleriyle ve buluş etmiş olduğu aletlerle kendine yararlı olacak işler yapabiliyordu. Ölümlü bulunduğunun bilincinde ve ölülerini gömebiliyor. Bu dönemden kalan mezarlar halen bulunmaktadır. Bataille’a nazaran ölüm, bir Neandertal’in ölümsüz olan araçlarla yarar sağlamış olduğu etkinliklerin tükenmesi demekti. Çalışmanın sonu… O nedenle de öldürmek, en başta gelen tabudur ona nazaran.
Hayvan halinden insan haline geçişteki köşetaşı tabulardır. Hayvanları bir tek tabiat sınırlar. Oysa insan, insanlaştıkça giderek kendi kendine de sınırlamalar dayatır. Bunların başlangıcında ölüm gelir, ölüm hem tabudur hem kutsaldır. Ölüm törenleri dinsel törenlerdir. Dinler bir taraftan “öldürmeyeceksin” derken, bir taraftan da din adamları orduları takdis ederler.
Fazlaca derin ve felsefe kokan bir yapıt, Erotizm…
‘’Gözün Hikayesi’’ eseri ile fanatik olmuştum Bataille’ye. Bu eseri ile de gönlümdeki tahtı devam ediyor.
Biroldukça kesimi rahatsız edebilir anlattıkları ve yazıkları fakat bence bu oldukça mükemmel bir durum Rahatsız edici ve etkisinde bırakan bir yazara hazır olunuz bence. ‘’Tiksinti Lordu’’ diye boşuna demiyorlar Bataille’ye
Herkese rahatsız edici okumalar edebiyat sever güzel insanoğlu… (DESTİNA ÖYKÜ)


Cinsellikten Dinselliğe Erotizm PDF indirme linki var mı?


Georges Bataille – Cinsellikten Dinselliğe Erotizm kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Cinsellikten Dinselliğe Erotizm PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Georges Bataille Kimdir?

Bataille 1897’de Billom’da dünyaya geldi. 1900’de ailece Reims’e taşındı. 1917’den itibaren Paris’te “Ecole des Chartes”de okudu ve peşinden meslek eğitimini yaparken Bibliothèque Nationale de France’de kütüphaneci olarak çalıştı. 1942’ye kadar burada çalışan Bataille, bu tarihten sonrasında yakalandığı tüberküloz sebebiyle kütüphanecilik görevini bıraktı. 1949’da tekrardan Carpentras’da kütüphaneci olarak göreve başladı. Daha sonrasında aynı göreve Orléans’ta devam etti.Documents (1928), Acéphale (1937), Critique (1936) benzer biçimde etkili dergiler çıkardı. “Collége de sociologie”nin çalışmalarını yönetti. Kimi süre siyasal kimliğiyle öne çıktı, aydınlarla çeşitli gruplar oluşturdu, etkinliklerde bulunmuş oldu. Andre Breton veSartre ile sert polemikleri oldu. 1962’de Paris’te öldü. Kitaplarının tüm basımı 1972’de Foucault’nun desteğiyle gerçekleşti.


Georges Bataille Kitapları – Eserleri

  • Gözün Öyküsü
  • Göğün Mavisi
  • Rahip C.
  • İç Deney
  • Edebiyat ve Fenalık
  • Annem
  • İmkansız
  • Günah Üstüne Tartışma
  • Nietzsche Üstüne
  • Ölü Adam
  • Erotizm
  • Madam Edwarda
  • Din Kuramı
  • Eros’un Gözyaşları
  • Cinsellikten Dinselliğe Erotizm
  • Lanetli Pay
  • Bir Kadavra


Georges Bataille Alıntıları – Sözleri

  • Korkunçtu. Az rastlanır bir soğukkanlılık içinde olmasaydım, bir taş duvarın önündeymişçesine dingin bir halde, bu kin dolu makineleri seyrederek iyi mi ayakta kalabilirdim? Her gürültülü müzik parçası gecenin bir yarısında savaşı ve ölümü çağırmak için meydana getirilen bir büyüydü. Trampet gürültüleri, sonunda kanlı top ateşlerine dönüşmek umuduyla zirve noktasına varmıştı: Uzakta gördüğüm, harp düzeninde dizilmiş bir çocuk ordusuydu. Kımıldamıyorlardı, fakat kendilerinden geçmişlerdi. Görüyordum onları, oldukça uzakta değillerdi benden, ölüme gitme arzusuyla büyülenmişlerdi. Bir gün güneşin altında güle oynaya ilerleyecekleri, arkalarında can çekişenler ve ölüler bırakacakları uçsuz bucaksız tarlaları düşlüyor gibiydiler. (Göğün Mavisi)
  • Yaşamdan oldukça daha acı olan (bu sebeple yaşamın ölüm kadar kanlı ışıltısı yoktur) bu yükselen katliam dalgasında önemsiz şeylerden, kocakarıların gülünç yakarılarından öte bir şeyler görmek olanaksızdı. Alevlerin ve gök gürültülerinin karıştığı, yanmış kükürt kadar solgun, insanoğlunun soluğunu kesen büyük bir tutuşmaya yazgılı değil miydi her şey? Ansızın bir kahkaha atma isteği başımı döndürmüştü: Bu felaketin karşısında, bir kara gülmece, asla kimsenin bağırmaktan kendini alamadığı zamanlarda ortaya çıkan kasılmalara birlikte rol alan türden bir kara gülmece duygusu içindeydim. Müzik durdu: Yağmur da dinmişti. Yavaş yavaş gara döndüm. Tren harekete hazır durumdaydı. Bir süre peron süresince yürüdükten sonrasında bir kompartımana girdim; tren gecikmeden kalktı. (Göğün Mavisi)
  • Sosyal toplumlarda yansılamak bulaşıcıdır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Yeter ki bir insan resmi -ya da bu şekilde geçinen mülahazalara tamamen boyun eğmeyecek benzer biçimde olsun, yeter ki kendi yaşamını yerleşik otoritenin yıkımına adayan kişinin çekimine kapılmaya yatkın olsun, rahat ve çıkarlarına
    uygun bir dünya imgesinin onun için elverişli bir yanılsamadan başka bir şey olabileceğini sanmak güçtür. (Lanetli Pay)

  • İlkel insanların gözünde sertlik daima ölümün nedenidir.

    Her süre bir görevli vardır ve daima bir öldürme eylemi vardır.
    Ölümde oluşan güçlerden korunmak ve ondan kaçmak zorundayız.
    Ölünün maruz kalmış olduğu güçlerin bizde (diğerlerinde) de etkin olmasına rıza göstermemeliyiz. (Erotizm)
  • İnsan olmak, hakikati, adaleti istemekle aynı şey değil midir? (Edebiyat ve Fenalık)
  • “Neden yapıyorsun bunu?”
    “Görüyorsun,” dedi, “ben tanrı’yım…” (Madam Edwarda)
  • “Geriye kalan sessizliktir.” (Nietzsche Üstüne)
  • “Adalet’in müzikle uğraşmaya hazır o coşkulu sesini boğmak için sayısal üstünlüklerini ve aptallıklarının enerjisini kullanan alaycı ve ve iğrenç ahmaklar”ı betimler çoğunluk partisinin milletvekilleri. (Edebiyat ve Fenalık)
  • İnsanlar aynı anda iki duygunun esiridirler: uzaklaştıran korku ve saygınlık uyandıran hayranlık. Yasak ve ihlal bu iki zıt duygunun oluşturduğu tepkilerdir: yasak iticidir sadece hayranlık çekicidir ve ihlale götürür. Yasak ve tabu, kutsala bir anlamda karşı çıkar, sadece mukaddes, yarattığı hayranlıkla yasağı çekici kılar; bu bağlamda mukaddes güzelleştirilmiş yasaktır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Varoluş korkum sonunda mutlak egemen oldu. Ölmüş egemenliğim sokakta. Anlaşılamaz – Çevresinde bir gömüt sessizliği – Korkunç bir şeyin beklentisi içinde büzülüp saklanmış — Ama gene de hüznü hiçbir şeye aldırmıyor. (Annem)
  • ”Beni yazmaya zorlayan şey, sanırım, delirme korkusu.” (Nietzsche Üstüne)
  • Artık sınırlarım yok: içimdeki boşlukta gıcırdayan şey, ölmekten başka çıkışı olmayan tüketici bir acıdır… (İmkansız)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Olasılıklar içinde kaybolmuştuk. (Rahip C.)
  • Hepimiz, anlaşılması güç bir maceranın sonunda, bir başımıza ölen varlıklarız; fakat içimizde, yitirilen devamlılığın özlemi var. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • …”İnsan daima ruhunu kurtarabilir,”… (Göğün Mavisi)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Komik! bana ister panteist, ister tanrıtanımaz, ister tanrıcı deyin!… Ama göğe doğru haykırıyorum: “Hiçbir şey bilmiyorum” Ve gülünç bir sesle yineliyorum: (kimi zaman göğe bu şekilde haykırıyorum) “hiçbir şey, mutlak olarak hiçbir şey”. (İç Deney)
  • Diyonizos sarhoş bir tanrıdır, tanrısal aslı çılgınlık olan bir tanrıdır. Ama, çılgınlığın kendisi de tanrısal öze haizdir.
    Burada tanrısal, aklın kuralını reddetme anlamına gelmektedir. Dini yasaya, akla bağlama alışkanhğımız vardır. Ama ge­nel olarak dinleri oluşturan şeyi gözönüne alırsak bu ilkeyi red­detmemiz gerekir.
    Kuşkusuz din vardır, hatta bozguncu bir taban üstündedir; yasaların gözleminin dışına çıkar. En azından yönlendirdiği şey aşırılıktır, bu kurban etmedir, esrimenin tepesi olduğu şenliktir. (Eros’un Gözyaşları)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri