Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım – Sabahattin Önkibar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım kimin eseri? Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım kitabının yazarı kimdir? Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım konusu ve anafikri nedir? Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım kitabı ne konu alıyor? Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım PDF indirme linki var mı? Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım kitabının yazarı Sabahattin Önkibar kimdir? İşte Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Sabahattin Önkibar

Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi

İSBN: 9786052985526

Sayfa Sayısı: 208


Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

– Erdoğan Siirt seçimlerinin yenilenmesi karşılığında Baykal’a ne yemin etti?

– Erdoğan ve Büyükanıt’ın Dolmabahçe görüşmesindeki büyük sır ne? İkili kimin cumhurbaşkanı olmasında anlaştı? O şahıs niçin aday bile olamadı? Büyükanıt tutulmayan söze karşın niçin hep sustu?

– Emine Erdoğan – Hayrunnisa Gül kavgasının perde arkası…

– AKP’yi kapatma davasında Pentagon iyi mi bir rol oynadı?

– Önder Sav’ın Baykal’a operasyonda yer almasını kimler, iyi mi sağlamış oldu?

– İstihbarat Başkanı’nın açıklamış olduğu o cinayetler…

– Komando kamplarının arkasındaki CIA ile bağlantılı o isim kimdi?

– O AKP’li milletvekiline “Ben MİT Müsteşarlığı değil, CIA şube müdürlüğü yaptım” diyen kimdi?

– Muhsin Yazıcıoğlu’nun işaret etmiş olduğu Alparslan Türkeş – Kasım Gülek ilişkisinin sırları…

– Muhsin Yazıcıoğlu telefonda Fethullah Gülen’e son olarak ne söylemiş oldu?

– Erdoğan ile Perinçek arasındaki esrarengiz birlikteliğin perde arkası…

Sabahattin Önkibar, İtiraflarım’da söyledi…


Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım Alıntıları – Sözleri

  • “Yakından tanığım, 1984’ten bugüne bakanlık yapanların üçte ikisi bugün dolar milyoneridir.”
  • “Politikanın içine çıkar ve para girince, inanç, ideal, düşünce, ideoloji ve hizmet kavramları lafta kalıyor.”
  • “Türkiye SSCB’ye karşı bütünlüğünü koruma adına kendini ABD’nin kollarına atmıştır ki, bunun için Kore’de yüzlerce şehit vermiştir.”
  • “İngiliz haber alma örgütü MI6 destekli 1925 tarihindeki Şeyh Said isyanı, emperyalizmin inancı ana para ve vasıta yaptığının somut örneklerinden biridir.”
  • “Fatih Sultan Mehmet bu yapılanı sonrasında şöyleki açıklar: “Eğer devletlülerimiz bizi uyarmasa, biz, can acıtıcı ibretlik bu tedbiri almasak ve kati kararlılığımızı göstermesiydik, devletin birliğini koruyamazdık. Zira devletin her tarafına sızmışlardı. Esas olan devleti yaşatmaktır.”
    Şimdi bir Osmanlı’ya bakın bir de güya onu tekrardan oluşturmak isteyen fakat devleti FETÖ adlı CIA casus şebekesine teslim eden bugünkü İslamcı iktidara!”
  • Ülkücü gençler, tıpkı yurtsever solcular misali emperyalist projenin kurbanı oldular.
  • Devlet için kurşun yiyen de kurşun atan da şereflidir.
  • Emperyalist kuklacılar ”dava şu, bu” deyip o devrin gençleri olan benim gibileri senaryolarında kuklalar misali oynattılar.
  • Dinin ana para yapıldığı ve Allah’ın yarışa sokulduğu bir oylama demokrasinin yansıması olabilir mi?


Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Ben bu kitaba yaratı diyorum ve yayıncaya da teşekkür ediyorum.Şimdi ne ilgi demeyin bulunduğumuz devir öteki ülkelerde bu ve benzeri kitaplar 50-60 senedir rahat birşekilde basılır ve halk da şuur oluşturur bunun neticesinde gerek siyasete gerek hükümetlere halkın tepkileri yansır buna gore hareket edilir.Ben bu kitabı okuduğuma sevindiğim kadar üzülüyorum son 30 yılda ne oldu bizlere bu şekilde.Allah aşkına mantığımızı,geçmiş bilincimizi,sorgulama kabiliyetimizi ne vakit kaybettik.Benzer kitapların son dönemde basılıp dağıtılmasına karşın birilerinin(oldukça azca bir kitlenin) okuyup başkalarına anlatmasına karşın sırf cüzdanımız ve korkularımız yüzünden niye susuyoruz.Sustukça tepkisiz kaldıkça sıranın bizlere gelmesiyle kurtulamıycağız ne yazikki şu sebeple çocuklarımız ve torunlarımıza kadar gidecek.Herkese tavsiye ederim okuyun lütfen (GÖKHAN Çolak)

Türkiye tarihimize baktığımızda türlü türlü entrikalar, yalanlar, rüşvet, ulusal birlik için şehit olan vatanseverler, CIA güdümündeki yöneticiler ve daha nicelerini görürüz. Cumhuriyetle beraber atılan sağlam temeller zaman içinde işbirlikçi ve başkalarının dudağına bakan liderler yüzünden nice badireler atlatmıştır fakat Türk Milleti’nin özveri ve gayreti ile dışta ve içte düşmanlara asla geçit vermemiştir. Sabahattin Önkibar da bu tarihe ışık tutup, zamanında konuşulmuş fakat halka yansımamış bazı sırları kitabında açıklamıştır. Bu sırlar belli bir tarih sıralaması olarak değil olayların gidişatına gore açıklanmıştır. Bazı mevzuları Soner Yalçın’ın kitaplarını okumakla daha evvel biliyordum lakin bu eserde de daha ilkin duymadığım maddeler de vardı. İnsan bu tarz şeyleri okudukça, gördükçe üzülmemesi elde değil. Şu sebeple Türkiye Cumhuriyeti’ni kimler kimler yönetmiş! Hacısından tut, CIA uşaklarına kadar el değmedik yer kalmamış. En güvendiğimiz kurum TSK bile senelerce ABD ve siyonizmin kirlli ellerinden kurtulamamıştır. Derin devlet dediğimiz olgu bile kendi içimizden ziyade tamamen CIA ve FED koordinesinde gerçekleşmiştir. Kibar da esasen derin devlet yok fakat böylesi var diyor.
Fazla konuşmaya da gerek yok zannımca. Menderes övülür, hovarda çıkar; Turgut Özal övülür, Çekiç Harekâtı ile Pkk başımıza bela olur. Kimileri Tayyip Erdoğanı ikinci Peygamber duyuru eder, kimileri ona dokunmak ibadettir der, bir kurum çıkar faize olur fetvası çeker, biri vakıf kuruyorum diye milyonlarca doları vergiden kaçırır. O denli oldukça yanlış var ki okurken bu tarz şeyleri incelemeye yazacağım dedim fakat çokluğundan çoğunu da unuttum. Devletin en mahrem yerine girip, kozmik odanın yüzünden dolayı yüzlerce vatan evladı ajanlarımız deşifre olup şehit olmadı mı? Oslo’nun yüzünden, teröristbaşını televizyonlara çıkarıp, hendeği görmezden gelmiş olarak 1000’e yakın asker ve polis bu aziz millet için şehit olmadı mı? Suriye politikası yüzünden güneyimizde kafa kesen, cami yakan, çocuk öldüren onlarca teşkilat başımıza bela olmadı mı? İşte bunlar bu kitapta artısıyla eksisiyle günyüzüne çıkıyor. İyi okumalar… (İsmail)

Gazeteciliğe 1980’de Türkiye gazetesinin Ankara temsilcisi olarak başlamış olan ve TGRT kanalının kuruluşunda bulunan Sabahattin Önkibar, “Alternatif” adlı bir program yapmıştır. Araştırmacı kimliği ve yürekli dili, 1999 senesinde bombalı suikast ile aramızdan ayrılan yazar Ahmet Taner Kışlalı peşinden kendisini siyasal İslamcı örgütlerin hedefi haline getirmiş. Kitabında gene oldukça yürekli iddialara yer veriyor. Ortaya attığı iddialar, bizzat gazetecilik zamanında kendisinin tanıklıklarından oluşuyor. Yakın tarihte güncel siyasal vakalara, cinayetlere, fetö terör örgütüne dair ciddi çıkarımları var. Tanıklıklar vasıtasıyla sunulan bilgiler okuyucu bakış açısından eksi bir durum olarak görülebilir. Sabahattin Önkibar’ı ciddiye almak gerekir mi diye sorarsanız bence gerekir şu sebeple kendisi vakti zamanında “Devlet Bahçeli ve Ülkücüler Hakkında Her Şey” diye bir kitap yazdı. Bu kitap, Devlet Bahçeli hakkında oldukça garip mevzulara değiniyordu. Kitap toplatıldı ve satışı yasaklandı; dolayısıyla buna istinaden eserlerinin okunmasının icap ettiğini düşünüyorum. Şu sıralar YouTube üstünden “Alternatif Tv” adlı kanalıyla gazetecilik yapmakta. Kanalına YouTube üstünden ulaşabilirsiniz. (Tolgahan Kabataş)


Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım PDF indirme linki var mı?


Sabahattin Önkibar – Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Sabahattin Önkibar Kimdir?

Sabahattin Önkibar (d. 1957, Rize(ilçe)ardeşen), Türk gazeteci, sunucu ve köşe yazarı. Ulusal Kanal’da gösterilen Alternatif ve Kanal 34’te gösterilen Ankara Kulisi adlı programların sunuculuğunu yapmakta ve Aydınlık gazetesinde makaleler yazmaktadır.

Eğitim Enstitüsü Türkçe kısmı ile Siyasal Bilgeler Fakültesi’ni tamamladı. Gazeteciliğe, 1980 senesinde Türkiye Gazetesi’nde Ankara Temsilcisi olarak başladı. 1993 senesinde TGRT’nin kuruluşunda bulunmuş oldu ve Alternatif adlı bir programı sunmaya başladı. 2001 senesinde TGRT ve Türkiye gazetesinden ayrılarak Star TV ve Star gazetesine geçerek bu gazeteninAnkara Temsilcisi oldu. 2002 senesinde Star TV’ye RTÜK tarafınca 15 günlük kapatma cezası verildikten sonrasında, bulunmuş olduğu medya grubundan ayrılarak, Kanal D’ye geçti ve Postagazetesinde Ankara Temsilcisi oldu. 2004 senesinde ise bu kez Flash TV’ye geçerek kanalın Ankara Temsilcisi oldu. 2005 senesinde, Avrasya TV ve Yeniçağ gazetesinin AnkaraTemsilcisi oldu. Son olarak, 2011 senesinde Ulusal Kanal, Kanal 99 ve Yeni Mesaj’a geçerek Ankara temsilcisi oldu. 2012 senesinde Yeni Mesaj gazetesinden ayrılarak Aydınlık gazetesine geçti. Halen Ulusal Kanal’daki Alternatif ve Kanal 34’teki Ankara Kulisi programlarını sunmakta ve Aydınlık gazetesinde makaleler yazmaktadır.


Sabahattin Önkibar Kitapları – Eserleri

  • Takkeli Firavunlar
  • Devlet Bahçeli ve Ülkücüler Hakkında Her Şey
  • Yazılamayanlar
  • Derin ve Gizli Devlet Gazetecisi Olarak İtiraflarım
  • Asena
  • İmamlar ve Haramiler Medyası
  • Mehdi’nin Darbesi Eşikteki Kıyamet
  • Sarayın Bozkurtları
  • Rehin
  • İşte İslamın ve Türklüğün Katilleri


Sabahattin Önkibar Alıntıları – Sözleri

  • Hayret edeceksiniz fakat bu bakış pek oldukça İslamcı cemaatte
    egemendir.
    Necmettin Erbakan şeklinde bir isim bile Bosna için toplanan
    yardım paralarını iç etmekle suçlanmamış mıydı?
    Yargı bu suçlama ile yapmış olduğu muhakeme sonrasında Erbakan
    dahil pek oldukça kişiyi mahkum etmemiş miydi?Hiç unutmam Prof. Erbakan bu durumu kendi camiasına
    şöyleki açıklıyordu:
    – Evet Bosna’ da cihat var fakat ikimiz de cihat yapıyoruz. Para
    oraya gitmiş, bizlere gelmiş asla fark etmez. (Takkeli Firavunlar)
  • “Pek oldukça Türk milliyetçisinin bile bilgisizlik sonucu iyi tahlil edemediği İttihat ve Terakki hareketi, iddia edilmiş olduğu şeklinde ne masonların kurdurduğu bir teşkilat ne de tüm gayesi yalnız Abdül- hamit’i tahttan indirmek olan bir çeteydi.
    Doğrudur İttihat ve Terakki, teşkilatlanma bağlamında İtalyan mason locası Carbonari’yı gizlilik bağlamında yansılamak etmiştir, lâkin benzerlik yalnız budur, şu demek oluyor ki şeklidir…” (Sarayın Bozkurtları)
  • Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ana karşıcılık önderi ve alternatif önder olması imkansız, zira kendisi bizzat proje görevlisi. Keza Bahçeli’nin MHP’yi büyütmek ve iktidara ortak et­mek diye bir gayesi yok. CHP ile MHP bunlardan kurtulmadan bu partilerdeki blo­kaj kalkmaz ve Türkiye alternatif liderine kavuşamaz. Kavuşamayınca da Tayyip Erdoğan ve AKP hep iktidar ol­maya devam eder. (Asena)
  • “Aydın Doğan eğer medyasını satmasıydı, 28 Şubat davasından içeri alınabilirdi.
    Doğan Medya’nın ele geçirilmesiyle yandaş medya blokunda yüzde 90’a varan bir hâkimiyet kuruldu ki bunun seçim sürecinde idrak yaratma ve dezenformasyona etkilerini göreceğiz.” (Sarayın Bozkurtları)
  • Türkiye uzun bir süredir, kan kaybediyor. Dış borç alınarak meydana getirilen bina ve yol ile gidilebilecek yol bitti. Türkiye gerilemekte. Gelecek nesillerin olası kazançları rehin verilmektedir. Bu ekonominin sürdürülebilir olmadığını her­kes, bilhassa iş dünyası biliyor, biliyor fakat iktidarın baskısı sebebiyle konuşamıyor. (Asena)
  • Uçağı kullanabilmek için pilot olmak gerekiyor. (Rehin)
  • İnsanlar günden güne yalnızlaşıyor. (Rehin)
  • İşte bunlara tanıklık ettiğim için MHP’nin Truva atına dönüştüğünü haykırıyorum.
    Beni kahreden, toprağa düşen, aralarında can arkadaşlarımın da olduğu o gencecik çocuklar.
    Açıklayın o çocuklar Türk’üm diyemeyenlere stepne olan bu Bahçeli için mi öldüler? (Devlet Bahçeli ve Ülkücüler Hakkında Her Şey)
  • Nihal Atsız, Turancı-Türkçülüğün ideologlarından biri ve savaşım adamıydı ki hapse girip karşılık ödemiştir. Sadece komünizmle mücadelesi değil, İslamcılığa muhalefeti biliniyor.
    Nihal Atsız bir ihtimal bir Ziya Gökalp şeklinde cemiyet şu demek oluyor ki toplumsal bilimci değildir fakat duygu ve fiil adamı özelliğiyle Türkçülük davasına mühim katkıları olmuştur. (Devlet Bahçeli ve Ülkücüler Hakkında Her Şey)
  • Türk medyası şirket çıkarları ve hesaplarına rehindir. Türkiye ahalisi bundan ötürüdür ki hakikatleri öğrenemiyor, tersine plastik medyanın manipülasyonlarıyla uyutuluyor… (İmamlar ve Haramiler Medyası)
  • ” …Ona gore hars şu demek oluyor ki kültür ulusal, uygarlık şu demek oluyor ki uygarlık ise evrenseldir.” (İşte İslamın ve Türklüğün Katilleri)
  • “Mankurt” ifadesi özetlemek gerekirse beyni, zihni, aklı ve iradesi teslim alınan insan anlama gelir. (Mehdi’nin Darbesi Eşikteki Kıyamet)
  • Ben din anlatıyorum,fıkıh anlatıyorum diyene vatandaşların kanmaması gerekir. (Rehin)
  • Yavuz, Osmanlı’nın rotasını Batı’dan Doğu’ya çeviren ilk Türk
    padişahıdır ki Türklerde Atilla’dan beri hedef hep Batı olmuştur.
    Yavuz Sultan Selim ek olarak İslam ambalajıyla Arapçılığı ve Fars-
    çılığı öne çıkarmıştır.
    Düşünün Safevî hükümdarı Şah İsmail, beyitlerini Türkçe yazarken, Yavuz Sultan Selim Farsçayı tercih etmiştir. (Sarayın Bozkurtları)
  • “Türkeş, İslamın ve inancın, Türklüğü ya da millet aidiyetini yeneceğini düşünerek tedbir aldı; zira Allah’la hiçbir fikrin yanşamayacağını biliyordu.
    Ayrıca Türkeş inançlıydı ve bu harmanlamayı zararı olan bulmadı.
    1944’te üsteğmen rütbesindeyken Nihal Atsız’la beraber Irkçılık-Turancılık Davası’ndan yargılandı ve 9 ay 10 gün Tophane Askeri Hapishanesi’nde kaldı. 1945 senesinde Askeri Yargıtay kararıyla tahliye edildi ve 1947’de beraat etti. 1955’te Harp Akademisi’ni tamamladı. Daha sonrasında ABD’ye gönderildi. Amerikan Harp Akademisi’ni ve piyade okulunu tamamladı. 1955-1957 yılları aralığında Washin- gton’da NATO Daimi Komitesi’nde vazife yapmış oldu.” (Sarayın Bozkurtları)
  • “…Gandi’nin sözüdür: ‘ Kin, utanç ve korkunun olduğu yerde Allah ortaya çıkmaz.’ ” (İşte İslamın ve Türklüğün Katilleri)
  • Ali Babacan ekonomiden görevli bakandır. Birgün bakanlar kurulu toplantısında şunu söyler.
    “İnşaat sektörü günü kurtarır ama geleceği kurtarmaz. Ölü yatırımdır. İnşaat yerine üretime katkı yapacak alanlara yönelmeliyiz.”
    Tayyip, Babacanın teklifini şu sözle keser.
    “Ali Bey inşaat sektörü kaç kaleme katkı yapıyor biliyor musun? Ekonomimizi bu sektör ayakta tutuyor nasıl görmezsin”
    Babacan yanıt verir.
    “Efendim oldukça haklısınız. Günü kurtarmak için inşaat sektörü dinamo sadece uzun hatta orta vadede çözüm değil… İnşaat biter, yapı paydos olur. En önemlisi inşaatın üretime katkısı yok.
    Tayyip sert bir halde yanıt verir.
    “Hala ne diyor bu? Senin amacın hükümetimizi sabote etmek mi?
    Ali Babacan’ın yüzü bembeyaz olur.
    “Esrağfurullah efendim. Ben Türkiye’nin geleceği için söyledim bu tarz şeyleri.
    Aldığı cevap şu olur.
    “Biz Türkiye’nin geleceğini düşünmüyor muyuz? (Yazılamayanlar)
  • Liyakat devletlerin, sadakat ise tarikat ile cemaatlerin felsefesidir.
    Devleti tarikat ve cemaat şeklinde yönetirseniz yok olmuş olursunuz. (Yazılamayanlar)
  • TSK’nın haklı Kıbrıs müdahalesi sonrasında ABD ile Avrupa’nın ambargosu Türk ordusunun yurtsever subaylarını sorgulamaya itti. (Mehdi’nin Darbesi Eşikteki Kıyamet)
  • Kendi itirafları; o alçaklara istedikleri her şeyi veren onlar! Öyleyken ona buna FETÖ’cü diyorlar. Eğer bu ülkede hukukun zerresi var ise… Eğer bu ülkede kanunun milimi var ise… Eğer bu ülkede terbiye ve vicdanın gramı var ise… Ilkin Fethulah’a açıktan yardım ve yataklık suçunu işle­yenler hesap vermeli… (Asena)