Eğitim

Din Kuramı – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Din Kuramı – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Din Kuramı kimin eseri? Din Kuramı kitabının yazarı kimdir? Din Kuramı konusu ve anafikri nedir? Din Kuramı kitabı ne konu alıyor? Din Kuramı PDF indirme linki var mı? Din Kuramı kitabının yazarı Georges Bataille kimdir? İşte Din Kuramı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Georges Bataille

Çevirmen: M. Mukadder Yakupoğlu

Orijinal Adı: Theorie De La Religion

Yayın Evi: Göçebe Yayınları

İSBN: 9789758143233

Sayfa Sayısı: 96


Din Kuramı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Din Kuramı’nda, Bataille, hayvandan insana geçiş sürecini incelemekte ve bu süreç içinde dinin oluşum koşullarını araştırmaktadır. İnsan emek verme vasıtasıyla hayvansallıktan kurtulmakta fakat bu kurtuluş bununla birlikte onu varoluşunun özünden uzaklaştırmaktadır. İnsan din yöntemiyle kaybetmiş olduğu öze tekrardan ulaşmaya iş yapmaktadır. Bataille bu özlü araştırmasında Hegel felsefesiyle antropolojik verilerin bir sentezini yapmaktadır. Bu bireşim mukaddes ile mukaddes – dışının karşıtlığını içermektedir. Kutsal – dışı dünyada insan emek verme yöntemiyle kendinin bilincine varır fakat aklın düzenlemiş olduğu sınırlar içinde kalır. İnsan tini bu sınırları kabul etmez ve akıl – dışılığın içinde sınırsızlığın kapılarını açmak ister. Bu kapılar mukaddes bir dünyaya açılır. Bu dünya çekicidir fakat bununla birlikte mukaddes – dışı dünya için oldukca tehlikelidir. Bu tehlikeli dünyanın temeli olan din tekrardan akılcı sınırların içine çekilir. Böylece askeri seviye ve endüstriyel gelişme mümkün olur. Protestan ahlakı kapitalizmin gelişmesinin itici gücü haline gelir.


Din Kuramı Alıntıları – Sözleri

  • Bir düşüncenin deposu başka birinin düşüncesidir.
  • Ben, düşüncemi dile getirmek istemedim fakat ayırımsızlığın içinden senin düşündüğün şeyi ortaya çıkarmada sana destek olmak istedim. Sen benden, sağ bacağının sol bacağından değişik olmasından daha çok değişik değilsin fakat bizi birleştiren şey,
    CANAVARLAR DOĞURAN AKLIN UYKUSUDUR..
  • Felsefe hiçbir süre bir ev olmayıp bir şantiyedir. Ama tamamlanmamışlığı, biliminkiyle aynı değildir. Bilim oldukca sayıda tamamlanmış bölümler hazırlar ve yalnızca toplamın boşlukları vardır. Bağlantı çabası içinde, tamamlanmamışlık düşüncenin boşlukları ile sınırı olan kalmamasına rağmen, bu, tüm noktalarda, her noktada, son durumun imkansızlığıdır.
  • Yuvalarından fırlamış şişkinlik, dişlerini sıkarak patlayan ve ağlayan fenalık; nereden geldiğini, nereye gittiğini bilmeyen kayış; karanlıkta avazı çıkmış olduğu kadar şarkı söyleyen korku; beyaz gözlü solgunluk, hüzünlü yumuşaklık, hiddet ve kusma… hepsi de kaçamaktırlar.
  • Yalnızca, içinde varlıkların belirsizce kaybolduğu bir dünya gereksizdir, hiçbir şeye yaramaz, meydana getirecek hiçbir şeyi yoktur ve hiçbir anlama gelmez yalnızca bu dünyanın başka bir şeyi amaçlamadan kendi içinde kıymeti vardır, bu başka şeyin de başka bir şey için kıymeti vardır ve bu böylece sürüp gider.
  • Otorite ve gerçeklik, tamamen, şeyin, üretimin ve üretilen şeyin bilincinin yanındadır. Kalan her şey yalandır ve karışıklıktır.
  • Kutsalın kendisi bölünmüştür kara ve zararı dokunan kutsallık ak ve görkemli kutsallıkla zıtlaşır ve her ikisine katılan tanrısallıklar ne akılcıdırlar, ne de ahlaklıdırlar.
  • “İnsansal konumun dışına iyi mi çıkılabilir? Zorunlu eyleme bağımlı, yararlı ayırıma mahkum bir düşünceden, özsüz -ama bilinçli- varlık olarak kendinin bilincine iyi mi geçilebilir?”
  • Ben, talep’in Ben’idir.
  • Ben, düşüncemi dile getirmek istemedim fakat ayırımsızlığın içinden senin düşündüğün şeyi ortaya çıkarmada sana destek olmak istedim. Sen benden, sağ bacağının sol bacağından değişik olmasından daha çok değişik değilsin fakat bizi birleştiren şey,
    CANAVARLAR DOĞURAN AKLIN UYKUSUDUR.


Din Kuramı İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Bataille’yi idrak etmek için ayrı bir çaba gerekiyor. Bahsettiği insanlaşma süreci ve arkasından dinin oluşumuna dair nedenler, gereklilikler ve sonuçlar anlaşılabilirlikten uzak. Dili oldukça ağır bir kitap. (Sîdar Ronahî)


Din Kuramı PDF indirme linki var mı?


Georges Bataille – Din Kuramı kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Din Kuramı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Georges Bataille Kimdir?

Bataille 1897’de Billom’da dünyaya geldi. 1900’de ailesiyle beraber Reims’e taşındı. 1917’den itibaren Paris’te “Ecole des Chartes”de okudu ve arkasından meslek eğitimini yaparken Bibliothèque Nationale de France’de kütüphaneci olarak çalıştı. 1942’ye kadar burada çalışan Bataille, bu tarihten sonrasında yakalandığı tüberküloz sebebiyle kütüphanecilik görevini bıraktı. 1949’da tekrardan Carpentras’da kütüphaneci olarak göreve başladı. Daha sonrasında aynı göreve Orléans’ta devam etti.Documents (1928), Acéphale (1937), Critique (1936) benzer biçimde etkili dergiler çıkardı. “Collége de sociologie”nin çalışmalarını yönetti. Kimi süre siyasal kimliğiyle öne çıktı, aydınlarla çeşitli gruplar oluşturdu, etkinliklerde bulunmuş oldu. Andre Breton veSartre ile sert polemikleri oldu. 1962’de Paris’te öldü. Kitaplarının tüm basımı 1972’de Foucault’nun desteğiyle gerçekleşti.


Georges Bataille Kitapları – Eserleri

  • Gözün Öyküsü
  • Göğün Mavisi
  • Rahip C.
  • İç Deney
  • Edebiyat ve Fenalık
  • Annem
  • İmkansız
  • Günah Üstüne Tartışma
  • Nietzsche Üstüne
  • Ölü Adam
  • Erotizm
  • Madam Edwarda
  • Din Kuramı
  • Eros’un Gözyaşları
  • Cinsellikten Dinselliğe Erotizm
  • Lanetli Pay
  • Bir Kadavra


Georges Bataille Alıntıları – Sözleri

  • Korkunçtu. Az rastlanır bir soğukkanlılık içinde olmasaydım, bir taş duvarın önündeymişçesine dingin bir halde, bu kin dolu makineleri seyrederek iyi mi ayakta kalabilirdim? Her gürültülü müzik parçası gecenin bir yarısında savaşı ve ölümü çağırmak için meydana getirilen bir büyüydü. Trampet gürültüleri, sonunda kanlı top ateşlerine dönüşmek umuduyla zirve noktasına varmıştı: Uzakta gördüğüm, cenk düzeninde dizilmiş bir çocuk ordusuydu. Kımıldamıyorlardı, fakat kendilerinden geçmişlerdi. Görüyordum onları, oldukca uzakta değillerdi benden, ölüme gitme arzusuyla büyülenmişlerdi. Bir gün güneşin altında güle oynaya ilerleyecekleri, arkalarında can çekişenler ve ölüler bırakacakları uçsuz bucaksız tarlaları düşlüyor gibiydiler. (Göğün Mavisi)
  • Yaşamdan oldukca daha acı olan (zira yaşamın ölüm kadar kanlı ışıltısı yoktur) bu yükselen katliam dalgasında önemsiz şeylerden, kocakarıların gülünç yakarılarından öte bir şeyler görmek olanaksızdı. Alevlerin ve gök gürültülerinin karıştığı, yanmış kükürt kadar solgun, insanoğlunun soluğunu kesen büyük bir tutuşmaya yazgılı değil miydi her şey? Ansızın bir kahkaha atma isteği başımı döndürmüştü: Bu felaketin karşısında, bir kara gülmece, asla kimsenin bağırmaktan kendini alamadığı zamanlarda ortaya çıkan kasılmalara birlikte rol alan türden bir kara gülmece duygusu içindeydim. Müzik durdu: Yağmur da dinmişti. Yavaş yavaş gara döndüm. Tren harekete hazır durumdaydı. Bir süre peron süresince yürüdükten sonrasında bir kompartımana girdim; tren gecikmeden kalktı. (Göğün Mavisi)
  • Sosyal toplumlarda yansılamak bulaşıcıdır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Yeter ki bir insan resmi -ya da bu şekilde geçinen mülahazalara tamamen boyun eğmeyecek benzer biçimde olsun, yeter ki kendi yaşamını yerleşik otoritenin yıkımına adayan kişinin çekimine kapılmaya yatkın olsun, rahat ve çıkarlarına
    uygun bir dünya imgesinin onun için elverişli bir yanılsamadan başka bir şey olabileceğini sanmak güçtür. (Lanetli Pay)

  • İlkel insanların gözünde sertlik devamlı ölümün nedenidir.

    Her süre bir görevli vardır ve devamlı bir öldürme eylemi vardır.
    Ölümde oluşan güçlerden korunmak ve ondan kaçmak zorundayız.
    Ölünün maruz kalmış olduğu güçlerin bizde (diğerlerinde) de etkin olmasına rıza göstermemeliyiz. (Erotizm)
  • İnsan olmak, hakikati, adaleti istemekle aynı şey değil midir? (Edebiyat ve Fenalık)
  • “Neden yapıyorsun bunu?”
    “Görüyorsun,” dedi, “ben tanrı’yım…” (Madam Edwarda)
  • “Geriye kalan sessizliktir.” (Nietzsche Üstüne)
  • “Adalet’in müzikle uğraşmaya hazır o coşkulu sesini boğmak için sayısal üstünlüklerini ve aptallıklarının enerjisini kullanan alaycı ve ve iğrenç ahmaklar”ı betimler çoğunluk partisinin milletvekilleri. (Edebiyat ve Fenalık)
  • İnsanlar aynı anda iki duygunun esiridirler: uzaklaştıran korku ve saygınlık uyandıran hayranlık. Yasak ve ihlal bu iki zıt duygunun oluşturduğu tepkilerdir: yasak iticidir sadece hayranlık çekicidir ve ihlale götürür. Yasak ve tabu, kutsala bir anlamda karşı çıkar, sadece mukaddes, yarattığı hayranlıkla yasağı çekici kılar; bu bağlamda mukaddes güzelleştirilmiş yasaktır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Varoluş korkum sonunda mutlak egemen oldu. Ölmüş egemenliğim sokakta. Anlaşılamaz – Çevresinde bir gömüt sessizliği – Korkunç bir şeyin beklentisi içinde büzülüp saklanmış — Ama gene de hüznü hiçbir şeye aldırmıyor. (Annem)
  • ”Beni yazmaya zorlayan şey, sanırım, delirme korkusu.” (Nietzsche Üstüne)
  • Artık sınırlarım yok: içimdeki boşlukta gıcırdayan şey, ölmekten başka çıkışı olmayan tüketici bir acıdır… (İmkansız)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Olasılıklar içinde kaybolmuştuk. (Rahip C.)
  • Hepimiz, anlaşılması güç bir maceranın sonunda, bir başımıza ölen varlıklarız; fakat içimizde, yitirilen devamlılığın özlemi var. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • …”İnsan devamlı ruhunu kurtarabilir,”… (Göğün Mavisi)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Komik! bana ister panteist, ister tanrıtanımaz, ister tanrıcı deyin!… Ama göğe doğru haykırıyorum: “Hiçbir şey bilmiyorum” Ve gülünç bir sesle yineliyorum: (kimi zaman göğe bu şekilde haykırıyorum) “hiçbir şey, mutlak olarak hiçbir şey”. (İç Deney)
  • Diyonizos sarhoş bir tanrıdır, tanrısal aslı çılgınlık olan bir tanrıdır. Ama, çılgınlığın kendisi de tanrısal öze haizdir.
    Burada tanrısal, aklın kuralını reddetme anlamına gelmektedir. Dini yasaya, akla bağlama alışkanhğımız vardır. Ama ge­nel olarak dinleri oluşturan şeyi gözönüne alırsak bu ilkeyi red­detmemiz gerekir.
    Kuşkusuz din vardır, hatta bozguncu bir taban üstündedir; yasaların gözleminin dışına çıkar. En azından yönlendirdiği şey aşırılıktır, bu kurban etmedir, esrimenin tepesi olduğu şenliktir. (Eros’un Gözyaşları)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri