Eğitim

Dualar Ve Aminler – Arif Nihat Asya Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Dualar Ve Aminler – Arif Nihat Asya Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Dualar Ve Aminler kimin eseri? Dualar Ve Aminler kitabının yazarı kimdir? Dualar Ve Aminler konusu ve anafikri nedir? Dualar Ve Aminler kitabı ne konu alıyor? Dualar Ve Aminler PDF indirme linki var mı? Dualar Ve Aminler kitabının yazarı Arif Nihat Asya kimdir? İşte Dualar Ve Aminler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Arif Nihat Asya

Yayın Evi: Ötüken Neşriyat

İSBN: 9789754370027

Sayfa Sayısı: 256


Dualar Ve Aminler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Biz, kısık sesleriz… minareleri,Sen, ezansız bırakma Allaah’ım!Ya çağır şurda bal yapanlarını:Ya kovansız bırakma, Allaah’ım!

Yarının yollarında yılları daRamazansız bırakma, Allaah’ım!Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,Ya çobansız bırakma, Allaah’ım!Bizi sen sevgisiz, susuz, havasızVe vatansız bırakma Allaah’ım!Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,Müslümansız bırakma Allaah’ım!


Dualar Ve Aminler Alıntıları – Sözleri

  • Biz, kısık sesleriz… Minareleri,
    Sen, ezansız bırakma, Allah’ım!
    …………………………………………
    Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
    Müslümansız bırakma, Allah’ım!
  • Gel, ey Muhammed, bahardır…
    Dudaklar ardında saklı
    Âminlerimiz vardır!..
    Hacdan döner şeklinde gel;
    Mi’raç’tan iner şeklinde gel;
    Bekliyoruz senelerdir!
  • Bugüne kadar kendimi, nedense, çocuk bilmişim…
    Meğer, çocuk değilmişim!
  • ………………………………………
    ………………………………………
    Demek, artık gecemde ömrümce,
    Varım, yoğumla senin!
  • Vicdanlar sakat
    Çıkmadan yarına.
    İyilikler getir, güzellikler getir
    Adem oğullarına!
  • Gül biter vurmuş olduğu yerlerde… diye
    Tanınan el, acıtıp incitti..


Dualar Ve Aminler İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Bizi sen vatansız bırakma Allah’ım..: Arif Nihat Asya, ulusal ve içsel duyguları harekete geçiren, insanoğlunun gönlünü coşturan şiirleriyle sevdiğim biri. Bayrak ve Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor şiirleriyle kendisine fanatik olduğum şairin başka şiirlerini de okumak ihtiyacı ile aldım elime, Dualar ve Aminler’i. Kitapta şiirler dört bölüm altında toplanmış: Dualar ve Aminler, Divançe-i Arif, Kundaklar ve Basamaklar. Bazı şiirlerde anlamını bilmediğim kelimeler olsa da, sayfa altındaki ya da kitap sonundaki sözlük imdadıma yetişti. Şiirleri ilmek ilmek okudum. Kimisinde göğsüm kabardı, coştum, taşdım. Kimisinde hüzünlendim.
Arif Nihat, şairliği bilmiş olduğu noktanın fazlaca daha ötesinde. Kitapta değişik yerlerde duyduğum birçok şiirin esas kaynağını bulmuş oldum. Sevdiğim bir fazlaca şiirin altında Arif Nihat imzası varmış. Kitaptaki şiirler arasından bir demet sunuyorum size. Benim en fazlaca beğendiklerim.
Biz, kısık sesleriz…
minareleri,
Sen, ezansız bırakma,
Allaah’ım!
….
Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız
Ve vatansız bırakma, Allaah’ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu
Müslümansız bırakma, Allah’ım!
Konsun -yine- pervazlara
Güvercinler;
“Hu hu”lara karışsın
Aminler…
Kutsal akşamdır;
Gelin ey Fatiha’lar, Yasin’ler!
Döndü korlarla alevler bir ılık iklime:
Mancınık kıydı, ateş kıymadı İbrahim’e! (Murat YALÇIN)

Âmin!..: “Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma, Allah’ım!”
Arif Nihat Asya
Mehmet Âkif Ersoy, şiire bir İslam idealisti ve yerli bir münevver olarak baktı. Dolayısıyla şiirinin ana mevzuları hep millî ve içsel meseleler oldu. Yahya Kemal, bir başka düzlemde aynı meseleleri işledi. Bu yüzden, bu iki şairimizin yaşadıkları devirde ve sonraki zamanlarda oluşan dinî duyarlılıkta inkar edilemez mühim payları vardır. Cumhuriyet devrinde eserler veren Arif Nihat Asya ise, şiirindeki millî ve içsel temalarla kişisel farklılıklar bir yana bırakılacak olunursa, bir taraftan yeni bir Mehmet Âkif, bir taraftan da Yeni bir Yahya Kemâl olarak karşımıza çıkmaktadır.
Edebiyat tarihçileri onu, Türkçü-milliyetçi bir kategori içinde anarlar. Biyografisi incelendiğinde bu tespitin doğru olduğu görülür. O, şiire ilk başladığı yıllarda devrin bu eğilimine uyarak Turancılık havası taşıyan şiirler yazdı. Fakat bu aşamada kalmadı. Kendisini devamlı yenileyip geliştirerek bakışının ve şiirinin imkanlarını da devamlı genişletti. Daha gerçekçi bir milliyetçilik anlayışına ulaştı. Türkçü-Turancı bir çizgiden Anadolucu, muhafazakâr ve dindar bir çizgiye geldi. Yeni şiirleri de bu anlayışa gore oluştu. Bayrak şairi oldu. Din şairi oldu. Osmanlı uygarlığı tıpkı Yahya Kemal’de olduğu şeklinde onun da şiirine girdi. Din terimi gene Mehmet Âkif de olduğu şeklinde ele almış olduğu aslolan meselelerden başlıcası oldu. Hele Mevlevilikle münasebeti kurulduktan sonrasında din, tasavvuf, hikmet ve rintlik, onun şiirinde ağır basan bir özellik haline geldi.
Arif Nihat Asya’da dinî ve tasavvufî unsurlar, bilhassa ”Dualar ve Âminler” kitabında görülür. Bu kitap onun dinî motifleri iyi mi, hangi anlayış ve seviyede ele aldığını gösteren ve bu açıdan ehemmiyet taşıyan bir eserdir. Yine Mehmet Akif ve Yahya Kemal dışarıda bırakılacak olunursa Arif Nihat Asya’nın bu tavrıyla Orhan Veli seçimi şiirle bu tür kavramlardan neredeyse tamamen uzaklaşan Türk şiiri, yeni bir soluğa kavuştu. Bugün bile, millet ve din kavramları akla ulaştığında hatırlayacağımız şairlerden birisi Arif Nihat Asya olmaktadır.
Din terimi ve Allah inancı, ilk olarak ferdi bir meseledir. Dolayısıyla onun şiirlerinde din ve Allah teriminin ilk olarak bu boyutta ele alındığı, her türlü sıkıntıdan kurtulmak adına dinin ve Allah’ın bir sığınak olarak işlendiği görülür. ”Dua I” ve ”Dua II” şiirleri bu tutumunun en ilgi çeken örnekleridir. Allah terimi; Tanrı, İlâh, Hakk, Rab, Celâl, Dost, Fettah, Hâlik, Hüdâ, Mevlâ şeklinde varyantlarıyla sıkça geçer. Yine Kur’an terimi, Fatiha, Yasin, İhlâs şeklinde sure adlarıyla beraber pek fazlaca şiirinde yer alır. Günah, sevap, mümin; yakarış, namaz, oruç, abdest, cuma, hutbe şeklinde inanç ve yakarma kavramlarına sıkça yer verilir. Hz. Peygamber sevgisi ve O’na duyduğu büyük özlem, Arif Nihat Asya’nın şiirinde fazlaca mühim bir temadır. Na’t’ı, bugüne dek Türk şiirinde yazılmış en güzel naatlar arasındadır.
Dua terimi da en fazlaca işlediği temalardan birisidir. Âmin, evrad, hatim, hamd, niyaz, senâ şeklinde duayla ilişkili kavramlar şiirinde sayıca pek çoktur. Bu bakımdan onu tıpkı Mehmet Âkif ve kısmen Yahya Kemal’de olduğu şeklinde bir “dua şairi” olarak anmamızı lüzumlu kılar.
Ama Arif Nihat, şiirinde yalnız bu kavramlarla yetinmemiştir. O, dinin toplum planındaki yerinden ve öneminden de haberdardır. Dini toplum yaşamının da eğer olmazsa olmaz bir kıymeti ve düzenleyicisi olarak görür. Mesela meşhur naat’ında fazlaca açık bir halde görüleceği suretiyle; peygamber sevgisini yalnız soyut bir düzlemde ele almaz. Hz. Peygamber’i getirmiş olduğu dinle bir toplum düzenleyicisi olarak görür. Peygamber terimine ilgisi yalnız Hz.Muha-mmed(sa.v)le de sınırı olan değildir. Aynı şekilde Hz. Âdem’den Hz. Davud’a, Hz. İbrahim’den Hz. İsa’ya fazlaca sayıda peygamber, onun şiirinde bu bakış açısıyla ele alınır. Bu bakışın bir yansıması olarak da Hz. Peygamber’den sonrasında onunla beraber anılması ihtiyaç duyulan sahabeleri, ondan sonra o misyonla yaşanmış olan devirleri ve büyük isimlerini( Dört halife, Hz. Hatice, Hz. Âmine…) bu çerçeve içinde ele alır. Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin yönetimde, kültürde, ilimde, sanatta büyük isimlerini(Fatih, Battal Gazi, Eyüp Sultan, Bilal-i Habeşi) isimlerini sıkça anar. Yine bugünü yorumlarken de, altın çağa, dinin tüm asliyeti ve coşkusuyla yaşandığı peygamberimiz ve sahabe dönemine atıflarda bulunur.
İslam’ın din ve toplum yaşamının en mühim mekanları olan mabetler, gene Mehmet Akif ve Yahya Kemal’de olduğu şeklinde onun ilgi alanı içerisindedir. Denilebilir ki camilerimiz üstüne fazlaca sayıda şiir yazan tek şairimizdir. Dualar ve Âminler kitabında ve öteki kitaplarında Lârî, Süleymaniye, Selimiye, Muradiye, Fatih, Ayasofya, Beyazıt… Camileri mihrabıyla, kubbesiyle, kandil geceleriyle, yatırlarıyla, ezanlarıyla, hatimleriyle Arif Nihat Asya şiirinin dini dokusunu oluştururlar. Şiir kitaplarında direkt camileri özetleyen yirmi dokuz tane şiirinin olması bir başka şairimizde göremeyeceğimiz bir özelliktir. Türbeler, kutlu İslam büyüklerinin mezarlarıdır. Onlar, hayatlarında yaydıkları ışığı vefatlarından sonrasında da bu mekanlarda yakmaya devam ederler. Türk İslam şehirlerinde adım başı rastlayabileceğimiz tekke, türbe, dergâh şeklinde yapılar da Arif Nihat Asya şiirinin dekoru içinde mühim bir yer tutarlar. Bu durum onun dinî ve tarihî mirasa hem sahiplenmek, hem de bugünün yaşamı içinde onları yaşayışımızın birer unsuru haline getirmek arzusu görülür.
İslam dini, yaşam dinidir. Bunun bilgisinde ve bilince olan Arif Nihat Asya, camilere ve türbelere bu seviyede ehemmiyet verirken aslolan olarak dinin toplumsal boyutunu bizlere göstermek ister. Şu sebeple bayramlar, toplu yakarma merasimleri, kandiller İslam’ın yaşam dini olmasının birer işaretidir. Ama burada Yahya Kemal’in plastik güzellik ve Mehmet Akif’in gerçekçi yaklaşımından değişik olarak, Arif Nihat da tasavvufi bir coşku da derhal dikkati çeker. Şu sebeple o tüm İslam motiflerine bununla birlikte güzel duyu olarak da bakmaktadır. Bu güzellik duygusu içsel coşku ile birleşince onun şiiri, varlıklı hayallerin, ilgi çekici çağrışımların, canlı dini hassasiyetin şiirine dönüşür.
Bu duyarlılık çerçevesi içinde şüphesiz Mevlana ve Mevlevilik hususi bir yer meblağ. O tam anlamıyla bir Mevlana hayranı, bir Mevlevi mürididir. Tasavvufla ilgili bir aile çevresinde büyümüş ve yirmi dokuz, otuz yaşlarında Mevleviliğe intisap etmiştir. Bu yüzden Tasavvufi şiirlerinin büyük bir kısmı Mevlana ile ilgilidir. Mevlana haricinde bu yolun kimi büyükleri de onun şiirlerinde yer alır. Fakat, bu adlar içinde Yunus Emre ilgisi ve sevgisi hususi bir yer meblağ.
Tüm bu söylenenlerin ışığında Arif Nihat şiirinin taşımış olduğu fazlaca varlıklı dinî ve tasavvufî atmosferle bir yakarış şiiri bulunduğunu rahatça söyleyebiliriz. Bu tutum, hem onun şiirini yerli, ulusal ve İslami bir şiir yaparken bir taraftan da dinî hassasiyetin iyice zayıfladığı bir devirde bu tutumla bu meselelere ilgi uyandırmıştır. Ama tüm bu tarz şeyleri yaparken asla kuru bir ideolog tavrı takınmamış, estetiği hiçbir vakit dikkatsizlik etmemiştir. Bu anlamda bugün, dinî duyarlıklı şiir yazma meselesinde Arif Nihat Asya hakkaten mühim bir öncüdür. Eserlerindeki bu unsurların örnek alınması ve yeterince incelenmesi gerekmektedir. (xxxxxxx)

Dualar ve Aminler: Bayrak şairimizin bu kitabını iyi mi sevmem ki.Maneviyat,tarih ve vatan sevdası yüklü bir çok şiirini keyifle okudum.Şiirlerinde Anadolu’dan,Fatih’ten,Sinan’dan sıkça bahsetmiş.
Lirik ve epik şiirlerle harmanlanmış bu kitabını ile öteki kitaplarını okuyup okutalım gençler. (ŞEYMA(ÇAPRAZ OKUMALAR))


Dualar Ve Aminler PDF indirme linki var mı?


Arif Nihat Asya – Dualar Ve Aminler kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de Dualar Ve Aminler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Arif Nihat Asya Kimdir?

Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904; İnceğiz, Çatalca, İstanbul – 5 Ocak 1975, Ankara), milliyetçi şiirleriyle tanınan ve Adana’nın kurtuluş günü olan 5 Ocak günü yazdığı meşhur “Bayrak” şiirinden dolayı “Bayrak şairi” olarak da anılan Türk şairdir.

Doğum adı “Mehmed Arif” olan Arif Nihat Asya, tahsil hayatına dört yaşlarında köyün imamından Kur’an harfleri öğrenerek başladı.Balkan Savaşı sonunda İstanbul’a geldi. İlk öğrenimini Kocamustafapaşa ve Haseki mahalle mekteplerinde tamamladıktan sonrasında Gülşen-i Maârif Rüştiyesi’ne girdi. Orta tahsilini parasız yatılı olarak Bolu ve Kastamonu liselerinde tamamladıktan sonrasında 1928’deİstanbul Üniversitesi Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Kısmı’nden mezun oldu. Adana, Malatya, Edirne, Tarsus, Ankara veKıbrıs’taki liselerde edebiyat öğretmenliği yapmış oldu. 1950 senesinde Seyhan (Adana) ve 1954 senesinde da Eskikent milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Milletvekilliğinden sonrasında yine bir süre daha öğretmenlik yapmış oldu. Ankara Gazi Lisesi’nde edebiyat öğretmeni iken 1962’de emekliye ayrıldı.

Yeni İstanbul ve Babıali’de Sabah gazetelerinde yazılar yazdı. Aruzla başladığı şiirde rubailer, gazeller yazdı. Bilhassa rubailere büyük ehemmiyet verdi. Rubailerden oluşan 5 ayrı kitap yazdı. Daha sonrasında heceli ve özgür vezinli(ölçülü) şiirler yazdı.

Milliyetçi şiirleriyle dikkat çeken Arif Nihat Asya, yurdun güzelliklerini, doğasını özetleyen, kimi vakit yergici fakat Türklüğü yücelten şiirleriyle de bilinir.

Arif Nihat Asya 5 Ocak 1975’te vefat etti. Kabri, Ankara Karşıyaka Mezarlığı’ndadır.


Arif Nihat Asya Kitapları – Eserleri

  • Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor
  • Dualar Ve Aminler
  • Sevgi Mektupları
  • Kökler ve Dallar
  • Fatihler Ölmez Ve Takvimler
  • Ses ve Toprak
  • Kanatlarını Arayanlar
  • Top Sesleri
  • Rübaiyyat-ı Arif 1
  • Aramak Ve Söyleyememek
  • Rübaiyyat-ı Arif 2
  • Kubbeler
  • Kundaklar
  • Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor
  • Onlar Bu Dilden Anlar
  • Basamaklar
  • Ayın Aynasında
  • Kökler ve Dallar
  • Rübaiyyat-ı Arif
  • Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor
  • Aynalarda Kalan
  • Enikli Kapı
  • Fatihler Ölmez Ve Takvimler
  • “Bayrak Şairi” Arif Nihat Asya’dan Seçmeler
  • Top Sesleri


Arif Nihat Asya Alıntıları – Sözleri

  • Şehitler tepesi boş değil,
    Biri var bekliyor… (Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor)
  • Dal dal dolaşır bir kuşum, uçmuş yuvadan..
    Yer yer buluşan yollara baktım havadan;
    Gördüm: bir ucum kök salıyorken Tokad’a
    Gelmektedir, ey yol, bir ucum Tırnova’dan. (Rübaiyyat-ı Arif)
  • Kalbindeki yerime lâyık olacağıma yemin ediyorum. (Sevgi Mektupları)
  • Bir susuz lâleydi, sensiz, canevim;
    Etmedin, sîâb ü reyyân etmedin! (Ses ve Toprak)
  • Türkiye’de herşeyden bahsedilmiş fakat Türk’ten söz açmak cesaret işi olmuştur.
    27 ağustos 1962 (Onlar Bu Dilden Anlar)
  • “Ve, yazıklar olsun ki, bu milletin bu gidişle değişmesine olanak olmayan alın yazısına benzer.” (Kanatlarını Arayanlar)
  • Kendimi çilelere mahkum ettiğim de oldu. (Kubbeler)
  • İyi misin? diye sorar dostlarım ;
    İyi sayılırım yaşıma gore..
    Ölürsem pek uzun olmaz kitabem..
    Ki ayarlanmıştır taşıma gore. (Ses ve Toprak)
  • Fakat gecelerdir, şu uzun uzun
    Düşünen acayip genç, iyi mi uyusun
    Yüreğindeki cam kırıklarıyla? (Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor)
  • Bugüne kadar kendimi, nedense, çocuk bilmişim…
    Meğer, çocuk değilmişim! (Dualar Ve Aminler)
  • Gel ey kaderim, ey bugünüm, ey yarınım!
    Gel gözbebeğim, gel canevim, gel kadınım!
    Yaklaş, daha yaklaş, daha yaklaş ve sokul!
    Gel ey bacılardan, analardan yakınım! (Rübaiyyat-ı Arif 1)
  • Uzaklarda bıraktığın bir gönlü hatırdan çıkarma, yazık olur. (Sevgi Mektupları)
  • Beklettiğin yeter bizi… kalk artık;
    Kalk Mustafa Kemal dedik, ağladık! (Ses ve Toprak)
  • Utangaçlıklarında
    Eser yoktur kibirden… (Ses ve Toprak)
  • Alev söndü… Fakat duman daha uzun müddet tütecektir. (Kubbeler)
  • Dünyâmıza lûtfu nerde Rabbin şimdi:
    Korkuyla vurur içinde kalbin şimdi..
    Her gölgede gulyabâni, her kuytu pusu…
    Vaktiyle harami kırk imiş, bin şimdi. (Rübaiyyat-ı Arif)
  • Gel, ey Muhammed, bahardır…
    Dudaklar ardında saklı
    Âminlerimiz vardır!..
    Hacdan döner şeklinde gel;
    Mi’raç’tan iner şeklinde gel;
    Bekliyoruz senelerdir! (Dualar Ve Aminler)
  • Seneler, onun yolunda geçerken yitik değil!
    Mademki Aslı var, Kerem olmak ayıp değil. (Fatihler Ölmez Ve Takvimler)
  • Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim;
    Yer yüzünde yer beğen
    Nereye dikilmek istersen
    Söyle seni oraya dikeyim! (Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor)
  • bölgeler gökler benim olurdu sana varımı yoğumu getirebilsem;
    avuçlarında oldurabilirdin, olgun değilsem. (Kökler ve Dallar)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri