Eğitim

Eller – Abidin Dino Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Eller – Abidin Dino Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Eller kimin eseri? Eller kitabının yazarı kimdir? Eller konusu ve anafikri nedir? Eller kitabı ne konu alıyor? Eller PDF indirme linki var mı? Eller kitabının yazarı Abidin Dino kimdir? İşte Eller kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Abidin Dino

Yayın Evi: Sel Yayınları

İSBN: 9789755702414

Sayfa Sayısı: 56


Eller Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“El kendi imgesini yansıtıyor: Özportre. 

Bir el? 

Beş parmak, her parmakta üç bağlam, salt başparmaktaki iki büküm var.

Boyunun kısalığına bakmadan başparmak kalınca ve kuvvetli. 

Hem çengel, hem kral.”

Eller, avuçta bir araya gelen yürek, yazgı, yaşam çizgileri üstünden Abidin Dino’nun ‘özportre’ olarak nitelediği emek harcaması. Hususi tasarımı ve Abidin Dino’nun desenleriyle…

(Tanıtım Bülteninden)


Eller Alıntıları – Sözleri

  • Fakat fotoğraf çizebilmek ne büyük mutluluk.
    Her şey ellerle başladı, ellerle bitecek..
  • Dört ayaklı bir mahluk olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı asla? Parmaksız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne fotoğraf yapabilir, ne de okşayabilir. Gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden.
  • damarlarımda akan kanın hışırtısıyla
    uyandım
    parmaklarımın ağırlığı yok
    parmaklarım ellerimle ayaklarımdan
    kopup
    havalanacaklar
    salına salına dönecekler başımın üstünde
    sağım yok solum yok yukarım aşağım yok.

    mutluluğun resmini yapabilir misin
    Abidin?
    -Nazım Hikmet
  • Fakat fotoğraf çizebilmek ne büyük mutluluk!
    Çizmek, bana ayrılan boyut’u çizmek.
  • Ölüm gelip geçtikten sonrasında salt eller kalır aslına uygun.
  • Her şey ellerle başladı, ellerle bitecek.
  • Belki bu tutkum, Çatal Höyük, Lascaux ya da Altamira duvarlarında beş parmaklarının boyalı izlerini bırakan insanların özlemlerine yabancı değil, fakat kim bilir?
  • Avniyâ kılma gümân kim sana râm ola nigâr
    Sen Sitanbul şâhısun ol da Kalâtâ şâhıdur
    -Fatih Sultan Mehmet
  • Dört ayaklı bir mahluk olan atın gözlerine dikkatli baktınız mı asla? Parmaksız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne fotoğraf yapabilir, ne de okşayabilir. Gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden.
  • “İz bırakmak. Bundan başka ne ki resim yapma dürtüsü?”


Eller İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Almak koşul değil…: Kitap 56 sayfa fakat sayfaların büyük çoğunluğu da yazarın el çizimleriyle dolu.Elbette ki güzel çizimler…
Deneme türünde bir kitap. Neden bahsediyor ?Ellerden…kendi ellerinden ve başkalarının ellerinden… Picasso, Fatih, V.Woolf sözgelişi… İçinde bazı anılar da barındırıyor kitap, Eisenstein’ın ona hediyesi bir çizimden sözgelişi.
Meraklısı için tavsiye olunur sadece kitapçıda kısa sürede okuyup rafına da bırakabilirsiniz. Ben kitaplığımda bulunsun diye aldım. Almasam da olurmuş. (Yaşam)

“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
işin kolayına kaçmadan fakat
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının içinde dolanan kırmızı balığınkini
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?”
Diye sormuş Nazım’ım, memleket sevdam…
*
Yanıtlamış Abidin:
“…
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi
Bir baştan bir başa.
Yattığımız bölgeler müze olmuş,
Sürgün şehirler aden.
İşte o vakit Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi;
Ne boya…”
*
“İz bırakmak. Bundan başka ne ki fotoğraf yapma dürtüsü? Her şey ellerle başladı, ellerle bitecek.” demiş Dino kitabında. Hem yazmış hem çizmiş. Keyifli bir kitaptı. (Buket)


Eller PDF indirme linki var mı?


Abidin Dino – Eller kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Eller PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Abidin Dino Kimdir?

Divanı Muhasebat Müdürü Rasih Bey ile müzik ve edebiyatla ilgili bir hanım olan Saffet Hanım’ın oğlu olan Abidin, ailenin beşinci evladı idi. Doğduğu yıl ailesi Cenevre’ye, arkasından Fransa’ya yerleştiğinden çocukluğu Avrupa’da geçti.

1925’te ailecek İstanbul’a döndü. Robert Kolej’de tahsil görmeye başladı. Ilkin babasının ve arkasından annesinin ölümünden sonrasında sanata olan ilgisinin ağır basması sebebiyle öğrenimini yarıda bıraktı ve ağabeyi ozan Arif Dino’nun desteğiyle fotoğraf, karikatür ve yazı alanında kendini geliştirmeye başladı.lk çizimleri Yarın gazetesinde, ilk yazıları Artist dergisinde 1930’lu yılların başlangıcında yayımlandı. Bu yıllarda Nazım Hikmet’in Sesini Kaybeden Kent (1931) ve Bir Ölü Evi (1932) adlı kitaplarına kapak desenleri de çizdi ve kendini oldukca genç yaşta “ressam” olarak kabul ettirdi. Halkın Dostu Gazetesi’nde piyasaya sürülen Atatürk’ü mevzu alan, çizgilerle süslü röportajı ile Atatürk’ün de takdirini topladı.

1933 senesinde “D Grubu” adlı sanat grubunun kurucuları içinde yer aldı. Bu grubun amacı, memlekette sanatın gelişmesini ve yayılmasını sağlamak, fikir yanı ağır basan resimler yaparak, batıdaki uygar akımlarla boy ölçüşecek yenilikler getirmekti.Aynı yıl Türkiye’nin Kalbi Ankara adlı belgesel filmi çekmek için Türkiye’ye gelen Sovyetler Birliği’nin meşhur yönetmenlerinden Sergey Yutkeviç bir sergide resimlerini görüp beğendi. Yutkeviç’in filmini izleyen Atatürk, kendisinden bir Türk gencini yetiştirmesine olanak olup olmadığını sormuştu. Böylece Yutkeviç, Dino’dan dekoratör ve ressam olarak çalışmak suretiyle kendisiyle SSCB’ye gelmesini istedi. Dino, 1934 senesinde beyazperde öğrenimi görmek suretiyle SSCB’ye gitti ve üç yıl kaldı. Üç yıl boyuncaLeningrad’da Eisenstein ve Yutkeviç’in yanında makyajdan dekora, rejiden senaryoya tüm yönleriyle beyazperde eğitimi aldı. Yutkeviç’in yönettiği Madenciler filmimizde çalıştı. Bu dönemde sol fikirlerle tanıştı. 1937’de II. Dünya Savaşı sebebiyle Sovyetler Birliği tüm yabancı öğrencileri geri gönderince Leningrad’dan ayrılmak mecburiyetinde bırakıldı.

Dino, Sovyetler Birliği’nden sonrasında Londra’ya ve sonrasında da Paris’e gitti. İspanya’daki iç muharebede Cumhuriyetçiler safındaki internasyonal gönüllü tugaylar bünyesinde savaşmak için Paris bürosuna başvurduysa da cumhuriyetçiler açıkça yitirmek suretiyle olduğundan kabul edilmedi. 1937’de yerleştiği Paris’te ressam ve dekoratör olarak film çekim çalışmalarında bulunmuş oldu. Gertrude Stein, Tristan Tzara, Eisenstein, Andre Malraux ve Pablo Picasso benzer biçimde devrin önde gelen sanatçılarıyla dostluklar kurdu.Abidin Dino 1939’da Türkiye’ye döndü, 1941’de dostlarıyla Yeniler Grubu’nu oluşturdu. Grubun açmış olduğu ve Liman çevresindeki balıkçıları mevzu alan sergi, büyük ilgi uyandırdı.

Dino, çizgi ve desenlerin ön plana çıkmış olduğu resimlerinde işçi ve köylü tiplerini örneksiz bir üslupla işledi. Başlangıçta Picasso’nun tesirinde kalan sanatçı, daha sonraları yapıtlarında örneksiz ve mahalli bir senteze ulaştı.

Çeşitli dergilerde çizgi ve yazılarıyla halktan yana, gerçekçi bir sanat görüşünü savundu. İlk sayısı 18 Kasım 1938’de çıkan S.E.S (Sanat.Edebiyat.Sosyoloji) adlı derginin çıkmasına büyük katkı veren sanatçı, bu derginin kapanmasından sonrasında pek oldukca başka mecmua çıkardı. Amacı, faşizm ile mücadelede mümkün olduğunca oldukca kişiyi harekete geçirmekti. Türkiye Komünist Partisi’nin mühim üyelerinden birisi oldu.Liman Sergisi’nin açıldığı 1941 senesinde Abidin Dino, siyasal nedenlerle ilkin Mecitaslı’ne (Çorum), sonrasında Adana’ya sürgüne gönderildi. Adana’da Türk Sözü gazetesini yönetti. “Kel” adlı bir oyun yazdı, sadece oyun derhal toplatıldı. Çukurova’nın pamuk işçilerini mevzu alan resimler yapmış oldu ve heykel ile ilgilenmeye başladı. 1943 senesinde yazar ve dilbilimci Güzin Dikel ile evliliğe ilk adımını attı. Sürgün sona erince İstanbul’a döndü.1950’de “Çingeneler” adlı filmin senaristliğini yazdı, senaryo yasaklandı.1952’de yurt dışına çıkış yasağı kalkınca kati olarak Paris’e yerleşti. 1954’ten itbiaren sekiz yıl süresince Paris’teki Mayıs Salonu sergilerine katıldı. Fransa, Cezayir, Amerika benzer biçimde değişik ülkelerde sergiler açtı. Fransa Plastik Sanatlar Birliği onur başkanlığı New York Dünya Sanat Sergisi danışmanlığı benzer biçimde görevlerde bulunmuş oldu.

‘İşkence’, ‘Atom Korkusu’, ‘Savaş ve Barış’, ‘Çıplaklar’, ‘Dört Kent’, ‘Dağ-Deniz’ benzer biçimde birçok yapıtı çeşitli galeri, müze ve koleksiyonlarda yer aldı.

1966’da yönettiği Dünya Futbol Kupası’nı mevzu alan “Gol” adlı belgesel filmle İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi tarafınca yönetmen Robert Joseph Flaherty anısına verilen belgesel film ödülünü aldı.

1968 talebe vakaları esnasında Paris sokaklarında yürüyüşlere, toplantılara katıldı, sokaklardaki etkinlikleri çizdi. Türkiye’deki ilk kişisel sergisini 1969’da açarak Paris çalışmalarının bir bölümünü gösterdi.

1979 senesinde Fransız Plastik Sanatlar Birliği”nin Onursal Başkanlığı’na seçildi, 1989’da Fransız Kültür Bakanlığı’nın Sanat ve Edebiyat Altın Şövalye Nişanı ile ödüllendirildi.

Zaman vakit Türkiye’de kişisel sergiler açan Abidin Dino’nun sergileri içinde “Eller, Parmaklar, Acılar, Acayipler, Tedirginler, Domatesler” başlıklı sergisi (1984, İstanbul) ve “Bu Dünya Sergisi” (1987, İstanbul) vardır. El motiflerinden oluşan heykeli 1993’te Maçka’ya yerleştirildi. Aynı yıl, ‘Biçimden Öte’ ve ‘Acıyı Çizmek’ adlı kitaplarını yayımladı.

1990’da troid kanseri teşhisi konan sanatçı, 7 Aralık 1993 günü Paris’te yaşamını yitirdi. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Aşiyan’daki aile mezarlığında toprağa verildi.


Abidin Dino Kitapları – Eserleri

  • Ölüm mü? Ne Buluş!
  • Nâzım Üzerine
  • Sinan
  • Yeditepe Öyküleri
  • Sensiz Her Şey Renksiz
  • Kısa Hayat Öyküm
  • Eller
  • Pera Palas
  • Abidin Londra’da
  • Adana Yazıları
  • El Yüz
  • Gören Göz İçin Fikret Mualla
  • Kızılbaş Günlerim
  • Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar
  • Ne Güzel Çocukluktu
  • Verese Kel
  • Toplu Yazılar
  • Güzin Dino – Abidin Dino Mektupları
  • Acıyı Çizmek


Abidin Dino Alıntıları – Sözleri

  • “İz bırakmak. Bundan başka ne ki resim yapma dürtüsü?” (Eller)
  • Gelgelelim İstanbul daima, hem evvelinde kestirilemeyen, hem de apansız değişimlere sahne olmuştur… (Pera Palas)
  • Büyükler “çocuk” ister illa, bir de bebeklere problem (dilleri yetse) büyükleri istiyorlar mı bakalım ? (Kısa Hayat Öyküm)
  • Padişah bile olsa insanoğlu haddini bilmeliydi. (Sinan)
  • Ölüm gelip geçtikten sonrasında salt eller kalır aslına uygun. (Eller)
  • İstanbul şehrinin kurtarılışı 1453’te başlamış ve Süleymaniye’nin bittiği güne kadar sürmüştür. (Sinan)
  • Sert ve siyah kirpiklerinden öperim, onlar alnıma değse, isteksizliğim kalmayacak. (Güzin Dino – Abidin Dino Mektupları)
  • Kahve telvesinin vaatlerine güvenerek yaşayan sanatkâr fincan dibinde ki coğrafyadan ümidini kesti.
    Sanat sanat için, sanat kendin için,sanat komşun için cinsinden muskaları bırakıp başımızın çaresine bakalım. (Toplu Yazılar)
  • Felek, “Yürü yâ kulum!” demeye görsün, devşirmenin başına devlet kuşu bile konabilirdi günün birinde. (Sinan)
  • Şairler ölmez.
    Hiç kuşkusuz.
    Ama görmüş olacaksınız, dostluklar da ölmüyor… (Nâzım Üzerine)
  • Yine de ölmekle, dünyadan ayrılmak kadar zordu doğmakla dünyaya alışmak. (Kısa Hayat Öyküm)
  • Saray benzer biçimde adam, içi dışı bilinmedik cinsten. (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • Dört ayaklı bir mahluk olan atın gözlerine dikkatli baktınız mı asla? Parmaksız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne fotoğraf yapabilir, ne de okşayabilir. Gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden. (Eller)
  • Reis ne bilsin ki bayanların ve denizin hafızası yok! (Yeditepe Öyküleri)
  • Bedri Rahmi – maazallah – cehenneme gitse, cehennemin bile sevilecek bir tarafını bulur. (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • Sevgimizde aşınma şöyleki dursun, yepyeni dalbudaklar fışkırmış her taraftan, hangisine bakacağıma şaşırdım, hem de ne güzelleştin! (Sensiz Her Şey Renksiz)
  • Tüm bunların hiçbiri umurumda değil, seninle birlikte bir Sputnik hızı ile dünyayı dolanıyorum durmadan, başka bir şey bilmiyorum. (Sensiz Her Şey Renksiz)
  • Derken denizlerden haber gelir; Uskumru geliyor! “Uskumru geliyor” çığlıklarını işiten hamile hatunlar çocuk düşürür, Rum balıkçılar ıstavroz çıkarır, mi­narelerde müezzinler haykırır, askerler slm verir; meyhane müşterileri ayağa kalkar, genelevde faali­yet durur, deniz dibinde iki sıra çurçur, iki sıra kayabalığı heyecanla haykırır: Yaşa, yaşa, bin yaşa! (Yeditepe Öyküleri)
  • Mikelanj’ın Zapata isminde birine yazdığı mektupta söylediği benzer biçimde: “Ne vakit büyük bir ressam – ki öylesi azca – suni ve düzmece görünen bir iş yapmışsa, bu sahtelik gerçektir; bir yerde daha büyük bir gerçek, yalan olur.” (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • “ey sevgili kardeş, kimi vakit öylesine iyi biliyorum ki istediğimi. hem hayatımda hem resmimde Allah’sız edebilirim, fakat hastalığıma karşın, kendimden büyük olan bir şey var ki onsuz edemem. bu hayatımdır, yaratma gücüm.”
    Van Gogh (Gören Göz İçin Fikret Mualla)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri