Freud - Cengiz Güleç Kitap özeti, konusu ve incelemesi - Webhaberim
Eğitim

Freud – Cengiz Güleç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Freud – Cengiz Güleç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Freud kimin eseri? Freud kitabının yazarı kimdir? Freud konusu ve anafikri nedir? Freud kitabı ne konu alıyor? Freud PDF indirme linki var mı? Freud kitabının yazarı Cengiz Güleç kimdir? İşte Freud kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Cengiz Güleç

Yazar: Murat Batmankaya

Yayın Evi: Say Yayınları

İSBN: 9789754686159

Sayfa Sayısı: 312


Freud Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Freud, yanlı, ön yargılı ve hasta mahremiyetine saygısız bulunarak küçümsenmiştir.

Halbuki Freud, ruh çözümü kuramdaki kavramları ve varsayımları ölene dek gözden geçirmiş, kimini anlamlı değişikliklere uğratmış, şuur dışının önemini vurgulamış, davranışlarımızın büyük çoğunluğunun erken çocukluktaki yaşantımız tarafınca belirlendiğini ileri devam eden ruhsal determinizme inancını hep korumuştur.


Freud Alıntıları – Sözleri

  • Bazı arzularımız açıkça dile gelmeleri ve dışa vurulmaları oldukça sağlam güçler tarafınca zorla izin verilmediği için kılık değiştirirler. Öte taraftan, bu güçler arzuyu gizlemekle kalmaz, bunların doyum yollarını da kişinin kendisinden doğrusu bilincinden saklar.
  • “..Freud, toplumun insan üstüne gereksiz yükler bindirdiğine ve bunlara katlanmanın bedelinin ‘nevroz’ biçiminde tezahür eden mutsuzluklar olduğuna inanır.”
  • “..Bastırma mekanizmasını günlük dilin metaforlarıyla anlatmak istersek, şuur ve vicdan (süperego’nun bilgili kısmı) tarafınca ifade edilmeleri yasaklanan arzu ve fantezilerin bilinçaltı denilen karanlık zindana tıkılmasıdır. Bu arzular kaşarlanmış mahpuslardır. Bunlar, dışarı data sızdırmanın bir yolunu ne yapmış olup edip bulurlar ki buna ‘bilinçdışına bastırılmış materyalin bilince çıkması’ adı verilir. Ancak bastırma mekanizması egomuzun bilinci bilincinde olmadan korumaya yönelik bir girişimi olmakla kalmaz. Egomuzun gene bilincinde bile olmadığımız bir müttefiki vardır: Sansür.
    Kılık değiştirmiş mahpusları tanımaya eğitimli bu gardiyanlar kimi zaman gafil avlanabilirler. Bu kuvvetli bilinçdışı yasak arzular o denli kuvvetli ve akıllıdırlar ki, sıkıdüzen denen gardiyanı bile yanıltacak seviyede tanınması güç kılıklarla özgür alana (bilince) hava almaya çıkabilirler.”
  • Freud’un insanı, Erich Fromm’un tabiriyle, ruhsal olarak dürtülenen ve güdülenen ‘homme machine’ dir.
  • “..Ölümü takıntı haline getiren Rank; ‘Düşünen pek oldukça insanoğlunun açıklamaya çalmış olduğu ölüm, benim için her şeyin üstünde bir sorun halini almıştı. Geceler boyu uyumadığımı ve dişlerimi birbirine vurarak dehşet içinde ölmeyi düşündüğümü hatırlıyorum. Bilhassa de tekrar asla, asla geri gelmemek ve her şeyin sonunu düşünmenin imkânsızlığı bana çok kötü bir korku veriyordu.’ “
  • “..’Freud’a gore akıl ve özgürlük birbiri için gereklidir. İnsan babacan Tanrı yanılsamasından vazgeçip evrendeki yalnızlığıyla ve önemsizliğiyle yüzleşirse baba evini terk etmiş bir çocuk şeklinde olur. Ne var ki, insan gelişiminin başlıca gayesi bu çocuksu düşkünlüğün üstesinden gelmektir. İnsan gerçekle yüzleşmek için kendini egitmelidir. İnsan kendi organik duyuları haricinde güveneceği bir şey olmadığını bilirse bu duyuları gereği şeklinde kullanmayı öğrenir. Yalnızca kendini -tehdit eden ve koruyan- otoriteden kurtarıp bağımsız kalmış özgür insan, yalnılsamaya düşmeksizin kendinde mevcud kabiliyetlerini geliştirip kullanarak aklının gücünden yararlanabilir, böylelikle de dünyayı ve dünyadaki rolünü nesnel bir halde kavrayabilir. Yalnızca büyüyüp, otoriteye bağımlı ve otoriteden korkan çocuklar olmaya bir son verirsek kendi varlığımız üstüne düşünmeye cesaret edebiliriz. Tabii ki bunun tersi de doğrudur. Yalnızca düşünmeye cesaret edersek kendimizi otoritenin egemenliğinden kurtarabiliriz.’ “
  • Çocuğun tüm gereksinimlerini derhal gideren kusursuz annenin sağlamış olduğu huzurla derhal uykuya dalabiliriz fakat temsiller yaşamına adım atmaya da fırsat bulamayız.
    -Roger Perron
  • “..Freud’a gore insan, aslı itibarıyla mutsuzdur. Fırtınalar, depremler, salgın hastalıklar tarafınca tehdit edilmediğinde, tahrip olan bedenini seyreder, ölümünü bekler. Bu takıntılardan çeşitli yollarla uzaklaştırır kendini. Zihni başka bir yöne çekmenin en etkili ve malum yolu dindir. Diğeri ise, oldukça daha anlamlı ve yararlı olan çalışmadır. Ama sonunda bu etkinliklerde kafi olmaz. İnsanlar mutsuz olduklarında uygarlığa düşman olurlar.”
  • “..Psikanalitik tedavilerin üstünlüğünden güvenilir olan Freud, bunu da şu şekilde ifade eder: ‘Sevinilecek bir nokta var ise, çoğu zaman pek yüksek bir gelişim düzeyindeki oldukça kıymetli kişilere psikanalizle yardım elinin uzatılabilmesidir. Analitik psikoterapiyle başarı sağlayanamayan durumlarda, başka bir tedavi yönteminin büsbütün başarısız kalacağını söyleyebiliriz.’ “
  • Aynı dönemde Pierre Janet , bu hastalarda hususi bir bilinçlilik durumuna işaret ederek şunları söylüyordu: Histeriklerde her biri ötekinin davranışlarını, hatta varlığını bile bilmeyen birbirinden bağımsız iki ayrı “kişilik” doğrusu iki ayrı şuur durumu vardır.
    Bu kuramdan yararlanan edebiyatçı Janet’in belirttiği şekillerde Dr. Jekyll ve Mr. Hyde adlı romanıyla Janet’in belirttiği şekilde çift kişilikli bir karakter yaratarak büyük üne kavuştu.
  • Freud, toplumun insan üstüne gereksiz yükler bindirdiğine ve bunlara katlanmanın bedelinin ‘nevroz’ biçiminde tezahür eden mutsuzluklar olduğuna inanır.
  • Kural olarak bu kişiler, çocukluklarında geçirdikleri sıkıntıları unutup, çocuklarını kendi süperego’larının biçimlenişine gore yetiştirirler. Kısacası, her kültür kendine özgü “çocuk yetiştirme tarzlarını” gelecek kuşaklara bu şekilde aktarır.
  • Bizi büyüklüğü ile fanatik bırakan bir kişiyle karşılaştığımızda o büyüklüğe yalnız zaafiyetleri vasıtasıyla ulaşmış olabileceğinin bilgisiyle ondan soğumak yerine etkilenmemiz gerekmez mi?
  • İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı,güvenmemeyi sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir.Bu gerçekleştiğinde artık ne yazıkki oldukça geçtir.İnsanların ‘Tecrübe’ söylediği şey budur.Kalbiyle bağlantısını kesmiş insana
    ‘Tecrübeli’ denir..


Freud İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Kitap oldukça güzel bir yapıt özetlemek gerekirse Freud, yaşamı, tutumu ve çalışmalarına göz atmak adına etkisi altına alan bir emek verme olmuş. Zaten daha ilkin okumuştum. Ancak seneler geçip üstüne bir oldukça data işlenince insanoğlunun bünyesine, bir kitabı yine okumak yeni bir kitap okumak kadar keyifli geliyor insana.. Özetlemek gerekirse bakış diyorum şundan dolayı Freud tek kitapta anlaşılacak bir kimse değil. Gerçi bu kitabı okumadan ilkin okumanız ihtiyaç duyulan oldukça kitap olacak yoksa Freud’a bakış açınız dar bir pencereye sıkışabiilir. Biliyorum bir oldukça şahıs Freud yaklaşımlarını küçümsüyor ve hatta iğrenç bile buluyor sadece reddetmek kolaydır. Mühim olan idrak etmek. Freud benim için yeri devamlı ayrı olan bir biliminsanı olarak kalmanın yanında bence o bir insan sanatçısı. O insanı, ruhunu, rüyalarını ve zihnini çizdi. Kim ne derse desin o bir öncü. (Maya Bella Liy)


Freud PDF indirme linki var mı?


Cengiz Güleç – Freud kitabı için internette en oldukça meydana getirilen aramalardan birisi de Freud PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cengiz Güleç Kimdir?

Doğum Tarihi ve Yeri : 1948 / Sivas Şarkışla

Eğitim:

İlk Tahsil- Şarkışla, Atatürk İlkokulu, 1958

Orta öğrenim- İstanbul Kabataş Erkek Lisesi, 1964

Üniversite- Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, 1964-1972

Üniversite- Hacettepe Üniversitesi, Felsefe Kısmı, 1970

İhtisas- Hacettepe Üniversitesi, Psikiyatri Kısmı, 1972-1976

Üst İhtisas- Paris V.Tıp Fakültesi, Sainte-Anne Psikiyatri Merkezi, Adölesans Psikiyatrisi, 1976-1978

Yüksek Lisans- Hacettepe Üniversitesi, Sosyal/Kültürel Antropoloji Kısmı, 1989

Tez Konusu: “Türkiye’de Kültürel Kimlik Krizi”

Yüksek Lisans- Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, İnsan Hakları Merkezi, devam ediyor.

1982 senesinde mensubu olduğu Hacettepe Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümünde Doçent oldu. 1988 Senesinde da kadrolu profesörlüğe terfi etti. 1996-1998 yılları aralığında aynı bölümde Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürüttü. 1988-1999 yılları aralığında Tıp Fakültesi Fakülte Kurulu üyeliği yapmış oldu.

1999 yılı 18 Nisan seçimlerinde Demokratik Sol Partiden Sivas milletvekili olarak TBMM’ne girdi. Dış İlişkiler Komisyonu, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu ve son olarak da Parlamenterler Arası Birlik komisyonu üyeliği yapmış oldu.

Yayınlanmış 13 ve yayınlanmak suretiyle 2 kitabı bulunan ve 80′e yakın mesleki dergilerde yayınlanmış makalesi bulunan Dr. Güleç’in psikiyatri alanında yapmış olduğu son emek verme “Psikiyatri Temel Kitabı”nın baş editörlüğüdür.

Son yıllarda Psikolojik-Politik Antropoloji, Transkültürel Psikiyatri ve Psikoterapiler alanında çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Cengiz Güleç’in iki erişkin evladı vardır.

Meslek hayatına 2005 yılından bu yana, kurucu üyesi olduğu “Madalyon Psikiyatri Merkezi”nde devam etmektedir.


Cengiz Güleç Kitapları – Eserleri

  • Freud
  • Ruhun Sırları
  • Psikiyatrinin Abc’si
  • Aşkın Son Sözü
  • Ötekini Bilmek
  • Psikofelsefe
  • Bir Terapistin Hakikat ve Anlam Dünyası
  • Protezli Tanrı
  • İnsana Yolculuk
  • Nevroz Kader Değildir
  • Pozitif Ruh Sağlığı
  • Psikoterapiler
  • Ustaca Yaşamak ve Otantik Varoluş
  • Politik Psikoloji Penceresinden Siyaset Ahlakı, Kimlik ve Laiklik
  • Kültür ve Psikiyatri Yazıları


Cengiz Güleç Alıntıları – Sözleri

  • Otantik ilişkilerde insanoğlu, birbirleriyle hakikaten bizzat kişiler neyseler “o” oldukları için ilgilenmektedirler ve bu ilişkilerde işitilmek istenene değil, hakikat olanın söylenmesine ağırlık verdikleri için ortaya çıkan itimat de gerçek bir itimat olacaktır. (Ustaca Yaşamak ve Otantik Varoluş)
  • Başlangıç, kendini izleyen tüm gelişimleri, ihtiva ettiği sorunları ve imkanları potansiyel olarak kendinde barındırır. (Protezli Tanrı)
  • Terapistin görevi, her tür sorgu, yorum ve açıklamadan, her türlü ahlakçı tartışmadan, ek olarak teselli ve moral destekleme türü davranışlardan sistemli bir kaçınma olmalıdır (Psikiyatrinin Abc’si)
  • Kişi bildik olandan uzaklaştıkça ve kendi bulunduğunu sandığı alışılmış rollerinden uzaklaştıkça varoluşsal yalıtım yaşayacaktır. Varoluşsal yalıtılmışlığa bir çözüm olarak, başka bir insanla yaşanmış olan ilişkiler üstünde durmaktadır. Hiçbir ilişki yalıtımı yok edemez. Her birimiz varoluşta yalnızız anlamına gelir. İnsanların birbirleriyle ilişkilerini bir çok kez yalnızlıklarının sınırlarını yumuşatmak içim kullandıkları ve başkasıyla bütünleşerek kendi benliğimizi yok etmeye çalıştığımızı, psikiyatri uzmanları oldukça yakından bilirler. (İnsana Yolculuk)
  • Ben var ise, kesinlikle diğeri vardır ve kişi daha en başından kendini çevreleyen insan çokluğu ile bir arada anlaşılabilir. (Protezli Tanrı)
  • Dinsel metinlerde görülen genel eğilim, tapınma törenleriyle sertliği denetim altına Alman iddiasıdır. Bunun yapmanın en iyi yolu sertliği ayinleştirmektir. Ayinleşmiş şiddetin, cemiyet üyelerinin birbirlerine duydukları düşmanlığı bir tür simgesel planda boşaltarak adeta toplumsal dayanışma ve birlik duygusunu attırmaya yönünde bir tesirinin olduğu söylenir. (İnsana Yolculuk)
  • Bazı arzularımız açıkça dile gelmeleri ve dışa vurulmaları oldukça sağlam güçler tarafınca zorla izin verilmediği için kılık değiştirirler. Öte taraftan, bu güçler arzuyu gizlemekle kalmaz, bunların doyum yollarını da kişinin kendisinden doğrusu bilincinden saklar. (Freud)
  • Kim olduğumuzu, nereden gelip nereye doğru gitmekte olduğumuzu keşfetme arzusunun bizzat kendisi, yaşamımızın en sağlam anlam çerçevesi olabilir pekala. (Ustaca Yaşamak ve Otantik Varoluş)
  • Yalom, kişinin bir başkasıyla kurduğu sevgiye duyarlı sıhhatli bir birlikteliğin varoluşsal yalıtımının getirmiş olduğu kaygıyı ve acıyı hafifletmede en yararlı ve kıymetli kaynak bulunduğunu belirtmektedir. (İnsana Yolculuk)
  • Aklımıza, mantığımıza tümüyle hükmeden, yaptığımız ince hesapları altüst eden, tüm etik yargılarımızı tarumar eden güce Schopenhauer, “yaşam iradesi” (wille zum leben) adını verir. (Psikofelsefe)
  • Hasta, patolojik sınırlar dışına çıkarak “kurban” olma şeklinde eylemsiz bir bilinçten, kişisel yazgısının sorumluluğunu yüklenme biçimindeki etken bilince doğru gelişmek zorundadır (Psikiyatrinin Abc’si)
  • Duygusal acı içindeyken ilk gerçekleşen şey, fizyolojik acıda olduğu şeklinde, şoktur. Şokun hemen hemen kaldıramayacağımız yoğun acının uyuşturulmasi şeklinde bir işlevi vardır. (Aşkın Son Sözü)
  • Sağlıklı olmayı durağan ve belirli bir durum olmaktan oldukça ‘süreç’ olarak gören ve bundan dolayı sağlığı etkileşime ve tekrardan oluşuma açık dinamik bir özellik olarak algılayan yaklaşım, bütünlükçü bir anlayışı temsil etmektedir. (Pozitif Ruh Sağlığı)
  • Gnostikler, haiz olmaktan oldukça olmaya, çabalamaktan ziyade gerçekleşmeye, hazzı artırmakdan oldukça içsel bir esrime yaşamaya yatkın kişilerdir. (Bir Terapistin Hakikat ve Anlam Dünyası)
  • Çocuğun tüm gereksinimlerini derhal gideren kusursuz annenin sağlamış olduğu huzurla derhal uykuya dalabiliriz fakat temsiller yaşamına adım atmaya da fırsat bulamayız.
    -Roger Perron (Freud)
  • Burada geliştirmeye başlayacağınız içgörü sizi büyütecektir. (Ruhun Sırları)
  • İnsanın hiçbir süre tam olamayacağı ve devamlı tamamlanmamış kalacağı bilinmelidir. (Protezli Tanrı)
  • Yaşamak, esasen, yapmak, eylemde bulunmak, sevmek, yaratmak, düşünmek anlamına gelir. (Psikofelsefe)
  • Muhteşem olamayacak kadar insandırlar. (Pozitif Ruh Sağlığı)
  • Başarma zorunluluğunuz, sizi yalnızca başarısızlığa değil, başarısızlık korkusuna mahkum eder ki bu korku bir çok süre başarısızlığın kendisinden bile daha engelleyicidir. (Psikofelsefe)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri