Eğitim

Görücü Usulü Aşk 3 – Nejla Arslan Kurt Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Görücü Usulü Aşk 3 – Nejla Arslan Kurt Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Görücü Usulü Aşk 3 kimin eseri? Görücü Usulü Aşk 3 kitabının yazarı kimdir? Görücü Usulü Aşk 3 konusu ve anafikri nedir? Görücü Usulü Aşk 3 kitabı ne konu alıyor? Görücü Usulü Aşk 3 PDF indirme linki var mı? Görücü Usulü Aşk 3 kitabının yazarı Nejla Arslan Kurt kimdir? İşte Görücü Usulü Aşk 3 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Nejla Arslan Kurt

Yayın Evi: Hayat Yayıncılık

İSBN: 9786051512457

Sayfa Sayısı: 288


Görücü Usulü Aşk 3 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Görücü usulü bir evlikle süregelen Nazlı’nın hikâyesi “Vuslat” ile devam edip “İkinci Bahar” ile son buluyor…

Sahi aşk neydi? Bir tarifi var mıydı ya da bir kalıba sokulabilir miydi?

Amacı neydi?

Dünyadaki her şeyin bir varoluş sebebi varken aşk duygusu sebepsiz değildi ya!

Yeryüzündeki tüm canlılar fıtratı gereği karşı cinse ilgi duyar. Şundan dolayı karşı cinsleri birbirine çeken bir his, bir duygu, bir güç vardı. Bu inkâr edilemez gerçekti de neydi bu hissin adı, tanımı? İnsanoğlu için anlamı?

Kimileri bu duyguya kösnü deyip aşağı çekti, kimileri aşk deyip yüceltti.

Peki, gerçek tanımı hangisiydi?

Bu soruda kişiden kişiye değişen bir yanıt saklı… Tıpkı karakter misali…

Bu duygu kimileri için gelip geçici bir heves, kimileri için son nefesti…


Görücü Usulü Aşk 3 Alıntıları – Sözleri

  • “Mutluluk…
    Bazılarına ilkbaharda,
    Bazılarına sonbaharda…”
  • O an aklıma Hazreti Ömer’in kıssası geldi. Adaleti ve gücüyle nam salan Hazreti Ömer işi olmayan bir adamı çağırır, “Sana iş veriyorum.” der. Adam çekinerek ne yapacağını sorduğunda her sabahleyin kapısına gelip vurarak, “Ölüm var ey Ömer, ölüm var!” diye bağırmasını, kendisine ölümü hatırlatmasını ister. Ertesi sabahleyin adam gelip “Ölüm var ey Ömer!” diye bağırınca çıkarıp bir altın öder. Ondan sonrasında da bu sahne her sabahleyin tekrarlanır. Çevredekiler fazlaca geçmeden bu durumu fark edip olup biteni şaşkın lık ve merakla izlemeye adım atar fakat asla kimse Hazreti Ömer’e ne olup bittiğini soramaz. Adamcağız her sabahleyin iki cümlesini söyler, bir altınını alıp gider. En sonunda biri dayanamayıp sorar, “Ya Ömer! Bu adam her sabahleyin kapında bekliyor, dışarıya çıktığında sana bir cümle söy lüyor ve sen de ona her sabahleyin bir altın veriyorsun, fazlaca değil mi?” Hazreti Ömer “Hayır!” diye yanıt verir, “Oldukça değil, şundan dolayı onun söylediği şey benim o günkü kararla rım ve bilgilerim içinde en önemlisidir.”
  • Mutluluk…
    Bazılarına ilkbaharda bazılarına sonbaharda…
  • Sahi aşk neydi? Bir tarifi var mıydı? Tarif edilebilir miydi? Yahut da bir kalıba sokulabilir miydi? Amacı ney di? Sebebi neydi? Dünyadaki her şeyin bir varoluş sebebi varken aşk duygusu sebepsiz değildi ya?
  • “…birbirinizin kıymetini bilin evladım. Bu yaşam yalnız kolay geçmiyor. Birlikte olduğunuz her ânı ödül sayın da öyleki geçirin.”
  • Ardından büyük bir gurur kapladı acının üzerini. O şekilde ki acıtmaz oldu yüreğimi.
  • Her evin ocağı tüter. Tüter de iyi mi tüter kim bilir. O ocakta pişen et midir yoksa dert midir? Bunu yalnız evin sahipleri bilebilir.
  • Dünya bir handı, bense bir yolcu…
  • Nasıl bir histi bu Allah’ım ?
    Çölün ortasında sunulan soğuk bir bardak su kadar güzel,
    Aynı zamanda o yaşam veren suda boğulup ölmek kadar acı.
    Tarifsiz bir duygu aslen…
    Sadece hissedenin anlayabildiği…
  • “Bazı anlamış olur bu yaşadıklarımı rüyadan ibaret sanıyor ve korkuyorum”


Görücü Usulü Aşk 3 İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Hep bi kurgu okuruz bir sonraki kitap digerini eninde sonunda unutturur ya, bir ihtimal anlatmak isteriz birone fakat aklımiza gelmez.
Ancak bu okuduğum 3 serilik kitap birden fazla ders almamı sağlamış oldu. Ve bunu unutturacak başka bi kitap olacak mı? Diye sorguladım kendimi. Bolca yaşam dersi veren, bir askın bir insanı hidayete dogru yola çevirmesini ve heralde sabrın sonunun selamet bulunduğunu özetleyen bir yaratı… (TEVAFUK)

Görücü Usulü Aşk, serisi ilk çıktığında sevmiş olarak okumuştum ve ikinci kitap çıkanada kadar zor sabretmiştim.
Benim için öykü ikinci de bitmişti ve daha yakın bir zamanda öğrendim üçüncü bir kitabın da bulunduğunu
Nazlı ve Burak tan sonrasını istemese de gönlüm, meraktan okudum.
Mehmet pişmanlıkla dolu olsa da, Nazlı’yı hakkaten fazlaca sevip kıymet verse de, benim için Burak’tan başkası yakışmadı o yuvaya. (◆ Sadegül Kuru ◇ SADEceGÜLümse ◆)

‘İkinci Bahar’ serinin üçüncü ve sonuncu kitabı. Yazar akıcı yazıyor ve ana karakterin hisslerini okuyucu olarak empati kurabiliyorsunuz. Benim hoşuma giden aslolan öykü. Klişe olmayan ve gerçekçi oranı olan bir öykü. İki taraf severken kavuşamayan değil, görücü usülü olup hayallerine kavuşanları anlatmıyor. Bireylerin hissleri, karşılıksız aşkı, emekle kurulmuş bir sevgi bağını ve yaşamın gerçeklerini yansıtan bir kurgu. İçimizde engelleyemediğimiz duygular yaşayabileceğimizi fakat bu tarz şeyleri harekete geçirmeden doğruya yönelmeyi konu alıyor. Ve hoşuma giden duyguları yaş kalıbına tıkıştırılmaması. Belli bir yaştan sonrasında benden geçti diyip geri çekilme yok, insan insandır ve daima hisseder. İnsanın her yaşta aşk’ı yaşayıp bir fert olarak yaşamını helal çerçevede şekillendirebilmesi fazlaca güzel yansıtılmış. (Selcan)


Görücü Usulü Aşk 3 PDF indirme linki var mı?


Nejla Arslan Kurt – Görücü Usulü Aşk 3 kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de Görücü Usulü Aşk 3 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nejla Arslan Kurt Kimdir?

1984 tarihinde Kahramanmaraş’ta hayata merhaba dedi. 18 yaşlarında kendi isteğiyle de görücü usulü ile evlendirildi. Şu an bu evlilikten olma iki kız bir adam evladı olan yazar hala Kahramanmaraş’ta ikamet etmektedir. Yazarın şimdiye kadar yayınlanmış “Görücü Usulü Aşk ve Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti” isminde seriden oluşan iki kitabı vardır.


Nejla Arslan Kurt Kitapları – Eserleri

  • Görücü Usulü Aşk
  • Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti
  • Görücü Usulü Aşk 3
  • Seni Bana Yazmışlar
  • Asiye
  • Asiye
  • Sirayet


Nejla Arslan Kurt Alıntıları – Sözleri

  • Kaderde ne ise odur, etme merak, Uyma kendi nefsine, Hakk’ın emrine bırak. Hz. Mevlana (Seni Bana Yazmışlar)
  • “Eğer bir adam senin en çirkin halini gördüğünde bile gene senden vazgeçmiyorsa işte bu gerçek sevgidir” (Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti)
  • Adını bir türlü koyamadığı acayip bir histi yüreğindeki. (Asiye)
  • Soru çoktu lakin insanoğlunun kendi kendine sordurulmuş olduğu soruya yanıt vermesi pek zordu. (Seni Bana Yazmışlar)
  • “Bazı anlamış olur bu yaşadıklarımı rüyadan ibaret sanıyor ve korkuyorum” (Görücü Usulü Aşk 3)
  • İnsan uyudu, hayvan uyudu fakat evren uyumadı. Sular akmaya, rüzgar esmeye ve dünya dönmeye devam etti. (Asiye)
  • Her evin ocağı tüter. Tüter de iyi mi tüter kim bilir. O ocakta pişen et midir yoksa dert midir? Bunu yalnız evin sahipleri bilebilir. (Görücü Usulü Aşk 3)
  • “Her insanda nefis vardır ve her nefsin akıl hocası şeytandır. (Seni Bana Yazmışlar)
  • Oysa Aşktır Yakışan Kalbe
    Ve Kalptir Taşıyan Aşkı! (Görücü Usulü Aşk)
  • Oysa asktir yakisan kalbe ve kalptir tasiyan aski (Görücü Usulü Aşk)
  • Gelin olan kızın başına cennetten bir kuş konarmış ve bu kuş ona esrarengiz bir güzellik katarmış. (Asiye)
  • Duyulan tek ses yağmurun hışırtısıydı. O şekilde güzel yağıyordu ki… Biraz tutkulu, birazcık özlem ve birazda ağlamaklı… Ama en o kadar da aşkla yağıyordu…
    Ve yağmur toprakla buluştu. Kavuştu sevdasına. (Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti)
  • “Aşk söylediğin suret değil, siretten ibarettir.Zamanla suret değişmiş olur fakat siret kalımlı kalır.Sen, sen ol seni suretin için sevenlerin değil, siretin için tercih edenlerin yanında ol.Eğer bir adam senin en çirkin hâlini gördüğünde bile gene senden vazgeçmiyorsa işte bu gerçek sevgidir.” (Sirayet)
  • “Gideni getiremeyeceğimizi bilsek de kalanlara şükrettik. Olması ihtiyaç duyulan de buydu esasen. Yoksa bu yaşam iyi mi geçerdi?” (Sirayet)
  • “Sabır taşım da demlenen çaresizliği yudumladım damla damla…” (Görücü Usulü Aşk)
  • Genç bir talebe bir gece yarısı, mum işığı altında ders çalış maktaydı. İlmi araştırmalara daldığı bir sırada kapisi çalındı. O vakitte birinin gelmesinin meydana getirmiş olduğu şaşkınlık ve gelen mi safirin kimliği ile alakalı merakla kapıyı açtı. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktaydı. Karşısındaki konuk, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısı mi çalmaya zorunlu kaldığını söylemiş oldu.
    Genç talebe, misafirini geri çevirip onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemeyeceği için çaresizce içeri aldı. Ona oturup dinlenebileceği bir köşe gösterdikten sonrasında da sabaha ka dar dersine çalışmaya devam etti. Utangaç ve gizli saklı saklı nazarlar la onu seyreden kızcağız, genç talebenin bir hâline oldukça şaşır mıştı. Genç, arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir süre öylece bekledikten sonrasında geri çekmektey di. Bir kez ile de yetinmemekte, bunu ara ara tekrarlamaktaydı. Bu hâl suretiyle sabahleyin olmuştu.
    Gün işıdıktan sonrasında genç kız oradan ayrılıp evine döndü. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaşmış olduğu ev, Osmanlı vezir lerinden birinin sarayıydı ve genç kız da vezirin kızıydı. Saray halki, ona geceyi nerede ve iyi mi geçirdiğini merakla sordu; şundan dolayı tüm gece onu aramış fakat bir türlü bulamamışlardı.
    Genç kız başından geçenleri, gördüklerini ve bilhassa de kendi sini konuk eden öğrencinin garip hâlini tek tek söyledi soranlara.
    Bunun üstüne vezir, kızına yardım eden o genci sarayına da vet etti ve ona niçin sabaha kadar elini yanan mumun üstünde tuttuğunu ve elini yaktığını sordu.
    Yusuf yüzlü genç şu güzel cevabı verdi vezire:
    – Yolunu kaybetmiş olduğu için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım. Bu sebeple onu kulübeme aldım. Nefsimin desise lerine karşı koyabilmek için de elimi, ara sıra mumun bana cehen nemi hatırlatan alevi üstüne koydum. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak, nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.
    Iffet ve ismet şuuruyla ve bigün vereceği azim hesabın kor kusuyla parmağını yakan gencin bu hareketi vezirin fazlaca hoşuna gitti. Vezir, ondan kızı ile evlenmesini teklif etti. Teklifi kabul eden genç bundan sonrasında “Damat Efendi” lakabıyla ünlü olan, Mec mau’l-Enhür isminde Hanefi fikih kitabının yazarı Muhammed bin Süleyman’dan başkası değildi. (Seni Bana Yazmışlar)
  • “Arada gök gürültüsü duyuluyordu. Sanki yağmur ve toprağın vuslatını kutluyordu sema. Onlar için bir düğün kurulmuştu da bu neşeyle arada kutlama naraları atıyordu, onları kendi lisanında kutlama ediyordu sanki.” (Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti)
  • İnsan yarın öleceğini de bilse iki şeyden vazgeçemiyordu; sevmekten ve ümit etmekten… (Sirayet)
  • Sanki burada bekleyen evladı değildi.
    Asiye tam da bu şekilde düşünmüştü, hemen hemen sekiz yaşlarında küçücük bir kızken. O gün beklemekten Vazgeçti. Ve sevmekten… (Asiye)
  • Sabır taşım da demlenen çaresizliği yudumladım damla damla… (Görücü Usulü Aşk)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
izmir profilo servisi elf bar vozol
deneme bonusu meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri