Eğitim

Gözün Öyküsü – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Gözün Öyküsü – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Gözün Öyküsü kimin eseri? Gözün Öyküsü kitabının yazarı kimdir? Gözün Öyküsü konusu ve anafikri nedir? Gözün Öyküsü kitabı ne konu alıyor? Gözün Öyküsü PDF indirme linki var mı? Gözün Öyküsü kitabının yazarı Georges Bataille kimdir? İşte Gözün Öyküsü kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Georges Bataille

Çevirmen: Yaşar Avunç

Orijinal Adı: Histoire de l’oeil

Yayın Evi: Sel Yayıncılık

İSBN: 9789755709239

Sayfa Sayısı: 86


Gözün Öyküsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Georges Bataille’ın Lord Auch müstear adıyla 1928 senesinde el altından yayınladığı Gözün Öyküsü, 20. yüzyıl edebiyat tarihinin en aykırı metinlerinden biridir. Sayısız değerlendirmeye mevzu olmuş, edebiyat eleştirisinden felsefeye, psikanalizden beyaz perdeye değişik disiplinlerce ele alınmış bu metin, Battaile’ın güzel duyu anlayışının dışavurumudur: Romaneskten ve ruhsal yorumlamadan arınmış kısa roman.

Çağrışımların büyüleyiciliğiyle ivme kazanan, provokatif hamleleriyle güçlenen ve beyaz perdeye da uyarlanan bu erotika acının, şiddetin, ölümün ve cinselliğin kutsallığının iç içe geçmiş olduğu güzel duyu, esrik ve “uygunsuz” bir başyapıt.


Gözün Öyküsü Alıntıları – Sözleri

  • Dürüst insanlara, gözleri kör edilmiş olduğu için dürüst benzer biçimde görünür evren
  • Eğer birisi çıkıp bana ölenin aslına bakarsak ben olduğumu söyleseydi pek şaşırmazdım bu işe, vakalara öylesine yabancılaşmıştım.
  • Buralar fena, insan acı çekiyor…
  • Her şey olup biterken sanki bu dünyayı terk ettiğim duygusu içindeydim.
  • Diğerleri için evren, doğru, tertipli ve namusludur bundan dolayı namuslu insanların gözlerine mil çekilmiştir. Bu nedenledir ki, şehvetten korkarlar. Bir horoz ötüşü duyduklarında ya da yıldızlı gökyüzünü ortaya çıkardıklarında, asla korkmazlar. Genellikle, insanoğlu “tensel zevklere” yalnızca tatsız tuzsuz oldukları süre hoşgörüyle bakarlar.
  • Ölümün kaçınılmazlığını duymak…
  • “Kendimi ona yaklaştıran vakalara indirgeyerek yaşıyorum.”
  • bu kadar korku seni yazgılı kılıyor.
  • Yavaş yavaş, kendimi öldürme düşüncesi şekillendi aklımda. Sonunda tabancayı elime aldığımda ümit ve umutsuzluk benzer biçimde sözcüklerin anlamlarını yitirmiştim.


Gözün Öyküsü İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Ilk olarak şunu belirteyim kitapta geçen Granero’nun Gözü bölümündeki isim, yer ve tarih gerçektir. Kitabın mevzusuna ulaşınca Georges Bataille enteresan bir fikir yapısına haizmiş, anlatılmak isteneni cinsellikle harmanlayıp anlatmış. Kitapta ki anlatılan Göz, Yumurta, Süt benzer biçimde cinsellikle bağdaştırılan vakalar iğrenç bir boyutta, kitabı elinizden bırakmak isteye bilirsiniz. alıntı paylaşırken cinsellikle ilgili değilde daha usturuplu alıntılar paylaştım, cinsellikle ilgili alıntı paylaşmaya çekindim o denli iğrenç cümleler, kelimeler kullanılmış. Ama kitapta son bölüm anımsamalar kısmı kitabı anlamanızı sağlıyor. Her bir vakası yazar kendinde yaşadıklarıyla annesinin aklı dengesini kaybetmesi intihar etmesi, babasının kör olması kitaptaki Göz aslına bakarsak babası’nın kör olan Gözlerinden yola çıkarak acının, şiddetin, ölümün ve cinselliğin iç içe geçmiş olduğu güzel duyu, esrik bir hikâye harmanlayıp sunmuş okurlara. (Ali misir)

Hiç aklımda yokken ve yazarı asla tanimiyorken elime aliverdim gecenin bir vakti ve sabaha doğru bitti işte.
Hiç beklemiyordum. Susan Sontag’ın iki kitabını okudum ve yazılarına fanatik biri olarak önsöz ona ilişkin diye kitabı bir tek incelemekte hedefim. Ciddi ciddi başka şeyler bekliyordum kısaca bundan dolayı Susan Sontag fotoğraf üstüne yazılar yazan biri ve ek olarak sonsöz de Roland Barthes’a ilişkin. O da tıpkı Susan benzer biçimde fotoğraf üstüne kitaplar yazmış biri. Yani ek olarak eserleri elbet var fakat onları bu şekilde tanıyordum. İkisinin de bu mevzuda birleştiğini zannedip kitabı hafife aldım diyeyim. Normal bir öykü bekliyordum.
Roland Barthes, Camera Lucida kitabı o şekilde sarsıcıydı ki bu kitabı okumamak büyük eksiklik olurdu.
Ama kitap bambaşka. George Bataille bambaşka.
Susan Sontag ilk porno ve edebiyat hakkında bir önsözle başlıyor.
Sade sık sık anılıyor bundan dolayı Bataille onun tarzından giden, fakat değişik bir halde giden biri.
Okurken dehşete düştüm bundan dolayı kitap bittiğinde farkına varamadım. Ve bence okumayan için büyük yitik.
Edebiyat ve erotizm, haz, acı, ölüm, korku, yalnızlık, vahşilik daha bir sürü mesele ele alınmış ve ben kendimi bu kitabı okuduğum için talihli hissediyorum.
Herkes okuyamaz bundan dolayı.
Kabuğundan sıyrılmak gerek ilkin.
Anlamlandirmama, anlamlandırmadan daha fazlaca ehemmiyet kazanmalı.
Korku, ölüm, yalnızlık insanı vahşete mi götürür sorun ne idrak etmek gerekiyor.
Kitabın sonu ise Bataille’in ailesini anlattığı kısım ve o süre anlıyorum işte.
Gözün öyküsünü.
Gözü, konusunda yumurtaya benzeten yazarın babası kör ve tuvalette vajinasini yumurtaya benzetiyor, gözleri benzer biçimde.
gözlerinin bir tek akını görmüş olduğu için o şekilde yazıyor fakat aslına bakarsak bu durum anatomide de onun yazdığı şekilde.
Sanırım birazcık daha düşünmem gerekiyor, daha iyi anlatabilmek için.
Sarsıcı, muhteşem ve edebiyatın lezzetini aldığım bir yapıt özetlemek gerekirse… (Canan Ideal)

Gözün Hikayesi
DİPÇE:
Gözün Hikayesi, iki gencin cinsellikle ilgili keşiflerinin boyut değiştirmesiyle tırmanan ve dur durak bilmeksizin yaşamdaki her şeyin önüne geçen, bu geçişlerin karakterlerin nezdindeki algısal doğallığı ile de okurla çatışmaya giren bir roman. Romanın hatırı sayılır kısmında erotizm pornografik bir çizgide seyrederken bir noktada kırılma yaşanır. Bu beklenen kırılma romanın ivmesine bağlı kalmış olarak okuru değişik fakat gene rahatsız edici bir boyuta götürür.Zira yazarın bahusus tercih etmiş olduğu nesnelerle ilintili çağrışımlar, Sartrevari bir tiksintiye neden olur.Fakat bu nesnesel örüntü cinselliği pornodan uzaklaştırarak yaşamın kalbine taşır ki onun adı ölümdür. Bu noktada okur bir kez daha sarsılır ve nesnelerin karanlıkta kalan tarafları aydınlanır.Bu beyazlık işte; romanın özüdür.Burada otobiyografik bazı detayların açılımı can acıtır.Şunu belirtmem gerekir ki romanda anlatıcı aslına bakarsak vahim vakaları sözcüklerle pekiştirmez ölüme acıya sapkın dürtülere vurgu yapmaz bu vurdumduymazlık okuru tekrar sarsar. Yumurta, göz, süt, mukaddes kase metaforları, hanıma,rahime doğuma anneye, ihanete ve hatta mukaddes değerlere öfkeye, inançsızlığa evrilirken, cinsel tüm ögelerin perende attığı yapıt tüm abesliğinden ve iğrençliğinden sıyrılarak düğümlenmiş bir ruh portresiyle başbaşa bırakır sizi.
Okunması zor ve rahatsız edici.İçeriği dolayısıyla her insana öneremeyeceğim bir kitap olsa da bu aykırı yazarın düşünsel dünyasını merak edenler için “Edebiyat ve Fenalık ” adlı eserini önerebilirim.
Esen kalınca #1001kitap (Gncokuyor)


Gözün Öyküsü PDF indirme linki var mı?


Georges Bataille – Gözün Öyküsü kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de Gözün Öyküsü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Georges Bataille Kimdir?

Bataille 1897’de Billom’da dünyaya geldi. 1900’de ailesiyle beraber Reims’e taşındı. 1917’den itibaren Paris’te “Ecole des Chartes”de okudu ve peşinden meslek eğitimini yaparken Bibliothèque Nationale de France’de kütüphaneci olarak çalıştı. 1942’ye kadar burada çalışan Bataille, bu tarihten sonrasında yakalandığı tüberküloz sebebiyle kütüphanecilik görevini bıraktı. 1949’da tekrardan Carpentras’da kütüphaneci olarak göreve başladı. Daha sonrasında aynı göreve Orléans’ta devam etti.Documents (1928), Acéphale (1937), Critique (1936) benzer biçimde etkili dergiler çıkardı. “Collége de sociologie”nin çalışmalarını yönetti. Kimi süre siyasal kimliğiyle öne çıktı, aydınlarla çeşitli gruplar oluşturdu, etkinliklerde bulunmuş oldu. Andre Breton veSartre ile sert polemikleri oldu. 1962’de Paris’te öldü. Kitaplarının tüm basımı 1972’de Foucault’nun desteğiyle gerçekleşti.


Georges Bataille Kitapları – Eserleri

  • Gözün Öyküsü
  • Göğün Mavisi
  • Rahip C.
  • İç Deney
  • Edebiyat ve Fenalık
  • Annem
  • İmkansız
  • Günah Üstüne Tartışma
  • Nietzsche Üstüne
  • Ölü Adam
  • Erotizm
  • Madam Edwarda
  • Din Kuramı
  • Eros’un Gözyaşları
  • Cinsellikten Dinselliğe Erotizm
  • Lanetli Pay
  • Bir Kadavra


Georges Bataille Alıntıları – Sözleri

  • Korkunçtu. Az rastlanır bir soğukkanlılık içinde olmasaydım, bir taş duvarın önündeymişçesine dingin bir halde, bu kin dolu makineleri seyrederek iyi mi ayakta kalabilirdim? Her gürültülü müzik parçası gecenin bir yarısında savaşı ve ölümü çağırmak için meydana getirilen bir büyüydü. Trampet gürültüleri, sonunda kanlı top ateşlerine dönüşmek umuduyla zirve noktasına varmıştı: Uzakta gördüğüm, harp düzeninde dizilmiş bir çocuk ordusuydu. Kımıldamıyorlardı, fakat kendilerinden geçmişlerdi. Görüyordum onları, fazlaca uzakta değillerdi benden, ölüme gitme arzusuyla büyülenmişlerdi. Bir gün güneşin altında güle oynaya ilerleyecekleri, arkalarında can çekişenler ve ölüler bırakacakları uçsuz bucaksız tarlaları düşlüyor gibiydiler. (Göğün Mavisi)
  • Yaşamdan fazlaca daha acı olan (bundan dolayı yaşamın ölüm kadar kanlı ışıltısı yoktur) bu yükselen katliam dalgasında önemsiz şeylerden, kocakarıların gülünç yakarılarından öte bir şeyler görmek olanaksızdı. Alevlerin ve gök gürültülerinin karıştığı, yanmış kükürt kadar solgun, insanoğlunun soluğunu kesen büyük bir tutuşmaya yazgılı değil miydi her şey? Ansızın bir kahkaha atma isteği başımı döndürmüştü: Bu felaketin karşısında, bir kara gülmece, asla kimsenin bağırmaktan kendini alamadığı zamanlarda ortaya çıkan kasılmalara birlikte rol alan türden bir kara gülmece duygusu içindeydim. Müzik durdu: Yağmur da dinmişti. Yavaş yavaş gara döndüm. Tren harekete hazır durumdaydı. Bir süre peron süresince yürüdükten sonrasında bir kompartımana girdim; tren gecikmeden kalktı. (Göğün Mavisi)
  • Sosyal toplumlarda öykünmek bulaşıcıdır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Yeter ki bir insan resmi -ya da bu şekilde geçinen mülahazalara tamamen boyun eğmeyecek benzer biçimde olsun, yeter ki kendi yaşamını yerleşik otoritenin yıkımına adayan kişinin çekimine kapılmaya yatkın olsun, rahat ve çıkarlarına
    uygun bir dünya imgesinin onun için elverişli bir yanılsamadan başka bir şey olabileceğini sanmak güçtür. (Lanetli Pay)

  • İlkel insanların gözünde sertlik daima ölümün nedenidir.

    Her süre bir görevli vardır ve daima bir öldürme eylemi vardır.
    Ölümde oluşan güçlerden korunmak ve ondan kaçmak zorundayız.
    Ölünün maruz kalmış olduğu güçlerin bizde (diğerlerinde) de etkin olmasına rıza göstermemeliyiz. (Erotizm)
  • İnsan olmak, hakikati, adaleti istemekle aynı şey değil midir? (Edebiyat ve Fenalık)
  • “Neden yapıyorsun bunu?”
    “Görüyorsun,” dedi, “ben tanrı’yım…” (Madam Edwarda)
  • “Geriye kalan sessizliktir.” (Nietzsche Üstüne)
  • “Adalet’in müzikle uğraşmaya hazır o coşkulu sesini boğmak için sayısal üstünlüklerini ve aptallıklarının enerjisini kullanan alaycı ve ve iğrenç ahmaklar”ı betimler çoğunluk partisinin milletvekilleri. (Edebiyat ve Fenalık)
  • İnsanlar aynı anda iki duygunun esiridirler: uzaklaştıran korku ve saygınlık uyandıran hayranlık. Yasak ve ihlal bu iki zıt duygunun oluşturduğu tepkilerdir: yasak iticidir sadece hayranlık çekicidir ve ihlale götürür. Yasak ve tabu, kutsala bir anlamda karşı çıkar, sadece mukaddes, yarattığı hayranlıkla yasağı çekici kılar; bu bağlamda mukaddes güzelleştirilmiş yasaktır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Varoluş korkum sonunda mutlak egemen oldu. Ölmüş egemenliğim sokakta. Anlaşılamaz – Çevresinde bir gömüt sessizliği – Korkunç bir şeyin beklentisi içinde büzülüp saklanmış — Ama gene de hüznü hiçbir şeye aldırmıyor. (Annem)
  • ”Beni yazmaya zorlayan şey, sanırım, delirme korkusu.” (Nietzsche Üstüne)
  • Artık sınırlarım yok: içimdeki boşlukta gıcırdayan şey, ölmekten başka çıkışı olmayan tüketici bir acıdır… (İmkansız)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Olasılıklar içinde kaybolmuştuk. (Rahip C.)
  • Hepimiz, anlaşılması güç bir maceranın sonunda, bir başımıza ölen varlıklarız; fakat içimizde, yitirilen devamlılığın özlemi var. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • …”İnsan daima ruhunu kurtarabilir,”… (Göğün Mavisi)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Komik! bana ister panteist, ister tanrıtanımaz, ister tanrıcı deyin!… Ama göğe doğru haykırıyorum: “Hiçbir şey bilmiyorum” Ve gülünç bir sesle yineliyorum: (kimi zaman göğe bu şekilde haykırıyorum) “hiçbir şey, mutlak olarak hiçbir şey”. (İç Deney)
  • Diyonizos sarhoş bir tanrıdır, tanrısal aslı çılgınlık olan bir tanrıdır. Ama, çılgınlığın kendisi de tanrısal öze haizdir.
    Burada tanrısal, aklın kuralını reddetme anlamına gelmektedir. Dini yasaya, akla bağlama alışkanhğımız vardır. Ama ge­nel olarak dinleri oluşturan şeyi gözönüne alırsak bu ilkeyi red­detmemiz gerekir.
    Kuşkusuz din vardır, hatta bozguncu bir taban üstündedir; yasaların gözleminin dışına çıkar. En azından yönlendirdiği şey aşırılıktır, bu kurban etmedir, esrimenin tepesi olduğu şenliktir. (Eros’un Gözyaşları)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri