Güvenen Beyin – Patricia S. Churchland Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Güvenen Beyin kimin eseri? Güvenen Beyin kitabının yazarı kimdir? Güvenen Beyin konusu ve anafikri nedir? Güvenen Beyin kitabı ne konu alıyor? Güvenen Beyin PDF indirme linki var mı? Güvenen Beyin kitabının yazarı Patricia S. Churchland kimdir? İşte Güvenen Beyin kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Patricia S. Churchland

Çevirmen: Yelda Türedi

Yayın Evi: Alfa Yayıncılık

İSBN: 9786051066899

Sayfa Sayısı: 307


Güvenen Beyin Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ahlak nedir? Nereden gelir? Neden pek çoğumuz ahlakın çağrısını önemser? Nörofelsefenin öncüsü Patricia Churchland Güvenen Beyin’de ahlakın beynin biyolojisinden kaynaklandığını öne sürüyor. “Bağ kurmanın nörobilimsel platformunu” tanımlıyor. Güvenen Beyin insanlara, dine, mutlak kurallara ve saf akla verilen önceliği tekrardan değerlendirmemizi talep eden ahlakın provakatif bir soybilim araştırması. Churchland etik kökenin evrim sürecinde tüm memelilerde ortak bir davranışta -yavruların bakımında- yattığını ileri sürüyor.

Bu kitap ahlakın kökenlerini ararken felsefi soruları, beynin iyi mi çalıştığının kavranmasıyla ustaca dengeliyor. Ender bulunan bu kombinasyon son aşama verimli. Churchland ahlakı bazı soyut ilkeler yerine toplumsal duygularda sıkıca temellendiriyor, sadece bizlere bu ilkelerin iyi mi ortaya çıktığını da gösteriyor.

Frans de Waal

İçimizdeki Maymun ve Empati Çağı’nın yazarı

Bilimin pek azca alanı insanlığın geleceğiyle terbiye bilimi kadar ilişkili ve oldukca azca akademisyen mevcut durum hakkında yorum halletmeye Patricia Churchland kadar hazır. Churchland soruna örneksiz bir yaklaşım oluşturarak temele ve abartılı yorumlara, baştan savma düşüncelere başvurmaksızın okuyucuya yeni olgularda rehberlik edecek becerilere haiz. Güvenen Beyin’in Churchland’ın öteki kitaplarından tek farkı daha iyi olması.

Antonia Damasio

Descartes’ın Yanılgısı’nın yazarı

Patricia Churchland ahlakın yalnız empatiyle ilgili bulunduğunu söylüyor.,. Beyinlerimizin toplumsal bağları sağlamlaştırmak suretiyle evrimleştiğini vurgulayan Churchland ahlakı “biyolojik” olarak açıklıyor.

Matt Ridley

Gen Çeviktir’in yazarı


Güvenen Beyin Alıntıları – Sözleri

  • Kimseye güvenmemek ahlaksızlıktır, aynı şekilde her insana güvenmek de ahlaksızlıktır.
    -Seneca
  • İnsanlar ve karıncalar içinde, büyük farklılıklar vardır. Karıncalar diğerlerine yarar sağlamak için büyük bedeller ödemede insanlardan oldukca öte seviyelerde özgeci davranış gösterirler.
  • Genelde karar verme kısıtlanmış doyum işidir, eğer iyi giderse aklın galip geldiğini söyleriz.
  • Sorun çözme kapasitesi, beyin devreleri terimleriyle hakkaten ne içeriyorsa içersin, yeni genlerin yardımı olmaksızın yeni davranışların ortaya çıkışına olanak verir.
  • Felsefeci Mark Johnson, evrensel etik görüsü hususunu daha kuvvetli ifade eder:
    “Mutlak kurallar, karar-verme prosedürleri ve karşılaştığımız herhangi bir durumda hatası direkt ayırt edebileceğimiz evrensel ya da kati kanunlar yaratan ruhani muhakemeye sahipmişiz benzer biçimde düşünmenin ve hareket etmenin etik açıdan sorumsuzluk bulunduğunu ileri sürüyorum.”
  • « Tanrı’nın müdahalesiyle hırsızlıkla suçlanan suçluysa gölün altına battar, zinayla suçlanan masumsa elini kızgın demir dağlamaz, böylece masumiyet açıkça ortaya çıkardı. Sadece suçlular boğulur, yalnız suçlular yanardı. »
  • İkizler ve aile fertleri üstünde meydana getirilen emek harcamalar psiko­patlıkta kalıtsallığın ortalama yüzde 70 seviyesinde olduğu­nu göstermektedir; rahatsız etme ve dikkatsizlik benzer biçimde çocukluk koşulları genetik eğilime katkıda bulunur.
  • Psikopatların beyinleri değişik mıdır? O şekilde gözükmektedir. Şu ana kadar edinilen veriler psikopatların beyinleriyle sağ­lıklı denetim deneklerininki içinde duygular, itkiler ve toplumsal tepkileri düzenleyen alanlarda mühim farklar bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bilhassa beynin paralimbik kısımlan psikopat­larda hem anatomik (daha küçüktür) hem de işlevsel (duygusal öğrenme ve karar verme işlerinde etkinlik düzeyi daha düşüktür) açıdan farklıdır.
  • 1972’de kırsal bölge pilotu Martin Hartwell fena hava şart­larına karşın büyük bir cesaretle yardım uçuşuna karar ver­miş, ne yazık ki tayyare fena bir kaza yapmıştı. Yolcuları aci­len apandisit ameliyatına alınması ihtiyaç duyulan İnuit bir çocuk ve ona birlikte rol alan hemşireydi. Hemşire kaza anında, çocuksa hemen sonra öldü. İki bacağı kınlan Hartwell haftalarca aç ve yan baygın bir halde kurtarılmayı beklemiş, arkadaşının, kazada ölen hemşirenin bacağını yemişti. Sonunda, otuz bir dondurucu soğuk günün arkasından, Hartwell kurtarıldı. Bu tür uç noktalardaki yamyamlık üstüne değişik fikirler vardır, ben tüm aynntılan bildiğimiz durumlarda bile tek bir doğru ce­vap olduğundan kuşku duyanın. Pek oldukca iyi besili insan, köpek yenmesi fikrinden dehşete düşer, fakat geleneksel bir İnuit av bulununcaya kadar köpek yiyerek hayatta kalmak yerine açlık­tan ölünmesinden dehşete düşecektir. Hepimizin bilmiş olduğu benzer biçimde, rasyonel insanoğlu en iyi vergilendirme, gençlerin eğitimi ya da önleyici savaşların ne süre açılacağı mevzusunda aynı fikir ol­mayabilirler. Çoğunlukla daha iyi ya da daha fena çözümler vardır, fakat tek doğru seçim yoktur; bu şekilde durumlarda kısıt­lanmış doyum işbaşındadır; dengeleyerek, uyum gözeterek, uygun bir karara vanr.


Güvenen Beyin İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Patricia S. Churchland, insan ahlakının doğasına ışık tutmak suretiyle biyolojik bilimlerdeki son gelişimleri sentezlemekte ve açıklamaya iş yapmaktadır. Churchland geniş bir ağı ele alıyor ve oldukca fazla odak noktası üstünde duruyor. Kısa bir girişten sonrasında, yedi yoğun bölüm yer alırken karmaşık olan bir takım mevzuyu görebiliyoruz. Oksitosin için insan işbirliğinin nörobiyolojik temeli; etik bilişin genetik izi ve kanıt durumu; ayna nöronlar ve öteki kognitif mekanizmalar; kuralların, normların ve yasaların (mesela, oksitosin benzer biçimde hormonlar başta olmak suretiyle) memeli beyninin toplumsal ve etik davranışı üstünde evrimsel kısıtlılıkları; evrim dahil olmak suretiyle inceliyor; ve en sonunda din ve terbiye konusu karşımıza çıkıyor. Konulara gore ele alınmış olan çalışmalarda deneklerin tedavisi çoğu zaman bilgilendirici ve kimi süre yüzeysel olsa da oldukça aydınlatıcıdır. Churchland zarif bir halde yazıyor ve Aristoteles, Hume ve Darwin’den esin alan terbiye bilimine oldukça açık, ayırt edici ve kuvvetli bir perspektif sunuyor. Ahlaki ve toplumsal değerlerin bakım, itimat ve işbirliğinin nörobiyolojisine dayandığı ana tezi, hem bilim adamları hem de filozoflar tarafınca ciddiye alınmayı hak ediyor. Kitapta felsefi olarak hususi odaklanılan kısımlar da var. Mesela Hume’un yorumlanması, doğuştan gelen etik ilkelere karşı şüpheciliği ve etik kurallara karşı tutumu benzer biçimde dikkat çeken mevzuları barındırıyor.
Güvenen Beyin, yeni bilgiler öğretirken, öteki taraftan sizi sorgulatıyor. (Övgü)

Başlangıçta bilimsel terimlerle ,açıklamalarla başlıyor. Bilmediğim kelimeler fazlaca zorladı. Ama sabredip okumaya devam ederseniz, oldukca güzel tespitler bulabilirsiniz. Genel olarak beğendim. Beynin fonksiyonları , terbiye ,etik , din ,toplumsal yaşamın düzenlenmesinde beynin tesirini bilimsel olarak açıklamaya çalışılmş. (Erdal Pehlivan)


Güvenen Beyin PDF indirme linki var mı?


Patricia S. Churchland – Güvenen Beyin kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Güvenen Beyin PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Patricia S. Churchland Kimdir?

Patricia Churchland

Filozof

Doğum: 16 Temmuz 1943 (71 yaşlarında), Oliver, Kanada

Eğitim: Oxford Üniversitesi


Patricia S. Churchland Kitapları – Eserleri

  • Nörofelsefe
  • Güvenen Beyin
  • Braintrust: What Neuroscience Tells Us about Morality
  • Vicdan
  • Vicdan


Patricia S. Churchland Alıntıları – Sözleri

  • Sorun çözme kapasitesi, beyin devreleri terimleriyle hakkaten ne içeriyorsa içersin, yeni genlerin yardımı olmaksızın yeni davranışların ortaya çıkışına olanak verir. (Güvenen Beyin)
  • Eğer toprağa kök salabilirsen aptal olmaya hakkın vardır. (Nörofelsefe)
  • “Vicdanınız beynin kurgusudur, bu sayede hem kendinizi hem başkalarını umursama içgüdüleriniz gelişim, taklit ve öğrenme aracılığıyla özgül davranışlara yönlendirilir.” (Vicdan)
  • Berkeley dış gerçeklikteki nesnelerle ilgili tüm kavramsallaştırmalarımızın zihin tarafınca sağlanan duyu verilerini düzenlemeye yönelik bir amacı bulunduğunu söyler. Bu görüşe gore sözde dışsal gerçeklik ihtimaller içinde duyu verilerinin fiili ve ihtimaller içinde bir dizisinden başka bir şey değildir. Bu görüş idealizm olarak bilinir. (Nörofelsefe)
  • Genelde karar verme kısıtlanmış doyum işidir, eğer iyi giderse aklın galip geldiğini söyleriz. (Güvenen Beyin)
  • Bilhassa ilk REM evresinin anormal başlangıcı kronik depresyondaki hastalar için tipiktir. (Nörofelsefe)
  • İnsan sinir sistemini yöneten işlevsel ilkeleri anlamaya çalışırken, beynimizin daha ilkel beyin türlerinden evrimleştiğini unutmamalıyız. Yani beynimiz yalnız bizim için sıfırdan inşa edilmemiştir, aksine tarihsel kökenlerinden meydana gelen kabiliyetleri ve sınırları vardır. Sinir sistemlerinin evrimleşme ihtiyacı rasyonelliğin içsel güzelliğinden yada bilinçle bağlantılı yerleşik bir iyilikten değil; esas olarak, hayvanların öteki organizmalardan meydana gelen vakaları da içermek suretiyle çevrelerinde meydana gelenleri başarı göstermiş bir halde öngörme ihtiyacından kaynaklanmıştır (Dawkins ve Krebs 1978, Llinás) (Nörofelsefe)
  • Psikopatların beyinleri değişik mıdır? O şekilde gözükmektedir. Şu ana kadar edinilen veriler psikopatların beyinleriyle sağ­lıklı denetim deneklerininki içinde duygular, itkiler ve toplumsal tepkileri düzenleyen alanlarda mühim farklar bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bilhassa beynin paralimbik kısımlan psikopat­larda hem anatomik (daha küçüktür) hem de işlevsel (duygusal öğrenme ve karar verme işlerinde etkinlik düzeyi daha düşüktür) açıdan farklıdır. (Güvenen Beyin)
  • « Tanrı’nın müdahalesiyle hırsızlıkla suçlanan suçluysa gölün altına battar, zinayla suçlanan masumsa elini kızgın demir dağlamaz, böylece masumiyet açıkça ortaya çıkardı. Sadece suçlular boğulur, yalnız suçlular yanardı. » (Güvenen Beyin)
  • Beynimiz bir giz olarak kaldıkça, beynin yapısının yansıması olan evren de bir giz olacaktır. (Nörofelsefe)
  • kendi kimyasallarımızın müptelası olabilir miyiz? (Nörofelsefe)
  • Kimseye güvenmemek ahlaksızlıktır, aynı şekilde her insana güvenmek de ahlaksızlıktır.
    -Seneca (Güvenen Beyin)
  • 1972’de kırsal bölge pilotu Martin Hartwell fena hava şart­larına karşın büyük bir cesaretle yardım uçuşuna karar ver­miş, ne yazık ki tayyare fena bir kaza yapmıştı. Yolcuları aci­len apandisit ameliyatına alınması ihtiyaç duyulan İnuit bir çocuk ve ona birlikte rol alan hemşireydi. Hemşire kaza anında, çocuksa hemen sonra öldü. İki bacağı kınlan Hartwell haftalarca aç ve yan baygın bir halde kurtarılmayı beklemiş, arkadaşının, kazada ölen hemşirenin bacağını yemişti. Sonunda, otuz bir dondurucu soğuk günün arkasından, Hartwell kurtarıldı. Bu tür uç noktalardaki yamyamlık üstüne değişik fikirler vardır, ben tüm aynntılan bildiğimiz durumlarda bile tek bir doğru ce­vap olduğundan kuşku duyanın. Pek oldukca iyi besili insan, köpek yenmesi fikrinden dehşete düşer, fakat geleneksel bir İnuit av bulununcaya kadar köpek yiyerek hayatta kalmak yerine açlık­tan ölünmesinden dehşete düşecektir. Hepimizin bilmiş olduğu benzer biçimde, rasyonel insanoğlu en iyi vergilendirme, gençlerin eğitimi ya da önleyici savaşların ne süre açılacağı mevzusunda aynı fikir ol­mayabilirler. Çoğunlukla daha iyi ya da daha fena çözümler vardır, fakat tek doğru seçim yoktur; bu şekilde durumlarda kısıt­lanmış doyum işbaşındadır; dengeleyerek, uyum gözeterek, uygun bir karara vanr. (Güvenen Beyin)
  • İnsanlar tarafınca algılanan dünya öteki organizmalar tarafınca algılanan dünyayla aynı değildir. (Nörofelsefe)
  • Ruhu, bedeni etkileyen şeyleri bedenin her biriminde bulunmuş olduğu için değil fakat kendisine bedenin çeşitli kısımlarına dokunan dışsal nesnelerin çeşitli eylemleri sinirlerin hareketleri yöntemiyle iletildiği beyinde olduğundan hissettiği kolaya kanıttır. (Nörofelsefe)
  • İhtiyacımız olan alt sistemlerin minik ölçekli modelleri ve hepsinin üstünde tüm beyin işlevine dair büyük ölçekli bir kuramdır. (Nörofelsefe)
  • İkizler ve aile fertleri üstünde meydana getirilen emek harcamalar psiko­patlıkta kalıtsallığın ortalama yüzde 70 seviyesinde olduğu­nu göstermektedir; rahatsız etme ve dikkatsizlik benzer biçimde çocukluk koşulları genetik eğilime katkıda bulunur. (Güvenen Beyin)
  • İnsanlar ve karıncalar içinde, büyük farklılıklar vardır. Karıncalar diğerlerine yarar sağlamak için büyük bedeller ödemede insanlardan oldukca öte seviyelerde özgeci davranış gösterirler. (Güvenen Beyin)
  • Felsefeci Mark Johnson, evrensel etik görüsü hususunu daha kuvvetli ifade eder:
    “Mutlak kurallar, karar-verme prosedürleri ve karşılaştığımız herhangi bir durumda hatası direkt ayırt edebileceğimiz evrensel ya da kati kanunlar yaratan ruhani muhakemeye sahipmişiz benzer biçimde düşünmenin ve hareket etmenin etik açıdan sorumsuzluk bulunduğunu ileri sürüyorum.” (Güvenen Beyin)
  • Cinsiyet (gender) kimliği mühim seviyede belli steroidlere ve cinsiyet hormonlarına bağlıdır. Yakın zamanlara kadar cinsiyet hormonlarının merkezi sinir sisteminin işlevinden bağımsız olduğu düşünülüyordu, fakat artık onların beynin belli bölgelerinde de bulunmuş olduğu ve cinsiyet farklılıklarını yönettikleri bilinmektedir (McEwen vd., 1974; Pfaff ve McEwen, 1983). (Nörofelsefe)