Eğitim

Nâzım Üstüne – Abidin Dino Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Nâzım Üstüne – Abidin Dino Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Nâzım Üstüne kimin eseri? Nâzım Üstüne kitabının yazarı kimdir? Nâzım Üstüne konusu ve anafikri nedir? Nâzım Üstüne kitabı ne konu alıyor? Nâzım Üstüne PDF indirme linki var mı? Nâzım Üstüne kitabının yazarı Abidin Dino kimdir? İşte Nâzım Üstüne kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Abidin Dino

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 975-08-0507-0

Sayfa Sayısı: 80


Nâzım Üstüne Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

YKY, Nâzım Hikmet’in külliyatı ve Memet Fuat’ın hazırladığı A’dan Z’ye Nâzım Hikmet’in peşinden ozan ile alakalı yayınlarını, Abidin Dino imzalı yepyeni bir kitapla daha da zenginleştirdi. Nâzım Üstüne, Abidin Dino’nun Nâzım Hikmet’in Fransa’da basılan kitaplarına yazdığı önsözleri, anlamış olur Les Temps Moderne adlı dergide değindiği yazıyı ve gene Nâzım için yapmış olduğu resimlemelerden bir seçkiyi biraraya getiriyor. Ferit Edgü ve Güzin Dino’nun katkılarıyla oluşturulan Fransızca önsözler ilk kez Türkçe yayımlanıyor.


Nâzım Üstüne Alıntıları – Sözleri

  • Nâzım 1956’da,
    “Yaşayan her varlığın ölümünü yüreğime indirilmiş bir darbe şeklinde hissediyorum..”
  • Ne doğrusu, Nâzım öldü mü? Hadi canım sen de. Nâzım bir tabutun içinde duracak adam değildir; ek olarak onun ölüm karşısında bile sağı solu belli olmaz.
  • Şairler ölmez.
    Hiç kuşkusuz.
    Ama görmüş olacaksınız, dostluklar da ölmüyor…
  • Namuslu insanlara uzun ömürler dilerim…
  • Bir kutunun içine bir kağıt parçası atıyordunuz, hükümetler düşüyor, her şey yoluna giriyordu!
  • Kadınların fanatik olduğu, kocaların nefret etmiş olduğu Nâzım Hikmet…
  • Nâzım güzel ve gerçekti…
  • Şiir bir savaşım aracı, ozan de bu aracı üreten kişidir.
  • Nâzım’ın yokluğu da varlığı kadar, sesi kadar şaşırtıcı..
  • İstanbul bir şehir değildir, bilir misiniz? Tuhaf bir tabiat öğesidir, bir tek hava ya da su değildir; hem de bunların hepsidir.


Nâzım Üstüne İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Abidin Dino bu eserde, oldukca yakın bir arkadaşı olan Nazım Hikmet’in yaşamını,mahkum olduğu dönemlerde yaşamış olduğu zorlukları, aralarında geçen diyalogları bizlere oldukca güzel bir halde aktarmıştır. Dostluk bir kitaba sığdırılmış adeta. Teşekkürler Abidin Dino. (Furkan Nar)

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?: “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” diye soran
Nazım Hikmet, herhangi bir Türk şairi değildir.
Nazım Hikmet anası ressam, kendisi ozan olmakla beraber Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma aşamasındaki kültür değişiminde emeği olan bir mühim bir sanat adamıdır.
Abidin Dino şu şekilde ifade ediyor:
“İster yazar ister çizer olalım, her birimizde görmüş olduğu minik pozitif belirtiyi göklere çıkarmış, bizleri kapı kapı, şehir şehir, ülke ülke dolaşıp tanıtmış, çevirtmiş, göstermiş, anlatmıştır!
Nazım Hikmet için sanat, hep beraber girişilmiş bir açık deniz seferidir. Yine Türk sanatı bir tüm olarak var olacaktı; işini enerjisini, şiiri bırakıp hepimiz uğruna yitirdiği saatleri düşündükçe hem duygulanıyor hem üzülüyorum…
Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Sait Faik, Orhan Veli, Melih’ Cevdet, Oktay Rifat ve başkaları, ressamlar, çalgı yaratıcıları Nazımın coşkusundan haberleri olsun olmasın, gani gani yararlandı.”
Bursa Hapishanesinin adeta bir okul şeklinde bulunduğunu söyler Abidin Dino, orada mahpus olan Balaban fotoğraf yapmayı “Ozan Baba” sından öğrenmiştir. Orhan Kemal’in şiirden ziyade düz yazıya yönlendirmiştir. Muhsin Ertuğrul beyaz perdede tecrübe için Moskova’ya gittiğinde Nazım’ın çevresiyle tanışmıştır.
Bu kitap dünyaca meşhur ressamımız Abidin Dino’nun Nazım için yazdığı yazılar ve O’nun Dino’lara yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Nazımın yaşam hikayesi değildir. Dünyaca meşhur Nazım’ın Dünyaca meşhur Abidin gözüyle aktarılmasıdır.
Abidin başta yazılan suali da cevaplıyor, ” yapamazdım, yapamayacağımı o da biliyordu”.
Keyifli okumalar. (F.A)

Bir dostluğun kitabı aslına bakarsak Abidin Dino’nun yazdıkları. Onun Nâzım Hikmet’e beslediği sevgi ve hayranlığa şahit oluyoruz bu satırlarda. Okurken öyleki keyif aldım ki, dostluklarına imrendim. Bir yanda Türk Edebiyatı’nın en kıymetli isimlerinden önde gelen Nâzım Hikmet, diğer yanda ise oldukca mühim ressamlarımızdan Abidin Dino.
Kitapta Abidin Dino’nun Nâzım Hikmet ile alakalı düşüncelerini okuyoruz. Onu ne kadar oldukca sevdiğini her sayfaya ilmek ilmek işlemiş adeta. Nâzım Hikmet’in Dino’lara gönderilmiş olduğu mektuplar da yer ediniyor. Kâh hapishanelerde kâh Vera’nın yanında…
Aslında gene görüyoruz ki devlet eli tabanca tutandan oldukca eli kalem tutandan korkuyor. O yüzden koca vatana bir Nâzım sığdırılamadı. Susmadı Nâzım. Kendi bilmiş olduğu yoldan yürümeye, fikirlerini paylaşmaya devam etti. Bu uğurda sevdiklerini yitirdi bir ihtimal fakat kendinden taviz vermedi.
Bu görkemli dostluğa tanıklık etmelisiniz. Ben oldukca beğenerek okudum. Nâzım Hikmet’e olan hayranlığım her geçen gün artıyor. Yaşar Kemal’in de söylediği şeklinde:
“O iyi insanoğlu o güzel atlara binip çekip gittiler.
Demirin tuncuna, insanoğlunun piçine kaldık.” (İZEL)


Nâzım Üstüne PDF indirme linki var mı?


Abidin Dino – Nâzım Üstüne kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Nâzım Üstüne PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Abidin Dino Kimdir?

Divanı Muhasebat Müdürü Rasih Bey ile müzik ve edebiyatla ilgili bir hanım olan Saffet Hanım’ın oğlu olan Abidin, ailenin beşinci evladı idi. Doğduğu yıl ailesi Cenevre’ye, peşinden Fransa’ya yerleştiğinden çocukluğu Avrupa’da geçti.

1925’te ailecek İstanbul’a döndü. Robert Kolej’de tahsil görmeye başladı. Ilkin babasının ve peşinden annesinin ölümünden sonrasında sanata olan ilgisinin ağır basması sebebiyle öğrenimini yarıda bıraktı ve ağabeyi ozan Arif Dino’nun desteğiyle fotoğraf, karikatür ve yazı alanında kendini geliştirmeye başladı.lk çizimleri Yarın gazetesinde, ilk yazıları Artist dergisinde 1930’lu yılların başlangıcında yayımlandı. Bu yıllarda Nazım Hikmet’in Sesini Kaybeden Kent (1931) ve Bir Ölü Evi (1932) adlı kitaplarına kapak desenleri de çizdi ve kendini oldukca genç yaşta “ressam” olarak kabul ettirdi. Halkın Dostu Gazetesi’nde piyasaya sürülen Atatürk’ü mevzu alan, çizgilerle süslü röportajı ile Atatürk’ün de takdirini kazandı.

1933 senesinde “D Grubu” adlı sanat grubunun kurucuları içinde yer aldı. Bu grubun amacı, memlekette sanatın gelişmesini ve yayılmasını sağlamak, fikir yanı ağır basan resimler yaparak, batıdaki modern akımlarla boy ölçüşecek yenilikler getirmekti.Aynı yıl Türkiye’nin Kalbi Ankara adlı belgesel filmi çekmek için Türkiye’ye gelen Sovyetler Birliği’nin meşhur yönetmenlerinden Sergey Yutkeviç bir sergide resimlerini görüp beğendi. Yutkeviç’in filmini izleyen Atatürk, kendisinden bir Türk gencini yetiştirmesine olanak olup olmadığını sormuştu. Böylece Yutkeviç, Dino’dan dekoratör ve ressam olarak çalışmak suretiyle kendisiyle SSCB’ye gelmesini istedi. Dino, 1934 senesinde beyaz perde öğrenimi görmek suretiyle SSCB’ye gitti ve üç yıl kaldı. Üç yıl boyuncaLeningrad’da Eisenstein ve Yutkeviç’in yanında makyajdan dekora, rejiden senaryoya tüm yönleriyle beyaz perde eğitimi aldı. Yutkeviç’in yönettiği Madenciler filmimizde çalıştı. Bu dönemde sol fikirlerle tanıştı. 1937’de II. Dünya Savaşı sebebiyle Sovyetler Birliği tüm yabancı öğrencileri geri gönderince Leningrad’dan ayrılmak mecburiyetinde bırakıldı.

Dino, Sovyetler Birliği’nden sonrasında Londra’ya ve sonrasında da Paris’e gitti. İspanya’daki iç muharebede Cumhuriyetçiler safındaki internasyonal gönüllü tugaylar bünyesinde savaşmak için Paris bürosuna başvurduysa da cumhuriyetçiler açıkça yitirmek suretiyle olduğundan kabul edilmedi. 1937’de yerleştiği Paris’te ressam ve dekoratör olarak film çekim çalışmalarında bulunmuş oldu. Gertrude Stein, Tristan Tzara, Eisenstein, Andre Malraux ve Pablo Picasso şeklinde devrin önde gelen sanatçılarıyla dostluklar kurdu.Abidin Dino 1939’da Türkiye’ye döndü, 1941’de dostlarıyla Yeniler Grubu’nu oluşturdu. Grubun açmış olduğu ve Liman çevresindeki balıkçıları mevzu alan sergi, büyük ilgi uyandırdı.

Dino, çizgi ve desenlerin ön plana çıkmış olduğu resimlerinde işçi ve köylü tiplerini emsalsiz bir üslupla işledi. Başlangıçta Picasso’nun tesirinde kalan sanatçı, daha sonraları yapıtlarında emsalsiz ve mahalli bir senteze ulaştı.

Çeşitli dergilerde çizgi ve yazılarıyla halktan yana, gerçekçi bir sanat görüşünü savundu. İlk sayısı 18 Kasım 1938’de çıkan S.E.S (Sanat.Edebiyat.Sosyoloji) adlı derginin çıkmasına büyük katkı veren sanatçı, bu derginin kapanmasından sonrasında pek oldukca başka mecmua çıkardı. Amacı, faşizm ile mücadelede mümkün olduğunca oldukca kişiyi harekete geçirmekti. Türkiye Komünist Partisi’nin mühim üyelerinden birisi oldu.Liman Sergisi’nin açıldığı 1941 senesinde Abidin Dino, siyasal nedenlerle ilkin Mecitaslı’ne (Çorum), sonrasında Adana’ya sürgüne gönderildi. Adana’da Türk Sözü gazetesini yönetti. “Kel” adlı bir oyun yazdı, sadece oyun derhal toplatıldı. Çukurova’nın pamuk işçilerini mevzu alan resimler yapmış oldu ve heykel ile ilgilenmeye başladı. 1943 senesinde yazar ve dilbilimci Güzin Dikel ile evliliğe ilk adımını attı. Sürgün sona erince İstanbul’a döndü.1950’de “Çingeneler” adlı filmin senaristliğini yazdı, senaryo yasaklandı.1952’de yurt dışına çıkış yasağı kalkınca kati olarak Paris’e yerleşti. 1954’ten itbiaren sekiz yıl süresince Paris’teki Mayıs Salonu sergilerine katıldı. Fransa, Cezayir, Amerika şeklinde değişik ülkelerde sergiler açtı. Fransa Plastik Sanatlar Birliği onur başkanlığı New York Dünya Sanat Sergisi danışmanlığı şeklinde görevlerde bulunmuş oldu.

‘İşkence’, ‘Atom Korkusu’, ‘Savaş ve Barış’, ‘Çıplaklar’, ‘Dört Kent’, ‘Dağ-Deniz’ şeklinde birçok yapıtı çeşitli galeri, müze ve koleksiyonlarda yer aldı.

1966’da yönettiği Dünya Futbol Kupası’nı mevzu alan “Gol” adlı belgesel filmle İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi tarafınca yönetmen Robert Joseph Flaherty anısına verilen belgesel film ödülünü aldı.

1968 talebe vakaları esnasında Paris sokaklarında yürüyüşlere, toplantılara katıldı, sokaklardaki etkinlikleri çizdi. Türkiye’deki ilk kişisel sergisini 1969’da açarak Paris çalışmalarının bir bölümünü gösterdi.

1979 senesinde Fransız Plastik Sanatlar Birliği”nin Onursal Başkanlığı’na seçildi, 1989’da Fransız Kültür Bakanlığı’nın Sanat ve Edebiyat Altın Şövalye Nişanı ile ödüllendirildi.

Zaman vakit Türkiye’de kişisel sergiler açan Abidin Dino’nun sergileri içinde “Eller, Parmaklar, Acılar, Acayipler, Tedirginler, Domatesler” başlıklı sergisi (1984, İstanbul) ve “Bu Dünya Sergisi” (1987, İstanbul) vardır. El motiflerinden oluşan heykeli 1993’te Maçka’ya yerleştirildi. Aynı yıl, ‘Biçimden Öte’ ve ‘Acıyı Çizmek’ adlı kitaplarını yayımladı.

1990’da troid kanseri teşhisi konan sanatçı, 7 Aralık 1993 günü Paris’te yaşamını yitirdi. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Aşiyan’daki aile mezarlığında toprağa verildi.


Abidin Dino Kitapları – Eserleri

  • Ölüm mü? Ne Buluş!
  • Nâzım Üstüne
  • Sinan
  • Yeditepe Öyküleri
  • Sensiz Her Şey Renksiz
  • Kısa Hayat Öyküm
  • Eller
  • Pera Palas
  • Abidin Londra’da
  • Adana Yazıları
  • El Yüz
  • Gören Göz İçin Fikret Mualla
  • Kızılbaş Günlerim
  • Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar
  • Ne Güzel Çocukluktu
  • Verese Kel
  • Toplu Yazılar
  • Güzin Dino – Abidin Dino Mektupları
  • Acıyı Çizmek


Abidin Dino Alıntıları – Sözleri

  • “İz bırakmak. Bundan başka ne ki resim yapma dürtüsü?” (Eller)
  • Gelgelelim İstanbul devamlı, hem evvel kestirilemeyen, hem de apansız değişimlere sahne olmuştur… (Pera Palas)
  • Büyükler “çocuk” ister illa, bir de bebeklere problem (dilleri yetse) büyükleri istiyorlar mı bakalım ? (Kısa Hayat Öyküm)
  • Padişah bile olsa insanoğlu haddini bilmeliydi. (Sinan)
  • Ölüm gelip geçtikten sonrasında salt eller kalır aslına uygun. (Eller)
  • İstanbul şehrinin fetih edilmesi 1453’te başlamış ve Süleymaniye’nin bittiği güne kadar sürmüştür. (Sinan)
  • Sert ve siyah kirpiklerinden öperim, onlar alnıma değse, isteksizliğim kalmayacak. (Güzin Dino – Abidin Dino Mektupları)
  • Kahve telvesinin vaatlerine güvenerek yaşayan sanatkâr fincan dibinde ki coğrafyadan ümidini kesti.
    Sanat sanat için, sanat kendin için,sanat komşun için cinsinden muskaları bırakıp başımızın çaresine bakalım. (Toplu Yazılar)
  • Felek, “Yürü yâ kulum!” demeye görsün, devşirmenin başına devlet kuşu bile konabilirdi günün birinde. (Sinan)
  • Şairler ölmez.
    Hiç kuşkusuz.
    Ama görmüş olacaksınız, dostluklar da ölmüyor… (Nâzım Üstüne)
  • Yine de ölmekle, dünyadan ayrılmak kadar zordu doğmakla dünyaya alışmak. (Kısa Hayat Öyküm)
  • Saray şeklinde adam, içi dışı bilinmedik cinsten. (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • Dört ayaklı bir mahluk olan atın gözlerine dikkatli baktınız mı asla? Parmaksız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne fotoğraf yapabilir, ne de okşayabilir. Gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden. (Eller)
  • Reis ne bilsin ki bayanların ve denizin hafızası yok! (Yeditepe Öyküleri)
  • Bedri Rahmi – maazallah – cehenneme gitse, cehennemin bile sevilecek bir tarafını bulur. (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • Sevgimizde aşınma şu şekilde dursun, yepyeni dalbudaklar fışkırmış her taraftan, hangisine bakacağıma şaşırdım, hem de ne güzelleştin! (Sensiz Her Şey Renksiz)
  • Tüm bunların hiçbiri umurumda değil, seninle birlikte bir Sputnik hızı ile dünyayı dolanıyorum durmadan, başka bir şey bilmiyorum. (Sensiz Her Şey Renksiz)
  • Derken denizlerden haber gelir; Uskumru geliyor! “Uskumru geliyor” çığlıklarını işiten hamile hatunlar çocuk düşürür, Rum balıkçılar ıstavroz çıkarır, mi­narelerde müezzinler haykırır, askerler slm verir; meyhane müşterileri ayağa kalkar, genelevde faali­yet durur, deniz dibinde iki sıra çurçur, iki sıra kayabalığı heyecanla haykırır: Yaşa, yaşa, bin yaşa! (Yeditepe Öyküleri)
  • Mikelanj’ın Zapata isminde birine yazdığı mektupta söylediği şeklinde: “Ne vakit büyük bir ressam – ki öylesi azca – suni ve düzmece görünen bir iş yapmışsa, bu sahtelik gerçektir; bir yerde daha büyük bir gerçek, yalan olur.” (Kültür, Sanat ve Politika Üstüne Yazılar)
  • “ey sevgili kardeş, kimi vakit öylesine iyi biliyorum ki istediğimi. hem hayatımda hem resmimde Allah’sız edebilirim, fakat hastalığıma karşın, kendimden büyük olan bir şey var ki onsuz edemem. bu hayatımdır, yaratma gücüm.”
    Van Gogh (Gören Göz İçin Fikret Mualla)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri