Eğitim

Etik – Pyotr Kropotkin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Etik – Pyotr Kropotkin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Etik kimin eseri? Etik kitabının yazarı kimdir? Etik konusu ve anafikri nedir? Etik kitabı ne konu alıyor? Etik PDF indirme linki var mı? Etik kitabının yazarı Pyotr Kropotkin kimdir? İşte Etik kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Pyotr Kropotkin

Çevirmen: Sinan Altıparmak

Yayın Evi: Diğeri Yayınevi

İSBN: 9789944294010

Sayfa Sayısı: 414


Etik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Etiğin işlevi insanoğlunun kusurları üstüne ısrar edip onu günahlar’ı yüzünden azarlamak değil, insanoğlunun en iyi içgüdülerine hitap ederek pozitif yönde yönde hareket etmektir. Etik, onlarsız ne hayvanların ne de insanların toplumlar halinde yaşayabileceği birkaç temel ilkeyi belirler ve açıklar fakat sonrasında bunlardan daha üstün bir şeye başvurur. Sevgi, cesaret, kardeşlik, kendine saygı, kişinin idealleri ile uyumu.

İnsana, eğer fizyolojik, düşünsel ve duygusal tüm güçlerin tam bir kullanımını bulabileceği bir yaşam istiyor ise, böylesi bir yaşamın diğerlerine saygısızlık yolundan ulaşılabilir olduğu fikrini ebediyen terk etmesi icap ettiğini söyler.


Etik Alıntıları – Sözleri

  • Adalette tüm erdemler vardır.
  • İlkel insan, sonrasında, etobur hayvanlar içinde bile tek bir genel kuralın bulunduğunu görmüş oldu: Asla birbirlerini öldürmezler
  • Tüm iyiliğin kökeni ve kökü, göbeğin hazzıdır.
  • Spencer’a gore, terbiye duygusu, fazlaca daha sonraki bir devirde, insanlara politik, toplumsal ve dinsel otoriteler tarafınca dayatılan kısıtlamalardan çıkmıştır
  • Timsah asla yiyeceği paylaşmaları için akrabalarını ve dostlarını çağrı etmeden kurbanını yutmaz ve eğer kabilesinden biri, kan davasından başka bir nedenden dolayı insan tarafınca öldürülürse, timsah katilin kanından olan birinden intikam alır.
  • Bir biçimin güzelliği bir başkasının güzelliğine benzerdir…” Bir insan bunu anladığında “bütün güzel biçimlerin bir âşığı haline gelir; bir sonraki aşamada zihnin güzelliğinin dıştaki biçimin güzelliğinden daha onurlu olduğunu düşünür”
  • Doğa, Darwinciler tarafınca üstünde bitmek bilmez bir yaşam mücadelesinden ve zayıfların en kuvvetli, en süratli ve en kurnazlar tarafınca yok edilmesinden başka bir şeyin olmadığı bir harp alanı olarak sunuldu: İnsanın doğadan çıkarabileceği tek ders; kötülüktü.
  • İnsan davranışının temelinde, insana en yüksek tatmini veren şey olmalıdır. Ama kişisel kazanca yönelik önlemler bu tür bir temel olamazlar; bundan dolayı en yüksek mutluluk kişisel özlemler ile başkalarının özlemleri içinde uyum yöntemiyle elde edilir. Mutluluk, kötülükten bağımsız olmaktır fakat eğer her ferdin yaşamı her insanın çıkarı ile uyum içinde değilse, bu özgürlük elde edilemez. Hayat bizlere bu dersi öğretir ve insan, akıl yürüten ve deneyimin verdiği derslerden yararlanabilen bir varlık olarak uyuma götürecek ya da ondan uzaklaştıracak eylemler içinde seçim yapar.


Etik İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor.
Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor.
Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor.
Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor. Bitmiyor.
Fakat etik ve dinler zamanı araştırmaları için okunması ihtiyaç duyulan bir kitap. Bitmiyor. (pelin)

Başlangıçtan 19. Yüzyıla kadarki etik tarihini bir anarşistin bakış açısından görmek muazzamdı. Kropotkin bu kitabını tamamlayamadan öldü. Kitap Karşılıklı Yardımlaşma fikrinin devamı niteliğindedir. Etiğin toplumsal duyarlılık, hakkaniyet ve onun getirmiş olduğu eşitlikle (iki kavram birbiriyle ayrılmazdır) uygulanması icap ettiğini her fırsatta vurguluyor. Bunu Stirner, Nietzsche benzer biçimde bencil ve bireyci filozofları da okumuş birisi olarak söylüyor. Ve doğal ki öteki tüm etikçileri. Ayrıca felsefenin ve etiğin bilim olmadan yapılamayacağını da fazlaca belirgin bir halde gösteriyor. (Boran İncesu)

İncelemeyi Diğeri Yayınevi, 2016, Sinan Altıparmak çevirisi üstüne yapıyorum. Baskıdaki “Rus Editör’ün Önsözü,” ve “İngilizce’ye Çevirenin Önsözü” adlı giriş metinlerini kaynak alarak eserin amacını, gelişimini ve Kropotkin profiline gene yaratı bazında özetlemek gerekirse değindikten sonrasında eserin içeriğinden bölüm bölüm bahsetmeye çalışıcam.
Eser Rus Anarko-komünist Kropotkin’in cevaplamaya çalmış olduğu iki temel probleminin ürünüdür;(1) İnsanın etik anlayışları nereden doğar? ve (2)Ahlaki standartların hedefi nedir? Kropotkin tasarladığı eserin, ilk cildinde etiğin tarihsel gelişimini ikinci cildinde ise “gerçekçi etiğin temelleri ve amaçlarını” ele almayı istemişken sıhhat problemleri sebebiyle ikinci cilde başlayamadan ölmüştür. Hatta kimi bölümler müsvedde olarak kalmış, birinci cildin sonunu da getirilememiştir. Etik’de Kropotkin anarşist bireyciliğe karşı olarak toplumsal terbiye ve dayanışma etiğini yaratmaya çalışır. Ona gore insanoğlunun ilerlemesi toplumsal yaşama çözülemez bağlarla bağlıdır. Toplum yaşamı insanlarda ve hayvanlarda kaçınılmaz olarak toplumsalllık, karşılıklı yardımlaşma içgüdüleri doğurur;bunlar insanlarda daha ileri aşamalarda iyilikseverlik, duygudaşlık ve sevgi duygularına dönüşür ve onun teorisine gore ahlakın üç öğesi, karşılıklı yardımlaşma, hakkaniyet ve kendini feda etmedir. Kropotkin ahlakın, din ve doğa ötesi ile bağlantısını reddederek onu doğalcı temeller üstünde kurmaya çalışır. Eser ilk kez Rusça’da 1922’de, İngilizce(US) ‘de 1924’te basılır.
1.Bölüm – Ahlakın Temellerini Belirlemeye Yönelik Mevcut İhtiyaç
İnsan doğasına karşı hakim olan kötümser bakış açısının yanılgısını, filozofların ve tabiat bilimcilerinin görüş ve teorileri bağlamında göstermeye emek vererek, toplumdaki etik ilerlemeye duyulan eğilimi, ihtiyacı gösterir. 19. yüzyılın pozitif bilimlerdeki büyük gelişmelere sahne oluşu bunu lüzumlu kılmıştır.
2.Bölüm – Yeni Etiğin Yavaş Yavaş Evrilen Zamanı
Ampirik fikir metafiziğin olduğu yerde etiğe felsefi kesinlik sağlar. O ampirik düşünceye yönelik serzenişlerin temelini ele alarak onların gerçekçi olmadığını kanıtlar. İnsanda bulunan iki zıt duygu grubunun ifadesi için etikten beklenenleri açıklar. Ahlak, bir zorunluluğun, dayatmanın sonucu değil aksine o tabiidir ve işlevi insanoğlunun kusurları üstünde durup onu azarlamak değil onu pozitif yönde yönde harekete geçirmektir. Yine etiğin amacı, insana, içgüdüleriyle sentezine varabileceği, ideal sağlamaktır ve bu ideal yüksek bir amaç ya da tavsiyeden fazlaca uzaktır. Evrim fikriyle beraber bilimsel etiğin inşa edilmesini söyler.
3.Bölüm – Doğada Ahlak İlkesi
Etiğin evrimini hayvanlarda ve ilkel kabile insanının yaşamında ardışık basamaklar halinde araştırır. Etik düşüncenin kökenini, “ben” in klan ile özdeşleşmesinde yattığını ifade eder. Doğadaki terbiye ilkesini araştırırken Kropotkin, gene filozofların düşünceleri içinde bağlantılar kurmaya devam eder.
4.Bölüm – İlkel İnsanların Ahlak İlkesi
İnsan hafızasının, özdeşleşme kabiliyetinin, hayvanlarla beraber yaşayan ilk insanlardaki ahlakın gelişimi incelenir. İlkellerin, etiklerini oluştururken kendi anlayış süreçlerine şahit oluruz. Darwin teorisinin her insanın yaşamak adına birbirini ezdiği bir “var olma çabası” olarak görülmüş olmasını teoriye yapılmış büyük haksızlık olarak görür. Oysa Darwin “İnsan Soyu” adlı eserinde insandaki toplumsallık içgüdülerinin kendini koruma içgüdülerinden daha kuvvetli bulunduğunu söylemiştir.
5.Bölüm – Ahlak Öğretilerinin Gelişimi-Antik Yunan
Etikte belirlenen temel iki sorun(1,etik kavramların duyguların kökenini bulmak ve 2,ahlakın temel ilkelerini belirleyerek terbiye ideali ortaya koymak) üstüne antikedeki çeşitli okulların ve düşünürlerin görüşleri özetlenir. Stoacılar, Sofistler, Marcus Aurelius, Sokrates Platon, Aristo, Epiküros, Cicero benzer biçimde düşünürlerin etik görüşleri incelenerek yer yer çağıl çağdaki etiğe yansımaları gösterilir. Ve hepsinin ortak özelliği, Hıristiyanlıktakinden fazlaca uzak olarak, ahlakın kaynağını naturel eğilimlerde görmüş olmalarıdır.
6.Bölüm – Hristiyanlık-Ortaçağ-Rönesans
Hıristiyanlığın ortaya çıkışını tarihsel ve toplumsal bağlamlarda ele alarak Hıristiyan etiğinin varsayım, ilke ve temellerini açıkar. Hıristiyan etiğinin tutarsızlıklarını ve tıkanışlarını gösterir.
7.Bölüm – Modern Devirde Ahlak Öğretilerinin Gelişimi (17. ve 18. Yüzyıllar)
Antike felsefesi ile çağıl bilim arasındaki akrabalık bu çağda ekonomik, toplumsal, politik değişimlerle beraber tekrardan canlanır. Hobbes, Codworth, Spinoza, Locke, Shaftesbury Hutcheson Leibnitz benzer biçimde düşünürlerin görüşleri ele alınır. Ahlak hemen hemen Hıristiyan etiğinden tamamen arınmamıştır.
8.Bölüm – Modern Devirde Ahlak Öğretilerinin Gelişimi (17. ve 18. Yüzyıllar-Devam)
Fransa’daki Descartes’in, İngiltere’deki Bacon’un görüşleri etik öğretileri kilisenin boyunduruğundan çıkarmaktadır. Bir önceki bölümün düşünürlerinin tesirleri ile dönemin ruhunu anlatır Kropotkin. 18. Yüzyılda Epiküros etiğinin yansımaları görülür.
9.Bölüm – Ahlak Öğretilerinin Modern Devirde Gelişimi (18. Yüzyılın Sonu 19. Yüzyılın Başı)
Fransız devriminin yarattığı karmaşa ve terörden dolayı kimi düşünürler etiğin kaynağını metafizikle izahat gereği duymaya adım atmıştır bu zamanda. Kant, Hegel, Bentham, Mill, A. Comte, Fichte, Darwin, Spencer benzer biçimde düşünürlerin görüşleri burada işlenir.
10.Bölüm – Ahlak Öğretilerinin Gelişimi 19. Yüzyıl
19. Yüzyılda Etikte, ortaya çıkan üç temel akım işlenir. Bunlar, Comte’un geliştirdiği Pozivitizm, Darwin tarafınca yaratılan Evrimcilik, ve insanların toplumsal, politik eşitliği öğretisi Sosyalizm.
11.Bölüm – Ahlak Öğretilerinin Gelişimi 19. Yüzyıl (Devam)
Sosyalizm öğretisin kurucuları, öncüleri ve onların teorileri ile Darwin’in evrimciliği arasındaki ilişkiler incelenir. Bilhassa Proudhon’un etiğe olan katkılarından bahsedilir.
12.Bölüm – Ahlak Öğretilerinin Gelişimi (Devam)
Bu bölüm tamamen Spencer’in temelde Sentetik Felsefe ve Etiğin İlkeleri adlı eserlerinin incelemesi için ayrılır, Spencer’e gore terbiye duygusu doğuştan değildir sadece ona gore her toplumda mevcud duyarlılıklar ve fikirler ona hakim olan etkinlik türlerine gore ayrılır.
13.Bölüm – Ahlak Öğretilerinin Gelişimi (Bitiriş)
Burada Guyau’nun eserleri incelenir. Guyau’nun etiğinin temelinde “yaşam” terimi vardır ve yaşam kendisini büyümede, çoğalmada ve yayılmada ifade eder ona gore etik, tabiat ananın bu hususi amaçlarına ulaşılmasını sağlayacak araçlar hakkında bir öğreti olmalıdır. Metafizik riskin neşesidir.
14.Bölüm – Sonuç
Etik öğretiler üstüne meydana getirilen tarihsel bakışı özetler ve şimdiye değin incelenen tüm terbiye öğretilerinin ahlakın temel sorularına eksiksiz, tam şekilde cevap bulamadığını gösterir. Ahlak rastlantısal bir fenomen midir,? Ahlakın deposu insandaki kısıtlayıcı reflekslerde yatabilir mi? Kropotkin’nin son cümlesi şu şekilde;”Gerçek şu ki yaşam tarzının verili bir toplumun gelişiminin zamanı tarafınca belirlenmesine rağmen, öteki taraftan, vicdanın, kanıtlamaya çalışacağım suretiyle, fazlaca daha derin bir kökeni vardır; bu köken tüm toplumsal hayvanlarda ve insanda ruhsal olarak gelişen eşitlik bilincindir…” (Mihriban Karadağoğlu)


Etik PDF indirme linki var mı?


Pyotr Kropotkin – Etik kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de Etik PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Pyotr Kropotkin Kimdir?

Hayatı

9 Aralık 1842’da Moskova’da dünyaya geldi. Babası Prens Aleksei Kropotkin; anası ise Yekaterina Nikolaevna’dır. 1846’da anneleri veremden ölünce, Peter ve kardeşleri daha katı olan babaları tarafınca büyütülür.

Kropotkin Ağustos 1857’de onbeş yaşlarındayken St. Petersburg’daki Pages Taburuna katılır. Bu taburda çoğunluğu asil sınıfından 150 genç eğitim görmektedir. Kropotkin derslik arkadaşları ile ilişkilerini geliştirmekte zorlanır; taburdan ayrılmış olduğu 1862’ye kadar zamanının büyük bir bölümünü kitap okumaya, mektup yazmaya ve mecmua çıkarmaya ayırır.

Pages Taburu mezunlarının Rus ordusunda istedikleri yerde göreve gitme hakları bulunmaktaydı. 1862’de mezun olan Kropotkin iseSibirya’yı tercih etti. Böylece on yıl sürecek bir gezginlik periyodu başlamış oldu. Sibirya’da almış olduğu görevler Kropotkin’de hükümete karşı bir hayalkırıklığı oluşmasına niçin oldu.

1864’de işinden çekilme etmeyi düşündüğü bir sırada, kendisine Mançurya’nın coğrafik araştırmasına iştirak etmesi teklif edildi. Teklifi kabul eden Kropotkin 1865 senesinde kendisini tamamen bu coğrafi araştırmaya adadı.

Kropotkin 1867 Nisan’da nihayet ordudan ayrıldı; ve Irkutsk’u terk ederek St. Petersburg’a döndü. Burada Merkezi İstatistik Komitesi’nde çalışmaya başladı. Bir taraftan da Coğrafya Topluluğu için yapmış olduğu çalışmalara devam ediyordu. Üniversiteye kayıt yaptırdı, fakat mali problemler yüzünden mezun olamadı. 1868-1870 yıllarında zamanını tamamiyle coğrafya çalışmalarına ayırdı.

1871 Sonbaharında babası ölür. Aynı yıl Kropotkin kamu görevlerinden ayrılır. İmparatorluk Coğrafya Topluluğu ona sekreterlik görevi teklif eder. Bu onun yaşındaki birisi için büyük bir onur sayılan bir görevdir; sadece Kropotkin orada yapacağı kariyeri boşa geçirilmiş olarak değerlendirerek, teklifi reddeder.

Anarşizmle tanışma

1871 Paris Komünü’nün tesiri ile işçi hareketlerine olan ilgisi artar; işçi hareketleri hakkında daha fazlaca şey öğrenmek için yurtdışına gezi etmeye karar verir. 1872 Şubat’ta Rusya’dan ayrılarak İsviçre’ye hareket eder. Zürih’e varır varmaz derhal Enternasyonal’in mahalli şubesine üye olur. Ancak bir süre sonrasında daha köktencilik olan Jura Federasyonu’nunNeuchatel’deki merkezini ziyaret eder. Buradaki izlenimleriyle anarşizmi benimser.

Kropotkin 1872 Mayıs’ta Rusya’ya döner; nihilistlerin liderliğindeki Chaikovski Çevresi içinde devrimci görüşlerin yayılmasında mühim bir rol üstlenir.

1873 senesinde Peter Kropotkin tutuklanarak hapse atılır; 1876’da İngiltere’ye kaçar. Burada kısa bir süre kaldıktan sonrasında İsviçre’ye giderek Jura Federasyonuna katılır. 1877’de Paris’e gider; burada toplumcu hareketin başlatılmasına katkıda bulunur. 1878’de İsviçre’ye döner; Jura federasyonunun devrimci gazetesi Le Révolté’ye yazılar yazar.

1881’de, Çar II. Alexander’ın suikaste uğramasından kısa bir süre sonrasında Kropotkin İsviçre’den sınırdışı edilir. Thonon (Savoy)’da kısa bir süre kaldıktan sonrasında Londra’ya gider. Burada bir yıl kadar kaldıktan sonrasında 1882’nin sonlarına doğru yeniden Thonon’a döner. Burada Fransız hükümeti tarafınca tutuklanır. Lyon’da meydana getirilen duruşmada Enternasyonal üyesi olduğu nedeni öne sürülerek beş yıl hapis cezasına çarptırılır. 1886’da özgür bırakılınca Londra’ya yerleşir. Aynı yıl Sibirya’ya sürgün edilen kardeşi Alexander intihar eder.

1890larda zamanının çoğunu yazmakla geçirir; kitaplarında anarşist-komünizmi teorisini geliştirmeye çalışır. 1897’de Kanada ve ABD’yi ziyaret eder. Amerikan dergisi Atlantic Monthly anılarını basmayı kabul eder.

1901-1909 yılları aralığında daha fazlaca Rusça yazılar yazar. 1905 devriminin başarısızlığa düşmesi hayal kırıklığına uğramasına neden olur.

Savaş ve Devrim

1909’de İsviçre’ye döner; Lena altın madenlerinde 270 işçinin katledilmesi vakasının gündeme getirilmesi için çalışır. Ancak bu çabaları I. Dünya Savaşı ile kesintiye uğrar. I. Dünya Savaşı esnasında işçi sınıfına karşı en büyük tehdit olarak görmüş olduğu Alman emperyalizmine karşı devletler arası ittifakı destekleyen bir tavır alır. Bu tavrı birçok şahıs tarafınca sert şekilde eleştirilir; Errico Malatesta benzer biçimde pek fazlaca anarşist bu zamanda Kropotkin’den uzaklaşır. Bu tavır en net biçimiyle Onaltılar Manifestosunda görülebilir. 1917’de Petrograd’a gider; burada Aleksandr Kerenski hükümetine yardımlarda bulunur. Ancak Bolşeviklerin iktidara gelmesiyle bu çabaları da sonlanmış olur. Pyotr Kropotkin 8 Şubat 1921’de ölür.Bolşevik önder Lenin’in kişisel izni ile Novodevichy mezarlığında anarşistler tarafınca büyük bir cenaze töreni düzenlenir. Bu, anarşistlerin kitlesel olarak Rusya’daki son biraraya gelişi olur.


Pyotr Kropotkin Kitapları – Eserleri

  • Anarşi
  • Anarşist Ahlak
  • Karşılıklı Yardımlaşma
  • Ekmeğin Fethi
  • Modern Bilim ve Anarşi
  • Tarlalar Fabrikalar ve Atölyeler : Yarın
  • Bir Devrimcinin Anıları
  • Bilim ve Anarşizm
  • Etik
  • Bir İsyancının Sözleri
  • Anarşizm
  • Bir Devrimcinin Anıları 2
  • Bir Devrimcinin Anıları 1
  • Etika
  • Rus Edebiyatında İdealler ve Gerçeklik
  • Devrimin Ruhu
  • Rus Edebiyatı Üstüne 1
  • Rus Edebiyatı Üstüne 2


Pyotr Kropotkin Alıntıları – Sözleri

  • Puşkin, Lomonosoff’u kendisi için başlı başına bir üniversite olarak nitelendirmiştir ve bu mevzuda oldukça haklıdır; Lomonosoff birbirinden bağımsız pek fazlaca alanda emekler yapmıştır. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)
  • Evladı için yiyecek ve barınak arayan bir anne pek zarif eşyalarla ve oburlara özgü yiyeceklerle dolu dükkanların önünden geçtiğinde; göz kamaştırıcı ve küstah bir lüks en iğrenç sefaletle yan yana sergilendiğinde; varlıklı bir insanın köpeğine ve atına, anneleri yeraltında ya da imalathanelerde acınacak bir ücret alan milyonlarca çocuktan fazlaca daha iyi bakıldığında; asil bir bayanın ”mütavazi” gece giysilerinden her birine sekiz aylık ya da bir senelik insan emeği harcandığında; kişisel masraflardaki artış ”üst sınıfların”ın açıkça itiraf edilmiş amacı olduğunda ve para kazanmanın namuslu ve namussuz yolları arasından net bir fark çizilemediğinde normal olarak artık o vakit, şimdi, bu durumu korumanın tek yolu zor olsa gerek; polis ordusu, yargıçlar ve cellatlar lüzumlu birer kurum olur. (Anarşi)
  • Rus şairlere ritmik şiirleri kabul ettirmeyi başarmış ve kurallarını o zamandan beri örnek alınır kılmıştır. Esasta bu, Rus halk şiirinin tek naturel gelişim aşamasıdır. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)
  • Doğa, Darwinciler tarafınca üstünde bitmek bilmez bir yaşam mücadelesinden ve zayıfların en kuvvetli, en süratli ve en kurnazlar tarafınca yok edilmesinden başka bir şeyin olmadığı bir harp alanı olarak sunuldu: İnsanın doğadan çıkarabileceği tek ders; kötülüktü. (Etik)
  • Ben acıyı lokalize ediyorum, fakat acı hissi benim için yalnızca zamanda var oluyor. Onun aslı kavranamaz. (Bir Devrimcinin Anıları)
  • …mutlak içtenlik, nihilizmin en ayırtedici özelliğidir. Nihilizm bu içtenlik adına, varoluşlarını aklın doğrulamayacağı körinançları, önyargıları, alışkanlıkları, gelenekleri toptan yadsıdı ve başkalarının da yadsımasını istedi. (Bir Devrimcinin Anıları)
  • Evlatlarımızın gerçek şeyleri kendilerinin yapmasını sağlamak yerine bu tarz şeyleri grafik sunumlar yöntemiyle incelemeye
    zorlayarak, en kıymetli zamanlarını ziyan etmeye zorluyoruz; onları kafasında yersiz endişeler yaratıyoruz; onları öğrenme şekillerinin en kötüsüne alıştırıyoruz; bağımsız düşünceyi dalındayken koparıp atıyoruz; ve öğrettiklerimiz içinde
    gerçek informasyon aktarmayı nadiren başarıyoruz. Yüzeysellik, papağan benzer biçimde tekrarlama, zihinsel kölelik ve atalet eğitim yöntemimizin birer sonucudur. Çocuklarımıza iyi mi öğrenileceğini öğretmiyoruz. (Tarlalar Fabrikalar ve Atölyeler : Yarın)
  • Ve Batı Avrupa’da kurulmuş Orta Çağ Üniversitelerinde geliştiği şekliyle bilimler arasından bir denge kurmadılar. Bir kibir alameti olarak değelendirilen doğayı tanıma arzusu kilise tarafınca şiddetle kınandı. Tüm şiirler günahtı, kronikler canlı karakterlerini yitirdi ve büyüyen devletin başarılarından bahseden kuru bir sayım sıralaması ya da mahalli piskoposlar ve manastırların yöneticileri hakkından önemsiz detaylar bildiren metinden derekesine düştü. (Rus Edebiyatında İdealler ve Gerçeklik)
  • Zhukovsky genel olarak insan doğasının en iyi yönlerine hitap etti. Ancak şiirleri özgürlük ve vatanseverlik duygularını harekete geçirecek çağrılardan tamamen yoksundu. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)
  • “Iyelik hırsızlıktır !” (Anarşi)
  • 1223’te gerçekleşen Moğol istilası tüm genç uygarlığı yok etti ve bu durum Rusya’yı tamamıyla yeni bağlantılar bulmaya yöneltti. Cenup orta Rusya’nın şehirleri yakılıp yıkıldı. İçinde hâlâ mukim bir halk bulunan ve ilmin merkezi olan Kiev, dağınık yerleşim konumuna dürüşülmüştü ve izleyen iki yüz yıl süresince tarih sayfasında tamamıyla görünmez olmuştu. Büyük şehirlerin tüm halkları Moğollar tarafınca tutsak alınmıştı, bu istilaya başkaldıranlar ise öldürülmüştü. Rusya’nın talihsizliğini daha da derinleştirmek gayesi ile Türkler, kısa bir süre sonrasında Moğolları izlemişler ve Balkan yarımadasını işgal etmişlerdi ve 15. yüzyılın sonlarına doğru Sırbistan ve Bulgaristan isminde bilimi Rusya’ya getirmekle görevli iki ülke Osmanlının egemenliği altına girmişti. Tüm Rus yaşamı derin bir dönüşüm geçirmişti. (Rus Edebiyatında İdealler ve Gerçeklik)
  • Vergi, zenginin zenginliğini artırma aracıdır. (Modern Bilim ve Anarşi)
  • Gerçekten verimli olmak için, yaşam,hem zekâ,hem Duygu, hem de irade dahilinde düzenlenmiş olmalıdır. Ancak o vakit,her yöndeki bu verimlilik yaşam olur : Yaşam adına layık tek şey budur.. (Anarşist Ahlak)
  • Stirner’in emek vermesi, devlete ve -devlet komünizminin başarıya yetişmesi durumunda kurulacak olan- yeni tiranlığa karşı bir hiddet çığlığıdır . (Modern Bilim ve Anarşi)
  • Zaman kaybı, mevcut eğitimimizin en mühim özelliğidir. Bizlere bir yığın gereksiz şey öğretilmekle kalmayıp, öğretilen mühim şeyler için de olabildiğince fazla vakit harcanmakta. Mevcut eğitim yöntemlerimiz eğitimli bir insandan beklenen başarıların fazlaca sınırı olan olduğu bir zamandan kalmadır; bu yöntemler, bilimin eski sınırlarının böylesine genişlemesi sonucu uzmanlara aktarılması ihtiyaç duyulan informasyon çok büyük şekilde arttığı halde, kullanılmaya devam edilmektedir. Okullardaki aşırı baskının sebebi bu olduğu benzer biçimde, hem mevzuları hem de öğretim yöntemlerini yeni ihtiyaçlara ve şu ana dek bağımsız okullar ve bağımsız öğretmenlerce ortaya konmuş örneklere gore elden geçirmeye yönelik acil gereksinim da bundan meydana gelmektedir. (Tarlalar Fabrikalar ve Atölyeler : Yarın)
  • “Birey, yalnızca öteki tüm bireyler de özgür olduklarında hakikaten özür olacağını kavrar.” (Anarşizm)
  • Otoritenin olduğu yerde özgürlük yoktur! (Anarşi)
  • “Devlet”ten söz eden kaçınılmaz olarak “savaş”tan söz eder. Bir devlet kuvvetli, komşularından daha kuvvetli olmaya çalışır, çalışmak zorunda; aksi takdirde diğerlerinin elinde bir oyuncak olacaktır. Diğerlerinin zararına zenginleşmek maksadıyla, onlara kendi kurallarını, kendi siyasetini, kendi ticari anlaşmalarını dayatmak gayesiyle ister istemez diğeri devletleri zayıflatmaya, yoksullaştırmaya çalışır. (Bir İsyancının Sözleri)
  • Insanın tabiat ananın egemeni değil,onun sınırı olan bir parçası bulunduğunu ve bu sınırı olan parçada da tabiat yasalarının geçerli bulunduğunu burada,Sibirya’da anlamış oldu Kropotkin. (Bir Devrimcinin Anıları 1)
  • I. Petro’nun gerçek edebiyata olan ilgisi fazlaca sınırlıydı: O, tüm basılı metinlere faydacılık penceresinden bakmıştır; O’nun aslolan amacı Rusçayı deniz seferleri bilgisi, istihkam ve svaş sanatı benzer biçimde gerçek bilimlerin temel unsurlarıyla tanıştırmak olmuştur. Bu nedenle O’nun dönemindeki yazarlar, yazınsal açıdan fazlaca azca kıymet taşıyan eserler sunmuştur, dolayısıyla ben de onlardan pek bahsetmeyeceğim. (Rus Edebiyatı Üstüne 1)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri