Eğitim

İç Deney – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

İç Deney – Georges Bataille Kitap özeti, konusu ve incelemesi

İç Deney kimin eseri? İç Deney kitabının yazarı kimdir? İç Deney konusu ve anafikri nedir? İç Deney kitabı ne konu alıyor? İç Deney PDF indirme linki var mı? İç Deney kitabının yazarı Georges Bataille kimdir? İşte İç Deney kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Georges Bataille

Çevirmen: M. Mukadder Yakupoğlu

Orijinal Adı: L’Expérience Intérieure

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789753633307

Sayfa Sayısı: 199


İç Deney Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Fransız felsefesinin lanetlenmiş düşünürü ve yazarı Georges Bataille: (1897-1962) Foucault, Guattari ve Deleuze ile beraber Nietzsche’nin “Tanrı öldü” düşüncesinin takipçisidir. Bataille’ın dini, ahlaktan ve tanrı inancından oluşmaz, O, insanoğlunun gündelik hayatta daima yaşayabileceği gizemsel iç yolculuklarından, gizemci iç deneylerden bahseder. “İç Deney” Bataille felsefesinin bir özeti niteliğindedir.


İç Deney Alıntıları – Sözleri

  • İnsan temaşa değildir, (yalnız kaçarken huzuru vardır) yakarıştır, savaştır, korkudur, deliliktir.
  • Geceyi keşfedecektim! Ama hayır, gece beni keşfediyor.
  • Komik! bana ister panteist, ister tanrıtanımaz, ister tanrıcı deyin!… Ama göğe doğru haykırıyorum: “Hiçbir şey bilmiyorum” Ve gülünç bir sesle yineliyorum: (kimi zaman göğe bu şekilde haykırıyorum) “hiçbir şey, mutlak olarak hiçbir şey”.
  • Evlatların hatası: Büyük insanların gerçeklerine bağlı kalmak.
  • Bu vasıta dünyasından
    nefret ediyorum,
    bir çatlak,
    kendi çatlağımı arıyorum
    paramparça olmak için.
    Yağmuru,
    yıldırımı,
    çamuru,
    geniş su birikintisini,
    dünyanın dibini seviyorum,
    fakat kendimi değil.
  • Uç nokta olmadan, yaşam uzun bir aldatmacadan, kuvvetsiz bozgunun izlediği savaşsız yenilgiler dizisinden başka bir şey değildir. Bu yaşam çöküntüdür.
  • Eğer anlamsızlık anlamsa, anlam ifade etmeyen olan anlam kaybolur ve tekrardan anlam ifade etmeyen olur (olabildiğince aralıksız).
  • Zekanın gelişimi yaşamın kurumasına neden olur.


İç Deney İncelemesi – Kişisel Yorumlar

Tanrısız Bir Mistik: İlginç düşünceler, örneksiz perspektif, derin birikim derken karşımızda aslına bakarsanız okunması anlaşılması zor bir felsefe metni var. Uzman olmadığım bir alanda ahkam kesmek istemem, muhakkak alanında iyi biridir fakat çevirmen de halihazırda zorluk derecesi yüksek bu kitabı kolay bir hale getirmemiş. Bazı cümlelerdeki ifade bozukluğu yoğunluğu kafa karıştırıcı olabiliyor, kullanılan terimler tabirler zorlayıcı.
Bir noktada yazar aynı yayınevinden çıkan “Kayıp Zamanın İzinde” kitabından bahsediyor, çevirmenimiz ise bunun “Kaybolan Zamanı Ararken” diye çevirmiş. Çevirmenin bakış açısından firar etmiş da içerden bir editörün, bir redaktörün müdahale etmesini beklerdim. (Uğur uçkıran)

“Olasısızlık nedeniyle, dünyaya gelişi en olasısız olduğu düşünülebilecek ben olan insan bununla birlikte şeylerin tamamını içine almaktadır. Beni öldüren dünyadan beni kurtaran ölüm, aslında bu gerçek dünyayı ölmekte=olan=benin gerçeksizliğinin içine kapatmaktadır.”
Bu şekilde bu şekilde cümlelerle dolu bir kitap…
Bataille ben seni anla(ya)madım…
Aslında bırakırdım okumayı fakat ısrarla okumayı sürdürdüm…”ha anladım ha anlayacağım…” derken kitap bitti. Merkür retrosunun bana tesiri midir nedir… hasılı… bitti… (GünCe)

Önsözünde de belirtildiği şeklinde “Bataille felsefesinin özeti durumunda bir yaratı.”
Özeti bile kafa karıştırmak için fazlasıyla kafi. Esere entelektüel bir yaklaşımla bakmadan, Bataille’ı anlama niyetiyle yola çıkmamız için Hegel, Kant ve Blanchot’u da anlayabilmemiz gerekir. Zira Bataille zor dil adamıdır. Dilinin zorluğu, dil sanatlarını kullanış biçiminden gelmiyor. Kelimeleri kendi içinde kavramlaştırmıştır. Yeni bir lügat oluşturacak şekilde Bataille lügatına katmıştır. Bu yüzden anlaşılması oldukça zor bir yazar ve yaratı.
Kitabın atmosferine yapabileceğim tek kati yorum: İnsanın iç hayatına dair fazlaca korkulu ve haklı çıkarımlar yaptığıdır.
Daha iyi bir araştırma için başta kendi eserlerinden Erotizm, Gözün Hikayesi okunmalı sonrasında Hegel, Kant ve Blanchot’tan yardım istenmeli.
Varoluş ve pessimist felsefenin kemikleşmiş anlatımlarını bu kitapta bulamayacaksınız. (Ezgi K.)


İç Deney PDF indirme linki var mı?


Georges Bataille – İç Deney kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de İç Deney PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Georges Bataille Kimdir?

Bataille 1897’de Billom’da hayata merhaba dedi. 1900’de ailesiyle beraber Reims’e taşındı. 1917’den itibaren Paris’te “Ecole des Chartes”de okudu ve peşinden meslek eğitimini yaparken Bibliothèque Nationale de France’de kütüphaneci olarak çalıştı. 1942’ye kadar burada çalışan Bataille, bu tarihten sonrasında yakalandığı tüberküloz sebebiyle kütüphanecilik görevini bıraktı. 1949’da tekrardan Carpentras’da kütüphaneci olarak göreve başladı. Daha sonrasında aynı göreve Orléans’ta devam etti.Documents (1928), Acéphale (1937), Critique (1936) şeklinde etkili dergiler çıkardı. “Collége de sociologie”nin çalışmalarını yönetti. Kimi süre siyasal kimliğiyle öne çıktı, aydınlarla çeşitli gruplar oluşturdu, etkinliklerde bulunmuş oldu. Andre Breton veSartre ile sert polemikleri oldu. 1962’de Paris’te öldü. Kitaplarının tüm basımı 1972’de Foucault’nun desteğiyle gerçekleşti.


Georges Bataille Kitapları – Eserleri

  • Gözün Öyküsü
  • Göğün Mavisi
  • Rahip C.
  • İç Deney
  • Edebiyat ve Fenalık
  • Annem
  • İmkansız
  • Günah Üstüne Tartışma
  • Nietzsche Üstüne
  • Ölü Adam
  • Erotizm
  • Madam Edwarda
  • Din Kuramı
  • Eros’un Gözyaşları
  • Cinsellikten Dinselliğe Erotizm
  • Lanetli Pay
  • Bir Kadavra


Georges Bataille Alıntıları – Sözleri

  • Korkunçtu. Az rastlanır bir soğukkanlılık içinde olmasaydım, bir taş duvarın önündeymişçesine dingin bir halde, bu kin dolu makineleri seyrederek iyi mi ayakta kalabilirdim? Her gürültülü müzik parçası gecenin bir yarısında savaşı ve ölümü çağırmak için meydana getirilen bir büyüydü. Trampet gürültüleri, sonunda kanlı top ateşlerine dönüşmek umuduyla zirve noktasına varmıştı: Uzakta gördüğüm, cenk düzeninde dizilmiş bir çocuk ordusuydu. Kımıldamıyorlardı, fakat kendilerinden geçmişlerdi. Görüyordum onları, fazlaca uzakta değillerdi benden, ölüme gitme arzusuyla büyülenmişlerdi. Bir gün güneşin altında güle oynaya ilerleyecekleri, arkalarında can çekişenler ve ölüler bırakacakları uçsuz bucaksız tarlaları düşlüyor gibiydiler. (Göğün Mavisi)
  • Yaşamdan fazlaca daha acı olan (bu sebeple yaşamın ölüm kadar kanlı ışıltısı yoktur) bu yükselen katliam dalgasında önemsiz şeylerden, kocakarıların gülünç yakarılarından öte bir şeyler görmek olanaksızdı. Alevlerin ve gök gürültülerinin karıştığı, yanmış kükürt kadar solgun, insanoğlunun soluğunu kesen büyük bir tutuşmaya yazgılı değil miydi her şey? Ansızın bir kahkaha atma isteği başımı döndürmüştü: Bu felaketin karşısında, bir kara gülmece, asla kimsenin bağırmaktan kendini alamadığı zamanlarda ortaya çıkan kasılmalara birlikte rol alan türden bir kara gülmece duygusu içindeydim. Müzik durdu: Yağmur da dinmişti. Yavaş yavaş gara döndüm. Tren harekete hazır durumdaydı. Bir süre peron süresince yürüdükten sonrasında bir kompartımana girdim; tren gecikmeden kalktı. (Göğün Mavisi)
  • Sosyal toplumlarda öykünmek bulaşıcıdır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Yeter ki bir insan resmi -ya da bu şekilde geçinen mülahazalara tamamen boyun eğmeyecek şeklinde olsun, yeter ki kendi yaşamını yerleşik otoritenin yıkımına adayan kişinin çekimine kapılmaya yatkın olsun, rahat ve çıkarlarına
    uygun bir dünya imgesinin onun için elverişli bir yanılsamadan başka bir şey olabileceğini sanmak güçtür. (Lanetli Pay)

  • İlkel insanların gözünde sertlik daima ölümün nedenidir.

    Her süre bir görevli vardır ve daima bir öldürme eylemi vardır.
    Ölümde oluşan güçlerden korunmak ve ondan kaçmak zorundayız.
    Ölünün maruz kalmış olduğu güçlerin bizde (diğerlerinde) de etkin olmasına rıza göstermemeliyiz. (Erotizm)
  • İnsan olmak, hakikati, adaleti istemekle aynı şey değil midir? (Edebiyat ve Fenalık)
  • “Neden yapıyorsun bunu?”
    “Görüyorsun,” dedi, “ben tanrı’yım…” (Madam Edwarda)
  • “Geriye kalan sessizliktir.” (Nietzsche Üstüne)
  • “Adalet’in müzikle uğraşmaya hazır o coşkulu sesini boğmak için sayısal üstünlüklerini ve aptallıklarının enerjisini kullanan alaycı ve ve iğrenç ahmaklar”ı betimler çoğunluk partisinin milletvekilleri. (Edebiyat ve Fenalık)
  • İnsanlar aynı anda iki duygunun esiridirler: uzaklaştıran korku ve saygınlık uyandıran hayranlık. Yasak ve ihlal bu iki zıt duygunun oluşturduğu tepkilerdir: yasak iticidir sadece hayranlık çekicidir ve ihlale götürür. Yasak ve tabu, kutsala bir anlamda karşı çıkar, sadece mukaddes, yarattığı hayranlıkla yasağı çekici kılar; bu bağlamda mukaddes güzelleştirilmiş yasaktır. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • Varoluş korkum sonunda mutlak egemen oldu. Ölmüş egemenliğim sokakta. Anlaşılamaz – Çevresinde bir gömüt sessizliği – Korkunç bir şeyin beklentisi içinde büzülüp saklanmış — Ama gene de hüznü hiçbir şeye aldırmıyor. (Annem)
  • ”Beni yazmaya zorlayan şey, sanırım, delirme korkusu.” (Nietzsche Üstüne)
  • Artık sınırlarım yok: içimdeki boşlukta gıcırdayan şey, ölmekten başka çıkışı olmayan tüketici bir acıdır… (İmkansız)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Olasılıklar içinde kaybolmuştuk. (Rahip C.)
  • Hepimiz, anlaşılması güç bir maceranın sonunda, bir başımıza ölen varlıklarız; fakat içimizde, yitirilen devamlılığın özlemi var. (Cinsellikten Dinselliğe Erotizm)
  • …”İnsan daima ruhunu kurtarabilir,”… (Göğün Mavisi)
  • Bataille toplumda iki tane düzensizlik sebebi görmektedir: Ölüm ve cinsellik. (Eros’un Gözyaşları)
  • Komik! bana ister panteist, ister tanrıtanımaz, ister tanrıcı deyin!… Ama göğe doğru haykırıyorum: “Hiçbir şey bilmiyorum” Ve gülünç bir sesle yineliyorum: (kimi zaman göğe bu şekilde haykırıyorum) “hiçbir şey, mutlak olarak hiçbir şey”. (İç Deney)
  • Diyonizos sarhoş bir tanrıdır, tanrısal aslı çılgınlık olan bir tanrıdır. Ama, çılgınlığın kendisi de tanrısal öze haizdir.
    Burada tanrısal, aklın kuralını reddetme anlamına gelmektedir. Dini yasaya, akla bağlama alışkanhğımız vardır. Ama ge­nel olarak dinleri oluşturan şeyi gözönüne alırsak bu ilkeyi red­detmemiz gerekir.
    Kuşkusuz din vardır, hatta bozguncu bir taban üstündedir; yasaların gözleminin dışına çıkar. En azından yönlendirdiği şey aşırılıktır, bu kurban etmedir, esrimenin tepesi olduğu şenliktir. (Eros’un Gözyaşları)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri