Eğitim

İktisat Düşünürleri – Robert L. Heilbroner Kitap özeti, konusu ve incelemesi

İktisat Düşünürleri – Robert L. Heilbroner Kitap özeti, konusu ve incelemesi

İktisat Düşünürleri kimin eseri? İktisat Düşünürleri kitabının yazarı kimdir? İktisat Düşünürleri konusu ve anafikri nedir? İktisat Düşünürleri kitabı ne konu alıyor? İktisat Düşünürleri PDF indirme linki var mı? İktisat Düşünürleri kitabının yazarı Robert L. Heilbroner kimdir? İşte İktisat Düşünürleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Robert L. Heilbroner

Çevirmen: Ali Tartanoğlu

Orijinal Adı: Behind the Veil of Economics: Essays in the Worldly Philosophy

Yayın Evi: Dost Kitabevi

İSBN: 9789752980907

Sayfa Sayısı: 295


İktisat Düşünürleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Tüm dünyada iki milyonun üstünde satan bu modern klasik, Adam Smith’ten Malthus’a, Marks’tan Keynes’e kadar dünyada iz bırakmış tüm ekonomi düşünürlerinin yaşamlarına oluşturulan bir pencere. Sadece ortaya koydukları kuramsal bütünün değil, yaşamlarına ve yapıtlarına yön veren bir karşılıklı etkileşim ağının orta yerinde, tutkuları, hırsları ve zaaflarıyla ekonomi tarihini biçimlendiren bir avuç ‘dünyevi filozof’.


İktisat Düşünürleri Alıntıları – Sözleri

  • Baba Robert Owen, “Çocuk huysuzlanıp da avaz avaz ağlarsa, sevgili Caroline,” der, “odasının ortasına oturt ve ağlamayı kesinceye kadar kucağıma alayım deme.” “Ama, hayatım, saatlerce ağlamaya devam edecek.” “Bırak ağlasın.” “Minik ciğerlerine zarar verebilir, katılabilir!” “Sanmıyorum. Yönetilemeyen bir çocuk olarak büyürse her şey ona daha çok
    zarar verecektir. İnsan içinde bulunmuş olduğu koşulların yarattığı bir canlıdır.”
  • Toprak, emek ve ana paradan yoksun Ortaçağ, piyasadan da yoksundu. Rengarenk çarşılar, seyyah panayırlar olsa da, piyasanın bulunmadığı cemiyet, mahalli hükümranlık ve gelenekler tarafınca yönetiliyordu.
  • Herkes devletin sırtından yaşamak istiyor. Oysa, devletin onların sırtından yaşadığını unutuyorlar.
    Frederic Bastiat
  • Çatışma bu şekilde adım atar. Durumu tehlikeye giren sınıflar, durumu iyileşen sınıflala savaşım eder: feodal bey yeniyetme tüccarla, lonca ustası genç kapitalistle…
    Ne var ki, tarihsel süreç, beğeni ve nefrete metelik vermez. Yavaş yavaş koşullar değişmiş olur; toplumdaki sınıflar yavaş yavaş fakat kati olarak tekrardan oluşup örgütlenir. Gelir ve servet bölüşümü kargaşa ve acılar pahasına değişmiş olur. Özetlemek gerekirse, tarih, toplumsal zenginliğin sınıflar içinde paylaşımı için verilen kesintisiz bir savaşım sahnesidir. Bundan dolayı toplumda üretim teknikleri değişmiş olduğu sürece, mevcut refah paylaşımı biçimlerinden hiçbiri saldırıdan bağışık kalamaz.
  • Saint-Simon, “Farz edelim ki,” diyordu, “Fransa ansızın önde gelen elli doktorunu, elli kimyacısını, elli fizyoloğunu, ( . . . ) matematikçisini, ( . . . ) makinistini, özetlemek gerekirse üç bin bilim adamım, sanatçısını, zanaatçısını yitirdi. Sonuç ne olur? Fransa’yı özünden koparacak bir yıkım!”
    “Bir de,” diyordu Saint-Simont, “farz edelim ki, bu birkaç şahıs yerine, Fransa, tek darbeyle toplumsal üst tabakasından yoksun kalmış olsun; kralın kıymetli kardeşini, Berry Dükü’nü, bazı düşesleri, saray bürokratlarını, bakanları, yargıçları ve otuz bin kişinin yaşamış olduğu toprakların sahibi olan on bin kişiyi yitirmiş olsun. Sonuç? ” Saint-Simon’a bakılırsa, netice fazlaca üzücüdür, şu sebeple bu insanların hepsi iyi insanlardır; fakat uğranılan zarar tamamen duygusal olacaktır; devlet fazlaca zarara uğramayacaktır. Bu sempatik süslerin işlevini, değişik sayılardaki başkaları da yerine getirebilir.
  • “Düşünceler dolambaçlı yollarda boy atar.”
  • Lenin’in, Kapitalist Sistemi yıkmanın en iyi yolunun, parayı yoldan çıkarmak bulunduğunu belirttiği söylenir. Devletler, süreğen bir enflasyon sürecini kullanarak, gizlice yada fark edilmeden, vatandaşlarının servetlerinin mühim bir kısmına el koyabilirler. Bu yöntemle, bir tek ona el koymuş olmazlar, hem de, ona hazzı olarak el koymuş olurlar. ( . . . ) Lenin kesinlikle haklıdır. Toplumun mevcut temellerini altüst etmenin, parayı yoldan çıkarmaktan daha incelikli, daha güvenli bir yolu yoktur. Süreç, ekonomi yasasının tüm gizli saklı güçlerini yıkım safında bir araya getirmekte, üstelik bunu milyonda bir kişinin bile fark edemeyeceği bir şekilde yapmaktadır.
    – John Maynard Keynes
  • Piyasalar, tarih kadar eski bir geçmişe sahipti. Teli-el-Amama Tabletleri, 15 İÖ 1400 senesinde, Mısır firavunları ile Doğu Akdeniz kralları arasındaki canlı ticari ilişkilerden söz eder: altın ve iki tekerlekli cenk otomobilleri karşılığında at ve köle takas edilmektedir.
  • servet uğruna servet aramak, para hırsı uğruna günaha girmek anlamına gelir
  • Ortaçağ’da, Kilise, hiçbir Hıristiyanın tüccar olmaması icap ettiğini öğretmiştir ve bu öğretinin altında, tüccarların, toplumun hamurundaki rahatlık bozucu maya olduğu inancı yatar.


İktisat Düşünürleri İncelemesi – Kişisel Yorumlar

İktisat tarihinde mühim bölgeler edinmiş düşünürlerin, hususi hayatlarının ve karakteristik özelliklerinin yanı sıra ortaya koyduğu düşüncelerin de ele alınıp, yer yer birbirleriyle buluştukları ortak noktalar bakımından karşılaştırılarak güzel bir bireşim emek verme ortaya koyan kitap! (Mustafa Emre Gökoğlu)

Iktisat için kati oku: Iktisadın eğer olmazsa olmazlarından olan bir kitap. Sanıyorum ekonomi yazınında en fazlaca satan kitap bu oluyor. Dost gösterim evi 5 yılda bir basıyor ve 5. Yıllardan birindeyiz. Almak istiyorsanız elinizi acele tutun. Kitabı bir ekonomi kitabına bakılırsa fazlaca garip. O denli sıradışı hayatlar var ki gözden yaş geliyor kimi zaman. Bir iktidat kitabından beklenmeyecek bir tesir. (Emre)


İktisat Düşünürleri PDF indirme linki var mı?


Robert L. Heilbroner – İktisat Düşünürleri kitabı için internette en fazlaca meydana getirilen aramalardan birisi de İktisat Düşünürleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Robert L. Heilbroner Kimdir?

Robert L. Heilbroner (24 Mart, 1919 – 4 Ocak, 2005) Amerikalı iktisatçı ve tutumsal düşünceler tarihçisi. Yirmiden fazla kitabın yazarı olan Heilbroner, Adam Smith, Karl Marx, ve John Maynard Keynes şeklinde tanınmış iktisatçıların yaşamlarını ve katkılarını mevzu edinmiş olduğu İktisat Düşünürleri (“The Worldly Philosophers”) adlı kitabıyla tanınır.

Heilbroner New York’da büyüdü ve Harvard Üniversitesi’nden 1940 senesinde felsefe ve ekonomi alanlarında birincilik derecesiyle mezun oldu.II. Dünya Savaşı esnasında ABD ordusunda vazife aldı ve tanınmış kurumsal iktisatçı John Kenneth Galbraith ile beraber Fiyat Kontrol Bürosunda çalıştı. Savaşın ertesinde, kısa bir süre bankacı olarak çalıştı ve 1950 senesinde New School for Social Research’e asistan olarak girdi. Asistanlık yapmış olduğu dönemde Alman Tarihçi Okulu’nun en mühim temsilcisi Alman iktisatçı Adolf Lowe’den etkilendi.

1963 senesinde, Heilbroner New School for Social Research’den doktora derecesi aldı ( Ph.D.). 1971 senesinde aynı okulda (Norman Thomas Professor of Economics) olarak atandı ve burada ortalama yirmi yıl kaldı.

Kendisini geleneklere uymayan, daha fazlaca toplumsal teorisyen ve “dünyevi (worldly) felsefeci” ( dünya işleri ile, mesela tutumsal yapılar, ile ilgilenen felsefeci) olarak tanımlasa ve ne kadar ekonomi, tarih ve felsefe disiplinlerini birleştirmeye çalışsa da gene de akranları tarafınca göze çarpan bir iktisatçı olarak değerlendirilmedi. 1972 senesinde Amerikan Ekonomik Birliği’ne Başkan Yardımcısı seçildi.

1953 senesinde yazdığı İktisat Düşünürleri (“The Worldly Philosophers”) adlı kitabı ortalama dört milyon sattı ve tüm zamanların en fazlaca satan ikinci ekonomi kitabı oldu. ( Birinci Paul Samuelson’un popüler üniversite Ekonomi Ders Kitabı (Economics-textbook)). Kitabın yedinci baskısı 1999’da yapılmış oldu. Yeni baskıda, iktisadın mevcut durumu hakkında acımasız ve kapitalizmin toplumsal yanlarını içeren dünyevi felsefenin tekrardan doğuşunu umudeden görüşler, ek olarak Dünyevi Felsefenin Sonu (“The End of Worldly Philosophy”) başlığı altında yer aldı.

Heilbroner ek olarak ekonomileri sınıflandırmanın yeni bir yöntemini geliştirdi: Geleneksel (temel olarak tarıma dayalı, geçinme ekonomisi), Komuta (merkezi planlı iktisat, çoğu zaman devlet müdahalesinin olduğu), Piyasa ekonomisi (kapitalizm), yada Karma iktisat.

Her ne kadar tüm kariyeri süresince açıksözlü bir toplumcu olsa da 1989 senesinde New Yorker’daki meşhur makalesinde şu şekilde yazıyordu: Resmi olarak başladıktan 75 yıl sonrasında sosyalizm ve kapitalizm arasındaki yarış sonlanmış oldu: kapitalizm kazanmıştır… Kapitalizm insanoğlunun maddi ilişkilerini sosyalizmden daha iyi bir şekilde düzenliyor.

1992’de Dissent’e yapmış olduğu açıklamada ” iyi mi sosyalizm bir fiyasko oldu ise kapitalizm de açık şekilde bir başarı olmuştur” diyor ve özgür piyasanın üstünlüğü mevzusunda ısrar eden Milton Friedman, Friedrich Hayek, ve Ludwig von Mises’i övüyordu. Ayrıca, “demokratik özgürlükler, kısa süreli olanlar hariç, kendini temelden anti-paracı olarak duyuru eden hiçbir ülkede hemen hemen ortaya çıkmadı” vurgusunu yapıyordu.


Robert L. Heilbroner Kitapları – Eserleri

  • İktisat Düşünürleri


Robert L. Heilbroner Alıntıları – Sözleri

  • Çatışma bu şekilde adım atar. Durumu tehlikeye giren sınıflar, durumu iyileşen sınıflala savaşım eder: feodal bey yeniyetme tüccarla, lonca ustası genç kapitalistle…
    Ne var ki, tarihsel süreç, beğeni ve nefrete metelik vermez. Yavaş yavaş koşullar değişmiş olur; toplumdaki sınıflar yavaş yavaş fakat kati olarak tekrardan oluşup örgütlenir. Gelir ve servet bölüşümü kargaşa ve acılar pahasına değişmiş olur. Özetlemek gerekirse, tarih, toplumsal zenginliğin sınıflar içinde paylaşımı için verilen kesintisiz bir savaşım sahnesidir. Bundan dolayı toplumda üretim teknikleri değişmiş olduğu sürece, mevcut refah paylaşımı biçimlerinden hiçbiri saldırıdan bağışık kalamaz. (İktisat Düşünürleri)
  • Lenin’in, Kapitalist Sistemi yıkmanın en iyi yolunun, parayı yoldan çıkarmak bulunduğunu belirttiği söylenir. Devletler, süreğen bir enflasyon sürecini kullanarak, gizlice yada fark edilmeden, vatandaşlarının servetlerinin mühim bir kısmına el koyabilirler. Bu yöntemle, bir tek ona el koymuş olmazlar, hem de, ona hazzı olarak el koymuş olurlar. ( . . . ) Lenin kesinlikle haklıdır. Toplumun mevcut temellerini altüst etmenin, parayı yoldan çıkarmaktan daha incelikli, daha güvenli bir yolu yoktur. Süreç, ekonomi yasasının tüm gizli saklı güçlerini yıkım safında bir araya getirmekte, üstelik bunu milyonda bir kişinin bile fark edemeyeceği bir şekilde yapmaktadır.
    – John Maynard Keynes (İktisat Düşünürleri)
  • servet uğruna servet aramak, para hırsı uğruna günaha girmek anlamına gelir (İktisat Düşünürleri)
  • Piyasalar, tarih kadar eski bir geçmişe sahipti. Teli-el-Amama Tabletleri, 15 İÖ 1400 senesinde, Mısır firavunları ile Doğu Akdeniz kralları arasındaki canlı ticari ilişkilerden söz eder: altın ve iki tekerlekli cenk otomobilleri karşılığında at ve köle takas edilmektedir. (İktisat Düşünürleri)
  • Baba Robert Owen, “Çocuk huysuzlanıp da avaz avaz ağlarsa, sevgili Caroline,” der, “odasının ortasına oturt ve ağlamayı kesinceye kadar kucağıma alayım deme.” “Ama, hayatım, saatlerce ağlamaya devam edecek.” “Bırak ağlasın.” “Minik ciğerlerine zarar verebilir, katılabilir!” “Sanmıyorum. Yönetilemeyen bir çocuk olarak büyürse her şey ona daha çok
    zarar verecektir. İnsan içinde bulunmuş olduğu koşulların yarattığı bir canlıdır.” (İktisat Düşünürleri)
  • Ortaçağ’da, Kilise, hiçbir Hıristiyanın tüccar olmaması icap ettiğini öğretmiştir ve bu öğretinin altında, tüccarların, toplumun hamurundaki rahatlık bozucu maya olduğu inancı yatar. (İktisat Düşünürleri)
  • Herkes devletin sırtından yaşamak istiyor. Oysa, devletin onların sırtından yaşadığını unutuyorlar.
    Frederic Bastiat (İktisat Düşünürleri)
  • Toprak, emek ve ana paradan yoksun Ortaçağ, piyasadan da yoksundu. Rengarenk çarşılar, seyyah panayırlar olsa da, piyasanın bulunmadığı cemiyet, mahalli hükümranlık ve gelenekler tarafınca yönetiliyordu. (İktisat Düşünürleri)
  • Saint-Simon, “Farz edelim ki,” diyordu, “Fransa ansızın önde gelen elli doktorunu, elli kimyacısını, elli fizyoloğunu, ( . . . ) matematikçisini, ( . . . ) makinistini, özetlemek gerekirse üç bin bilim adamım, sanatçısını, zanaatçısını yitirdi. Sonuç ne olur? Fransa’yı özünden koparacak bir yıkım!”
    “Bir de,” diyordu Saint-Simont, “farz edelim ki, bu birkaç şahıs yerine, Fransa, tek darbeyle toplumsal üst tabakasından yoksun kalmış olsun; kralın kıymetli kardeşini, Berry Dükü’nü, bazı düşesleri, saray bürokratlarını, bakanları, yargıçları ve otuz bin kişinin yaşamış olduğu toprakların sahibi olan on bin kişiyi yitirmiş olsun. Sonuç? ” Saint-Simon’a bakılırsa, netice fazlaca üzücüdür, şu sebeple bu insanların hepsi iyi insanlardır; fakat uğranılan zarar tamamen duygusal olacaktır; devlet fazlaca zarara uğramayacaktır. Bu sempatik süslerin işlevini, değişik sayılardaki başkaları da yerine getirebilir. (İktisat Düşünürleri)
  • “Düşünceler dolambaçlı yollarda boy atar.” (İktisat Düşünürleri)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle



[

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
düşmeyen takipçi satın al tiktok takipçi satın al Instagram takipçi hilesi instagram yabancı takipçi satın al takipçi satın al
viagra meritking meritroyalbet bahsine giriş madridbet yeni giriş paralı tombala siteleri