Kapiland’ın Külleri – Miyase Sertbarut Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Kapiland’ın Külleri kimin eseri? Kapiland’ın Külleri kitabının yazarı kimdir? Kapiland’ın Külleri konusu ve anafikri nedir? Kapiland’ın Külleri kitabı ne konu alıyor? Kapiland’ın Külleri PDF indirme linki var mı? Kapiland’ın Külleri kitabının yazarı Miyase Sertbarut kimdir? İşte Kapiland’ın Külleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi…
Kitap Künyesi
Yazar: Miyase Sertbarut
Yayın Evi: Tudem Yayınları
İSBN: 9786052854280
Sayfa Sayısı: 200
Kapiland’ın Külleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kapiland küllerinden doğuyor…
Miyase Sertbarut’un yüzbinleri tesiri altına alan “Kapiland” serisinin dördüncü halkası Kapiland’ın Külleri, insan eliyle mahvedilen bir dünyada, küllerinden doğup filizlenmeye çalışan yeni bir uygarlığın izini sürüyor.
Kurguyla gerçeğin kesiştiği distopik bir evrende geçen bu sürükleyici roman, devrimler, kümeleşmiş toplulukların yönetimi, küresel ziraat politikalarındaki değişiklik ve suni zekâ şeklinde güncel mevzulara temas ediyor; maddenin dördüncü hâlinin “şuur” bulunduğunu anımsatıyor.
Her bir cildi bağımsız olarak da okunabilen “Kapiland” kitapları, ezber bozan kurgusunun satır aralarında insanoğlunun tabiat ile ilişkisini eleştirel bir bakışla sorguluyor, gençleri gezegenimize haiz çıkmaya ve haksızlıklara karşı tek yürek olmaya çağırıyor.
Yıl 2050… Nükleer kıyamet sonrasında dünya, küllerinden doğup tekrardan yaşam buluyor. Varlığını devam ettirebilen bir avuç insan toprağı işleyerek canlılık yaratma gayretinde olsa da, “çekirgeden insana, buğdaydan balinaya her türlü organizmayı var edebilen” biyoteknolojik bir sistem, insanoğlunun gezegeni tekrardan tahrip edebileceği gerçeğini korumak için çaba sarfediyor. Tam da bu kaygı verici öngörü yüzünden, insan türü yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Dostlukları seneler süresince pek oldukca zorlukla sınanan Mehtap ve Marjinal’in yolları da ilk kez bu mevzuda ayrışıyor. Çiftçileri ve Magmacıları fikrî çatışmaya sürükleyen bu düzenden, iki suni zekâ temsilcisi Loob ve Ribyonak da nasibini alıyor. Basit yaşamsal haklar ve var olma çabası içindeki kümeleşmiş toplumların yeni bir uygarlık kurma ümidiyle attıkları temeller derinden sarsılıyor. Peki fakat, filizlenmekte olan bu yeni dünya düzeni, eskisinden ne şeklinde izler ve farklılıklar taşıyacak?
Miyase Sertbarut Kapiland’ın Külleri’nde, dünyadaki her şeyin kendi hizmetinde olduğu varsayımıyla yanlış bir yola sapan günümüz insanoğlunun karşılaşacağı hazin sona, kanıksanmış toplumsal gerçeklikler üstünden şerh koyuyor.
Canlıların eşit haklara haiz bulunduğunu hatta cansız varlıkların dahi aynı halde yaşam hakları olabileceğini dile getiren roman, insanlığın geldiği tükenmişlik çağlarında yeni bir uygarlık için aynı yollardan gidilmemesine ve benzer hatalara düşülmemesine ilişkin düşündürüyor.
Kapiland’ın Külleri Alıntıları – Sözleri
- İnsan bir kabahat işliyorsa kendini haklı çıkaracak gerekçeler bulmakta zorlanmaz .
- Ölüden değil ,diriden korkacaksın
- bundan dolayı gurur denilen şey, egodan beslenirdi ve insanoğlunun eti, kemiği, siniri onunla kaplıydı.
- -Bu gezegende menekşelerin de fillerin de yaşamasını sağlayabilirsin
-Ama fillerin menekşeleri ezmesinin önüne geçemem değil mi ? - Marji,evrenin oluşumunun büyük patlamayla başladığını biliyorsun.Patlama nedir ,hatadır,kazadır;bir şeyler yolunda gitmeyince patlamalar olur.Evren aslına bakarsanız bir hatayla başladığına nazaran diyorum, dünyadaki hataları ben düzelteceğim diye kendine o denli büyük görevler yükleyemezsin,altında ezilirsin…
- Yaptıklarının anlamlı bulunduğunu yalnızca kendileri görüyorsa bu hiçtir .Değerlilik başka biri tarafınca fark edilirse hakkaten değerlidir .
- Herkesin içinde kendi cennetini arayan bir Anka kuşu olur ,hepimiz küllerinden tekrardan doğmak ister .Pek oldukca şeyi geride bırakmadan tekrardan doğuş mümkün olmaz .
- Hayata duygularla yön veremezsiniz
- “…Ama saat durunca vakit da mı duruyor? Benim saatimle oynadılar dönemin saatiyle oynayamazlar.”
Novi
(hep 10 yaşlarında duracak çocuk) - Robinson Cruise aslına bakarsak Brezilya ‘da çiftliği ve bu çiftlikte oldukca sayıda kölesi olan bir tüccar. Yaptığı seyahat da masum bir seyahat değil, kendisi şeklinde çiftlik sahipleriyle çıkıyor o deniz yolculuğuna. Amacı ne? Gine’ye gidip çiftliğinde çalıştıracak yeni köleler bulmak… Adada karşılaşmış olduğu Cuma da onun arkadaşı falan değil, uşağı. Yani Robinson bizim için {hiç de} iyi bir örnek sayılmaz.
- Gençler hep net bir yanıt duymak ister .Oysa bilim o denli da net değil.
- Evrenin oluşumunun büyük patlamayla başladığını biliyorsun. Patlama nedir, hatadır, kazadır; bir şeyler yolunda gitmeyince patlamalar olur. Evren aslına bakarsanız bir hatayla başladığına nazaran diyorum, dünyadaki hataları ben düzelteceğim diye kendine o denli büyük görevler yükleyemezsin, altında ezilirsin.
- bu döngüye, bu sisteme dahil olmak, çıkmaz sokakta gaza basmak gibiydi. sonunda bir duvara toslanacaktı.
- Her çağda efendiler aynıdır ;kendi kültürlerini ,dillerini kölelerine öğreterek işe başlarlar .Bunu da büyük bir iyilik hareketi olarak sunarlar .
- Kendi kendine mi konuşuyorsun ?
-Evet , bundan dolayı beni benden başka kimse anlamıyor .
Kapiland’ın Külleri İncelemesi – Kişisel Yorumlar
Ilk olarak kitabı oldukca beğendim, makinelerin zekası ve insani duyguların çatışmasının, insanların doğasında bulunan bitmek bilmeyen hırsı ve egemen olma isteği yoğun olarak işlendiği kitapta okumaya doyamadım. Aslında burada özgürlük vurgusu da yapılmış, aynı Ribyonak şeklinde. Kitabın serinin son kitabı olması ise beni bir fazlaca üzdü fakat vermek istenilen mesajın bu denli ileride güncel sayılabilecek
mevzular arasından seçilip yazılması oldukca etkileyiciydi.Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Yoksa oldukca şey kaçırırsınız,keyifli okumalar… (Zeynep G.)
Bu kitap keşke son kitap olmasaydı. Kapiland serisi 100 kitaplık bir seri olsaydı gene de okurdum. Oldukça akıcı ilerliyordu. Artık kitabı değil direkt seriyi öneriyorum. Bu tür kitapları okuyunca günümüzü görüyorum. İyi okumalar. (Umay Conkbayır)
Kapiland’ın Külleri: Spoiler ihtiva eder!
Kapiland küllerinden yeniden doğuyor…
Okurken kendimi kaybettiğim serinin son kitabı olduğu ve hep öyleki kalacağını düşündüm Kapiland serisinin 4. kitabı. Müthiş kurgusu ve ustaca düşünülmüş vaka örgüsüyle bu kitap da ağzımı açık bıraktırarak ve arkasında aklımda kalan bir sürü soruyla bitti. 5. kitabın çıkmayacağını düşünmemin sebebi son sayfasında serinin öteki kitapları aksine “son” yazması. Umarım yanılıyorumdur ve devamı gelir. Açıkçası 3. kitabın sonu da oldukca iyimser gelmişti hiçbir şey olmamış şeklinde dünya ansızın yeşillenmeye başlamıştı ve bu bana güzel bitirilmesi için yazılmış bi kısım şeklinde gelmişti. 4. kitapta ise yeşillenmenin okadar kolay olmadığını ziraat yapmak için tohum bile bulmanın bin bir çile gerektirdiğini görüyoruz. 4. kitabın sonu ise Çiftliktekiler ve Magmacıların antlaşma imzalamalarıyla bitiyor. Aklımdaki aslolan sual ise Seyran ve Vaha’nın iyi mi Ribyonak’ın kapatılmasına hiçbir tepki vermemeleri ve yeniden çalıştırmaya çalışmamaları. Okadar uğraş verdikten sonrasında bu sonuca bukadar iyimser kalmaları hakkaten oldukca garip geldi. kitap/kapilandin-kulleri–250503 yazar/Miyase-Sertbarut (Elif Sude Koç)
Kapiland’ın Külleri PDF indirme linki var mı?
Miyase Sertbarut – Kapiland’ın Külleri kitabı için internette en oldukca meydana getirilen aramalardan birisi de Kapiland’ın Külleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan bir çok kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF’leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Miyase Sertbarut Kimdir?
Miyase Sertbarut, 1963 senesinde Ceyhan’da dünyaya geldi. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Kısmı’nden 1985 senesinde mezun oldu.
Çeşitli illerde öğretmenlik yapmış oldu. Yazmaya radyo oyunları ile başlamış olan Miyase Sertbarut 1996 senesinde Çankaya Belediyesi ve Damar Edebiyat Dergisi’nin beraber düzenlemiş olduğu yarışmada ilk ödülünü aldı ve ilk kitabı yayımlandı: “Fasulyem Bulutlara Çıkamaz”
Bu ödülün peşinden çocuk edebiyatına yönelen yazar, ağırlıklı olarak küçüklere ve ilk gençlik çağına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Çocuk edebiyatı haricinde kalan tecrübe etme, anlatı ve öyküleri Hayalet Gemi, Bir Yeni Biçem, İnsan, Damar şeklinde değişik edebiyat dergilerinde gösterildi.
Pek oldukca kurumdan ödül alan Miyase Sertbarut, Ankara’da yaşıyor.
Miyase Sertbarut Kitapları – Eserleri
- Sisin Sakladıkları
- Kapiland’ın Kobayları
- Çöp Plaza
- Ünsüz Youtuberın Günlüğü
- Kapiland’ın Karanlık Yüzü
- Kimsin Sen?
- Kapiland’ın Kıyameti
- Ünsüz Youtuber’ın Günlüğü
- Yuan Huan’ın Kulübesi
- Ortak Ruh
- Buz Bebekler
- Komşumuz Oldukça Acayip
- Hayaller Hawaii
- Sınıfta Kalanlar Okul Açtılar
- Kapiland’ın Külleri
- Yalancı Portakal
- Yılankale
- Tuna’nın Esrarengiz Gemisi
- Kırmızı Kartal
- Koşkent’in Kayıp Evlatları
- Tarlakoz’un Tuzağı
- Kaçak Köpek Biber
- Gerçekle Büyümek Düşlerle Yürümek
- Bir Dilek Tut
- İkizler İz Peşinde
- Çocukluğumun Tanrısı
- Yasak Oyun
- Pamir’in Parmakları
- Altın Avcıları Plajda
- Sil Baştan Aşk
- Sarı Maymun
- Yeniden Doğuş
- Yangın Tüpüyle Uçan Çocuk
- Dedemin Sihirli Dükkanı
- Çöp Plaza
- Bir Gün Herkes…
- Saat Canavarı
- Akvaryumdaki Denizkızı
- Mezarlıktaki Gölge
- Piper Pa-25
- Emre ile Cemre 2
- Karne Hediyesi At Kestanesi
- Emre ile Cemre 4
- Emre ile Cemre 7
- Emre ile Cemre 5
- Emre ile Cemre 3
- Emre ile Cemre 1
- Kırmızı Başlıklı Ispanak
- Dedemin Sihirli Dükkanı
- Kokusunu Arayan Çilek
- Emre ile Cemre 10
- Emre ile Cemre 8
- Emre ile Cemre 6
- Emre ile Cemre 9 / Düğünde
- Karne Hediyesi & At Kestanesi
- Çınar Ağacındaki Gizli Geçit
Miyase Sertbarut Alıntıları – Sözleri
- …insan ne acayipdi?Kendini herşeyin sahibi sayıyordu.Doğayı,hayvanları istediği şeklinde yönlendirmek istiyordu.İşine gelmeyince açlığa susuzluğa terk ediyordu. (Ortak Ruh)
- Dünya kuruldu kurulalı sayıca azca olanların inancı, çoğunluğun inancından daima daha sağlamdı. (Kapiland’ın Karanlık Yüzü)
- Büyü denilen şey, yalnızca çalışınca gerçekleşiyordu. (Tuna’nın Esrarengiz Gemisi)
- “Herkesin bir hikayesi vardır. Hepsi kıymetlidir; bilmek istersin, duymak, dinlemek istersin, anlatırlarsa kendi hayatına eklersin. Şundan dolayı dünya en büyük hikayedir ve yazılmaya devam etmektedir.” (Yuan Huan’ın Kulübesi)
- Dağ tepesinde bir çam olmasan
Vadide bir çalı ol,
Fakat oradaki en iyi minik çalı sen olmalısın
Çalı olmasan bir ot parçası ol bir yola sevinç ver
Misk çiçeği olmasan saz ol
Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.
Dünyada tamamımız için bir şey var
Yapacağınız iş size en yakın olan iştir
Cadde olamasan patika ol
Güneş olamasan yıldız ol
Kazanmakla ya da yitirmekle ölçme kendini
Sen her neysen ,onun en iyisi olmalısın. (Gerçekle Büyümek Düşlerle Yürümek) - Biz düşmanlarımızı sayısını değil ,dostlarımızın sayısını artırmalıyız . (Yılankale)
- Başka bir şeye odaklıydı onlar, münakaşaya… Galiba yaşam istediğim şeyi vermemek için direnme ediyor. (Ünsüz Youtuberın Günlüğü)
- İnsanları sevmek, neşeli olmak, ağaçların hayvanların dilini bilmek, zora ulaşınca kaçmamak… (Yalancı Portakal)
- Hayvanlar için eziyet olan bu durum insanlara iyi mi keyif verebilirdi? (Ortak Ruh)
- İnsanlar bilmediklerini biliyor şeklinde, yaşamadıklarını yaşamış şeklinde gösterebiliyordu (Yılankale)
- Marjinal olmayı seviyorsun demek. Ama bence aslolan marjinallik nedir, biliyor musun evlat. Kendi adını sevmen…
Yani aslolan marjinallik “Hayri” olmakta. Şundan dolayı hepimiz sadece başkası şeklinde olunca, birine özenince değişik olabileceğini düşünüyor, sen kendin olunca herkesten değişik olursun aslına bakarsanız. (Kapiland’ın Kobayları) - Evet bu iyi mi oldu? Niçin oldu? Yanıtı yaptıklarımızda… Buna biz niçin olduk. Ne yazık ki bu şekilde. Şundan dolayı yalıtılmış bir dünya kurduk burada. Kendimizi, en çok da fazla çocuklarımızı dış dünyadan ayırdık. Fanus içinde fanus yarattık. Doğdukları andan başlayarak hususi ortamlar kurduk. Yapay güzellikler sunduk. Süt mü gerekliydi, biz 500gramı hazır tuttuk. Gerekli aşıların yanı sıra gerekmeyen aşılar yaptık. Doğa biçimlendirecekti onları, biz doğaya meydan okuduk. Şimdi başımız dertte. Bu hâlleriyle yaşamaları olanaksız. (Çöp Plaza)
- İtiraf etmeliyim ki ajandaya başladığımda yazmanın bunaltan ve zor bulunduğunu düşünüyordum ya bu his geçiciymiş. İnsan beş on sayfa yazdıktan sonrasında, hele de kendi istediği şeyleri yazınca {hiç de} öyleki olmuyor. Aslında şöyleki oluyor; dünya üstünde daha ilkin asla kimsenin okumadığı bir kitabı ilk siz okuyormuşsunuz şeklinde bir coşku yaşatıyor. (Ünsüz Youtuberın Günlüğü)
- ekmeğini bitirdiğinde karnında tokluk, kalbinde bir boşluk hissetti.galiba pişmanlık dedikleri bu şekilde bir şeydi. (Kapiland’ın Kıyameti)
- Tarih… İnsanoğlunun tarihî yüz kızartıcı, mide bulandırıcı,akıldışı nice suçlarla ve cezalarla dolu. (Yılankale)
- “Bence aşk var fakat kolay bulunabilecek bir şey değil, birazcık çaba istiyor…… Aşk zaman içinde oluşuyor, oluştuktan sonrasında da yakanızı kurtaramıyorsunuz. Yani aşkı biz kendimiz yaratıyoruz..” (Sil Baştan Aşk)
- İnsan keşke dünyaya geldiği ilk günden başlayarak her şeyi hatırlayabilse, ilk fısıltıları duyabilse.
…
İnsan ilk fısıltılar şeklinde ilk görüntüleri de hatırlayabilse… (Buz Bebekler) - “Good morning! Good Morning!”
Mavi karga diye gülümsedi, gene yanlış zamanda söylüyor.
“Hayır,” dedi ses, “iyi sabahlar demenin zamanı olmaz, eğer bir uyanış içindeysen günün hangi saati olursa olsun gün, aydın anlamına gelir.”
“Benim uyanış içinde olduğumu da nereden çıkardın,” diye içinden geçirdi İlay, “gene felsefi konuşmalar yapıyorsun.”
“Biraz ilkin, pencereden bakarken büyüdüğünün farkına varmadın mı? İşte bu senin için bir uyanıştır.” (Sisin Sakladıkları) - “Düş oluşturmak, insanoğlunun en güzel sığınağı..” (Sil Baştan Aşk)
- Iyi sabahlar demenin zamanı olmaz, eğer bir uyanış içindeysen günün hangi saati olursa olsun gün, aydın anlamına gelir. (Sisin Sakladıkları)
Yorum Ekle
[






YORUMLAR
YORUM YAZ!